enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
17,9702
EURO
18,2646
ALTIN
1.022,51
BIST
2.959,17
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
32°C
İstanbul
32°C
Açık
Perşembe Açık
31°C
Cuma Az Bulutlu
30°C
Cumartesi Az Bulutlu
30°C
Pazar Az Bulutlu
30°C

Bir Finansal Spekülasyon Aracı Olarak Swaplar

Bir Finansal Spekülasyon Aracı Olarak Swaplar
20 Temmuz 2022
0
A+
A-

ANKARA – UHA HABER / 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sürecinde göze çarpan unsurlardan biri de bu darbe girişimi başarılı olamayınca, ekonomimiz ve finansal istikrarın hedef alınmasıydı.

Academic StaffSETA Proje Araştırmacısı Dr. Bilal BAĞIŞ, ‘Bir Finansal Spekülasyon Aracı Olarak Swaplar’ konusunda TÜRKUAZ Uluslararası Haber Ajansı (TÜHA)’dan Ataner YÜCE’ye değerlendirmelerde bulundu.

Dr. Bilal BAĞIŞ, Türkiye’de finansal istikrarsızlığı getiren temel unsurlardan birinin de swap gibi farklı vadeli veya türev enstrümanlar aracılığıyla (para birimlerinin arz ve talebiyle oynanarak) kurlar üzerinde yapılan spekülasyonlar olduğunu belirterek, son yılların BDDK yasaklarını da getiren bu tür finansal operasyonların ise daha çok yurtdışı piyasalarda gerçekleştiğine dikkat çekti.

Proje Araştırmacısı Dr. BAĞIŞ, “Örneğin zaman zaman yurt dışında borçlanma yoluyla TL talebinin yapay olarak şişirildiği, geçici talep tatmin edildikten sonra da hemen satışların gerçekleştiği ve dövizle swap işlemlerine geçildiği görülmektedir. Bu tip durumlarda, özellikle de yurtdışındaki büyük yabancı yatırımcılar TL’nin değerinin düşüşüne oynamakta ve TL’nin değer kaybetmesi için manipülasyon gerçekleştirebilmektedir.

Ciddi boyutlara ulaşan bu geçici kumar ve kısa pozisyonlar, diğer yatırımcıların da sürece eklenmesiyle ciddi boyutlara ulaşan TL-swap faizi veya aşırı kur oynaklıklarına yol açabilmektedir. Türkiye’deki sıcak para portföylerine sahip yabancı yatırımcı da TL’nin değerinin aşırı oynaklığı korkusuyla ülkemizden çekilmek istemektedir. Bu da portföy yatırımlarının, gözden kaçırılmaması gereken potansiyel negatif yönlerinden biridir” dedi.

“15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sürecinde göze çarpan unsurlardan biri de bu darbe girişimi başarılı olamayınca, ekonomimiz ve finansal istikrarın hedef alınmasıydı” diyen Dr. Bilal BAĞIŞ, özellikle de 1989 sonrası yanlış finansal liberalleşmenin getirdiği ve Türkiye’nin yumuşak karnı olarak görülen finansal istikrar üzerine oynandığını ve TL’nin düşüşüne yönelik yüklü hamlelerde bulunulduğunu, darbe girişiminin ardından bir tür finansal spekülasyon ve manipülasyonun aracı olarak da kullanılan bu swap işlemlerinde ciddi bir hareketlilik gözlendiğinin altını çizdi.

SETA Proje Araştırmacısı Dr. BAĞIŞ, şunları söyledi:

“Bu finansal spekülasyonların bir parçası olarak 15 Temmuz sürecinde, hatta sonrasında 2018 ve 2019’daki kur saldırıları sırasındaki bu swap hareketleri daha yakından incelenmelidir (Şekil 1 ve Şekil 2). Piyasadaki yatırımcıların, darbe girişiminin hemen ardından piyasadan yüklü miktarda Türk Lirası (TL) topladıkları tespit edilmişti. Toplanan TL’nin dövize çevrildiği ve TL’nin düşüşünün manipülasyonla sağlandığı gözlenmişti. TL toplayan yatırımcı sayısının artmasıyla kamuoyu ve piyasalar da dövize yönlendirildi ve TL’nin değeri üzerinde oynaklık sağlandı.

Yurt dışı yerleşiklerin net swap pozisyonları 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen hain darbe girişiminin hemen ardından hızla artarak 10 milyar dolar seviyesinden (1 ile 1,5 yıllık süre zarfında) 2017 sonunda 60 milyar dolar seviyesine kadar yükselmişti. Benzer hareketliliği, 2018’den sonra sıklaşan kur şokları ve artan volatilite sırasındaki spekülatif hareketlerde de görmek mümkün”.

Swap Sözleşmeler

İki tarafın nakit akışlarının el değiştirmesi olarak tanımlanan swap sözleşmelerinin, bir tür takas veya değiş-tokuş sözleşmeleri olduğuna dikkat çeken Dr. Bilal BAĞIŞ, “Diğer türev araçlardan farklı olarak, çift yönlü vadeli bir değiş-tokuş işlemidir. Söz konusu vade için, belli bir faiz oranı ödemesi barındırır. Vade sonunda cayma hakkı yoktur; işlem tersine çevrilerek, paralar ait oldukları tarafa döner.

Sadece kâr amacı ile bu süreçlere dahil olan küçük oyuncuların yanında, esas olarak daha büyük ve bu tür enstrümanları uluslararası siyaseti düzenleme aracı olarak da kullanan güç odakları, söz konusu işlemleri portföy yatırımları üzerinden bir tür yaptırım veya spekülatif atak aracı olarak gerçekleştirmektedir” dedi.

Dr. BAĞIŞ,  bu tür spekülatif pozisyonlarda, söz konusu yabancı yatırımcıların, TL’yi ‘short’lamakta (açığa satma) ve TL’nin değer kaybetmesi için manipülasyon yaptıklarını hatırlatarak, başkasından, bir faiz karşılığı daha fazla TL ödünç alınarak, döviz ile takas edilmeye çalışılmakta ve beklenen (veya zorlanan) kur artışlarından (TL değer kaybı) avantajlı çıkılmaya çalışıldığını dile getirdi.

Dr. Bilal BAĞIŞ, Finansal piyasalardaki bu tür spekülatif hareketlilik veya oynaklıkların, örneğin Londra’daki ya da yurtdışındaki başka yabancı yatırımcıların Türkiye’deki hisse senedi ya da tahvil piyasası yatırımlarının; Türkiye’deki TL cinsi yatırımlara karşılık gelen hisse senetleri ve borsa, tahvil piyasalarını ve arz-talep dengesizliği üzerinden de döviz kurunu olumsuz etkilediğini, 15 Temmuz sonrası süreçte de bu etkilerin adım adım gözlendiğinin altını çizdi.

SETA Proje Araştırmacısı Dr. BAĞIŞ, “Burada bahsedilen, açığa satmak ya da ‘short’lamak ise bir para birimini (örneğin TL’yi), elinizde yokken, başkasından borç alıp; ardından bir başka para birimi ile (örneğin dolar) değiş-tokuş etmek (swap) olarak tanımlanabilir. Yani, “TL satıp, dolar almak” için öncelikle TL cinsinden borçlanma yapılır” diye aktardı.

Regülasyon

“Aslında, özellikle de Ağustos 2018’den bu yana Türkiye’deki bankaların yurtdışına sağlayabilecekleri TL miktarı ile ilgili kısıtlamalar mevcut. Lokal bankaların yurtdışına TL arzı kısıtlanmış durumda” diyen Dr. Bilal BAĞIŞ, şunları söyledi:

“Örneğin, Türkiye’deki bankalar, yurtdışına ancak sermayelerinin %25’i kadar TL sağlayabilmektedir. Bu durum, aşağıdaki Şekil 1 ve Şekil 2’den de görüldüğü üzere, 2018’den itibaren, TL swapları ciddi anlamda azaltmış durumdadır.

Yurtdışına TL arzı ile ilgili kısıtlamalar sonrası, TL bulma ve onu tutmanın maliyeti de ciddi anlamda yükselmişti. Örneğin, Mart 2018’de, Londra swap piyasasında, dolar/TL swap faizi gecelik bazda birkaç yüzü dahi bulmuştu. Bunun anlamı da yurtdışında TL bulmak ve TL’yi ‘short’lamak oldukça zorlaşmıştı. Faizlerin bu denli yükselmesi, spekülatif atakların önüne geçerken; sonrasında, TL arzının artması ile faizler tekrar normal seviyelere dönmüştü. TL’ye yönelik bu tür spekülatif ataklara girişenler, artan maliyetler ve TL arz kısıtları ile iyi bir darbe almıştı.

Son dönemde ise, Haziran 2022 başında, bu noktada yeni bazı adımlar atıldı. Yurtdışına TL sağlanması ve yabancıya swap imkânları gevşetildi. Ancak, TL’ye erişimin, açığa satış imkânı ya da TL aleyhine pozisyon alma fırsatı sunmaması da önemli görülmektedir. Temmuz 2022’ye gelindiğinde ise, TCMB ve BDDK bilanço dışı pozisyonları ve swap verilerinden yapılan hesaplamalara göre, yabancıların TL swap pozisyonları, bugün tarihi dip seviyelerinde (2 milyar dolar seviyelerinde) seyretmektedir.”

Şekil 1: 2016 Ocak, 2022 Mayıs arası bilanço dışı işlemlerden elde edilen swaplar, Kaynak: BDDK

Şekil 2: 2016 Ocak, 2022 Mayıs arası bankacılık sistemi toplam swap verileri, Kaynak: TCMB

[UHA Haber Ajansı, 20 Temmuz 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.