enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:39 ABD, İsrail, İran savaşından son gelişmeler…UHA / İnternational News Agency’nda
13:44 Bakan Uraloğlu: “Türkiye’nin ilk hızlı tren fabrikası bu yıl içerisinde hizmete alınacak”
13:06 Haluk Özsevim: AKRA Gran Fondo, sadece bir yarış değil, bir yaşam tarzı
10:31 Rusya’dan İran füzeleri iddiası
00:31 İran Krizi ve Türkiye’nin Diplomatik Rasyonalitesi: Normsuzluk Çağında İtidal
00:04 Mısırlı Yazar-Araştırmacı Prof. Ahmed El-Cendi yazdı: İsrail-ABD, İran savaşı sürecinde İsrail Türkiye’den Ne İstiyor?
11:38 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
07:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
07:43 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:26 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
05:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:59 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu,”Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:28 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
00:08 Made in EU Nedir?
00:02 Turizme savaş darbesi
11:00 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Bir çekilme skandalı

Bir çekilme skandalı
6 Eylül 2021
1.815
A+
A-

Amerika, Afganistan’dan çekilmeyi eline yüzüne bulaştırdı. İlk baştan itibaren planlı bir askeri çekilmeden ziyade apar topar kaçış görüntüsü verdiler. Sonunda da büyük bir kaos ve skandal patlak verdi.

Doç. Dr. Hasan B. YALÇIN & SETA Strateji Araştırmaları Direktörü

Askeri çekilmeler böyle olmaz. Bir plan dahilinde ve çeşitli sıralamalara dayalı olarak yapılır. Önce güvenlik alınır, sonra sıra sıra çıkış yapılır. Ama bunların hiçbiri doğru düzgün işlemedi. Sonuç ortada. Bırakın yarattıkları kaos görüntüsünü, yapılan saldırıları bile engelleyemediler. Yirmi yıldır bulundukları bir ülkede askerlerini ve sivillerini bile tahliye edemediler.

Dünyanın çok az ordusu bu kadar acemice işler yapar. Bir düzen halinde ve çeşitli prosedürlere dayalı hareket etmek, orduların en temel özelliklerindendir. Bu kurallar ezberlenir ve gerektiğinde uygulamaya kusursuzca koyulur. Ordular savaşmayı öğrendikleri gibi çekilmeyi de öğrenir.

Ama bu olup biteni Amerikan ordusunun beceriksizliği olarak okursanız büyük hata edersiniz. Aksine Amerikan ordusu hem planlama hem de uygulama aşamasında operasyonel olarak bu tür işleri kusursuzca yerine getirebilecek bir kapasiteye sahip. Sadece son iki işgal operasyonuna kabataslak bir bakın. Ne demek istediğimi anlarsınız. Yüz binlerce asker ve silah sistemini, tonlarca mühimmatı karadan, havadan ve denizden aylar içerisinde binlerce kilometre uzaklara kadar ulaştırabilen devasa bir mekanizmadan bahsediyoruz. Irak’a yaptıkları yığınakların lojistik operasyonları ders kitaplarına geçecek niteliktedir. Dolayısıyla böylesi büyük operasyonları yönetmiş Amerikan ordusunun 20 yılın içerisinde lojistik kapasitesinin çöktüğüne inanmak doğru değil.

Buradaki sorun daha çok siyasi iradeyle ilgili. Amerikan başkanları, Obama’dan bu yana iç siyasetin beklentilerine teslim olmuş durumda. Bu nedenle uzun süredir çekilme hikâyesi bir saplantı haline geldi. Fakat paradoksal olarak çekilme hiçbir zaman inandırıcı bulunmadı. Ne Afganlar ne Amerikan kurumları bu çekilmenin gerçek olduğunu düşündü. Yumurta gelip kapıya dayanınca ve Biden takvimi daraltınca apar topar çekilme işlemleri başlatıldı.

Henüz bilmiyoruz ama ordu üzerinde çekilmeyi mümkün olduğunca en kısa sürede tamamlama baskısı da olabilir. 31 Ağustos tarihiyle çekilmenin tamamlanması talimatının sürekli tekrar edilmesi, bunun göstergelerinden birisi olarak görülebilir. Teknik zorlukların bulunduğu gerçeği ortaya çıktıktan sonra bile 31 Ağustos için diretilmesi aslında tüm bu olup bitenin asıl kaynağıdır diyebiliriz.
Amerikan ordusu 2009 yılından bu yana aslında teknik düzeyde kontrolün sağlanamadığını söyleyip durdu. Ama siyasetçiler bu açıklamalara kulak asmadıkları gibi çekilme takviminde verilen uyarıları da dikkate almadılar. Sonuç ortada. Muazzam bir başarısızlık hikâyesi.
Bakmayın bu işi de bir Amerikan planı gibi yorumlayanlara. Amerika’yı kafasında “Hata yapmayan bir şeytan” gibi tarif edenler ya bu başarısızlık hikâyesini kavrayamıyor ya da kavramak istemiyor. Ama bu tür yorumlarla şeytanı daha da yücelttiklerinin ne kadar farkındalar onu da bilemiyorum. Amerika şeytan olabilir, ama kusursuz falan değil. Ancak kusur ordudan çok siyasete bağlanabilir. Devasa bir imparatorluk makinesi, iç siyasetin gerilimleri ve saplantıları üzerinden kendi bindiği dalları kesmeye devam ediyor.

[UHA Haber Ajansı, 06 Eylül 2021]

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.