enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:38 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
07:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
07:43 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:26 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
05:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:59 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu,”Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:28 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
00:08 Made in EU Nedir?
00:02 Turizme savaş darbesi
11:00 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
10:32 Yarın Hollanda’da yapılacak Belediye Meclisi Seçimlerinde Kime oy Vermeliyiz?
09:50 Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Çanakkale Zaferi eşsiz bir destandır”
23:08 Uluslararası Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Gazeteci Veysel Kavrayan’dan Vali Aktaş’a Ziyaret
22:25 ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında ‘salon düzeni’ krizi
22:14 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir”
22:06 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir”.
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Amerika Neden İsrail’i Destekliyor?

Amerika Neden İsrail’i Destekliyor?
31 Ekim 2025
18
A+
A-

* UHA / İnternational News Agency’nın ‘Genç İstikbal’ Dergisinden aktardığı “Amerika Neden İsrail’i Destekliyor?” başlıklı yazısında, “ABD, İsrail’i 14 Mayıs 1948 tarihindeki kuruluşundan 11 dakika sonra tanıyan ilk ülke olmasına rağmen, ABD ile İsrail arasındaki ilişkiler ilk başlarda yavaş yavaş ilerlemiştir” deniliyor.

* İşte haberin detayı!…

UHA / İnternational News Agency

ANKARA, 31 EKİM 2025 –

UHA Uluslararası Haber AjansıABD, İsrail’i 14 Mayıs 1948 tarihindeki kuruluşundan 11 dakika sonra tanıyan ilk ülke olmasına rağmen, ABD ile İsrail arasındaki ilişkiler ilk başlarda yavaş yavaş ilerlemiştir. 1979’da Sovyetler Afganistan’ı işgali, İran’da gerçekleşen Şah ve Batı karşıtı İslam Devrimi İsrail’in ABD nezdindeki stratejik değerini daha da artmasına neden olmuş ve ABD-İsrail ilişkileri “stratejik ilişki” düzeyine ulaşmıştır. Hatta Reagan’ın ikinci başkanlık döneminde “1985-1989” ABD tarafından İsrail’e NATO ülkeleri dışında en önemli müttefik statüsü verilmiştir.

ABD’deki İsrail Lobisi, İsrail konusunda aynı şekilde düşünen beyin takımlarını önemli noktalara taşıyabilmekte, akademik camiayı baskı altında tutabilmekte ve “anti-Semitizm” i bir silah olarak kullanarak İsrail’in politikalarına ilişkin haklı eleştirilerin önüne geçmektedir.

ABD’nin İsrail’e olan şartsız desteği stratejik ve ahlaki olarak gerekçelendirilemiyorsa asıl sebep nasıl açıklanabilir. Stephen M. Walt ve John Mearshemier’e göre bunun açıklaması ABD’deki İsrail lobisinin sahip olduğu muazzam güçte saklıdır. İsrail lobisinin ABD siyasal gücünü yönlendirecek gücü olmasaydı, ABD’nin İsrail ile ilişkileri bugün olduğu gibi içli dışlı olmazdı.

İsrail lobisinin mensupları günlük yaşamlarını İsrail çıkarlarına fayda sağlayacak ve ABD dış politikasını yönlendirmek gayesiyle büyük çaba harcayarak geçirirler. Lobi üyelerinin çalışmaları seçimlerde İsrail yanlısı adaylara oy vermekten, mektup yazmaya, ekonomik yardım sağlamaya ve İsrail yanlısı örgütleri desteklemeye kadar uzanır. İşin daha ilginci, karar alma mekanizmaları üzerinde kurdukları baskıyla, İsrail’in hiçbir davranışının eleştirilmesine izin vermezler.

Söz konusu lobi, ABD’nin İsrail’e desteğini sağlamak için iki ana strateji takip etmektedir. Bunlardan birincisi hem meclise hem yürütme organına baskı uygulayarak ABD’nin İsrail’i desteklemesinin ABD açısından “akıllı” bir politika olduğunu göstermeye çalışmaktadır. İkinci olarak, bu lobi sürekli olarak İsrail’i olumlu anlatarak ABD’nin kamusal söyleminde İsrail yanlısı bir havanın oluşmasını sağlamakta ve oluşacak eleştirilerin de önünü tıkamaktadır. Bu arada İsrail konusunda tarafsız bir tartışmanın oluşmasını dahi engellemeye çalışmaktadır. Çünkü tartışmayı kontrol etmek, ABD’nin İsrail’e olan desteğini garantiye almak demektir. Eğer tartışma kontrol edilemezse, Amerikalıların ABD-İsrail ilişkileri konusunda farklı bir politikaya yönelme ihtimalinin doğabileceği düşünülmektedir.

Bugün itibariyle ABD’deki İsrail lobisi iyi örgütlenmiş ve sağlam kaynaklara sahip olmanın verdiği güçle meclisi etkileyebilmekte, yönetimi baskı altına alabilmekte, medyayı da etkin bir şekilde kullanabilmektedir. İsrail konusunda aynı şekilde düşünen beyin takımlarını önemli noktalara taşıyabilmekte, akademik camiayı baskı altına tutabilmekte ve “anti-Semitizm”i bir silah olarak kullanarak İsrail’in politikalarına ilişkin haklı eleştirilerin önüne geçmektedir.

İsrail lobisi dışında, ABD’nin İsrail’e olan desteğinin eleştiriye tabi olmadan sürekliliğini savunan bir diğer grup ise Hıristiyan Siyonistlerdir. ABD siyasal sisteminde etkili olan bu kişiler İsrail’in yeniden doğuşunun İncil’deki kehanetin bir parçası olduğunu inanmakta ve İsrail’in yayılmacı politikasını şiddetle desteklemektedirler.

Söz konusu gruba göre İsrail’e baskı yapmak Tanrı’ya karşı gelmektir. Lobinin ABD’de sağladığı nüfuzun genişliği, Amerikan siyasal aklının lobi destekçileri tarafından neredeyse esir alındığı görüntüsünü vermektedir.

Bilhassa ABD’nin özelde İsrail-Filistin meselesine yönelik, geneldeyse Ortadoğu’ya yönelik politikasına bakıldığında bu durumun rahatça görülmesi mümkündür. İsrail ABD yönetimi nezdinde neredeyse her konuda dokunulmazlık kazanmış gibidir. Uzun süredir ABD, Ortadoğu politikasını “think thank diplomasisi” veya “lobi diplomasisi”yle yürüttüğü görüntüsünü vermektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.