enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:44 Türkçe düşünür, Türkçe rüya görürüz Türkçe yazar okuruz, ama, Türkçeyi bilmeyen okumuşlarız !!!
00:43 Hollanda’da Türkish Professional Network (Türk Profesyoneller Ağı) Dikkat Çekiyor: Direksiyonda yine kadınlar var!
00:42 Suriye Türkiye’de iç siyasi dengelere nasıl yansıyor?
00:32 Kocaeli Ticaret Odası’dan: İşletmelerin Hibe ve Fonlara Erişimini kolaylaştırma
00:21 İlklerin Adı: Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi
12:15 Türkiye’de 15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor
07:41 Yazar Peren Birsaygılı Mut: Suriye Devrimi’nin Filistin davası açısından taşıdığı tarihsel ve stratejik önemi
07:14 Avrupa’da ABD’siz savunmanın formülü: Avrupai NATO
00:55 Tokat’ın Niksar ilçesinde araç muayenesinde kredi kartı komisyonu yasal bulunmadı
00:48 Akif Çağatay Kılıç: İran ekseninde gerilimin çözülmesi için çabalarımız devam edecek
00:43 Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrası bildiri yayınlandı…
00:39 Bakan Göktaş’tan İBB kreşindeki iddialara ilişkin açıklama
00:38 Terörsüz Türkiye ve Bölge Hedefinin Geleceği
00:29 ABD’nin Güney Kahkasya Stratejisi: Zengezur, Enerji Hatları ve Bölgesel Güç Dengeleri
00:26 Türkiye’nin bölünmüş yol ağı 30 bin kilometreye ulaştı
00:20 İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Steve Witkoff ile temas kurmadığını söyledi.
00:18 Irak’ta ABD’nin karşı çıktığı Nuri Maliki kimdir?
00:08 Davos’ta geç gelen itiraf
00:02 “Gaziantep’in Genç Yıldızları Ödül Töreni”nden notlar!
00:01 UHA / İnternational News Agency’ndan ‘Körfez Haberleri…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Amerika Neden İsrail’i Destekliyor?

Amerika Neden İsrail’i Destekliyor?
31 Ekim 2025
11
A+
A-

* UHA / İnternational News Agency’nın ‘Genç İstikbal’ Dergisinden aktardığı “Amerika Neden İsrail’i Destekliyor?” başlıklı yazısında, “ABD, İsrail’i 14 Mayıs 1948 tarihindeki kuruluşundan 11 dakika sonra tanıyan ilk ülke olmasına rağmen, ABD ile İsrail arasındaki ilişkiler ilk başlarda yavaş yavaş ilerlemiştir” deniliyor.

* İşte haberin detayı!…

UHA / İnternational News Agency

ANKARA, 31 EKİM 2025 –

UHA Uluslararası Haber AjansıABD, İsrail’i 14 Mayıs 1948 tarihindeki kuruluşundan 11 dakika sonra tanıyan ilk ülke olmasına rağmen, ABD ile İsrail arasındaki ilişkiler ilk başlarda yavaş yavaş ilerlemiştir. 1979’da Sovyetler Afganistan’ı işgali, İran’da gerçekleşen Şah ve Batı karşıtı İslam Devrimi İsrail’in ABD nezdindeki stratejik değerini daha da artmasına neden olmuş ve ABD-İsrail ilişkileri “stratejik ilişki” düzeyine ulaşmıştır. Hatta Reagan’ın ikinci başkanlık döneminde “1985-1989” ABD tarafından İsrail’e NATO ülkeleri dışında en önemli müttefik statüsü verilmiştir.

ABD’deki İsrail Lobisi, İsrail konusunda aynı şekilde düşünen beyin takımlarını önemli noktalara taşıyabilmekte, akademik camiayı baskı altında tutabilmekte ve “anti-Semitizm” i bir silah olarak kullanarak İsrail’in politikalarına ilişkin haklı eleştirilerin önüne geçmektedir.

ABD’nin İsrail’e olan şartsız desteği stratejik ve ahlaki olarak gerekçelendirilemiyorsa asıl sebep nasıl açıklanabilir. Stephen M. Walt ve John Mearshemier’e göre bunun açıklaması ABD’deki İsrail lobisinin sahip olduğu muazzam güçte saklıdır. İsrail lobisinin ABD siyasal gücünü yönlendirecek gücü olmasaydı, ABD’nin İsrail ile ilişkileri bugün olduğu gibi içli dışlı olmazdı.

İsrail lobisinin mensupları günlük yaşamlarını İsrail çıkarlarına fayda sağlayacak ve ABD dış politikasını yönlendirmek gayesiyle büyük çaba harcayarak geçirirler. Lobi üyelerinin çalışmaları seçimlerde İsrail yanlısı adaylara oy vermekten, mektup yazmaya, ekonomik yardım sağlamaya ve İsrail yanlısı örgütleri desteklemeye kadar uzanır. İşin daha ilginci, karar alma mekanizmaları üzerinde kurdukları baskıyla, İsrail’in hiçbir davranışının eleştirilmesine izin vermezler.

Söz konusu lobi, ABD’nin İsrail’e desteğini sağlamak için iki ana strateji takip etmektedir. Bunlardan birincisi hem meclise hem yürütme organına baskı uygulayarak ABD’nin İsrail’i desteklemesinin ABD açısından “akıllı” bir politika olduğunu göstermeye çalışmaktadır. İkinci olarak, bu lobi sürekli olarak İsrail’i olumlu anlatarak ABD’nin kamusal söyleminde İsrail yanlısı bir havanın oluşmasını sağlamakta ve oluşacak eleştirilerin de önünü tıkamaktadır. Bu arada İsrail konusunda tarafsız bir tartışmanın oluşmasını dahi engellemeye çalışmaktadır. Çünkü tartışmayı kontrol etmek, ABD’nin İsrail’e olan desteğini garantiye almak demektir. Eğer tartışma kontrol edilemezse, Amerikalıların ABD-İsrail ilişkileri konusunda farklı bir politikaya yönelme ihtimalinin doğabileceği düşünülmektedir.

Bugün itibariyle ABD’deki İsrail lobisi iyi örgütlenmiş ve sağlam kaynaklara sahip olmanın verdiği güçle meclisi etkileyebilmekte, yönetimi baskı altına alabilmekte, medyayı da etkin bir şekilde kullanabilmektedir. İsrail konusunda aynı şekilde düşünen beyin takımlarını önemli noktalara taşıyabilmekte, akademik camiayı baskı altına tutabilmekte ve “anti-Semitizm”i bir silah olarak kullanarak İsrail’in politikalarına ilişkin haklı eleştirilerin önüne geçmektedir.

İsrail lobisi dışında, ABD’nin İsrail’e olan desteğinin eleştiriye tabi olmadan sürekliliğini savunan bir diğer grup ise Hıristiyan Siyonistlerdir. ABD siyasal sisteminde etkili olan bu kişiler İsrail’in yeniden doğuşunun İncil’deki kehanetin bir parçası olduğunu inanmakta ve İsrail’in yayılmacı politikasını şiddetle desteklemektedirler.

Söz konusu gruba göre İsrail’e baskı yapmak Tanrı’ya karşı gelmektir. Lobinin ABD’de sağladığı nüfuzun genişliği, Amerikan siyasal aklının lobi destekçileri tarafından neredeyse esir alındığı görüntüsünü vermektedir.

Bilhassa ABD’nin özelde İsrail-Filistin meselesine yönelik, geneldeyse Ortadoğu’ya yönelik politikasına bakıldığında bu durumun rahatça görülmesi mümkündür. İsrail ABD yönetimi nezdinde neredeyse her konuda dokunulmazlık kazanmış gibidir. Uzun süredir ABD, Ortadoğu politikasını “think thank diplomasisi” veya “lobi diplomasisi”yle yürüttüğü görüntüsünü vermektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.