enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:09 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 47 ilden 110 gazeteciyi ağırladı
18:03 İtalya Başbakanı Azerbaycan’a gidiyor: Roma-Bakü hattında enerji diplomasisi
17:26 İngiltere: İran hücumbotları Hürmüz Boğazı’nda tankere ateş açtı
17:08 ABD Büyükelçisi Barrack: İsrail’in retoriği ortadan kalkacak, Türkiye bulaşılacak ülke değil
12:40 Eski Tunceli Valisi Sonel hakkında soruşturma başlatıldı
12:29 Hafta sonu için kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı
11:34 Bakan Fidan, Antalya’da kritik “dörtlü zirveye” ev sahipliği yapacak
11:06 Dünyada 19,2 milyon kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor
10:40 Cuma Hutbesi: “Birbirimize Kenetlenelim, Sorumluluklarımızı İdrak Edelim”
00:58 Türkiye’den COP31 için Avrupa ile iş birliği çağrısı
23:01 Kocaeli Üniversitesi Turizm Fakültesi’nden “Sektör Öncüleri Turizm Öğrencileriyle Buluşuyor V” etkinliği
22:57 Kocaelispor’da yüzler gülüyor: Göztepe Maçının Hazırlıkları Başladı
21:44 SPD’den GAP İçin Yeni Uyarı: Savaş ve Gıda Krizi Kapımızda. GAP’ı unutmayalım
00:51 Katar, İran ile gizli pazarlık iddialarını yalanladı: ‘Çözüm bölgesel olmalı’
00:36 TBMM Başkanı Kurtulmuş: İsrail’in BM üyeliği mutlaka askıya alınmalı
00:29 Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy’den ‘Patriot’ alarmı: ‘Durum daha kötü olamazdı’
00:29 Corendon’dan Havacılıkta bir İlk: Dijital Dönüşüm Hamlesi
00:25 Bursa’da OYAK Renault ve TOFAŞ’ın fabrikalarında yılın ilk çeyreğinde üretilen otomobillerin yarısı yurt dışına gönderildi…
00:24 Gagarin Türkiye üzerinden dönmüş
00:12 Macaristan’ın yeni başbakanı Magyar: ‘Mayıs başında iktidara gelebiliriz’
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Aile Birliğimiz Tehlike Altında

Aile Birliğimiz Tehlike Altında
19 Ocak 2026
15
A+
A-

* “Aile düzeninin bozulduğu an bir topluluğun düzeni alt üst olur.”

Prof. Dr. Ata ATUN, KKTC

Aile düzeninin bozulduğu an bir topluluğun düzeni alt üst olur.”

Bu cümle, basit bir öğüt gibi görünse de aslında bir milletin kaderini özetleyen ciddi bir gerçek. Çünkü millet dediğimiz yapı; yalnızca sınırlarla, bayrakla, marşla ayakta duran bir şey değil. Millet; evlerin içinden başlar, sofradan yükselir, anne-babanın çocuğuna verdiği terbiye ile şekillenir. Devlet, en sağlam kurumlarını bile inşa etse, eğer temelindeki aile çatırdarsa o bina eninde sonunda sarsılır.

Aile, bir milletin var oluş sürecinde başka hiçbir yapının veremeyeceği sevgiyi, sorumluluğu ve vatan sevgisini veren en temel kurumudur. Türk toplumunun geçmişine baktığımızda en güçlü tarafımızın, zor zamanlarda bile dağılmayan aile yapımız olduğunu görürüz. Savaşlarda, yokluklarda, göçlerde, baskılarda; Türk Milleti “aile” dediği o küçük ama sağlam kale sayesinde ayakta kalabilmiştir. Çünkü Türk ailesi, yalnızca aynı çatı altında yaşayan insanlar topluluğu değil, bir kültür aktarım merkezidir, bir ahlak mektebidir, bir dayanışma ocağıdır. Bu yüzden devletin ve ordunun temeline “Türk ailesi”nin konduğu gerçeği, tarihimizin bize defalarca gösterdiği bir gerçektir. Evlatlarımız sağlam bir karakter kazandığında, inançla, ahlakla, adalet duygusuyla büyüdüğünde o milletin geleceği korunmuş olur. Anayasamızda “Aile Türk toplumunun temelidir” hükmü yer alırken, bu cümle sadece resmî bir ifade, bir temenni değil, uyarıdır.

Ancak günümüzde bu hakikat göz ardı edilmeye başlandı.

Çoğu evde artık çocuğun masrafı, okul başarısı, teknolojik imkanları konuşuluyor ama

ahlak, namus, kardeşlik, vatan, devlet, millet ve bayrak gibi değerler önemini yitirmiş gibi.

Boşanmaların çoğalması, doğurganlığın azalması, çocuk sayısının düşmesi, komşuluk bağlarının zayıflaması, kardeşin kardeşe yabancılaşması tesadüf değil, sosyal medya vasıtası ile bizlere empoze edilmeye başlanan küresel bir şekillendirme çalışmasının, bir zihniyet değiştirme programının sonucu.

Ki geldiğimiz noktada insanlar artık birbirini akraba, komşu, yoldaş değil, rakip, yabancı, hatta yük gibi görmeye, toplum içi dayanışmamız zayıflamaya ve milli menfaatlerimiz geri plana ittirilmeye başlanmış durumda.

Burada anne ve babalara düşen sorumluluk çok büyük. Anne babalar çocuklarını iyi bir meslek sahibi yapmakla, altlarına son model araba almakla ebeveynlik görevleri tamamlanmış olmuyorlar. Evlatlarımızın geleceğini güvenceye almak için önce ülkenin geleceğini güvence altına alınması gerekiyor.

Vatan yoksa okul da, eğitim de yok. Bağımsızlık yoksa kazandığımız para da güvende değil. Bu yüzden aile içinde “ev hesabı” yapılırken, devlet hesabı da yapılmalı. Bayrağı, toprağı, milleti hesaba katmayan ev ekonomisi belki günü kurtarır ama uzun vadede geleceğini kaybeder.

Bugün televizyonlarda, sosyal medyada, sokakta milletin aklıyla alay eden, kendi fikrinde olmayanları en galiz küfürlerle aşağılayan kişiler arttıysa, evlatlar ana babalarını bayramdan bayrama aramaya başladıysa, insanlar artık birbirlerinin zorluklarından, hastalıklarından haberdar olmuyorsa, kimse kimsenin sıkıntısını umursamıyorsa; bunun sebebi sadece dış güçler değil, aile yapımızın zayıflaması ve empati yeteneğiyle şekillenen toplum yapısındaki çözülmedir. Aileden başlayan bu çözülmenin sonucu insanlar savunmasız kalmakta, iç ve dış saldırılara karşı yeterince koyamamakta.

Sorunun çözümüne gelecek olursak öncelikle yapılması gereken eğitim yoluyla ailenin eski kutsiyetinin, eski itibarının yerine konulması. Ardından aile yapısının güçlendirilmesi ve mutlaka eski aile sistemine dönülmesi gerekmekte. Büyüklerin sayıldığı, küçüklerin sevildiği, dayanışmanın bireysel değil, toplumsal yapıya yayıldığı, birbirini dinleyen/anlayan, birbirine omuz veren, milli menfaatleri önceleyen bir aile yapısı kurabilirsek bu yalnızca evlerimizi değil, ülkemizi de koruyacak, vatan toprakları üzerinde varlığımızı sürdürmeyi garanti altına alacaktır…

***

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN

Akademisyen,

KKTC Cumhuriyet Meclisi 1. Dönem Milletvekili

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.