enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:15 TUDPAM, Pakistan Merkezli Youth Diplomacy Forum (YDF) İle İş Birliği Konusunda Anlaştı
10:31 Kıbrıs’ta Barışın Güvencesi BM mi?
10:15 Almanya ve Polonya’nın Türkiye’deki Büyükelçiliklerinden Rusya’ya Yönelik “Gölge Filo” ve Hibrit Tehdit Uyarıları
00:49 “İran’a özgürlük” söyleminin ardındaki enerji ve güç denklemi
00:48 Akrotiri üssüne yönelik saldırı karşısında AB tutumu: Egemen İngiliz toprakları ve üye devlet dayanışmasının sınırları
00:41 (ABTTF) Başkanlık Kurulu’dan, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ mesajı
00:30 Kanada’nın Küba’ya 8 Milyon Dolarlık Acil Yardımı
21:53 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’den (DMM) açıklama
21:27 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kadına şiddet insanlığa ihanettir
21:26 “Rusya da NATO üslerini vursun”
00:36 Bakan Gürlek: Cezasızlık algısının kırılması için adımlar atacağız
00:34 Ulusal Demografi Eylem Planı ile Batı Trakya’da ne yapılmak isteniyor?
00:15 Türk firmaları dev Moskova fuarında
00:01 İran-ABD-İsrail savaşı: Sahada ilk kez gördüklerimiz
10:00 Filistin Direnişinin Temel Taşı: “Filistin’de Kadın ve Anne Olmak” Konferansı Gerçekleştirildi.
09:32 Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurucusu: Mehmet Emin Resulzade
00:19 CHP’li Kanko Derince Lisesi Tartışmasını Meclis’e Taşıdı: “Okullar Kentlerin Hafızasıdır”
00:04 Yunanistan Kültür Bakanlığı, Yanya’daki tarihi Aslan Paşa Camii’nin restorasyonunu üstleniyor
23:19 Hukuksuzluklar Ortasında Hürmüz Boğazı
22:52 Terörsüz Türkiye Süreci Hızlanacak
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Kıbrıs’ta Barışın Güvencesi BM mi?

Kıbrıs’ta Barışın Güvencesi BM mi?
9 Mart 2026
6
A+
A-

* Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs’taki Barış Gücü, adada tam 62 yıldır görev yapmakta.

Prof. Dr. Ata ATUN, KKTC

Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs’taki Barış Gücü, adada tam 62 yıldır görev yapmakta.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Khassim Diagne’nin son açıklaması bu uzun süren misyonun bir değerlendirmesi niteliğinde ama eksik ve bir çok noktası unutulmuş.

Diagne, “62 yıldır barışı korumayı başardık” diyerek misyonun temel amacının toplumlar arası çatışmayı önlemek olduğunu vurgulamış ama 1964-1974 yılları arasında, günümüzde Gazze’de yaşananlarının aynısını Kıbrıslı Türklerin de yaşadığına değinmeyi unutmuş.

Biz unutulanları hatırlatalım;1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıslı Türkler ve Rumların ortak devleti olarak tasarlanmıştı ama bu ortaklık kısa sürede Kıbrıslı Rumların Kıbrıs adasının tek ve mutlak sahibi olmak istemelerinden dolayı çöktü. 1963’ten itibaren başlayan Rumların Kıbrıs Türklerine saldırıları ve çatışmalar, adada iki toplum arasında derin bir güvensizlik yarattı.

1964 ile 1974 yılları arasındaki dönem ise Kıbrıslı Türklerin hafızasında özellikle karanlık, korkunç, gelecekten umutsuz ve insanlık dışı her tür barbarlığın yaşandığı bir dönem olarak yer etti. Bu yıllarda birçok Türk köyü saldırıya uğradı, insanlar evlerini terk etmek zorunda kaldı. Ekonomik ve sosyal baskılar, ambargolar, güvenlik sorunları günlük hayatın bir parçası haline geldi. Kıbrıslı Türkler, kurucu ortağı oldukları devletin kurumlarından büyük ölçüde dışlandıklarını hissettiler. Dönem, BM’nin adada bulunduğu dönemdi.

1974’e kadar Kıbrıs Türklerinin yaşam hakları dahil tüm hakları elden alınmış, adanın yüzde 3’lük bir kesimine hapsedilmişlerdi. 1974 yılında Türkiye’nin Kıbrıs Türklerini katliamlardan kurtarmak ve de garantör devlet olarak 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tekrardan ihdas etmek için gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatından sonra günümüze kadar Kıbrıs’ta herhangi bir çatışma yaşanmadı.

Yani BM adaya geldikten sonra değil, Türkiye Mutlu Barış Harekatını gerçekleştirdikten sonra adaya barış geldi, Türkler huzura kavuştu, kimsenin burnu dahi kanamadı.

Ama 1964-1974 arasında günümüzde Gazze’de İsrail’in Filistinlilere saldırdığı, evlerini yakıp yıktığı gibi 1964-1974 yılları arasında Kıbrıs’ta Rumların da, Kıbrıs Türklerine acımasızca saldırdıklarını;

Savunmasız Türk köylerine silahlı saldırılar düzenleyip Kıbrıs Türklerini öldürdüklerini,

Kıbrıs Türklerinin evlerini yağmalayıp, yakıp yıktıklarını ve zahireleri ile hayvanlarını gasp ederek alıp gittiklerini;

Türk köylerini acımasızca yağmaladıklarını;

1964-1974 yılları arasında Kıbrıslı Rumların Kıbrıs adasını Kıbrıs Türklerinden temizlemek için insanlık dışı her tür suçu işlediklerini;

Kıbrıs Türkleri Kıbrıs Cumhuriyeti adlı hükümetin ortakları olmasına rağmen Kıbrıs Türk köylerine elektrik ve su vermediklerini, yol yapmadıklarını;

Kıbrıs Türklerini Devlette herhangi bir işe almadıklarını;

Acımasız bir ekonomik ambargo uyguladıklarını;

Tüm yaşanan katliamlara, felakete, soykırıma rağmen Kıbrıs adasına sözde barış getirmek için görevlendirilmiş Birleşmiş Milletler Barış Gücü askerlerinin her fırsatta plajlarda şezlong üzerinde güneşlenirken içkilerini yudumladıklarını, katliamlarla, işlenen insanlık suçlarıyla, yağmalarla hiç ilgilenmediklerini, Kıbrıs adasının hafızasında çok daha ağır, çok daha acı dolu sayfalar bulunduğunu unutmuş, nasıl olduysa.

Belli ki özel temsilci ya da temsilciler Kıbrıs adasını kitaplardan okudukları kadarıyla, Rum tezlerinden biliyorlar. O dönemleri yaşayan bizler şayet isterse kendisine gerçek tarihi anlatabiliriz. Kıbrıs Türklerine uygulanan en ağır vahşetin, katliamların BM adadayken yaşandığını mesela…Muratağa’yı, Atlılar’ı, Sandallar’ı…

Esasen söylememiz gereken şudur; Kıbrıs’ta 62 yıl önce başlayan Barış Gücü misyonu çözümsüzlüğün ve misyonunun başarısızlığı sembolü olarak bugün hâlâ devam etmekte ama hiçbir işe yaramamaktadır.

BM Barış Gücü’nün Kıbrıs adasındaki varlığı, oynadığı rolü ve adadaki görevine devam edip etmemesinin artık tartışılmasının zamanı gelmiştir. İlk adım olarak Kıbrıs’taki varlığını sadece ara bölgede sürdürmesi ve zamanı gelince de adadan ayrılıp gitmesi en iyi uygulama olacaktır…

***

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN

Akademisyen, Girne Amerikan Üniversitesi

KKTC Cumhuriyet Meclisi 1. Dönem Milletvekili

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.