(SETA) Kriter Dergisi’nin Şubat Sayısı Çıktı!
* Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter Dergi’nin 109. sayısı yayında…
* İşte detayı!…
TÜHA /TÜRKUAZ İnternational News Agency
ANKARA, 5 ŞUBAT 2026 – Küresel ve bölgesel siyasette yoğun ve
sıcak başlıklar birbiri ardına geliyor. Yılın ikinci sayısında gündem başlıklarını ve gündem ötesinde kalan konuları uzman isimlerle ele aldık.
Dünya siyasetini ilk dosyada işledik. Mücadeleler içinde kendini terk eden Avrupa’nın bölünmelerini ve tutunmaya çalıştıklarını Bünyamin Bezci detaylarıyla yorumlarken, Serdar Karagöz hasta adam metaforunun Avrupa için ne anlama geldiğinin altını çizdi.
Gündem belirlediği dönemlere kıyasla artık varlık nedenini kaybeden Davos için Kerem Alkin süreç analizi yaptı. Bozulan düzene vurgu yapan Hüseyin Arslan, küresel siyasette uygulanan hukuk düzenindeki istisnalar dönemini yazdı.
Güçler savaşının gizli yüzü her geçen gün ayan olurken ABD’nin küresel liderliğini sürdürmek için enerji ve değerli maden kaynaklarını askeri müdahale ile kontrol altına alma süreçlerini Serkan Yavuz, Grönland’daki Nadir Toprak Elementleri üzerinden yaşanan Transatlantik krizi Emine Çelik değerlendirdi.
Grönland ve Venezuela olaylarına yapay zekâ rekabeti perspektifiyle bakan Gloria Shkurti Özdemir ise rekabetin küresel siyasetin işleyiş kurallarını hızla dönüştürdüğünden bahsetti. Chagos-Diego Garcia dosyasını, yeni jeopolitiğin oluşturduğu dil üzerinden Tunç Demirtaş okudu. Müdahaleleriyle dikkat çeken ve Trump’ın özel ordusu olarak nitelenen ICE’ı, yaşanan son olaylar üzerinden değerlendiren Emre Karaca, ara seçimler sonrası ABD’de oluşabilecek muhtemel sonuçlara yoğunlaştı.
Bölgesel siyaset dosyasının ilk yazısında, küresel risklere karşı bölgesel ittifakların öneminin artışını ve bu süreçte Türkiye vizyonunun denkleme etkilerini İsmail Numan Telci, Riyad ile Ankara ve İslamabad arasındaki ortaklığın gereklilik ve nedenlerini Gökhan Ereli çok boyutlu bakış açılarıyla ele aldı. Özellikle savunma sanayii ile yeni bir denklem kurmaya çalışan Pakistan’ın içeride ve dışarıda sağlaması gereken denge siyasetini Hayati Ünlü masaya yatırırken, Hindistan ve Pakistan’ın Ortadoğu rekabetinin analizini Duygu Çağla Bayram kaleme aldı. Terörsüz Türkiye sürecinde Kandil’in sözlerine rağmen YPG’nin sınır zorlayan tavrının sebeplerine Ömer Behram Özdemir kapsamlı bir çerçeve sundu.
Hamdullah Baycar ise Suudi Arabistan–BAE ayrışmasının nedenlerini ve olası sonuçlarını masaya yatırdı. Suların durulmadığı İran’da yeni protesto dalgalarını ve sonrasında yaşananların sorumlularının kim olduğuna Serhan Afacan, olayların ülkeyi nasıl etkilediğine Turgay Şafak, olaylardaki İsrail parmağına ise Haydar Oruç dikkat çekti. İran protestolarındaki Starlink bağlantısının devlet politikalarındaki değişim, dönüşüm ve ihtiyaç dengesine müdahalesini de Alp Cenk Arslan detaylandırdı.
Son olarak toplum ve teknoloji başlıklı dosyayı hazırladık. Başkalarının hayatının fazlaca dikkat çektiğini belirten İbrahim Zahid Altay, soruşturmaların peş peşe başlatıldığı sürece bir adım geri çekilerek geniş bir açıyla baktı. Medya ekosisteminde gençlik şiddetini teşvik eden noktalara değinen Zakir Avşar ise esas mücadelenin anlam boşluklarıyla olduğunun altını çizdi.
Bir önceki sayımızda X algoritmasının kimlere karşı nasıl çalıştığını detaylarıyla açıklayan Emrah Atilla, bu sayımızda da YouTube’un öneri algoritmasının görünmeyen yüzünü, “algoritma sömürgeciliği” kavramı çerçevesinde ortaya koydu. The New Yorker özelinde yayınların ekonomik ve kültürel açıdan özerklik illüzyonunu nasıl sürdürdüklerini Ömer Burak Tek gözlemledi.
Yeniliklerine yetişmekte zorlandığımız yapay zekâda devrim beklenen 2025 değerlendirmesi yapan Fatih Sinan Esen, gelecek planlar için savunulan perspektifleri aktardı. Şervan Gökhan, sağlık sistemlerindeki kötücül denge üzerine detaylı bir inceleme kaleme aldı. Ne Eğitimde Ne İstihdamda Ne Yerleştirmede (NEİY) grubundaki gençleri “GÜÇ” programıyla topluma ve istihdama katma sürecini Faruk Taşçı incelerken, İsmail Güleç de lisans eğitiminin kısaltılması çalışmalarına binaen, süreden çok süreç ve işleyişe dikkat edilmesi gerektiği üzerinde durdu.
6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyoruz. Ülkemizin aynı acıları tekrar yaşamamasını temenni ediyoruz.
Gelecek ay görüşmek üzere…
MUSTAFA CANER
GENEL YAYIN KOORDİNATÖRÜ