Türkçe düşünür, Türkçe rüya görürüz Türkçe yazar okuruz, ama, Türkçeyi bilmeyen okumuşlarız !!!
* * Türkçe düşünür, Türkçe rüya görürüz Türkçe yazar okuruz, ama, Türkçeyi bilmeyen okumuşlarız !!!
* İşte detayı!…
UHA / İnternational News Agency
· Daha 1277 yılına Karamanoğlu Mehmet Bey “ Şimden gerü hiç gimesne divanda, dergâhda, bergâhda ve dahi her yerde Türk dilinden özge söz söylemeye.” diye ferman buyurmuş.
· İlk Cumurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal 1929’da “ Türk dili Türk Milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk Milleti geçirdiği sayısız felâketler içinde ahlâkının, geleneklerinin, hatıralarının, çıkarlarının, kısaca bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk dili Türk Milleti’nin kalbidir, zihnidir.” sözleriyle dilin önemli olduğunu vurgular.
TÜRKÇEMİZ YILLARDAN BERİ BÜYÜK SALDIRI ALTINDA.
· Yalnız turistik yerler de değil her yerde Türkçe dışında isim koyma yarışı sürüyor.
· İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Rusça, Arapça… ekle ekleyebildiğince.
· Atatürk’ün “Türk dilinin, kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması için, bütün devlet teşkilâtımızın, dikkatli, ilgili olmasını isteriz.” uyarısı unutulmuş, unutturulmuş.
· Yıllar göstermektedir ki yetkili ve etkili makamlarda bulunanlar Atatürk’ün sözüne kulak verecek gibi değiller.
· Türk tarihini, Türk dilini, Türklük anlayışını korumada hepimize görevler düşüyor.
· Ancak okumuş, okumayan kitleler bunu üstlenecek bilinçten yoksun.

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı “ Cumhuriyet’in Yeni Yüzyılında Türk Devrimi Sempozyumu”nda Dil Devrimi’nin önemiyle bir konuşma yapmış.Satır başları ile şöyle:· Türk Devrimi’nin iki önemli sonucu Hukuk ve Dil Devrimi’dir.· Dil konusunda ilk çalışmalar Tanzimat döneminde yapıldı.Tiflis Tercüme Bürosu’ndan üst düzey bir heyet İstanbul’a geliyor ve akademinin kuruluşu komisyonuna katılıyor. ‘Türk dilini yazmak için Latin harflerinden başka çare yoktur.’ diyor(lar).
· 1926’da Bakü’de Türkoloji Kongresi toplandı. Türkiye’den de Fuat Köprülü katıldı.
· 1926 Türkoloji Kongresi’nden sonra 1928 Harf Devrimi geldi.
· “Paşa dedi ki, ‘Bu üç ay içinde yapılır.’ İsmet Paşa, malum ihtiyatlı, ‘Yapamayız.’ dedi, Mustafa Kemal de ‘Yaparsın.’ dedi.
· Böylece Dil Devrimi oldu. Bu bir devirimdir. Bu devrimin arkası nasıl geldi? O dönem (de) büyük filologlar(dilbilimciler) çalıştı.
· Ardından Dil Cemiyeti kuruldu. Anadolu’da köylere, kasabalara gittiler. Taramalar yapıldı, kelimeler toplandı. El kitapları hazırladılar. Bunlar çok değerli çalışmalardı. Bunların fevkalade dil bilgileri vardı.
· Sulhün (barış) ve dostluğun olmadığı yerde ilim (bilim) de olmuyor. Buraya (Türkiye’ye) Ruslar geliyor, okuyor, tetkik ediyordu. Bizimkiler de oraya gidiyordu. Dostluk bozulunca bunun da arkası kesildi. Bu da çok kötü. Türkoloji uykuya girdi.
· Oktay Sinanoğlu zeki bir adamdı. Adam ‘Yapıyon, ediyon.’ diye konuşuyordu. Türkçesi Amerikanlaşmasın diye (bu yolu ) bulmuş,…. Adam Türkçenin bozulmasını, yeni bir şivenin gelmesini emperyalist bir program olarak sunuyor.
· ‘Bizim hoca çok kaçırdı galiba.’ derdim. Aslında biz kaçırmışız. Daha doğrusu bizi uyuyoruz. Onun için hep özür dilerim ondan.
· Bugün bizde de halk sokakta Türkçeyi kötü telaffuz eden kızlarımıza ‘tiki kızlar’ diyor. Bence de iyi yapıyor. Çünkü tiki kızlar bir şeye dikkat etmiyor.
· Türkçe sekiz tane sesli harften oluşur. Bunu kullanmak zorundasınız. Kullanmazsanız olmaz. O sekiz sesli harf, şu veya bu şekilde telaffuz edilir.
‘RTÜK YANLIŞ TÜRKÇEYE CEZA VERMELİ’
· Bugün Türkçe RTÜK’ün elindedir.
· RTÜK’ün her şeyden evvel televizyonlarda kullanılan Türkçeyi kontrol etmesi. Türkçeyi istismar ve yanlışlık kullanana ağır cezalar vermesi gerek. Yani Türkçe konuşmayı bilmeyen spikerlerin, sunucuların televizyonlarda bulunmaması gerekiyor. Benim çocuklarım böyle insanlardan Türkçe öğrenemez. RTÜK bu görevini yapmıyor. Bunu yapmak lazım, yapsa çok da destek alır. Böyle sessiz sakin kalamazsınız.
‘DİLİNİ UNUTURSAN TÜRKİYE GİDER’
· Bunun sağı, solu yok. Türkçe hepimiz, onu korumalıyız.Böyle bir zengin kültürel birikimin içinde insanın Türkçeyi başka bir noktaya getirmesi lazım.
· Yoksa Türkçemizi kaybederiz. Oktay Sinanoğlu bu dehşeti anlamış. Türkçeyi kaybettikten sonra da beş para etmeyiz. Dilini unutursan iş değişir. O zaman Türkiye de gider.
· ( Beşiktaş Mustafa Kemal Kültür Merkezi’nde Türkiye Gençlik Birliği (TGB), İstanbul, Marmara ve Boğaziçi üniversitelerinin Atatürkçü Düşünce Kulüpleri, Bilim ve Ütopya ile Teori dergilerinin birlikte düzenlediği “Cumhuriyet’in Yeni Yüzyılında Türk Devrimi Sempozyumu,22.12.2025)
(* ) Parantez içindeki yazılar bana aittir.
(BU YAZI DERLEMEDİR)