enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:27 İletişim Başkanı Duran: “Ülkemizi geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz”
00:27 “Ankara 28 yıldır plansız, ranta dayalı büyüyor”
00:26 Bakan Vedat Işıkhan, AK Parti Ordu İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu…
00:24 Suriye devlet televizyonu: Şam yönetimi ile terör örgütü YPG arasında, yeni bir mutabakata varıldığını duyurdu
00:21 379 FETÖ iltisaklı sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi
00:18 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ülke hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştılar
00:16 Bakan Fidan: ABD ve İran’ı müzakere masasına çağırıyoruz
00:14 Belçika’daki dev Audi fabrikası kapandı…
00:11 Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’dan (PFDK) haberler…
00:10 TRT ortak yapımı sessiz fedakarlığın gölgesinde bir kadın hikayesi: “Kanto”filmi, 6 Şubat’ta beyazperdede
00:10 İran Dışişleri Bakanı ​​​​​​​Arakçi: Ülkesinin ABD ile nükleer müzakereye hazır olduğunu daha önce de bildirdiğini açıkladı…
00:07 Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu arasında iş birliği protokolü imzalandı…
00:06 İstanbul’un Yeşilay Şile Şube Başkanı Şengül: Bağımlılıkla Mücadelede Toplumsal Sorumluluk Şart..
00:04 Şubatın ilk haftası hava nasıl olacak?
00:04 Yargıtay Başkanlığı’nca, deprem temalı ceza ve hukuk çalıştayları İzmir’de düzenlenecek
21:22 Son dakika gelişmesi… Fatih Ürek’ten acı haber geldi: Fatih Ürek 59 yaşında hayatını kaybetti.
13:09 Küresel Gazeteciler Konseyi’nden (KGK) Londra’da diplomasi turu 
11:25 İletişim Başkanı Duran, “Bağımlılık konusunda medya kuruluşlarına, habercilere, dizi ve film yapımcılarına ciddi sorumluluklar düşüyor”
10:51 MSB kaynakları: TSK’nın Barış Pınarı’ndaki bölgelerden çekildiği yönündeki haberler doğru değil
10:40 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ata yurdumuz Orta Asya’nın refahına gerekli katkıyı yapmada kararlıyız”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Alışılmış Ezber Döngüsü

Alışılmış Ezber Döngüsü
17 Eylül 2025
20
A+
A-

Muhalefeti destekleyen kamuoyu oluşturucuları, bir türlü yanlış analizle doğru yolun gösterilemeyeceğini anlamadılar. Tutarlılık, sahicilik, güvenilirlik gibi değer setlerini pek önemsemediler.

Nebi Miş | Yazar | Kriter Dergi

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

2002’de AK Parti iktidara geldiğinde, 2028 yılı itibariyle 26 yıl iktidarda kalacağını kimse öngörmemişti. Baştan belirtelim, öngörememelerinde bir beis yok. Sorun, muhalefete akıl verenlerin döngüsel ezberlerinden ve yanlış analizlerinden vazgeçememeleri…

Hem kurumsal muhalefet hem de AK Parti karşıtı gazeteci ve siyasi analizciler sürekli olarak AK Parti iktidarına ömür biçtiler. Her seçim öncesi, “bu seçimde kesin kaybediyor” dediler. AK Parti iktidarını sürdürünce, bir süre seçmeni “cahillikle” suçladılar. “Bidon kafalı“, “göbeğini kaşıyan adamlar“, “makarnacılar” falan diye hakaret ettiler. Seçmene karşı öfkelerini gizleyemediler.

Muhalefete akıl veren siyasi yorumcular her seçim yenilgisinde, muhalefet partisinden daha kıvrak davranarak, alelacele yenilgiye bahane buldular. “Seçim güvenliği sorunlu” dediler. “İktidar medyayı kontrol ediyor” dediler. Seçimden önce, allayıp pulladıkları siyasetçileri yerin dibine soktular. Kendi destekledikleri, toz kondurmadıkları adaylara seçimden sonra hakaret ettiler.

Yine bir sonraki seçimde, AK Parti’nin son seçimi olduğunu söylediler. Seçim sonrası hakaret ettikleri siyasetçileri tekrar cilaladılar. Seçim yenilgisinden sonra benzer ezberlere başvurdular. Döngü böylece devam edip gitti.

Bir kez olsun, muhalefet partileri kadar kendilerinin de seçim yenilgisinde sorumlulukları olduklarını kabul etmediler. Öngörülerimizde yanıldık demediler. Muhalefeti ve onu destekleyen toplum kesimlerini yanlış yönlendirdiklerini söyleme cesaretini gösteremediler.

Yazıya bu hatırlatmayı yaparak başlamamın nedeni şu: Muhalefeti destekleyen kamuoyu oluşturucuları, bir türlü yanlış analizle doğru yolun gösterilemeyeceğini anlamadılar. Tutarlılık, sahicilik, güvenilirlik gibi değer setlerini pek önemsemediler.

Bugünlerde CHP’nin çok katmanlı krizini, yine iktidarın üzerine yıkmaya çalışarak, yanlış analizlerinde ısrarlılar. İktidarın yargı eliyle muhalefeti etkisizleştirmeye çalıştığını iddia ediyorlar. Davaların siyasi” olduğunu söyleyerek, bizzat eski CHP’lilerin partiye sonradan eklemlenen siyasetçilere yönelik rüşvet” iddialı suçlamalarını görmezden geliyorlar.

O kadar uçlara savruluyorlar ki, Atatürk’ün partisinin tasfiye edilmeye çalışıldığını söylüyorlar. “Yeni bir rejim kurmak“, “laikliği ortadan kaldırmak” için yargının devreye sokulduğunu bile söylemekten kaçınmıyorlar.

Halbuki bizzat geleneksel CHP’liler, belediyelerin lojistik imkanları ile CHP’yi yeniden dizayn etmeye çalışanların Atatürk’ün partisinin eksenini kaydırdıklarını söylüyorlar. Yani, Atatürk’ün partisini tasfiye edenlerin bizzat CHP’ye sonradan eklemlenenler olduğunu gerekçeleri ile anlatıyorlar.

Seçim öncesinde “siyaset gurusu” olarak tarifledikleri ve “Türkiye’ye çağ atlatacağını” söyledikleri Kemal Kılıçdaroğlu’na hakaret ediyorlar. Küçümsüyorlar, alay ediyorlar.

CHP’ye akıl veren gazeteciler, parti içindeki hesaplaşmayı sona erdirecek önerilerde bulunmuyorlar. Çünkü, aklıselimde krizin kök nedenini ve “delegelerin iradesini sakatlayan” iddiaları şeffaflıkla konuşuşsalar ipin ucu kendilerine dokunacak.

AK Parti iktidarına ömür biçme döngüsü, “seçimi kaybedeceği için muhalefeti yargı eliyle tasfiye ediyorlar” söylemi ile devam ediyor. Daha önceki seçim dönemlerinde olduğu gibi, yine nasıl yapıldığı belli olmayan anketlere atıfla “bu sefer kesin gidiciler” hükmünü veriyorlar.

Muhalefete akıl vericilerin siyasetin geleceğine ilişkin analizlerine, geçmişte söylediklerinin sıhhati üzerinden bakılmalıdır. Bugün söyledikleri de aynı ezberlerin döngüsel olarak tekrarlanmasından başka bir şey değildir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.