enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:22 DEM Partili Gergerlioğlu’nun oğlundan Sabiha Gökçen için küstahça bir paylaşım
11:00 Kayseri Valisi Gökmen Çiçek,Kocaeli’den Gelen Spor Basınını Ağırladı
00:57 Analiz: Türkiye-Mısır Yakınlaşmasının Stratejik Anlamı
00:53 Avrupa Haberleri: AB’den Rusya’ya yeni yaptırım hamlesi: Petrol taşımacılığı hedefte
00:49 Rusya, Alman ordusuna karşı hibrit bir savaş mı yürütüyor?
00:45 Dış Bakış Cilt 3 Sayı 1 yayınlandı
00:43 İran Ordusu Genel Komutanı Emir Hatemi: Her türlü kötülüğe karşılık vermeye hazırız
00:39 ‘PayPal mafyası’ndan kriptoparaya: Epstein’in Silikon Vadisi’yle ilişki haritası
00:38 (TİM) Başkanı GÜLTEPE, “2026 yılına mal ve hizmet olmak üzere toplam 410 milyar dolarlık ihracat hedefiyle başladık”
00:25 Tahran’dan Washington’a uyarı: Saldırı olursa ABD üslerini vururuz
00:23 Türk Hava Kuvvetleri’ne ‘milli uçaklar’ geliyor
00:08 Halid Meşal: Hamas silah bırakmayacak
00:56 Mamdani’den Farage’a: Epstein dosyaları ardından yapay zeka ile üretilmiş görüntüler yayılıyor
00:50 Zelenskiy: ABD, barış anlaşması için Rusya ve Ukrayna’ya Haziran ayına kadar süre verdi
00:49 Umman görüşmesi: İran ve ABD nükleer müzakereleri sürdürme kararı aldı
00:35 Eurobarometer anketi: Avrupalılar için savaşlar ve dezenformasyon en büyük endişe kaynağı
00:19 Orta Asya’da Su ve Enerji Güvenliği: İklim Değişikliği ve Bölgesel Kırılganlıklar
00:15 Macron’u hedef alan Rus dezenformasyonu: Epstein skandalı iddiaları
00:13 2026 Kış Olimpiyatları Milano ve Cortina’da geçit törenleriyle başladı
10:07 UHA / İnternational News Agency’ndan hafta içi gündemin öne çıkan haberleri
TÜMÜNÜ GÖSTER →

2024’te Amerikan dış politikası

2024’te Amerikan dış politikası
2 Ocak 2024
52
A+
A-

TRT TÜRK yeni banner

Amerikan dış politikasının küresel liderlik iddiası açısından 2023’e görece güçlü başladığını ancak Gazze savaşı bağlamında yaşadığı stratejik akıl tutulması yüzünden seneyi hüsranla bitirdiğini yazmıştım.

Kadir ÜSTÜN, SETA Washington D.C. Koordinatörü

Yeni yılda Biden yönetiminin bu itibar kaybını azaltmaya çalışacağını tahmin etmek zor değil ancak Başkan Biden’ın İsrail’e koşulsuz destek politikasında ısrar etmesi engel teşkil ediyor. Washington, bu çizginin sürdürülemez olduğunun farkında ancak İsrail’in ‘savaş kabinesine’ söz geçirmesi için rahatsızlığını basına sızdırmanın ötesine geçmesi gerekecek. Biden’ın İsrail’e verdiği ideolojik desteği bir kenara bırakıp 2024’te kendi siyasi çıkarına ve Amerika’nın itibarını tamire odaklanması gerekiyor. Aksi takdirde ne kendi partisini toparlaması ne de Rusya ve Çin’le güç mücadelesinde üstünlük kurması mümkün olacak.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun savaşı Lübnan ve Suriye’ye doğru genişleterek siyasi kariyerini koruma arayışında olduğu ancak Biden’ın da seçim senesinde ABD’nin doğrudan müdahil olmak zorunda kalacağı bölgesel bir çatışma istemediği açık. Savaşın Lübnan’a sıçraması ihtimali Washington açısından kesinlikle kaçınılması gereken bir senaryo zira İran’ın Hizbullah’ı korumak için harekete geçeceği biliniyor. İsrail’in Hizbullah’a saldırması durumunda ve Netanyahu’nun Beyrut’u Gazze’ye çevirme tehdidinin gerçekleştiği bir senaryo Amerika’yı savaşın içine çekecektir. Yemen’deki Husiler örneğinde olduğu gibi bölgedeki İran yanlısı grupların İsrail ve Amerika’nın çıkarlarına ne kadar zarar verebileceğini gördük. Biden yönetimi İran’la savaşa girmek istemese de İsrail’e koşulsuz desteğine devam ederse çatışmanın içine çekilebilir.

BAŞKANLIK YARIŞI

Biden’ın Kasım’da yeniden seçilebilmesi için Filistin meselesini gündemin ilk sıralarından aşağılara itmesi gerekiyor zira kendi partisi içindeki rahatsızlık bazı kilit eyaletlerin kaybına yol açabilir. Kasım seçimlerine kadar yeterince vakit var ve merkez seçmen nezdinde Trump korkusu gene ağır basabilir. Buna karşın genç Demokratlar ve Müslümanlar başta olmak üzere Biden koalisyonunun farklı bileşenlerinin motive edilmesi gerekiyor. Biden’ın yaşı, göçmen krizi, hayat pahalılığı ve Gazze’de yaşananlar kamuoyunun algısını belirliyor ve Başkan’ın imajına ağır darbe vuruyor. Önümüzdeki senenin en önemli gündem maddesinin başkanlık seçimleri olduğu hatırlandığında, Biden’ın gündemi değiştirip birçok açıdan dağınık görünen koalisyonunu tekrar bir araya getirmesi gerekiyor. Bunu yapmak için ‘aman Trump gelmesin, gelirse demokrasi kalmaz’ tezinin yeterli olacağını düşünmek saflık olur.

KÜRESEL GÜÇ MÜCADELESİ

Kasım seçimlerine doğru Ortadoğu’da sıkışmaya devam etmesi kuvvetle muhtemel olan Biden yönetiminin Ukrayna’ya yardıma devam etme kabiliyeti de iyice zayıflamış durumda. Biden Ukrayna konusunda Batı’nın liderliğini yaparak Rusya’yı izole etmeyi büyük oranda başarmış ve Çin’e gözdağı vermişti. Ancak gerek Ukrayna’nın net bir zafer kazanamaması gerekse birçok ülkenin Rusya ve Çin’le ilişkilerini koparmak istememesi Washington’ın stratejisini zayıflattı. Rusya ve Çin’le mücadele edeyim derken bu iki gücü birbirine yakınlaştırma hatasına düşen Biden yönetimi, bir süredir Çin’le tekrar angajman üzerinden bu hatasını düzeltmeye çalışıyor. Biden’ın 2024’te Çin’le iş birliğine devam ederek seçim senesinde başına bir de Tayvan belası almak istemeyeceğini öngörebiliriz. Ancak Çin’e söylem yumuşatmanın da iç siyasette maliyeti olacaktır zira Cumhuriyetçi adaylar Çin konusunda çok daha şahin politikaları savunacaklar.

Biden Kongre’de Rusya’ya karşı her iki partinin de antipatisinden yararlanmaya devam etmek isteyecektir ancak Ukrayna’ya yardım konusunda büyük tavizler vermek zorunda kalacak. Ukrayna konusunda acil yardım gerektiği tezinin çalışmayacağı bilindiği için Biden İsrail’e yardımla aynı pakete dahil etti. Bu paketin Biden’ın istediği şekilde geçmesi için göçmen krizi konusunda sert adımlar atması gerekecek ancak bu da parti tabanındaki azınlık gruplarının tepkisini çekecek. Biden Kongre’den yardım geçiremezse, Ukrayna’yı Rusya’yla masaya oturmak için teşvik etmek zorunda kalabilir. Bu senaryonun seçim öncesinde gerçekleşmesi durumunda gene iç siyasette maliyeti yüksek olur. Amerikan yardımının zayıflaması, Avrupa’nın da desteğini azaltmasına ve müzakere çağrılarını artırmasına neden olabilir. Bu durumda Rusya’nın Ukrayna’yı tamamen ele geçirme hedefine ulaşamasa da Batı’yı dize getirdiği propagandasını yapması mümkün olacaktır.

Biden yönetiminin Rusya ve Çin’e odaklanarak adeta Ortadoğu diye bir yer yokmuş gibi hareket etmesinin maliyeti yüksek oldu. 2024’te bu hatasını telafi etmeye çalışabilir ancak İsrail’e kayıtsız destek politikasının değişmesi gerekecek. Savaşın bölgeye yayılmasını engelleyememesi durumunda, Biden yönetimi kendini tekrar Ortadoğu’da askeri müdahale denkleminin içinde bulabilir. Böyle bir senaryo, Amerika’nın Çin ve Rusya’yla giriştiği küresel güç mücadelesinde dikkatinin dağılmasına yol açacaktır. Çin’in Biden’ın seçime giderken savunmasız olduğu hesabını yaparak Tayvan’da harekete geçmeye kalkması Washington için tam bir kâbus senaryosu olacaktır. 2024’te Ortadoğu, Ukrayna, Çin ve başkanlık seçimi gündemleri Amerikan dış politikasını şekillendirecek en önemli dinamikler olarak önümüze çıkacaktır. Biden yönetiminin birbirini yakından etkileyen bu kritik dosyaları yönetme becerisi (veya beceriksizliği), Amerikan dış politikasının küresel liderlik iddiasının devam edip etmeyeceğini de belirleyecektir.

ETİKETLER: , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.