enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
20:58 İzmir’de akşam saatlerinde başlayan kuvvetli fırtına ve gök gürültülü sağanak etkili oldu…
15:21 Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’na 3 bin 635 subay ve astsubay alınacak
12:06 Türkiye, 6 Şubat deprem bölgesinde dev dönüşüm
11:51 Muhittin Böcek dahil 41 kişi için iddianame hazırlandı
06:53 Mesafe Giderek Açılıyor
06:47 İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin ABD ile LNG anlaşması nedeniyle Rus gazı alımını sonlandırdığı iddialarını yalanladı
06:22 Normatif Güçten Sert Jeoekonomiye: Gri Alanda Kalmanın Maliyeti
06:21 Avrupa’da Yüzleşme: GKRY’nin Prestij Kaybı
06:10 Yeni bir sosyal devlet destanı yazmak için Cumartesi günü Aydın’daydık!
00:48 Soykırımcı, katil İsrail’in ateşkese rağmen yaptığı ihlaller ve katliamlar
00:34 Suriye’de PKK/YPG’nin Sonuna Doğru
00:19 Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) raporuna göre: Su Döngüsündeki Düzensizlik Toplumları Tehdit Ediyor
00:08 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Nizaryalı mevkidaşı Yusuf Maitama Tuggar ile bir araya gelecek
20:45 Uğur Mumcu katledilişinin 33. yılında İzmir’de de anıldı
20:10 Aydın Şehir Hastanesi hizmete açıldı
19:57 Uğur Mumcu ölümünün 33. yılında anıldı
07:43 Kitap: Avcı Kekliği ‘Evveli Aşk, Ahiri Aşk Vesselam’
07:25 Yapay Yağış ve Yağış Artırma Çalışmaları
06:42 ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci: “Uzun süredir yapılan yatırımlar 2026’da devreye girmeye başlayacak”
06:07 Türkiye ve Marmara için örnek model: İzmit Körfezi’nin geleceği “Dijital İkiz Projesi” ile şekillenecek
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Enerjide dönüşümün panoraması

Enerjide dönüşümün panoraması
A+
A-

Dünya fosil yakıtlardan temiz enerjiye geçişi çok ağırdan alıyor. Son yıllarda AB ülkeleri ardından da ABD’nin yeşil enerji teknolojilerine sağladığı teşvikler, fosil yakıtlardan çıkışı hızlandıracaktır. Ancak kısa ve orta vadede fosil yakıt fiyatları yine ekonomileri etkileyecek.

İKAM - İSLAM İKTİSADI ARAŞTIRMA MERKEZİ

Prof. Dr. Nurullah GÜR & İstanbul Medipol Üniversitesi Dekan Yardımcısı

Bugüne kadar, fosil yakıt kullanımının ne zaman zirve yapacağı ve daha temiz enerji kaynaklarına geçişin ne zaman gerçekleşeceği konusunda yüzlerce bilimsel çalışma ve rapor yayımlandı. Ancak, bu tahminlerin çoğu başarısız oldu. Net bir tahmin yapmak elbette ki kolay değil. Enerji dinamiklerini etkileyen birçok değişken var. Ancak kesin olan bir şey var ki, o da dünyanın fosil yakıtlardan temiz enerjiye geçişi çok ağırdan alması.

Fosil yakıtların tahtından inme tarihinin yaklaştığına dair net işaretlerin ortaya çıkması, umut verici bir gelişme. Uluslararası Enerji Ajansı’nın bu hafta açıkladığı tahminler, bu değişimin 2030’a kadar gerçekleşebileceğine işaret ediyor. Son yıllarda önce AB ülkelerinin ve ardından ABD’nin yeşil enerji teknolojilerine sağladığı teşvikler, fosil yakıtlardan çıkışı hızlandıracaktır.

Dünyanın en büyük enerji tüketicisi olan Çin de yeşil enerjiye geçiş noktasında önemli adımlar atıyor. Ayrıca, uzun yıllar boyunca içten yanmalı motorlardan çıkışa ayak direyen otomotiv endüstrisinin de nihayet bu tutumundan vazgeçtiğini görüyoruz. Ancak, bu ülkelerin ve çokuluslu şirketlerin çoğunun geçmişteki çelişkili tavırlarını ve göz boyama girişimlerini da unutmamak gerek. Bu dönüşüm bu kadar geç olmayabilirdi.

ENERJİ FİYATLARINDA TREND SONU
Fosil yakıtların kullanımının gerilemeye başlaması, bu enerji kaynaklarının aniden kaybolacağı anlamına gelmez. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın hatırlattığı üzere, kısa ve orta vadede fosil yakıt arzı ve fiyatları ekonomileri etkilemeye devam edecek. Avrupalı ülkelerin, kömür madenlerini kapatma taahhüdünün ardından savaş sonrası nasıl ani bir dönüş yaptıklarını hatırlayalım. Son haftalarda petrol fiyatlarının yeniden kafasını kaldırması, kendini enflasyonda hemen hissettirdi. Petrol fiyatlarının etkisiyle ABD’de enflasyon hafif de olsa sürpriz yaptı. Grafikten de anlaşılacağı üzere, enerji ve diğer emtia fiyatlarındaki düşüş eğilimi şu an için sona ermiş gibi görünüyor. Gelecek yıl küresel ekonomik büyümenin bu yıla göre daha canlı bir seyir izlemesi bekleniyor. Bu nedenle, emtia fiyatlarının önümüzdeki aylarda bazen artabileceği, bazen de yatay bir seyir izleyebileceği öngörülüyor. Bu durum, birçok ülkede enflasyonun 2024’te merkez bankalarının hedeflediği oranların üzerinde gelme olasılığını artırabilir. Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda, Fed ve ECB gibi büyük merkez bankaları, faiz indirim sürecine 2024 yılında başlamayabilirler.

ŞİRKET KÂRLILIĞINDA REKOR YIL
2022 yılı şirketlerin performansı açısından oldukça parlak bir yıldı. İhracat rekor üstüne rekor kırarken, yüksek enflasyonunda da etkisiyle cirolardaki artış oranı yıllık bazda ortalama yüzde 118 artmıştı. Negatif reel faiz oranları ise şirketlerin finansman maliyetlerinin düşmesini beraberinde getirmişti. TÜİK ve TCMB tarafından yayınlanan sektör bilançoları raporu, tüm bu gelişmelerin şirket kârlılıklarına yaradığını gözler önüne seriyor. 2022’de üç farklı kârlılık göstergesinde de 14 yıllık (2009-2022) dönemi kapsayan serinin en yüksek seviyelerine çıkılmış. Toplam net dönem kârı 2021 yılına kıyasla yüzde 423 oranında artış sergileyerek 1 trilyon 511 milyar TL’ye ulaşmış.

17 sektörden 15’i 2022’yi net kâr ile kapatırken, gayrimenkul faaliyetleri ve eğitim sektörleri zarar etmiş. Kârlı sektörlerde yüksek kârlılığın büyüklüklerine göre her şirkete homojen dağıldığını söyleyemeyiz. Veri seti buna dair bilgi sunmasa da piyasadan gelen anekdotlar kârlılığın dengesiz biçimde dağıldığına işaret ediyor. Verimlilik, üretim, ihracat ve istihdam artışı için reel sektörün katkısının ne denli kıymetli olduğunu hatırlatmaya gerek yok. Girişimcilerin gösterdikleri çabanın ve sırtlandıkları riskin karşılığını almaları gerekiyor. Ama herkes de kabul edecektir ki, 2022’ye ait kârlılık oranları normal değil. Yüksek enflasyon ve negatif reel faiz oranları bu anormalliğin baş sorumluları. Bu şartlar altında elde edilen kârlar maalesef gelir dağılımını bozmakla kalmıyor, verimlilik artışına da dönüşmüyor. Çünkü bu tip bir kârlılık, verimliliği artırma potansiyeli olan yatırımları teşvik etmiyor. Şirketler, makro dengenin şaştığı ve belirsizliklerin arttığı ortamda faaliyet dışı alanlara yöneliyorlar. Rakamlar da bunu teyit ediyor. Şirketlerin iş kollarından elde ettiği faaliyet kârları (2,4 trilyon TL) ile kambiyo işlemlerinden elde ettikleri (2,2 trilyon TL) neredeyse kafa kafaya. Daha sağlıklı bir şekilde büyümek, kârlılığı bereketli kılmak ve gelir dağılımını düzeltmek için öncelikle enflasyon oranını düşürmemiz gerektiği çok net.

ŞİRKETLERİN YAPAY ZEKAYA İLGİSİ
Yapay zeka teknolojisi son 10 yılda çok büyük mesafe kat etti. Ama asıl süksesini geçen yılın kasım ayında ChatGPT’nin son versiyonunun yayınlanmasıyla gerçekleştirdi. O günden bu yana da teknoloji şirketleri arasındaki yapay zekanın gelişimine dair rekabet iyice kızıştı. Bir taraftan da şirketlerin yapay zeka kullanımı artıyor. TÜİK’in açıkladığı son veriler de bunu teyit ediyor. Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre, yapay zeka teknolojilerinden herhangi birini kullandığını belirten şirketlerin oranı, 2022 yılında yüzde 3,5 iken 2023 yılında yüzde 5,5 olmuş. Yapay zeka kullanan şirketlerin en yaygın olarak (Yüzde 48,4) nesneleri veya kişileri tanımak için görüntü analizi temelli yapay zeka teknolojilerini kullandıkları gözlemleniyor. Bunu takiben, şirketlerin yüzde 43,7’sinin farklı iş süreçlerini otomatikleştiren veya karar vermeye yardımcı olan yapay zeka teknolojilerini tercih ettiği ve yüzde 41,5’inin ise yazılı veya sözlü dil üretimine odaklanan yapay zeka teknolojilerini kullanmayı tercih ettiği görülüyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.