enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,5039
EURO
18,1433
ALTIN
988,22
BIST
3.179,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
23°C
İstanbul
23°C
Açık
Pazartesi Parçalı Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
19°C
Çarşamba Az Bulutlu
20°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
19°C

2021’de Türkiye

2021’de Türkiye
2 Ocak 2022
0
A+
A-

ANKARA-UHA HABER / SETA’nın gelenek haline gelen SETA Yıllığı bu sene de Türkiye’yi ilgilendiren bütün meselelere dair geniş bir perspektif sunuyor ve tecrübe edilen gelişmeleri; iç siyaset, dış politika, güvenlik, savunma, göç, hukuk, ekonomi ve enerji alanlarında gündem oluşturmuş kritik konuları bir araya getirerek analiz ediyor.

Yazarlar Sayfası – | SETASETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran, raflarda yerini alan ‘2021’de Türkiye‘ başlıklı almanakla ilgili görüşlerini şöyle aktardı:

“Geride bıraktığımız yılın en önemli konusu kuşkusuz koronavirüs (Covid-19) kaynaklı pandeminin etkisini devam ettirmesiydi. Bir yandan devletler koronavirüs pandemisinin yıkıcı etkilerinden kurtulmaya çalışırken öte yandan birçok ülke pandemi ile bağlantılı süreçleri yönetmeye çalıştı. Sağlıktan ekonomiye birçok alanda ülkeler kapsamlı bir mücadele ortaya koydular. Nitekim iç siyasette Türkiye’nin de 2021’deki ilk gündem maddesi koronavirüs salgını oldu. Özellikle salgının sosyal ve ekonomik etkileri küresel bir krize dönüşürken söz konusu olumsuz gelişmeler belli oranda Türkiye’ye de yansıdı. Bu noktada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen mücadele, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da salgının sosyoekonomik etkilerini asgari düzeyde tutmak ve sağlık alanındaki muhtemel krizleri engellemek yönünde bütüncül bir politika üzerinden şekillendi. Öte yandan özellikle yaz aylarındaki yoğun aşılama programı sonrasında salgın büyük ölçüde kontrol altına alındı ve Türkiye yeni normaline döndü.

2021’de iç siyasetteki tartışma ve gelişmeler Cumhur İttifakı ve muhalefet bloku üzerinde iki kutup ekseninde şekillenmeye devam etti. Cumhur İttifakı’nın önemli gündem başlıkları partilerin yıl içerisinde gerçekleşen genel kongre ve kurultayları, yeni anayasa girişimi, ekonomi ve hukuk alanlarındaki reformlar oldu. Bunlara ek olarak ekonomide yaşanan sorunlara yönelik Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu yeni yaklaşım ve politikalar ile MHP kanadının söz konusu yeni yaklaşıma desteği yılın son gündem maddesiydi. Yüksek faizin ekonomiyi durgunluk ve işsizliğe götüreceğini öngören Cumhurbaşkanı Erdoğan büyüme, ihracat ve yatırım odaklı yaklaşımı benimsedi. Bu hamle “kur korumalı Türk lirası mevduat hesabı” uygulamasıyla “Türk lirasının sahibinin olduğunu” gösterdi ve vatandaşın dövize yönelişini durdurdu. Ayrıca bu uygulama kura yönelik spekülatif atakların önünü kestiği gibi ekonomide yeni bir döneme geçilmesini de sağladı.

Siyasetin diğer ucunda yer alan Millet İttifakı’nın –özellikle CHP ve İYİ Parti’nin ve bu ittifaka henüz resmi olarak katılmayan ancak özellikle söylem ve pozisyon olarak onları takip eden diğer muhalefet partilerinin– en önemli gündem başlıkları ise parlamenter sisteme dönüş ve ekonomiydi. Buna ek olarak muhalefet blokunun 2023 seçimlerinde nasıl bir strateji izleyeceği ve cumhurbaşkanı adayının kim olacağı tartışmaları devam etti.

Öte yandan muhalefetin önemli figürleri olarak CHP’de Muharrem İnce, İYİ Parti’de ise Ümit Özdağ genel başkanlarını çok sert bir şekilde eleştirerek istifa etti ve kendi partilerini kurdu. HDP’de ise partiye yönelik açılan kapatma davası ve Millet İttifakı ile sürdürülmeye çalışan karmaşık ilişki dikkat çeken diğer gündem maddeleriydi.

2021, iç siyaset kadar dış politika bakımından da hareketli bir yıl oldu. Dinamik bir siyasi coğrafyada yer alan ve dönüşüm içerisindeki küresel sistemin kendi içinde oluşturduğu fırsatları etkili şekilde kullanmaya çalışan Türkiye, uzun bir süredir dış politikada benimsediği stratejik özerklik ve otonomi arayışını 2021’de de tatbik etti.

Bunun bir sonucu olarak Ankara yıl boyunca karşı karşıya geldiği siyasi ve ekonomik meydan okumaları etkili bir şekilde yönetti. Bu sayede etkili bir bölgesel güç ve yükselen küresel bir aktör olduğunu ispat etti. Bununla birlikte küresel ve bölgesel siyaset üzerinde etki uyandıran meselelerde inisiyatif alarak bazen oyun kurucu bazen de oyun bozucu ülke oldu.

Türkiye’nin dış politika gündeminde her daim önemli bir yer tutan ABD ile ilişkiler yıl boyunca inişli çıkışlı bir seyir izledi. ABD’nin önceki başkanı Cumhuriyetçi Donald Trump döneminde yaşanan sorunların bir kısmı yeni başkan Demokrat Joe Biden’ın ilk bir yılına denk gelen 2021’de de devam etti. İki ülke ilişkilerinde Suriye krizi, ABD’nin YPG/PKK’ya verdiği destek, F-16 ve F-35 konuları, ABD’deki FETÖ varlığı ve Türkiye’nin Rusya’dan temin ettiği S-400 hava savunma sistemleri gibi meselelerde problemler yaşanmaya devam etti. Buna karşın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başkan Biden ile Ekim’de gerçekleşen G20 zirvesi kapsamında doğrudan görüşmesi ise ikili ilişkilerdeki gerilimin bir nebze azalmasına imkan sağladı. Bu görüşmede liderlerin ikili ticaret hacmini arttırma ve iklim değişikliği konusunda iş birliği yapma noktasında olumlu irade beyanında bulunması ise yapıcı gelişmeler olarak kayıtlara geçti.

2021'de Türkiye | Avrupa Araştırmaları | SETATürkiye 2021’de Batı haricindeki bölgelerle daha ziyade ekonomik angajmanlarını yükselterek kendisine yeni fırsatlar oluşturmaya devam etti. Örneğin Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban’ın Batı ile ilişkilerinde bir nevi ara bulucu gibi hareket ederek, bölgesel bir güç ve yükselen bir küresel aktör olduğunu gösterdi. Aynı şekilde İsrail Yüksek Mahkemesinin Kudüs’ün Şeyh Cerrah Mahallesi’nde oturan bazı Filistinlileri evlerinden zorla çıkarma kararı almasıyla başlayan protestoların ardından İsrail’in, Mescid-i Aksa ve Gazze’de Filistinlilere orantısız müdahalede bulunması önemli bir gelişme oldu. Filistin meselesini kendi meselesi olarak kabul eden Türkiye gelişmelere kayıtsız kalmadı ve uluslararası toplumu harekete geçirmeye çalıştı.

Bunun yanı sıra uluslararası sistemdeki güç boşluklarını fırsat olarak kullanan Türkiye daha ziyade insani saiklerle başlattığı Afrika’ya yönelik açılımını stratejik bir iş birliği haline çevirdi. Gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bölge ülkelerine gerekse bölge ülkelerinin devlet ve hükümet başkanlarının Türkiye’ye yaptıkları yapıcı ziyaretlerdeki artış taraflar arasındaki beklentilerin arttığını ortaya koydu. Aynı minvalde
Aralık 2021’de Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen III. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi Ankara’nın bölge ülkeleriyle ekonomi politik ilişkilerini güçlendirme yolunda samimi bir çaba içerisinde olduğunu gösterdi.

2021’de dış politikada yaşanan en önemli gelişmelerin başında ise hiç şüphesiz Türkiye’nin ikili ilişkiler düzeyinde bazı bölge ülkeleriyle başlattığı “normalleşme süreçleri” yer aldı. Türkiye 2021’in ikinci yarısında BAE, Mısır ve Ermenistan gibi uzun zamandır yapısal sebeplerden ve/veya konjonktürel gelişmelerden ötürü sorun yaşadığı ülkelerle ilişkilerini daha sağlıklı bir zemine oturtabilmek için reel politik eksende normalleşme süreçlerine öncülük etti. En önemlisi Türkiye’nin rasyonalist bir doktrin kapsamında başlattığı bu sürecin meyveleri kısa zamanda alındı. Örneğin Türkiye ve BAE arasında hızlı şekilde üst düzey ziyaretler gerçekleşti ve iki ülke kapsamlı iş birlikleri için anlaşmalar imzaladı. Mısır’la henüz tam bir normalleşme gerçekleşmese de taraflar bir nevi “ısınma turları” olarak görülebilecek istikşafi görüşmelere başladı. Tarihi meselelerden ve Karabağ’da yaşanan gerilimden ötürü olası bir normalleşmenin beklenmediği Ermenistan’la dahi normalleşme adımlarının başlatılması ise hiç şüphesiz kritik bir gelişme olarak kayıtlara geçti.

Dış politikada gerek 2021’de atılan normalleşme adımları gerekse 2022’de atılması muhtemel normalleşme adımları, Türkiye ile diğer ülkeler arasında ikili ilişkilerdeki tüm sorunların çözüleceği şeklinde yorumlanmamalıdır. Bunun yerine Türkiye’nin muhatap ülkelerle sorunlarını en aza indirmek için iş birliği alanlarını ön plana çıkarmaya çalıştığını belirtmek daha yerinde bir tespit olacaktır. Bu doğrultuda normalleşme adımlarını daha somut hale getirmek için Dışişleri bürokrasisini 2021’de yoğun bir mesai beklemektedir.

Bunların haricinde Türkiye-Rusya ilişkilerinde önceki yıllarda sık sık gerçekleşen üst düzey ziyaretler 2021’de kısmen azalma gösterdi. Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde ise ne bir ilerleme ne de bir gerileme yaşandı. Rasyonaliteden uzaklaşan ve daha çok ideolojik tartışmaların hakim olduğu Türkiye-AB ilişkilerinde Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilim ile Kıbrıs meselesine dair yaşanan farklı “paradigma öncelikleri” yıl
boyunca geniş bir yer tuttu. Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtı bir ittifak oluşturmaya çalışan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Fransa ve Yunanistan’ın müşterek stratejilerinin önümüzdeki süreçte hem Doğu Akdeniz’deki suları daha fazla ısıtması hem de Türkiye-AB ilişkilerini daha fazla etkilemesi beklenmektedir.

Netice itibarıyla 2021 her yönden olduğu gibi dış politikada da Türkiye açısından önemli bir süreç oldu. Dış politikanın bir birikim sahası olduğu ve Türkiye’nin dönüşen küresel sistemdeki boş alanları etkili şekilde kullanmaya çalıştığı dikkate alındığında 2022’de de Türkiye’yi hareketli bir dış politikanın beklediği ifade edilebilir.

SETA’nın mutat hale gelen SETA Yıllığı bu sene de Türkiye’yi ilgilendiren bütün meseleleri geniş bir perspektifle ele alıyor ve tecrübe edilen gelişmeleri; iç siyaset, dış politika, güvenlik, göç, savunma, ekonomi, enerji ve hukuk alanlarında gündem olan kritik konuları bir araya getirerek analiz ediyor. Yıllığın kaleme alınmasında katkısı olan bütün yazarlara ayrı ayrı teşekkür eder, 2022’nin Türkiye için hayırlı olmasını temenni ederim”.

[UHA Haber Ajansı, 02 Ocak 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.