enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:25 İletişim Başkanı Duran, “Bağımlılık konusunda medya kuruluşlarına, habercilere, dizi ve film yapımcılarına ciddi sorumluluklar düşüyor”
10:51 MSB kaynakları: TSK’nın Barış Pınarı’ndaki bölgelerden çekildiği yönündeki haberler doğru değil
10:40 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ata yurdumuz Orta Asya’nın refahına gerekli katkıyı yapmada kararlıyız”
00:44 Türkçe düşünür, Türkçe rüya görürüz Türkçe yazar okuruz, ama, Türkçeyi bilmeyen okumuşlarız !!!
00:43 Hollanda’da Türkish Professional Network (Türk Profesyoneller Ağı) Dikkat Çekiyor: Direksiyonda yine kadınlar var!
00:42 Suriye Türkiye’de iç siyasi dengelere nasıl yansıyor?
00:32 Kocaeli Ticaret Odası’dan: İşletmelerin Hibe ve Fonlara Erişimini kolaylaştırma
00:21 İlklerin Adı: Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi
12:15 Türkiye’de 15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor
07:41 Yazar Peren Birsaygılı Mut: Suriye Devrimi’nin Filistin davası açısından taşıdığı tarihsel ve stratejik önemi
07:14 Avrupa’da ABD’siz savunmanın formülü: Avrupai NATO
00:55 Tokat’ın Niksar ilçesinde araç muayenesinde kredi kartı komisyonu yasal bulunmadı
00:48 Akif Çağatay Kılıç: İran ekseninde gerilimin çözülmesi için çabalarımız devam edecek
00:43 Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrası bildiri yayınlandı…
00:39 Bakan Göktaş’tan İBB kreşindeki iddialara ilişkin açıklama
00:38 Terörsüz Türkiye ve Bölge Hedefinin Geleceği
00:29 ABD’nin Güney Kahkasya Stratejisi: Zengezur, Enerji Hatları ve Bölgesel Güç Dengeleri
00:26 Türkiye’nin bölünmüş yol ağı 30 bin kilometreye ulaştı
00:20 İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Steve Witkoff ile temas kurmadığını söyledi.
00:18 Irak’ta ABD’nin karşı çıktığı Nuri Maliki kimdir?
TÜMÜNÜ GÖSTER →

12 Eylül ve Sivil Anayasa

12 Eylül ve Sivil Anayasa
26 Eylül 2024
25
A+
A-

Darbenin üzerinden 44 yıl geçti. Vesayet mekanizmalarından arınmada çok önemli adımlar atılsa da 12 Eylül darbesinin kalıntıları hâlâ temizlenemedi. Daha üç hafta önce “teğmenler hükümete mesaj verdi” diyebilen zihniyetin varlığı bir kez daha görüldü. Bu da bize gösteriyor ki, görünüşte darbelere ve vesayete karşı olduğunu söyleyenlerin içerisinde azımsanamayacak bir oranda “geçmişe özlem” vardır. Geçmiş günlerden kasıt, tabi ki darbecilerin “halkı ve sivil siyaseti hizaya soktuğu” dönemler.

Nebi MİŞ (@nebimis) / X

Doç. Dr. Nebi MİŞ, SETA Genel Koordinatörü

Türkiye’nin saygın, güvenilir Ankara merkezli bir düşünce kuruluşu olanDoç. Dr. Nebi Miş “AK Parti Hem İç Hem De Küresel Konjonktürü ve Değişimleri İyi Okuyor, Siyasetini Buna Göre Güncelleyebiliyor”, Söyleşi Ferhat Pirinççi | Kriter Dergi SETA Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Nebi MİŞ, “12 Eylül ve Sivil Anayasa” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

 12 Eylül 2024 Perşembe darbesinin sene-i devriyesi. Darbenin üzerinden 44 yıl geçti. Vesayet mekanizmalarından arınmada çok önemli adımlar atılsa da 12 Eylül darbesinin kalıntıları hâlâ temizlenemedi. Daha bir hafta önce “teğmenler hükümete mesaj verdi” diyebilen zihniyetin varlığı bir kez daha görüldü. Bu da bize gösteriyor ki, görünüşte darbelere ve vesayete karşı olduğunu söyleyenlerin içerisinde azımsanamayacak bir oranda “geçmişe özlem” vardır. Geçmiş günlerden kasıt, tabi ki darbecilerin “halkı ve sivil siyaseti hizaya soktuğu” dönemler.

Darbe geleneğinin en önemli taşıyıcı unsuru anayasalardır. Son iki anayasamızı darbeciler yaptı. Anayasaları yazanlar, millet karşıtlığını esas almışlardı. Çünkü 1950’de demokrasiye geçilmesinin ardından “millet yanlış yapmış“, bu yanlışını da üç seçim geçmesine rağmen bir türlü düzeltmemişti. Demokratik seçimlerle iktidar alanlarını kaybeden çevreler, millete “bir ders vermek” için darbeleri desteklediler. 1961 Anayasası’nın yeterince işlevsel olmadığını düşünen darbeciler, 1982 Anayasası’nın hem lafzına hem ruhuna özel önem göstermişlerdir. Vesayetçi çıkar odaklarının iktidarını sürdürmesi için yasal ve kurumsal mekanizmayı inşa etmişlerdir. Burada “anayasanın ruhu” meselesi sıradan bir ifade değildir. 30 yıldan fazla bir süredir 1982 Anayasası’nı değiştirmekle meşgulüz. Bugüne kadar 96 maddesinde esaslı ya da tali değişiklikler oldu. 19 kez değiştirildi. Bu kadar değişikliğe rağmen, değişmeyen gerçek ise şuan yürürlükte olan anayasanın bir darbe anayasası olduğu gerçeğidir. Anayasanın ruhunda hâlâ darbecilerin mührü vardır.

Erdoğan TBMM 5. Yasama Yılı açılışında konuştu: Kürt sorunu denilen meseleyi tüm boyutlarıyla çözdük | Euronews

Bu gerçeklikten hareketle Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlar kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, bir kez daha “Türk demokrasisinin darbelerle ve darbeci zihniyetle hesaplaşmasını tamamlayabilmesi için sivil anayasa ihtiyaçtan öte bir zorunluluk.” olduğunu söyledi. 1990’lı yıllardan itibaren siyasetin sağında ve solunda farketmeksizin tüm siyasal partiler darbe anayasasının değişmesi gerektiğini ifade ettiler. Sözde böyle deseler de iş değiştirmeye gelince kırk dereden su getirdiler. Önümüzdeki dönemde, muhalefet bu meseleyi tartışmak istemese de siyasetin öncelikli gündemlerinden birinin yeni ve sivil bir anayasa arayışı olacağı muhakkak. Erdoğan‘ın “Meclis’in yeni ve sivil bir anayasayı yapması için ellerinden geleni yapacaklarını” bir kez daha vurgulaması bunun işaretidir.

CHP, 2018 seçimlerinden 2023 seçimlerine kadar yeni anayasayı konuştu. Hatta 6 parti bir araya gelerek, yeni anayasa için bir değişiklik raporu hazırladılar. Muhalefetin anayasa önerisinin özü, “güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş” üzerineydi. Ne olduysa, CHP bu konularda söylediklerini unuttu. Yeni anayasa arayışını rafa kaldırdı. Parlamenter sisteme dönüş vaadini hatırlamak bile istemiyor. İktidar ve muhalefet yeni anayasanın içeriği ya da daha somut bir başlıkla siyasal sistemin geleceği konusunda farklı önerilerde bulunabilir. Bu siyaseten anlaşılabilir. Ancak, seçime kadar en önemli gündemi anayasa değişikliği olan CHP’nin bu dönemde içerik bir yana değişikliği bile tartışmak istememesi bir çelişkidir.

Muhalefet partileri, gündem yönetimi açısından anayasa değişikliğini konuşmak istemeyebilirler. Bunun iktidara yarayacağını düşünebilirler. Ancak siyaset dinamik bir faaliyettir. Gündemi nasıl yönettiğiniz önemlidir. 2017 öncesi dönemde siyasal sistemi de içeren anayasa değişikliklerinin olabileceğine muhalefet inanmıyordu. Eğer o dönemde müzakerelere katılsaydı, bu gün itiraz ettiği konularda farklı bir sonuç ortaya çıkabilirdi. Ama yapmadı. Kaçınma, demokratik siyasette etkili bir siyaset tarzı değildir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.