enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:00 Filistin Direnişinin Temel Taşı: “Filistin’de Kadın ve Anne Olmak” Konferansı Gerçekleştirildi.
09:32 Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurucusu: Mehmet Emin Resulzade
00:19 CHP’li Kanko Derince Lisesi Tartışmasını Meclis’e Taşıdı: “Okullar Kentlerin Hafızasıdır”
00:04 Yunanistan Kültür Bakanlığı, Yanya’daki tarihi Aslan Paşa Camii’nin restorasyonunu üstleniyor
23:19 Hukuksuzluklar Ortasında Hürmüz Boğazı
22:52 Terörsüz Türkiye Süreci Hızlanacak
22:39 İran’a Siyonist Saldırı ve Batının Kukla Kürdistan Hayali!
22:30 Terörsüz Türkiye Hedefinin Siyasal ve Toplumsal Yönleri
22:23 ABD/İsrail-İran Savaşı Irak’a Nasıl Yansıyor?
22:08 ABD ve İsrail’in Saldırıları İran’da Kürt Silahlı Grupları Harekete Geçirebilir mi?
20:22 Kocaelispor sürpriz şekilde kupaya veda etti 
10:45 ABD’de CNN’in bağımsız araştırma şirketi SSRS’nin anketine göre, kamuoyunun yüzde 54’ü, İran’a yönelik saldırıların ülkesi için daha büyük tehdit oluşturacağını düşünüyor.
10:29 Madrid’de ‘Belirsizliği Yönetmek, Dönüşümü Yönlendirmek: Dönüm Noktasında NATO’ paneli düzenlendi
10:16 İran Büyükelçisi Dışişleri’ne çağrıldı
10:04 Bakan Fidan, ABD’li mevkidaşı Rubio ile görüştü
23:59 “Başkasının Derdiyle Dertlenmeyen, Kendine Dert Arasın”
22:45 Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun Nihai Raporu
21:54 ABD, İsrail ve İran: Kapasiteler, Kabiliyetler ve Hal Tarzları
21:39 İran Müdahalesi Avrupa’yı ve Transatlantik İlişkileri Nasıl Dönüştürüyor?
19:16 Jakobenlerin Laiklikle İmtihanı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

“Türkiye’yle çözüm bulunamazsa bu Putin için zafer olur”

“Türkiye’yle çözüm bulunamazsa bu Putin için zafer olur”
31 Mayıs 2022
621
A+
A-

BERLİN – UHA HABER / Alman basınında yer alan söyleşi ve yorumlarda, Türkiye’nin Finlandiya ve İsveç’in üyeliklerine karşı duruşunun NATO içinde yarattığı kriz irdeleniyor.

Ukraine-Konflikt: Christoph Heusgen kritisiert deutsche Zurückhaltung bei  Waffenlieferungen - DER SPIEGEL

Münih Güvenlik Konferansı Başkanı Christoph Heusgen

Almanya’dan Uluslararası Haber Ajansı (UHA) Avrupa Temsilciliğinin ‘dpa’dan aktardığı haberine göre, Die Welt‘e konuşan Münih Güvenlik Konferansı Başkanı Christoph Heusgen, Ankara’nın Finlandiya ve İsveç’in NATO üyelikleri konusundaki menfi tavrına yönelik bir çözüm bulunamazsa bunun Putin için bir zafer anlamına geleceğini savunuyor:

Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle son derece büyük önem taşıdığını belirten Heusgen, bu nedenle Ankara’yla yakın iş birliğinin Avrupa’nın yararına olduğunu vurguladı.

Taşıdığı bu öneme karşın, Ankara’nın zorlu bir partner olduğunun altını çizen Heusgen, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine karşı çıkan Türkiye’yle 2009 NATO Zirvesi örneğinde de olduğu gibi daha önce de krizler yaşandığını, ancak bu krizlerin çözüme ulaştırıldığını hatırlattı.

“Haziran ayı sonunda Madrid’de düzenlenecek olan NATO zirvesinden olumlu bir sonuç almanın elzem olduğunun” altını çizen Heusgen, “Eğer başarısız olursak Putin bundan bir zafer çıkartır. Erdoğan’ın Ukrayna destekçilerinin yenilgisini gümüş bir tabakta Putin’e sunacak kadar ileri gideceğini tahayyül edemiyorum” diye konuştu.

Alman uzman Günter Seufert: Yunanistan küçük devlet Türkiye bölgesel güç -  Yeni Şafak

Berlin merkezli Bilim ve Politika Vakfı’ndan (SWP) Türkiye uzmanı Günter Seufert’a göre ise iki İskandinav ülkesinin NATO üyeliğine karşı çıkışı ABD’ye F-35’lerin satışı için baskı aracı olarak yorumlansa da bu satış artık olası değil. Tageszeitung’a konuşan Seufert, hem Türkiye’nin NATO’ya, hem de NATO’nun Türkiye’ye ihtiyaç duyduğuna da dikkat çekiyor:

Seufert, Türkiye’den uzmanların dahi NATO krizini Ankara’nın, Washington’a yaptırımların kaldırılması için baskı aracı olarak gördüğünü savunduğuna dikkat çekiyor.

F-16’ların sevkiyatı için Kongre’nin hâlâ ikna edilmesi gerektiğini belirten Seufert, F-35’lerin Türkiye’ye sevkıyatının ise artık mümkün olmadığının altını çiziyor.

Seufert, göçmenler konusunun da Türkiye için bir araç olduğunu, mevcut ihtilafta ise ancak dolaylı bir rol oynadığını belirterek, “Türkiye, Avrupalı NATO partnerlerini baskı altına almayı deneyerek, bu partnerlerin de İsveç, Finlandiya ve ABD’ye baskı uygulamasını umabilir” ifadelerini kullandı.

Kırım’ın ilhakından sonra Karadeniz’in giderek bir Rus denizi haline geldiğini ve Suriye açıklarında Doğu Akdeniz’de varlık gösteren Rus donanma üssü nedeniyle de Türkiye’nin Rusya tarafından çembere alındığını hatırlatan Seufert, Ankara’nın Moskova karşısında dengeyi sağlaması için NATO üyeliğine ihtiyaç duyduğunu savundu. Diğer yandan Rusya’ya karşı cephenin kırılgan bir yapıda olduğuna dikkat çeken Seufert, Moskova’ya karşı yaptırımlara Türkiye dahil çok sayıda ülkenin katılmadığını da hatırlattı. “Türkiye, buna rağmen NATO’nun doğu sınırına ek birlik konuşlandırma kararını bloke etmedi, ancak bu stratejisini gelecekte değiştirebilir” diyen Seufert, bu nedenle NATO’nun Ankara’yı blokta tutmanın yollarını araması gerektiğini savundu.

Alman basınındaki diğer yorumlarda ise Ukrayna savaşı ve Rusya’ya karşı uygulanan yaptırımlar öne çıkıyor. Heilbronner Stimme’deki yorumda Almanya’nın Ukrayna’yı yalnız bıraktığı savunuluyor:

“Askeri anlamda işler Ruslar için birçok Batılı uzmanın inanmak istediğinin aksine pek de kötü gitmiyor. Personel anlamında (Rusya’nın) Ukrayna ordusuna üstünlüğü olduğu su götürmez bir gerçek. Üstelik Ukraynalılar hâlâ ağır silah yakarışlarını sürdürüyor, ki bu silahlar ya çok geç geliyor ya da hiç gelmiyor. Hele ki Ukrayna’ya son derece büyük yardımlar yapıldığı yönünde ciddi bir inanışın olduğu Almanya’dan hiç gelmiyor. Bu da uluslararası bir kınamaya neden oluyor.”

Kasaba Doktoru_680*100 banner

Märkische Oderzeitung’da ise savaşın getirdiği yeni dinamiklerin Almanya genelinde içselleştirilmesinin önemi vurgulanıyor:

“Bir petrol ambargosu getirilip getirilmeyeceğinin neredeyse bir önemi yok. Brandenburg ve diğer Doğu Almanya eyaletleri bir kez daha Almanya’nın ve Avrupa’nın geri kalanına oranla dönüşüme daha hızlı ayak uydurabilme kabiliyetini ortaya koymalı. Doğu eyaletleri bunu yapabildiklerini 30 yıl önce Soğuk Savaş’ı sona erdiren duvarın yıkılışında da göstermişti. Şimdi ise yine değişim mecburiyetini beraberinde getiren yeni bir Soğuk Savaş söz konusu. Ancak bu kez çekip gitmek bir işe yaramayacak. değişime arkamızı dönmenin bu kez bir getirisi yok. Dönüşümden başka bir çare olmadığını kavramak ve değişime istekli olma konusunda zaafları olanlar ise iş dünyasının anlı şanlı patronları.

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştirDeutsche Welle

[UHA Haber Ajansı, 31 Mayıs 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.