ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Türk SİHA’ların ‘yerli’ gözü: Milyar dolarlık mesele

Türk SİHA’ların ‘yerli’ gözü: Milyar dolarlık mesele
11 Mayıs 2024
5
A+
A-

Dünya genelinde adından sıkça bahsedilen Türk SİHA’larında sahne, yerli/milli imkanlarla geliştirilen elektro-optik sistemlerin… Ambargo nedeniyle kendi göbeğini kesen ve rakiplerinden çok daha iyi bir sistemi ortaya koyan Türkiye sadece sorunu çözmekle kalmadı aynı zamanda milyar dolar seviyesinde bir bütçenin de yurt içinde kalması sağlandı.

UHA /  İnternational News Agency

Sertaç Aksan
Sertaç Aksan
Muhabir

Türkiye’nin son yıllarda en etkili olduğu alanlardan biri de hiç şüphesiz savunma sanayii… Sektördeki gelişmeler ağırlıklı olarak askeri-politik etkiler açısından ele alınsa da madalyonun ekonomik boyutu da son derece değerli.

Bu sıralar ‘SİHA’lara yerli kamera’ başlıklarıyla sıkça duyduğumuz haberler de benzer bir etkiye sahip. Aslında bahsedilen sistemler S/İHA’ların çok uzak menzilden ve yüksek irtifadan hedefleri tespit, teşhis ve takip etmeye yarayan elektro-optik kabiliyetleri. Bu sistemleri Türkiye’nin uzun yıllar Kanada’dan alması, sonrasında yaşanan ambargolar ve nihayetinde yerli/milli olarak bu ürünlerin ortaya konulması sürecin bir boyutu.

Ancak meselenin bir de ekonomik boyutu var. Çünkü bahsi geçen sistemler sayıca çok adetlerde ihtiyaç duyduğunuz ve toplamda ciddi paralar ödediğiniz ürünler. Savunma Sanayii Araştırmacısı Anıl Şahin’e göre ortada yaklaşık 1 milyar dolar gibi dev bir bütçe var.

Dünyanın dört bir yanına ihraç olan Türk SİHA'ları için üretim hattı tamamen dolu.
[Dünyanın dört bir yanına ihraç olan Türk SİHA’ları için üretim hattı tamamen dolu.]

SİHA sipariş hattı tamamen dolu

Türkiye’nin açık kaynaklara yansıyan bilgilere göre şu ana kadar 800’e yakın S/İHA ürettiği bilgisini paylaşıyor Şahin ve ihtiyaç duyulan elektro-optik sistemlerin genelde Kanada’dan alındığını söylüyor.

“Üretilen yaklaşık 800 adet S/İHA için 600 adet elektro-optik sistem tedarik edildiğini varsayalım… Bu da yaklaşık 700-800 milyon dolarlık bir bütçeye tekabül ediyor” diyor Şahin. Ardından da Türkiye’nin S/İHA üretim hatlarının ve sipariş defterinin tamamen dolu olduğundan bahsedip, haliyle söz konusu bütçe hacminin milyar dolar seviyesine yükseleceğini anlatıyor.

Bu noktada ASELSAN imzalı ASELFLIR-500 öne çıkıyor çünkü en yakın rakibi olan Kanadalı muadilinden yaklaşık yüzde 30 daha iyi bir performans gösterdiği söyleniyor. Şahin de bu noktaya değiniyor ve haliyle elektro-optik sistemler için ayrılan bütçenin çok büyük bir kısmının ülkemizde kalacağının altını çiziyor.

Yerli-milli imkanlarla geliştirilen yeni sistemler testlerde son derece başarılı işlere imza atıyor.
[Yerli-milli imkanlarla geliştirilen yeni sistemler testlerde son derece başarılı işlere imza atıyor.]

Katma değeri son derece yüksek ürünler

Elektro-optik sistemlerin yerli olarak üretilmesi kritik. Ancak gözden kaçmaması gereken bir diğer nokta da ihracat boyutu. Türk SİHA’lar Avrupa’dan Afrika’ya, Güney Amerika’dan Orta Asya’ya varana kadar dünyanın dört bir yanında bayrak gösteriyor.

Ankara’nın üzerine titrediği konulardan biri olan ‘katma değeri yüksek ihracat’ meselesinin de göbeğinde bu ürünler. SİHA’ların kilogram başı ihracat değerinin 10 bin doların üstünde olduğu konuşuluyor. Anıl Şahin, yerli imkanlarla üretilen elektro optik sistemlere bir de bu gözle bakılması gerektiğini söylüyor.

Her ne kadar Kanada üzerinden ilerlense de aslında Türkiye başka ülkelerle de bu alanda kıyasıya bir rekabet içinde. ABD’li Teledyne FLIR, Alman Hensoldt ve İtalyan Leonardo gibi firmalar Kanada’ya ilaveten elektro-optik sistemler alanında önemli ürünler geliştiren şirketler.

Anıl Şahin, “Biz de bir dönem Teledyne ve Hensoldt şirketlerinin ürünlerini tedarik ettik. Bu ürünleri hem kendimiz kullandık hem de yurt dışına ihraç ettik. Ancak bu ülkelerden de ambargoya maruz kaldığımız dönemler oldu” diyerek süreci özetliyor.

Türkiye bir dönem Alman Hensoldt ürünlerini tedarik etse de yeni dönemde bu tür alımlara gerek kalmadı.
[Türkiye bir dönem Alman Hensoldt ürünlerini tedarik etse de yeni dönemde bu tür alımlara gerek kalmadı.]

“Daha iyisi yolda”

Gelinen noktada Türkiye’nin en önemli insansız hava platformlarında yabancı elektro-optik kamera devrinin kapandığını vurguluyor Şahin ve sözlerini şöyle tamamlıyor:

“ASELFLIR-500 ile Bayraktar TB2, ANKA, AKSUNGUR ve Bayraktar TB3 gibi platformlar için yabancı elektro-optik kamera devri kapandı. AKINCI TİHA’da da ASELFLIR-500 kullanılıyor. Ancak Türkiye diğer yanda ASELFLIR-600 gibi elektro-optik sistemleri geliştirme faaliyetlerine de devam ediyor. ASELFLIR-500 ile acil ihtiyacımızı karşılarken, devamı olan ürünlerle birlikte ‘lüks’ ihtiyaçlarımızı da karşılamış olacağız.

İlaveten KIZILELMA ve ANKA-3 gibi platformlar için milyonlarca dolar bedele sahip çok daha özel elektro-optik sistemler geliştiriliyor. Bunlardan bazıları Milli Muharip KAAN’da da kullanılacak. Özetle, ASELFLIR-500 bir dönüm noktasıydı. Rüştümüzü ispat ettik. Ve ambargo uygulayan ülkeler de gelinen noktada geri adım attı.

Şimdi Türkiye, ürettiği ve ihraç ettiği sistemlerle vakti zamanında dünyada çok geniş bir satış ağına ulaşan rakip ülkelerin pazar payını almak için de çalışacak. Ve bence gelecek dönemde yüzümüzü güldüren ihracat haberlerini daha sık duyacağız.”

***
Yazar hakkında

Sertaç AKSAN, Adana’da 1986 yılında doğdu. Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve TV Bölümü mezunu. 2008 yılında Anadolu Ajansında başladığı iş hayatında gerek özel sektör gerek kamu tarafında farklı kurumlarda görev aldı. Kasım 2019’dan bu yana TRT Haber’de çalışıyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.