enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:31 Rusya’dan İran füzeleri iddiası
00:31 İran Krizi ve Türkiye’nin Diplomatik Rasyonalitesi: Normsuzluk Çağında İtidal
00:04 Mısırlı Yazar-Araştırmacı Prof. Ahmed El-Cendi yazdı: İsrail-ABD, İran savaşı sürecinde İsrail Türkiye’den Ne İstiyor?
11:38 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
07:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
07:43 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:26 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
05:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:59 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu,”Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:28 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
00:08 Made in EU Nedir?
00:02 Turizme savaş darbesi
11:00 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
10:32 Yarın Hollanda’da yapılacak Belediye Meclisi Seçimlerinde Kime oy Vermeliyiz?
09:50 Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Çanakkale Zaferi eşsiz bir destandır”
23:08 Uluslararası Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Gazeteci Veysel Kavrayan’dan Vali Aktaş’a Ziyaret
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Tur ve yolcu otobüsü kazaları kaderimiz değil, aç gözlülüğümüzün eseridir

Tur ve yolcu otobüsü kazaları kaderimiz değil, aç gözlülüğümüzün eseridir
7 Eylül 2023
21
A+
A-

Gün geçmiyor ki bir tur otobüsü devrilmesin, yolcu otobüsü kazasında onlarca insanımız hayatını kaybetmesin. Olmuyor, öğrenmiyoruz, paramız gidecek ya, öğrenmemek işimize geliyor. İnsan hayatına önem vermiyoruz. İnançlarımız, geleneklerimiz, öğretilerimiz gereği suçu kadere atıyor; suçluları da Allah’a havale edip üç beş güne yaşanan acıları unutuyoruz.

Kaç insanımız öldü bu Tur otobüsü yolcu otobüsüne arkadan çarptı: 2'si ağır 25 yaralı - Ajans  Vagonukazalarda, kaç turist tatile diye gelip mezara girdi, insanlar sevdiklerinin cenazesini taşıdılar ülkelerine.

Sabah gazeteyi açıyorsunuz ve 12 insanımızın yolcu otobüsü kazasında öldüğünü öğreniyorsunuz. Sayı bu kadar çoksa bilin ki ağır yaralı sayısı da fazladır, neymiş otobüs şarampole yuvarlanmış. Peki, neden?

Şoförler çok uzun saatler çalıştırılıyorlar. Maaşları desen çok düşük. Çalışmam deme lüksleri yok, evine ekmek götürecek, çocuğunu okutacak. İşine gelirse çalış, gelmezse güle güle diyorlar.

Kazaların suçu ‘‘hayatta kaldıysa’’ şoföre yıkılıyor, kusurlu elbet ancak neden kusurlu, sorgulanıyor mu, sorunun ana kaynağına çözüm bulunuyor mu? HAYIR.

Yolcu otobüsü şirketinin sahibi bilmem kimin nesi çıkıyor, al gülüm ver gülüm sisteminin faturası insanlık dışı çalışma koşullarına razı bırakılan şoförlere kesiliyor. Uzun yolda çift şoför çalışma zorunluluğuna ne oldu, uygulanıyor mu? Uzun yol giden şoförler ertesi gün tekrar geri dönüyorlar, belki ertesi gün bile değil, 3-5 saat içinde. Tabuttan hallice dinlenme alanlarında yarım yamalak uyuyup sonra tekrar geri dönüyorlar. İnsan bunlar, kurmalı makine değil, can emanet ediyoruz.

Bu sabah yaptığım aramada İstanbul-Yozgat biletinin 800 TL olduğunu gördüm. Bunun çoğu maliyetlere gittiği için, nereden kısılıyor: insan emeğinden, çalışan sayısından, dinlenme zamanından. Artan maliyetler her sektörde çatlaklara, iş gücü hırsızlığına neden oluyor. Kötü ekonominin sonuçları birçok alanda olduğu gibi burada da karşımıza çıkıyor.

Tur ve yolcu otobüsü kazaları kaderimiz değil, aç gözlülüğümüzün eseridir

Kültür ve Turizm Bakanlığı tanıtım çalışmaları yaparken bir taraftan da turizmi, insan hayatını tehlikeye atan olayları da diğer bakanlıklarla birlikte çalışarak çözmek zorundadır. Bir turist, bir turizm çalışanı trafik kazalarında ihmal nedeniyle ölüyorsa o sorunu düzeltmek artık turizm bakanlığının sorumluluğuna girer.

Her zaman yazdığım gibi, turizm büyük bir ekosistemdir. Sezon ortasında yol yapım çalışmaları, susuzluk sorunu, elektrik kesintileri, tur otobüsü kazaları, yok efendim kalifiye çalışan bulamadık yakınmaları sektörün prangasıdır. Her yıl milyon milyon turist sayısı açıklanıyor lakin ana sorunlar kesinlikle çözülmüyor. Yetmişi aşkın yazı yazdım, sorunlar aynı, dertler aynı, tablo aynı, yazacak konu kalmadı!

Halının altına süpürdüğümüz sorunlarla ilerleyemiyoruz.

Süslü tanıtım filmleri çekmek, bizi ve kültürümüzü yansıtmayan Brezilyalı mankenlerle İstanbul tanıtımları yapmak sektörümüzün gerçeklerini değiştirmiyor. O halı artık kalksın, silkelensin, hatta atılsın.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.