enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:52 Dimetoka’daki tarihi Sultan Çelebi Mehmet (Beyazıt) Camii’ndeki restorasyon çalışmaları sona yaklaşıyor  
00:45 Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Lübnan bizim için yalnızca coğrafi açıdan yakın bir ülke değil, tarihî bağlarımız bulunan dost ve kardeş bir ülkedir.”
00:31 AB, Azerbaycan-Ermenistan normalleşmesine büyük önem veriyor.
00:31 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 11-12 Ağustos 2026 tarihlerinde Trablus ve Bingazi’yi kapsayan Libya ziyareti kapsamında Türkiye’nin Libya Politikasında Stratejik Ölçek Değişimi
00:12 Yazarımız (DASAM) Başkanı Gökhan Özçubukçu: Basra Körfezi dünya enerji güvenliğinin en kritik geçiş noktalarından biridir
00:08 Dilara Dilşah Canikli: “Irak Türkmen Cephesi Başkanı  Mehmet Seman Ağa, Türkmenler Irak ve Türkiye arasında bir köprü görevi üstlendi”
19:19 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi” başlıklı makalesi
07:41 İçişleri Bakanlığı, organize suç örgütü ele başları Ferhat Delen ile Erdoğan Aykut’un Gürcistan’da yakalanarak Türkiye’ye iade edildiğini açıkladı.
07:36 Cumhurbaşkan Erdoğan, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Mezuniyet Töreni’nde konuştu.
07:20 Dışişleri Bakanı Fidan, Mısır ziyareti kapsamında, ortak basın toplantısında konuştu.
06:54 Üniversiteleriyle ilişiği kesilenler ile kazandığı programa kayıt yaptıramayanlar 9 Aralık 2026’ya kadar başvurabilecek.
00:59 İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Bulgaristan İçişleri Bakanlığı ile yaptıkları görüşmeden notlar
00:04 (DASAM) Başkanı Gökhan Özçubukçu: Hürmüz Boğazı’ndaki kilitlenme küresel tedarik zincirini ve Türkiye’yi nasıl etkileyecek?
00:02 Rusya Federasyonu Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitry Medvedev, Ermenistan’ı uyardı
00:00 Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, TBMM Genel Kurulunda “rekor” sayıda oyla kabul notlar!
08:06 MİLLİ EĞİTİM BAK
00:12 Türkiye, 2025 yılında dünyada çelik üretimini artıran az sayıdaki ülkelerden biri oldu
00:09 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmeli
00:07 “Hürmüz Boğazı, küresel ekonominin adeta atar damarlarından biridir”
00:06 Kocaeli (UHA) Bürosu: Gölcüklü Saygınlar Kulubü Üyelerine Ücretsiz Diş Sağlığı Taraması
TÜMÜNÜ GÖSTER →

SPD Başkanı Yıldız: Kuraklık yerleşiyor. Su Yönetiminde radikal bir değişim şart.

SPD Başkanı Yıldız: Kuraklık yerleşiyor. Su Yönetiminde radikal bir değişim şart.
17 Kasım 2025
70
A+
A-

* Su Politikaları Derneği ve Hidropolitik Akademi Başkanı Dursun Yıldız, Su ve Gıda Güvenliği Panelinde yaptığı konuşmada, “Kuraklık yerleşiyor. Su Yönetiminde radikal bir değişim şart” dedi.

* Detaylar haberimizde!

UHA / İnternational News Agency

ANKARA, 17 KASIM 2025 – Ankara Kent Konseyi Çevre ve İklim Meclisi, Başkent Ankara Strateji Enstitüsü ve SPD Hidropolitik Akademi’nin ortaklaşa düzenlediği “Su ve Gıda Güvenliği Paneli”, 14 Kasım 2025 tarihinde uzmanları bir araya getirdi.

Ankara Kent Konseyi (AKK) Çevre ve İklim Meclisi, başkent Ankara Strateji Enstitüsü ve SPD Hidropolitik Akademi işbirliğiyle  “Su ve Gıda Güvenliği Paneli” düzenlendi. Panelde su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, iklim değişikliğinin gıda güvenliği üzerindeki etkileri ve geleceğe yönelik çözüm önerileri kapsamlı biçimde ele alındı. Panelde sunum yapan SPD Hidropolitik Akademi Başkanı Dursun Yıldız “ bölgesel kuraklıklarının sıklığı ve şiddeti artıyor. Kuraklığa karşı direncimiz zayıf. Su yönetiminde radikal bir değişim şart “ açıklamasını yaptı.

Panelin moderatörlüğünü Çankaya Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Tuncer üstlenirken, konuşmacılar arasında Hidrojeoloji Mühendisi Nazlı Öktem Çam, Kimya Mühendisi Dr. Turgay Şanal, İnşaat Mühendisi ve Hidropolitik Akademi Başkanı Dursun Yıldız ve Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Melekoğlu yer aldı.

Hidrojeoloji Mühendisi Nazlı Öktem Çam, su döngüsünün bozulmasının yaşamı olumsuz etkileyebileceğini vurgulayarak, “Su döngüsü bozulursa hayatımız olumsuz yönde etkilenir. Yüzey sularını net bir şekilde görebiliyoruz ama asıl su yer altında bulunur” dedi.

Reklam

Su miktarının azalmadığını ancak suya erişimin giderek zorlaştığını belirten Çam, şunları kaydetti: İklimdeki değişim, temel olarak dünyadaki sera gazlarının artmasıyla gerçekleşiyor. İnsan eliyle sera gazları artmaya başladı. 2024 yılına gelindiğinde dünya 1,5°C ısındı. Bunun etkileri ise düzensiz yağışlar, aşırı yağışlar, aşırı kuraklık ve yer altı su kaynaklarının azalması şeklinde görülüyor. Türkiye’de kişi başına düşen tatlı su miktarı 1200 ile 1400 metreküp arasında değişiyor. Ülkemiz, su stresi altında bulunan ülkeler arasında yer alıyor. Bunu yönetmek için önlem almak gerekiyor. Su azalmıyor, suya erişim azalıyor. Bunun için önlemler alınması gerekiyor.”

BÖLGESEL KURAKLIK YERLEŞİYOR

Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, Türkiye’nin su yönetiminde ciddi eksiklikler bulunduğunu söyleyerek, “Ankara ve Türkiye su yönetiminde eksiklikler yaşıyor. Kurak bir dönem geliyor ve bu durum su, enerji, gıda ve çevre güvenliğimizi riske atıyor. Su Güvenliği su yönetimi ile doğrudan bağlantılı. Su güvenliği  amaç su yönetimi ise bunun aracıdır. Su Güvenliğinin temel unsurları; yeterli su miktarı, kaliteli su, risk yönetimi, yönetişim ve erişimdir. Su yönetimi birçok faktörü bir araya getiren ve ekonomi, ekoloji ve sosyal hedefler arasında bir denge sağlaması gereken zor bir görevdir” açıklamasını yaptı.

Reklam

SPD Hidropolitik Akademi Başkanı Dursun Yıldız konuşmasına şöyle devam etti;

Meteorolojik  kuraklık haritalarına baktığımızda İklim bilimcilerin öngörülerinin doğrulandığını görüyoruz. İklim değişikliği senaryolarında diğer bölgelerde kuraklık varken Karadeniz bölgesinde yağışların artacağını belirtiliyor. Örneğin  geçen su yılında Karadeniz bölgesinde yağışlar ortalamanın üzerinde gerçekleşti. Diğer bölgelerimiz çeşitli seviyelerde kuraklık  ve büyük bölümü de olağanüstü  ve şiddetli kuraklık yaşadı.  Ankara’nın içinde yer aldığı bölge de  uzun zamandır böylesine şiddetli bir kuraklık  yaşamamıştı. Türkiye’de bölgesel kuraklıklar yerleşiyor. Su yönetimi konusundaki yasal ve kurumsal  eksiklikler bir an önce tamamlanmalı. Su yönetiminde radikal bir değişim şart. Su yönetimimiz kuraklık konusunda yeterince dirençli değil.  Sürdürülebilir su yönetimi konusunda bilgi olarak bir eksikliğimiz yok. Ancak bu bilgiyi politikaya ve politikayı da uygulamaya geçirmekte sorunlar yaşıyoruz”.

“TARIMDA SU KULLANIMI VE GELECEK NESİLLER TEHLİKEDE”

Kimya Mühendisi Dr. Turgay Şanal ise tarımsal üretimde su kullanımı ile ilgili bilgi verdi. Şanal, “Su sadece fiziksel bir ihtiyaç değildir; aynı zamanda toplumun gelişiminde de önem arz etmektedir. Tarımda su kullanımı son derece önemlidir. Sadece çevreyi korumak için değil, gelecek nesillere temiz bir çevre bırakmak adına da önemlidir. Nüfus arttıkça suya olan talep de artmaktadır. Dünya genelinde tarım sektörü, yıllık su kullanımının yaklaşık yüzde 77’sini gerçekleştirmektedir. Türkiye, Akdeniz iklimi bölgesine yakın olduğu için, yağış ve sıcaklık koşullarından çok etkilenmektedir. Marmara, Ege, Akdeniz, Orta ve Güneydoğu bölgelerinde kuraklık ve çölleşme riski artmaktadır. Öte yandan, böceklerin habitatı da değişmektedir.” ifadelerine yer verdi.

Tarım sektöründe su kullanımının kritik seviyelere ulaştığına işaret eden Şanal, sözlerini şu şekilde tamamladı:

Tarım sektörü su ayak izinin en çok yüksek olduğu alanlardan biridir. Su ayak izi bitkilerde de farklılık göstermektedir; en yüksek et üretiminde, en düşük ise sebze ve meyve üretiminde görülmektedir. Su tasarrufunu sağlamak için atık suların arıtılarak tarımsal üretimde kullanılması ve yağmur suyunun toplanıp yaygınlaştırılması yapılabilir. Ayrıca, geleneksel sulama yöntemlerinden vazgeçip dijital sulama ve damla sulama sistemine geçmeliyiz. Ayrıca sulamayı doğru zamanda ve yöntemlerinden yapmalıyız.

“GÜVENLİ GIDA, GÜVENLİ GELECEK DEMEKTİR”

Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Melekoğlu da gıda güvenliğinin bireysel ve toplumsal sağlık üzerindeki kritik etkilerine dikkat çekti. Melekoğlu, “Gıda, insanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için vazgeçilmez bir kaynaktır. İnsan, besin zincirini bazı hayvanlardan temin etmektedir; bu hayvanlar bizim besin kaynağımızdır. Tükettiğiniz gıdaların kalitesi ve güvenliği, sağlık sorunlarına da neden olabilir. Gıda güvenliği, sağlığımızın görünmeyen kahramanıdır. Tükettiğimiz ürünlerin saklanması ve beslenme süreci bir zincir oluşturur. Bu zincir sayesinde insan sağlığını koruyacak kriterler sağlanır; güvenli gıda kullanmak, hem bireysel hem de toplumsal sağlığı korumak anlamına gelir. Dünya genelinde gıda kaynaklı sorunların ciddi sağlık problemlerine ve ölümlere yol açtığı bilinmektedir. Güvenli gıda, güvenli bir gelecek demektir.” dedi.

Kaynak: https://www.yeniankara.com.tr/ankara/ankarada-su-ve-gida-guvenligi-masaya-yatirildi-uzmanlar-gelecege-cozum-onerilerini-paylasti-139661

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.