Somaliland Hakkında İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan Acil Toplantı
* İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Somaliland’daki tehlikeli gelişmeleri görüşmek üzere yakın zamanda acil bir toplantı düzenleneceğini duyurdu.
* İşte detayı!..
UHA / İnternational News Agency
CİDDE, 10 OCAK 2026 –
Siyonist rejimin ayrılıkçı Somaliland bölgesini tanıma kararına yönelik kınama dalgası devam ederken, İslam İşbirliği Teşkilatı Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Siyonist rejimin bu kararına karşı ortak bir İslami duruş belirlemek amacıyla bugün bakanlar düzeyinde acil bir toplantı gerçekleştireceğini duyurdu.
UHA / İnternational News Agency’n Tesnim Haber Ajansı’na dayandırdığı haberinde, İİT’nin bu bildirisi, Siyonist rejim Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar’ın Somaliland ziyaretinden bir gün sonra ve işgalci rejimin bu ayrılıkçı bölgeyi tanımasından yaklaşık iki hafta sonra yayımlandı.
İslam İşbirliği Teşkilatı, üye ülkelerin Dışişleri Bakanları Konseyi acil toplantısının 10 Ocak Cumartesi günü teşkilatın Cidde’deki merkezinde yapılacağını ve Somali’deki hızlı ve tehlikeli gelişmelerin tartışılacağını vurguladı.
Bildiride, bu toplantının, işgalci güç olan Siyonist rejimin sözde Somaliland bölgesini tanımasının ardından gerçekleştirildiği ve bu durumun Somali’nin egemenliği ile toprak bütünlüğünün ihlali anlamına geldiği belirtildi. Toplantının amacı, bu gelişmelere karşı birleşik bir İslami tutum oluşturmak ve uluslararası sözleşmeler ile İİT kararları doğrultusunda Somali Federal Cumhuriyeti’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne verilen koşulsuz desteği yineliyor.
Yaklaşık iki hafta önce işgalci rejimin ayrılıkçı Somaliland bölgesini tanımasının ardından, Arap ve İslam ülkeleri aralarındaki çeşitli anlaşmazlıklara rağmen hızla sert bir ortak bildiri yayımlayarak bu eylemi şiddetle kınadılar. Bu durum, Arap ve İslam ülkelerinin, İsrail’in bu hamlesinin ortak yapısal çıkarları üzerindeki sonuçlarına dair kolektif anlayışını yansıtıyor.
Aslında tüm Arap ve İslami ülkeler, kendilerini egemenliklerini tehdit eden ve tüm ülkelerdeki ayrılıkçı yapılara meşruiyet kazandırmanın kapısını aralayan tehlikeli bir gerçekle karşı karşıya görüyorlar. Bu yol, tüm bölgenin istikrarı için doğrudan sonuçlar doğurmakta ve ülkelerin iç anlaşmazlıklarının, onların egemenlik ve birliğine zarar vermek için kötüye kullanılması konusunda uyarı niteliği taşıyor.