enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
12:56 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan haberler!
08:12 GAP 2026 Sulama ve Bölgesel Kalkınma – Projede Sulamanın Sonuçları
04:57 İttihat ve Terakki cemiyetinin, Şam Valisi olarak atadığı Cemal Paşa: Köpekler ve Araplar Giremez!
04:29 Adalar Vakfı’ndan İstanbul’un hafızasına yolculuk: Adalarda Hayat Var belgeseli yayında
03:57 Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) Başkanı Bulut, Mısır’da İş Birliği Protokolüne imza attı
00:56 Rusya-Ukrayna Savaşı’nın arabulucu ülkesi: Türkiye
00:52 İmalat sanayisi işletmeleri için uygun koşullu finansman paketi
00:48 “Narin Güran cinayetine aylar sonra müdahil olundu” haberlerine yalanlama
00:46 Gazeteci Nevzat ÇİÇEK: Güvenlik kaynakları ne diyor: 25 maddede Suriye’de yaşananlar-görüşmeler-beklentiler
00:38 Deprem şehitleri “Türkiye’min Gücüne Bak” temalı törenle anılacak
00:28 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörden medet umanlar sonuç alamaz
00:23 Türk tipi Kamikaze İHA’dan tam isabet: SKYDAGGER sahnede
00:22 Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı: Bakıma Muhtaçlık
00:18 Sivil Havacılıkta pilot sayısı geçen yıla göre yüzde 10 artışla 17 bin 910’a ulaştı
00:14 Kahramanmaraş’ta, 6 Şubat 2023’te meydana gelen deprem felaketinin 3. yılında eğitim öğretime bir gün ara verilecek.
00:09 Gergerlioğlu’ndan destek; “İşçilere yönelik hukuksuzluk devam ederse, halk boykot başlatacaktır!”
11:53 ABD SDG’den Neden Vazgeçti
11:08 Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nde (KOGACE) Başkanlık Görev Değişimi
07:04 ABD-Ukrayna-Rusya Üçlü Müzakereleri Devam Edecek
00:16 Uluslararası Deneyimler Çerçevesinde Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Öfkeliyim çünkü…

Öfkeliyim çünkü…
28 Ağustos 2024
29
A+
A-

* 7 Ekim’den bu yana içimde büyük bir nefret ve öfke duygusu var.

* Bu yaşananlar yeni olmamasına rağmen içimde büyüyen bu öfke de neyin nesiydi?

* Üstelik bu öfkenin kaynağı katil İsrail de değil…

Konuk Yazar Selime Sümeyye ABATAY’ın “Öfkeliyim çünkü… başlıklı yazısının detayı şöyle:

İsrail’den nefret etmiyorum demiyorum. Vicdanı olan her insan gibi İsrail’den nefret ediyorum… fakat 7 Ekim’den sonra içimde büyüyen bu öfke ve nefretin kaynağı farklı…

Ve bu öyle bir öfke ve nefret ki, İsrail’e duyduğum nefretten daha büyük…

Evet, insanlara öfke doluydum… hem de İsrail’e duyduğumdan daha çok…

Önceleri kendimden korktum. Bu kadar kötülük yapan, çocukların ninnilerini bölen canavardan bu denli nefret etmem gerekirken içimdeki bu nefret ve öfke neden ona değil?

Neden İsrail’den değil de insanlıktan nefret ediyordum?

Düşününce taşlar yerine oturmaya başladı. İsrail’den daha çok insanlardan nefret ediyordum çünkü yapması gerekenleri yaparken yapmıyorduk. Eğer birlik olmayı başarabilseydik bırakın bugün katledilen binlerce insana ağlamayı, İsrail’in varlığı bile söz konusu olamazdı.

Yaşanan tüm acı ve zulmün sorumlusu biziz.

İsrail, adi bir virüs gibi yapması gerekeni yapıyor…

Peki biz?..

İsrail’den nefret ediyoruz ama bu nefretin hakkını veriyor muyuz?

Hali pür melalimiz yangın karşısındaki insanın hali gibi…

Gözlerimizin önünde bir yangın olduğunu hayal edin….

Ne yapardınız?

-Yangın söndürücü ile müdahale mi edersiniz?

-İtfaiyeyi mi ararsınız?

-Yangını önlemek için alınması gereken tedbirleri mi anlatırsınız?

-Yangını çıkartan kişi yangını körüklemeye devam ederken aranızdaki birtakım husumetlerden dolayı komşunuzu mu suçlarsınız?

Mantıklı olan, eğer yangın küçükse yangın söndürücü ile müdahale ederek yangını büyümeden küçültmektir. Yok yangın çok büyükse ve bizim müdahalemiz işe yaramayacaksa itfaiyeyi aramak ve alınması gereken tedbirleri uygulamak gerekir.

Yangın önlemlerini anlatmak ve yangınla hiçbir alakası olmayan komşuyu suçlamak beyhudedir. Biz bunlarla meşgulken yangın daha da büyür ve bizi de bulur.

Bugün İslam dünyasında yaşananları anlatmak için bundan daha iyi bir örnek gelmiyor aklıma. Karşımızda yıllardır büyüyen bir katil var… Bundan yıllar önce ona karşı alınması gereken tedbirleri anlatıyor olsaydık belki bir karşılığı vardı. Fakat gerçekleşmiş ve günden güne büyüyen bir yangın var karşımızda. Bu yangını kahve boykotları ile söndürmemiz mümkün değil.

Hadis-i şerif, “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin” buyurmakta. Eğer eliyle düzeltmeye yetmiyorsa diliyle, ona da yetmiyorsa kalbiyle buğz etsin buyuyor. Biz elimizle yapmamız gerekenler varken üstelik gücümüz buna yeterken kalbimizle buğz etmeyi tercih ediyoruz.

İşte bundan nefret ediyorum!

Selime Sümeyye Abatay (@SelimeSmyy) / X

Selime Sümeyye ABATAY

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.