enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:01 Kocaeli’nin Gönül Köprüsü: “Kocaeli Abisi” Ramazan Bilançosunu Açıkladı!
22:45 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İngiltere’nin ABD’ye askeri üs sağlamasını eleştirdi
14:39 ABD, İsrail, İran savaşından son gelişmeler…UHA / İnternational News Agency’nda
13:44 Bakan Uraloğlu: “Türkiye’nin ilk hızlı tren fabrikası bu yıl içerisinde hizmete alınacak”
13:06 Haluk Özsevim: AKRA Gran Fondo, sadece bir yarış değil, bir yaşam tarzı
10:31 Rusya’dan İran füzeleri iddiası
00:31 İran Krizi ve Türkiye’nin Diplomatik Rasyonalitesi: Normsuzluk Çağında İtidal
00:04 Mısırlı Yazar-Araştırmacı Prof. Ahmed El-Cendi yazdı: İsrail-ABD, İran savaşı sürecinde İsrail Türkiye’den Ne İstiyor?
11:38 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
07:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
07:43 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:26 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
05:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:59 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu,”Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:28 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
00:08 Made in EU Nedir?
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Öfkeliyim çünkü…

Öfkeliyim çünkü…
28 Ağustos 2024
32
A+
A-

* 7 Ekim’den bu yana içimde büyük bir nefret ve öfke duygusu var.

* Bu yaşananlar yeni olmamasına rağmen içimde büyüyen bu öfke de neyin nesiydi?

* Üstelik bu öfkenin kaynağı katil İsrail de değil…

Konuk Yazar Selime Sümeyye ABATAY’ın “Öfkeliyim çünkü… başlıklı yazısının detayı şöyle:

İsrail’den nefret etmiyorum demiyorum. Vicdanı olan her insan gibi İsrail’den nefret ediyorum… fakat 7 Ekim’den sonra içimde büyüyen bu öfke ve nefretin kaynağı farklı…

Ve bu öyle bir öfke ve nefret ki, İsrail’e duyduğum nefretten daha büyük…

Evet, insanlara öfke doluydum… hem de İsrail’e duyduğumdan daha çok…

Önceleri kendimden korktum. Bu kadar kötülük yapan, çocukların ninnilerini bölen canavardan bu denli nefret etmem gerekirken içimdeki bu nefret ve öfke neden ona değil?

Neden İsrail’den değil de insanlıktan nefret ediyordum?

Düşününce taşlar yerine oturmaya başladı. İsrail’den daha çok insanlardan nefret ediyordum çünkü yapması gerekenleri yaparken yapmıyorduk. Eğer birlik olmayı başarabilseydik bırakın bugün katledilen binlerce insana ağlamayı, İsrail’in varlığı bile söz konusu olamazdı.

Yaşanan tüm acı ve zulmün sorumlusu biziz.

İsrail, adi bir virüs gibi yapması gerekeni yapıyor…

Peki biz?..

İsrail’den nefret ediyoruz ama bu nefretin hakkını veriyor muyuz?

Hali pür melalimiz yangın karşısındaki insanın hali gibi…

Gözlerimizin önünde bir yangın olduğunu hayal edin….

Ne yapardınız?

-Yangın söndürücü ile müdahale mi edersiniz?

-İtfaiyeyi mi ararsınız?

-Yangını önlemek için alınması gereken tedbirleri mi anlatırsınız?

-Yangını çıkartan kişi yangını körüklemeye devam ederken aranızdaki birtakım husumetlerden dolayı komşunuzu mu suçlarsınız?

Mantıklı olan, eğer yangın küçükse yangın söndürücü ile müdahale ederek yangını büyümeden küçültmektir. Yok yangın çok büyükse ve bizim müdahalemiz işe yaramayacaksa itfaiyeyi aramak ve alınması gereken tedbirleri uygulamak gerekir.

Yangın önlemlerini anlatmak ve yangınla hiçbir alakası olmayan komşuyu suçlamak beyhudedir. Biz bunlarla meşgulken yangın daha da büyür ve bizi de bulur.

Bugün İslam dünyasında yaşananları anlatmak için bundan daha iyi bir örnek gelmiyor aklıma. Karşımızda yıllardır büyüyen bir katil var… Bundan yıllar önce ona karşı alınması gereken tedbirleri anlatıyor olsaydık belki bir karşılığı vardı. Fakat gerçekleşmiş ve günden güne büyüyen bir yangın var karşımızda. Bu yangını kahve boykotları ile söndürmemiz mümkün değil.

Hadis-i şerif, “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin” buyurmakta. Eğer eliyle düzeltmeye yetmiyorsa diliyle, ona da yetmiyorsa kalbiyle buğz etsin buyuyor. Biz elimizle yapmamız gerekenler varken üstelik gücümüz buna yeterken kalbimizle buğz etmeyi tercih ediyoruz.

İşte bundan nefret ediyorum!

Selime Sümeyye Abatay (@SelimeSmyy) / X

Selime Sümeyye ABATAY

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.