enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
01:23 ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İranlı yetkililerle bu haftanın sonuna doğru bir araya gelecek
00:16 NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ukrayna Parlamentosu’nda yaptığı konuştu
00:14 ‘Bakım Sigortasının Önemi ve Gerekliliği!’
00:13 Gümrük Muhafaza’dan sınır ötesi kaçakçılığa darbe
00:12 Numan Kurtulmuş: Suriye’de gelinen noktayı takdirle karşılıyoruz
00:11 İran Cumhurbaşkanı, ABD ile müzakereye şartlı olarak hazır olduğunu açıkladı
00:10 Yunan Profesör Grivas: Türkiye Avrasya’nın En Hırslı Gücü Oldu, Yunanistan’ı Sakat Bırakabilir
00:09 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Dezenflasyon sürecini destekleyen yapısal reformlarımızı hızlandırıyoruz
00:08 Clintonlar, Epstein soruşturmasında Kongre’ye ifade vermeyi kabul etti
00:07 Trump ve Zelenskiy Büyük Oranda Anlaştı
00:06 Şarku’l Avsat’a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip
00:06 AVRUPA HABERLERİ: AB’nin Avrupalı şirketler için sınırları kaldırma planı: EU-INC nedir?
00:05 Ocak ayı enflasyon rakamları açıklandı
00:04 İspanya, 16 yaş altına sosyal medya yasağı getiriyor
00:03 Sapanca Gölü’ne 3 milyon 240 bin metreküplük alternatif kaynak
00:03 Yeni Cuma Camii, Kocaeli’nin “Eyüp Sultan’ı” Olmalı
00:02 İsrail’in İstihbarat İçin Kullandığı Epstein Tuzağına Kimler Düşmemiş ki!
00:01 Akciğer kanseri, dünyada en çok can alan kanser türü olmayı sürdürüyor.
00:01 Eski Libya lideri Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam evinde uğradığı saldırıda öldürüldü
12:56 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan haberler!
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Neden hemen her şehrimizin birbirine çok yakın tarihlerde bir gastronomi festivali vardır?

Neden hemen her şehrimizin birbirine çok yakın tarihlerde bir gastronomi festivali vardır?
9 Ekim 2023
103
A+
A-

TurizmGüncel.Com köşe yazarı Emir HEPOĞLU, “Neden hemen her şehrimizin birbirine çok yakın tarihlerde bir gastronomi festivali vardır?” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

UHA / İnternational News Agency

Yazar Emir HEPOĞLU’nun yazısının detayları şöyle:

Bir süredir zihnimi meşgul eden ve bir miktar mikroçipin kısa devre yapmasına sebebiyet veren suallerden buraya yazabileceklerimi en keyiflisinden sizlerle paylaşıyorum. Yazamayacaklarımı adı üstünde zaten yazamıyorum. Arayın dilerseniz telefonda anlatırım.

Mesela site yöneticilerine bile 3 aylık kurs sonrası uzmanlık sertifikası zorunlu kılınırken 400 odalı otele yönetici atandığında neden yazı tura onbaşısı muamelesi uygun görülür?

For example neden hemen her şehrimizin birbirine çok yakın tarihlerde bir gastronomi festivali vardır ve neden hep aynı bilirkişi isimler turneye çıkmış hisseli harikalar kumpanyası oyuncusu misali fıldır fıldır memleketi dolaşırlar?

Tüm halkının 7-24 kebap ya da sucuk yediği şehirlere hangi akla hizmet MİŞLEN (michelin) yıldızlı şef götürülür? Hadi götürdünüz anladık PR olayları falan. Peki 600 binin üzerinde ziyaretçisi olan etkinlikte bu zavallıyı dinlemeye neden sadece 17 kişi gelir ve bunun sebebi neden organizasyon komitesi üyesi bir zeka küpü tarafından sorgulanmaz?

Neredeyse hiç caz (jazz) dinlenmeyen bir ülkede ve hiç caz dinlenmeyen şehirlerde neden ısrarla caz festivali yapılır? (Benim şehirdekinden bahsetmiyorum, balık gibi atlamayın, biz sağlam dinleyiciyiz) ve neden farklı tür müzikler caz diye peşkeş çekilir?

Büyükşehir otelcisi neden hala güneydeki meslektaşlarını “taşra style” otelci olarak görür? Bu işin başkentinin çoktandır ve hakkıyla Antalya olduğunu neden hala kabullenmez?

Uzmanlık alanları dışında dahi olsa hemen her konuda bir fikri olan çokbilmişler ordusunun sektöre büyük zarar verdiği erk’ler tarafından nasıl görülmez? Bu konuyla ilgili durum tespiti olan bir çokbilmiş kişisel gelişimci neden bu konuya inceden parmak atmaz?

Çok değil bundan 10 ya da en çok 15 sezon sonra güneydeki sahil otellerinin çoğunun lobi barı beach bar, lobisi ise sahile sıfır hale gelecek. Belki de güney çok daha fazla sıcak olacağından (ki Antalya’yı daha sıcak düşünemiyorum) Karadeniz tatilciler ve yatırımcılar için yeni cazibe merkezi olacak. Peki neden biz bunları öncelikli olarak konuşacağımıza ‘’Hocam niyetliyken burnuma kolonya çeksem orucum bozulur mu?’’ misali her sene aynı kısır döngü mevzuları tartışmaya devam ederiz?

Neden personel istihdamı sorununu ‘’personel tedariki’’ seviyesinde algılarız?

Tecrübeli ya da değil turizm sektöründe büyük bir personel sorunu var, gittikçe de büyüyor. Mesleğimiz ne yazık ki hızla cazibesini kaybetmekte. Bu işin ahanda bu noktaya geleceği bundan tam 10 sene önce belliydi. Bir dolu ermiş kişi yıllardır bu sorun hakkında yazdı, konuştu, haykırdı. İnanmıyorsanız geriye dönük uyarı niteliğindeki makalelere bir göz atın, arşiv asla yalan söylemez.

Yumurta kapıya dayandığında çözüm üretme olayı biz de genetik olsa gerek. Ancak o çözümlerde her zaman çok zekice kurgulanmıyor. Memlekette bu kadar işsiz vatandaş varken sadece bir departmanda 5 ayrı milletten insan çalıştırmanın işletme dahil kimseye bir faydası olmasa gerek. Bu tür geçici ve gün kurtarıcı çözümler yerine gençler için turizm yeniden nasıl cazip bir hale getirilir bunu konuşmak lazım.

Ha bu arada, yakın zamanda ofisinize fakir ama gururlu bir genç gelip, benim turizm sektörünü personel için eskiden olduğu gibi parıltılı bir hale büründürecek, cazibesi yüksek bomba gibi bir projem var derse ona vakit ayırın ve iyi dinleyin, hatta yemek ısmarlayın (emin olun projeyi çok beğeneceksiniz ben çocuğu tanıyorum, kefilim)

İyiyle kötünün, güzelle çirkinin ayırt edilmesinin gayet zor olduğu bu günlerde doğru insanlarla çalışmanın önemi ve değeri fazlasıyla ön plana çıkmakta. Asla unutmamak lazım Akasya çiçeği ile at pisliğinin kokusu aynıdır, sadece yoğunlukları farklıdır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.