enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,6042
EURO
17,4009
ALTIN
970,69
BIST
2.401,96
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
27°C
İstanbul
27°C
Açık
Perşembe Açık
28°C
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Pazar Açık
27°C

Mülteci karşıtı söylem çocukları vuruyor

Mülteci karşıtı söylem çocukları vuruyor
21 Haziran 2022
0
A+
A-

İSTANBUL – UHA HABER / Mülteci çocuklarla çalışan psikolojik danışmalar, nefret söyleminin okullarda akran zorbalığına ve ayrımcılığa neden olduğuna dikkat çekiyor. On ilde okullarda başlatılan uyum projesine katılan öğretmenler anlattı.

“Sınıfımızda birçok şeyler değişti. Empati kurmayı öğrendik.”

Mersinli 10 yaşındaki Ecrin, 6’sı Suriyeli, 1’i Iraklı 23 öğrencinin eğitim gördüğü bir devlet okulunda okuyor. Ayrımcılıkla mücadele etmek için hayata geçirilen bir projenin sonunda, sınıf öğretmeni Suna Yelçi’ye bu notu iletmiş. Ecrin gibi proje sayesinde empati kurmayı öğrendiğini düşünen çocukların sayısı az değil.

Çoğunluğu Suriyeli olan mülteci çocukların sosyal uyumlarını artırmayı hedefleyen “YanYana Projesi”, Türkiye’nin mülteci nüfus oranı en yüksek 10 ilinde, yani Kilis, İstanbul, Mersin, Hatay, İzmir, Bursa, Adana, Antep, Urfa, Konya’da uygulandı. Birey ve Toplum Ruh Sağlığında İZ Derneği (Bir İZ), AB Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupa Aracı desteği ve Milli Eğitim Bakanlığı ile yürütülen, ayrımcılığı azaltma ve kaynaştırma odaklı interaktif etkinliklerden oluşan proje, 40 binden fazla ilkokul ve ortaokul öğrencisine ulaştı.

Ancak projenin İstanbul’da düzenlenen basın toplantısına katılan psikolojik danışman ve öğretmenlerin de dediği gibi, başarıya ulaşmak kolay olmadı. Bunun nedenlerinden biri, Urfa’da görevli psikolojik danışman Mehmet Ağaç’ın Albert Einstein’ın hatırlattığı sözünden kaynaklanıyor:

“Önyargıları kırmak  atom çekirdeğini parçalamaktan daha zor.”

Kasaba Doktoru_680*100 banner

“Tek başlarına oturuyor, içlerine dönüyorlar”

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan bir rapora göre, 2022 itibari ile Türkiye’de yabancı uyruklu çocukların yüzde 68,51’i eğitim alabiliyorken yüzde 31,49’u eğitim hakkından mahrum kalıyor. Rapor, Türkiye’de bulunan okul çağındaki Suriyeli çocukların ise yaklaşık üçte birinin okula hiç gidemediğini ortaya koyuyor. Resmi verilere göre, okula gidemeyen Suriyeli çocuk sayısı 393 bin 547. Eğitimine devam edebilen mülteci çocuklar ise okul ortamında sıklıkla ayrımcılık ve ötekileştirmeye maruz kalıyor.

Türkei Veranstaltung für Flüchtlingskinder
Fotoğraf: Burcu Karakas/DW

YanYana Projesi’ne katılan öğretmenler, öğrencilerle yaptıkları çalışmalarda yemek ya da müzik gibi kültürlerarası benzerliklere odaklandıklarını, bu çalışmalar sırasında kendi önyargılarının da kırıldığını dile getiriyor. Çocukların önyargılarının genelde evde duyduklarından kaynaklandığını dile getiriyorlar. DW Türkçe’ye konuşan, Urfa Akçakale’de bir köy okulunda çalışan psikolojik danışman Ayda Yılmaz, öncelikle önyargıların beslendiği kanalları yıkmak gerektiğini belirtiyor.

TRT_Francais_680*100 banner

“Ayrımcılık çok var. Arap öğrenciler dışlanıyor. Oyuna alınmıyorlar. Tek başlarına oturuyorlar, kendi içlerine dönüyorlar. ‘O Arap, bizden değil’ gibi söylemler olabiliyor. Bu söylemin beslendiği çok alan var. Aile besleyebiliyor ya da televizyonda duyabiliyor. Dili düzeltmek, ‘Ben’ değil, ‘Biz’ diyebilmek önemli.”

İzmir’de çalışan psikolojik danışman Tülay Kaya, bir Suriyeli öğrencisinin sınıfta “istenmeyen kişi” ilan edildiğini aktarıyor. Çocuğun devamsızlığı üzerine durumun ayırdına vardığını söyleyen danışman, “Onun gelmediği günlerde sınıfın adeta bayram ettiğini, Suriye’de okurken ise okul birincisi olduğunu öğrendim. Dil sorunu nedeniyle kendini burada gösteremiyordu” diyor.

Mülteci karşıtı söylem nedeniyle okullarda akran zorbalıkları da yaşanıyor. DW Türkçe’ye konuşan Hatay Antakya’da görevli psikolojik danışman Buse Karakadılar, tanık olduğu bir olayı anlatıyor:

“Türk öğrenciler rehberlik odasını dahi sahipleniyor. ‘Burası Türklerin, biz buradayız. Girme’ diyenler olabiliyor. Bunu duyan mülteci öğrenciler arasında kendisini iletişime kapatan, sanki gözünün ışığı sönen çocuklar gördüm.”

Hatay Antakya'da görevli psikolojik danışman Buse Karakadılar
Hatay Antakya’da görevli psikolojik danışman Buse Karakadılar Fotoğraf: Burcu Karakas/DW

“Bu sene sınıfımda daha az Türk öğrenci var”

Karakadılar’ın 13 yaşında Suriyeli bir kız öğrencisi olmuş. Psikolojik danışman, 10 yıl önce Türkiye’ye sığınan ailenin kızıyla yaptığı görüşmeyi unutamıyor.

“‘Hayatımda siyah dışında hiçbir renk yok’ demişti. Proje kapsamında yaptığımız görüşmeler sonunda renkli kıyafetler giymeye başladı. Tuval almıştım kendisine, resimde iyiydi. Resim yapmaya başladı. Resimleriyle yarışmalara katıldı.”

Buse Karakadılar’a göre, Hatay ili Suriye ile komşuluğu nedeniyle ayrımcılık konusunda Türkiye’deki birçok kentten daha avantajlı durumda. Çocukların sınıflara evde duyduklarını taşıdığını o da söylüyor.

“‘Çocuklarımın onlarla okumasını istemiyorum’ diyen çok veli var. Mesela, bu sene sınıfımda geçen senelere göre daha az Türk öğrenci var.”

Mültecilerin yoğunlukta yaşadığı illerin başında İstanbul geliyor. İstanbul’un Gaziosmanpaşa ilçesinde görev yapan, ismini vermek istemeyen bir psikolojik danışman da mülteci çocukların dışlandıklarını, oyunlara alınmadıklarını, “O yabancı, anlamaz”, “O Suriyeli, bilmez” gibi sözlerle etiketlendiklerini aktarıyor. Okulunda Ukrayna, Afganistan, Pakistan ve Suriye’den gelen çocuklar bulunan öğretmen, çift taraflı akran zorbalığına dikkati çekiyor:

“Çocukların farklılıklara saygı göstermesi için eğitimler yapıyoruz. Ötekileştirmenin ortadan kaldırılması için çalışıyoruz. Her iki taraf da akran zorbalığına maruz kalabiliyor. Mülteci çocuklar dil problemi nedeniyle kendilerini ifade edemediklerinde fiziksel davranışlarda bulunabiliyor. Hiç Türkçe bilmeyen, yani hiç iletişim kuramayan öğrencilerim var.”

Mülteci çocuklarla Türkiyeli çocukların bir arada yaşamasını kolaylaştırmak amacıyla uygulanan projeye katılan dördüncü sınıf öğrencisi İremsu’nun sözleri ise çocuklar arasında köprü kurabilmenin önemine işaret ediyor.

“Bence sevgiyi, görgüyü tüm dünya görsün. Çok güzel oyunlar oynadık. İyi ki oyunlarımızı oynamışız.”

HABER : Burcu KARAKAŞ

Burcu Karakaş Çalışmaları insan hakları alanında yoğunlaşan İstanbul merkezli gazeteci.

***

Burcu Karakaş

İnsan hakları, toplumsal cinsiyet, göç konularında haberler yapan gazeteci.

Çalışmaları insan hakları alanında yoğunlaşan Burcu Karakaş, on yılı aşkın süredir insan hikayeleri anlatmasına ve sesi duyulmayanlara ses olmasına fırsat tanıyan mesleğine tutkuyla bağlı.

Yüksek lisansını uluslararası ilişkiler ve gazetecilik üzerine Boston Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra Türkiye’de dış haberler editörü olarak çalışmaya başladı. Çeviri yapmaktan sıkılınca insan haklarına olan ilgisinin peşinden giderek haber araştırma servisine geçti. Etnik, cinsel ve dini azınlıkların hikayelerine odaklandı. Yıllar içinde açlık grevindeki mahkumlardan çocuk yaşta evlendirilenlere, 2013 Tahrir Protestoları’ndan Gazze’deki yaşam koşullarına kadar, birçok alanda haber yapma şansı oldu. Suriye’de iç savaşın başladığı 2011’den beri mültecileri yakından takip ediyor. Haberleriyle çok sayıda ödül alan Burcu, AB Araştırmacı Gazetecilik Ödülü’nün iki kez sahibi oldu. “Logan Nonfiction Fellowship” gazetecilik programının 2019 bursiyeri.

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştirDeutsche Welle

[UHA Haber Ajansı, 21 Haziran 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.