enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:16 Uluslararası Deneyimler Çerçevesinde Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı
00:11 ICE’a Tepki Büyüyor
00:10 TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, “Türk hukukuna göre Türkiye’de otel ve tur pazarlamak seyahat acentalarının işi”
00:09 ‘Kürtlere Karşısınız’ Söylemi Neye Hizmet Ediyor?
00:08 “Habib-i Neccar”ın böyle dimdik ayakta olduğunu görenler Antakya’nın yeniden hayata döndüğüne kalben inanıyor”
00:05 Katil, soykırımcı, terör örgütü ve lanetli İsrail’e, Türkiye ve 7 ülkeden kınama
00:04 Kocaeli’n ‘Körfezray Metro Projesi’nde saha çalışmaları planlanan takvime göre hızla devam ediyor…
00:04 ABD’de Politik Çekişmeler ve Ermeni Diasporasının Etkisi: Dr. Mehmet Öz örneği
14:42 Gazze Şeridi’nin dünyaya açılan ve Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı’nın “deneme” amaçlı açıldığı duyuruldu…
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:39 Bakanı Kacır, “KOSGEB Acil Destek Kredi Programı kapsamında 2 bin 120 KOBİ’ye 1,9 milyar lira kredi sağlandı”
06:35 UHA / İnternational News Agency’n kısa kısa ‘Yurttan ve Dünyadan’ Kahvaltı Haberleri
06:27 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:05 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
04:34 DEVA Partisi’nden Suriye Açıklaması: “Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocuklar ödemekte”
00:39 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
00:29 RTÜK Başkanı Daniş: TRT, ülkemizin sesi, hafızası ve ortak değeri olmaya devam ediyor
00:22 Meteoroloji’den kritik uyarı: Sel, su baskını ve fırtınaya dikkat
00:09 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Kahramanmaraş’ta, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu
TÜMÜNÜ GÖSTER →

‘Kürtlere Karşısınız’ Söylemi Neye Hizmet Ediyor?

‘Kürtlere Karşısınız’ Söylemi Neye Hizmet Ediyor?
A+
A-

Kürtlerin çocukları zorla dağa çıkarılırken, onların hakkı yok muydu? PYD, kendinden olmayan Kürtleri öldürürken, yerinden ederken, destek verdiği yapıları yok ederken, Kürtlerin hakları yok muydu?

Nebi MİŞ (@nebimis) / X

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

PKK ve SDG’nin Suriye’de kaybetmesinin ardından örgüt yapıları ve DEM Parti, devleti ve iktidarı “Kürt karşıtlığı” ile suçladılar. Hatta, bazıları daha ileri giderek “Kürt düşmanlığı yapıyorsunuz” dediler. Hâlâ bu söylem üzerinden kampanya devam ediyor.

Son yıllara kadar, geçmişin hafızası ve konjonktürel etkilerle bu tür söylemlerin bir karşılığı vardı. PKK’nın Kürtler üzerinde vesayetinin devamında ideolojik katı ezberler kullanışlıydı.

PKK/PYD’nin Kürtler üzerindeki vesayeti, baskısı, şiddeti zaten biliniyordu. “Demokrasi”, “barış”, “insan hakları” gibi örgüt propagandaları ile Kürtler üzerindeki vesayetin perdelendiği açıktı. Ama artık, Kürt karşıtlığı söylemi üzerinden üretilen manipülasyonların miadı doluyor. Suriye’de, örgütün yaptıkları her anlamıyla ve tüm yönleriyle ifşa oldu.

PYD’nin yenilmesini, Kürtlerin hakları söylemi üzerinden mecrasından saptıranlara sormak gerekir: Kürtlerin çocukları zorla dağa çıkarılırken, onların hakkı yok muydu? PYD, kendinden olmayan Kürtleri öldürürken, yerinden ederken, destek verdiği yapıları yok ederken, Kürtlerin hakları yok muydu? Örneğin, Suriye’nin kuzeyindeki Barzani’ye yakın olan grup ve partiler, PYD tarafından şiddete uğradığında, onları destekleyenler göçe zorlandığında, bugün “Kürtlerin hakları” diyenlerin hiçbirinin sesi çıkmamıştı.

Kürt sizden olmayınca herhangi bir hakkı yok mu?
Örgüt baskısı kalkınca Esad rejiminin şiddet ve baskı yöntemlerinin aynısının SDG bölgesinde de yapıldığı tanıklıklarla ortaya çıkıyor. Bunların çoğu bilinmesine rağmen, niçin bir gün çıkıp, “Esad’ın yöntemlerinin aynısını kim yaparsa biz ona karşıyız” demediniz? Bu sorunun benzeri bir televizyon programında SDG’nin yaptıklarını savunan bir akademisyene sorulunca, “Savaş koşulları” demişti. Esad da aynısını söylüyordu.

Suriye’de örgüt sadece kontrol ettiği alanları kaybetmekle kalmadı, aynı zamanda bugüne kadar algılarla oluşturduğu söylem gücü de kaybetti. Bunun sonuçlarını uzun olmayan bir gelecekte göreceğiz.

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli, örgüt ve uzantılarının propaganda savaşını etkisizleştirmek için büyük çaba gösterdi. Her iki lider de, Ziya Gökalp’in sözlerine atıf yaparak, “Türk ile Kürtlerin birbirini sevmesi hem dini hem de siyasi bir farzdır. Kürtleri sevmeyen bir Türk varsa Türk değildir. Türkleri sevmeyen bir Kürt varsa Kürt değildir” şiarını bir ok konuşmasında tekrar ettiler. Bölgede güçlü, kalıcı ve müreffeh olmanın yolunun Kürt, Türk, Arap ittifakından geçtiğini vurguladılar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esad döneminde Kürtlerin haklarının verilmesi için çaba gösterdi. Bu konuda açıklamaları var. Esad devrildikten sonra da, Türkiye’nin bu konudaki hassasiyeti devam etti.

Karşı çıkanlar da, Türkiye’nin sadece Suriye’de değil, Ortadoğu’daki tüm etnik ve dini yapıların hak ve hukukunu korumak için çaba gösterdiğini pekâlâ biliyorlar. Suriye’deki tüm kardeş halklar gibi Kürtlerin de huzurunun teminatının Türkiye olacağını öngörmek zor değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yönünü Ankara’ya ve Şam’a dönenler kazanacak. Kıblesini şaşırıp kendisine yeni yabancı patronlar arayanlar kaybedecek” demişti. Dediği gerçekleşti.

Örgüt baskısı olmadan, Kürtlere “yönünüzü Ankara ya da Şam’a mı, yoksa İsrail’e mi dönersiniz” diye bir soru sorulsa, örgüt dışındaki tüm Kürtlerin cevabı Ankara ya da Şam olur. Ama Kürtler üzerinde baskıyı devam ettirmenin yolunun yabancı patronlardan geçtiği için terör örgütü, Kürtlerin yönünü başka yerlere kanalize etmek için zorluyor.
Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki PYD/ SDG yapılanmasına yönelik tutumunu, Kürt düşmanlığı olarak görenler, PKK’nın Kürtler üzerindeki vesayetinin devam etmesini isteyenlerdir. SDG’nin çökmesi, Kürtlerin kaybı değildir. Kürtleri bir örgütsel yapıya indirgemek, Kürtleri savunmak değildir. Örgütsel çıkarları savunmak da Kürtleri savunmak değildir, bu ancak, silahlı bir yapının kalkanı olmaktadır.

Terör örgütü Suriye, Irak ve Türkiye’de tasfiye olduktan sonra yepyeni bir siyasi ve toplumsal iklim ortaya çıkacaktır. Siyasal ve toplumsal alan her anlamda çoğullaşacaktır. Bu da Kürtlerin geleceği açısından hayırlı olacaktır.

Son söz, Kürtlerle örgütü ayrıştıran bakış açısının, söylemin ve uygulamanın topyekûn devam etmesi ve bu konuda hassasiyet gösterilmesi, manipülasyonların işlevsizleştirilmesi için elzemdir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.