enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
21:31 Amatörde Muhteşem Final: 1. Lig’in Son Yolcusu Derbent Esnaf Spor Oldu!
20:52 Aston Villa’nın tecrübeli kalecisi Emiliano Martinez, “Kendime ve takıma güveniyorum”
20:40 Dışişleri: Yunanistan işlediği vahşet suçlarının üzerini örtmeye çalışıyor
00:15 TÜİK 2026 Mayıs Tüketici Güven Endeksi verilerini açıkladı
00:15 KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, “Cumhurbaşkanlığı’nın görev alanına ilişkin beş temel başlığı koruyorum”
00:13 Avrupa’nın vizyon eksikliği ve Fransa’nın romantizmi felaketi haber veriyor
00:09 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye bölgesinin istikrar adası olarak temayüz etmiştir
00:08 Semerkant’tan Yükselen Yeni Vizyon: Özbekistan’ın Değişen Jeoekonomik Kimliği
00:07 Tatneft direktörü Bikmurzin: Türkiye’de Maleik Anhidrit üretimi için planlanan petrokimya projesinden çekildi.
00:06 EMPERYALİZM DOSYASI : Emperyalist’lere Karşı Ne Yapmalıyız ???
00:05 Dışişleri Bakanı Fidan, “Almanya’daki temaslarda ikili ilişkiler ve bölgesel ile küresel gelişmeleri ele aldık”
00:04 Pekin Zirvesi 2026: Tek bir dünya düzeninin sonuna dair
00:04 Bir Öğrenci Derneği’nden Daha Fazlası ve Hollanda’da Türk Gençliği’nin Yuvası ‘ANATOLİA’
00:03 Çocukları cezalandırmak şiddeti durdurmuyor: Çözüm, önleyici ve onarıcı sistemlerde
00:03 Rus akademisyenden ‘lira’ uyarısı
00:02 (TÜHA) Türkuaz Uluslararası Haber Ajansı, DW ve Euronews abonesi
00:02 Gazeteci İlhan KARAÇAY Yazdı: Türkiye “Nadir Toprak Elementleriyle” Avrupa Birliği’ne Girebilir mi?
00:01 Türkiye İstatistik Kurumu, nisan ayına ilişkin motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı
00:00 “Ayın Tarihi” dergisinin 600. sayısı yayında
16:05 Ömür Çelikdönmez yazdı; Golan–Yermuk–Taberiye hattından Mazlum Abdi trafiğine: Türkiye için yeni jeopolitik eşik
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Küresel Sistemde Kalıcı Savaş Döngüsü

Küresel Sistemde Kalıcı Savaş Döngüsü
5 Nisan 2026
18
A+
A-

İran ile bir ateşkes sağlansa bile, kalıcı ve sürdürülebilir bir barışın sağlanması çok zor. Savaş sonrası toparlanmayı baltalayacak girişimlere ve devleti içten çökertmeye dönük müdahalelere ABD ve İsrail devam edecektir.

Nebi MİŞ (@nebimis) / X

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

Trump, İran’a yönelik savaşla ilgili konuşurken aynı konuşmanın içinde hem zafer ilan ediyor hem de müzakerenin devam ettiğini söylüyor. Yine aynı konuşmada savaşı tırmandıracak açıklamalarda bulunarak, “İran yerle bir olmaya hazır olsun” diyebiliyor.

Bu tür açıklamaların anlık pozisyon değişimi mi yoksa koordineli bir strateji mi olduğunu kestirmek zor. Trump’ın yakın çalışma çevresi bile olup bitene tam teşhis koyamıyor.

Ancak Trump bu çelişkili açıklamaları, büyük ihtimal kendi zihninde, “eşzamanlı bir strateji kuruyorum” diye düşünüyor. Bir yandan savaşı kazandığını ilan ederek iç kamuoyunu konsolide ettiğini, diğer yandan müzakere kapısını açık tutup baskıyı sürdürerek İran’ın maksimalist bir tutum almasını engellediğini varsayıyor. Trump için sahadaki gerçeklik, bu konuşmalarda ikinci planda. İlk düşündüğü şey, güçlü lider algısının korunması.

Trump olayların değişimine göre ya da anlık karar değiştirebiliyor. Buna en iyi örnek, yakın dönemde açıklanan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi‘nde savaşlarla ilgili söylediklerinin tam tersi bir yöne doğru hızla yol almasıdır.

Trump’ın Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde ABD’nin küresel rolü yeniden tanımlanmıştı. Buna göre, ABD kurucu ilkelerine dönecek, diğer ülkelerin içişlerine karışmayacak, sürekli savaşlardan kaçınılarak müttefiklerin savunma maliyetlerini Amerikan halkına yükleyen dış politika pratiğinden vazgeçecekti.

Ama öyle olmadı. Trump yakın dönemde küresel ve bölgesel maliyeti en yüksek sıcak savaşlardan birini başlattı.

Trump, “müttefiklerin maliyeti” denince büyük ihtimal Avrupa aklına geliyor. İsrail’i ayrı bir devlet ya da müttefik olarak görmüyor. Başkan öyle görmese de ABD toplumunda, “İsrail’in savaşı bizim savaşımız değildir” diyenlerin sayısı giderek artıyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİR BARIŞIN ZORLUĞU

İran ile bir ateşkes sağlansa bile, kalıcı ve sürdürülebilir bir barışın sağlanması çok zor. Savaş sonrası toparlanmayı baltalayacak girişimlere ve devleti içten çökertmeye dönük müdahalelere ABD ve İsrail devam edecektir.

İran ise vekilleri üzerinden bölgesel baskı ve hegemonya arayışını sürdürmeye çalışacaktır. Anlaşma maddelerinde olsun ya da olmasın, Hürmüz Boğazı’nda fiili durum oluşturarak geçişlerden ve körfez ekonomik modelinden pay almaya çalışacaktır. Bu da gerginliği sürekli hale getirecektir. Diğer taraftan, İran içerdeki konsolidasyonu sürdürebilmek için dış politikasında gerginliği sürekli ve belirli bir eşikte tutmayı deneyecektir.

İran ayrıca, “bedelini ödedim” diyerek ve “istersem yeniden küresel ekonomiye zarar verebilirim” kozuna yaslanarak, aşırı silahlanma ve nükleer silah elde etme çabalarından vazgeçmeyecektir. Bu da İran’a yönelik yeni saldırıların önünü açabilecektir.

İsrail, öncelikle İran’da kalıcı bir barışı sabote edecek. Her halükarda bir ateşkese ulaşılsa bile Lübnan’ı bunun dışında tutmaya çalışacaktır. Lübnan ve Suriye’de işgallerini pekiştirmenin yollarını arayacak ve bölgede yayılmacı ve istikrarsızlaştırıcı hedefi için saldırganlığından vazgeçmeyecektir. Ayrıca, Netanyahu ve radikal ekibinin teolojik hedefleri artık İsrail’de bir devlet politikası haline gelmiştir.

Trump, İran savaşından zayıflayarak çıkarsa bunu telafi etmeye çalışacaktır. “Gerçeklik dayatma gücü“nün aşındığını görürse daha agresifleşebilir. İç kamuoyunda ve partisinde kontrol kaybı yaşarsa risk alır. Bu kaybı örtmek için dışarıda “kolay zafer” arayacaktır. Küba‘ya ya da Grönland’a yönelmesi bu yüzden şaşırtıcı olmaz.

Trump ayrıca, yaşadığı kaybın ya da karizma aşınmasının sorumluluğunu üstlenmek yerine dışsallaştırmaya çalışacaktır. Başarısızlığın faturasını, çalışma ekibine, müttefiklere, NATO’ya ve uluslararası sisteme kesmeye çalışacaktır. Özellikle NATO ve Ukrayna-Rusya savaşı gibi başlıklarda Avrupa’yı rahatsız edecek daha sert ve radikal tutumlara yönelebilir.

Ayrıca Trump’ın her yeni müdahalesi, var olan ya da potansiyel bölgesel çatışmaları derinleştirecektir. Büyük güç rekabetinin seyrine de etki edecektir. Dolaysıyla yakın dönemde sürdürülebilir küresel ve bölgesel barışa ulaşmak zordur. Kalıcı savaş döngüsü normalleşerek yeni statükoyu oluşturmaya doğru gitmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.