enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:08 Hollanda’da Türk Gençlerine Çağrı: “İki Dil, İki Dünya” Podcast Yarışması Başladı
00:55 Kazakistan’da Anayasal Dönüşümün Yeni Safhası: Referandum ve Devlet Tasarımı
00:46 Küba’da Enerji Krizi ve Protestolar
00:01 Kocaeli’nin Gönül Köprüsü: “Kocaeli Abisi” Ramazan Bilançosunu Açıkladı!
22:45 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İngiltere’nin ABD’ye askeri üs sağlamasını eleştirdi
14:39 ABD, İsrail, İran savaşından son gelişmeler…UHA / İnternational News Agency’nda
13:44 Bakan Uraloğlu: “Türkiye’nin ilk hızlı tren fabrikası bu yıl içerisinde hizmete alınacak”
13:06 Haluk Özsevim: AKRA Gran Fondo, sadece bir yarış değil, bir yaşam tarzı
10:31 Rusya’dan İran füzeleri iddiası
00:31 İran Krizi ve Türkiye’nin Diplomatik Rasyonalitesi: Normsuzluk Çağında İtidal
00:04 Mısırlı Yazar-Araştırmacı Prof. Ahmed El-Cendi yazdı: İsrail-ABD, İran savaşı sürecinde İsrail Türkiye’den Ne İstiyor?
11:38 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
07:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
07:43 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:26 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
05:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:59 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Kazakistan’da Anayasal Dönüşümün Yeni Safhası: Referandum ve Devlet Tasarımı

Kazakistan’da Anayasal Dönüşümün Yeni Safhası: Referandum ve Devlet Tasarımı

* 15 Mart referandumu, bugünün oylamasını aşan ve ülkenin önümüzdeki yıllardaki yönünü tayin eden stratejik bir siyasal metin olarak okunabilir.

* Yeni anayasa tartışmasının merkezinde, devlet kapasitesini koruyan fakat kurumsal işleyişi daha berrak hale getirmeye çalışan bir tasarım arayışı bulunmaktadır.

*Kazakistan, devlet aklını daha rafine bir çerçevede yeniden düzenlemekte ve bunu bölgesel güç dengeleriyle uyumlu bir kurumsal dille yapmaktadır.

* İşte detayı!…

UHA / İnternational News Agency

Göktuğ ÇALIŞKAN,ANKASAM | Ankara Kriz ve Siyaset ...

(ANKASAM) Uluslararası İlişkiler uzmanı Göktuğ ÇALIŞKAN

ANKARA, 21 MART 2026

Ankara’da Türkiye’nin saygın, güvenilir düşünce kuruluşlarından Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Uluslararası İlişkiler uzmanı Göktuğ ÇALIŞKAN, ANKASAM için “Kazakistan’da Anayasal Dönüşümün Yeni Safhası: Referandum ve Devlet Tasarımı” bir yazı (Analiz) kaleme aldı.

Kazakistan’da anayasal düzen tartışmaları uzun yıllar boyunca daha çok teknik bir hukuk alanı, uzman çevrelerinin takip ettiği sınırlı bir müzakere zemini olarak değerlendirilmiştir. 15 Mart 2026 referandumu ise bu başlığı çok daha geniş bir siyasal ve toplumsal bağlama taşımıştır. Sandığa giden Kazakistan vatandaşları sadece anayasa metninin maddeleri hakkında görüş bildirmemiş, ülkenin önümüzdeki dönemde hangi kurumsal mimari üzerinden ilerleyeceğine dair iradelerini de ortaya koymuştur.

16 Mart tarihi itibarıyla oluşan durum, bu sürecin sıradan bir hukuki revizyon olarak okunamayacağını göstermektedir. İlk resmi verilere göre katılım oranı yüzde 73,24 olarak açıklanmış, iki ayrı çıkış anketi anayasa taslağına desteğin yüzde 86,7 ile yüzde 87,4 bandında seyrettiğini ortaya koymuştur.[i] 10 bin 388 sandığın kurulduğu ve 12 milyon 461 bin 796 seçmenin oy kullanma hakkına sahip olduğu bir referandumda ortaya çıkan bu veri, devlet-toplum ilişkisinin yeni bir kurumsal çerçeve etrafında yeniden tanımlandığını düşündürmektedir.[ii]

Kazakistan’ın bağımsızlık sonrası siyasal gelişimi devlet inşası, ekonomik dönüşüm ve dışa açılma dinamiklerinin iç içe geçtiği bir çizgide ilerlemiştir. Nazarbayev döneminde şekillenen kurumsal yapı, geniş coğrafyada kamu otoritesinin tesisi, toplumsal bütünlüğün korunması ve uluslararası sistem içinde öngörülebilir bir devlet kimliğinin yerleşmesi gibi hedeflere dayanıyordu.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Sayın Kasım Cömert Tokayev döneminde belirginleşen reform süreci ise bu mirası farklı bir yorumla güncellemektedir. 2022 yılında yaşanan sarsıntılar, siyasal sistemin yalnız güvenlik boyutuyla ele alınamayacağını, temsil, meşruiyet ve kurumsal denge başlıklarının daha dikkatli biçimde işlenmesi gerektiğini açık biçimde göstermişti. 15 Mart 2026 referandumu da bu uzun yeniden yapılanma çizgisinin yeni halkası olarak öne çıkmaktadır. Tokayev’in referandum günü yaptığı açıklamada anayasa çalışmasının birkaç yıla yayılan bir hazırlık sürecinin ürünü olduğunu vurgulaması bu adımın ani bir yön değişikliği olarak görülmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır.[iii]

Yeni anayasa tartışmasının merkezinde, devlet kapasitesini koruyan fakat kurumsal işleyişi daha berrak hale getirmeye çalışan bir tasarım arayışı bulunmaktadır. Dışarıdan bakıldığında en dikkat çekici unsurlar arasında tek dönemli yedi yıllık cumhurbaşkanlığı süresinin sürdürülmesi, başkanlık makamının çerçevesinin yeniden tanımlanması, başkan yardımcılığı makamının geri getirilmesi ve yasama yapısında sadeleşmeye gidilmesi yer almaktadır.

Burada asıl mesele, yürütmenin gücünü tek başına artırmak ya da azaltmak gibi dar bir tartışma değildir. Esas konu geniş coğrafya, karmaşık bölgesel çevre ve ekonomik dönüşüm ihtiyacı dikkate alındığında karar alma kapasitesi ile kurumsal denge arasında nasıl bir uyum kurulacağıdır. Kazakistan’ın yeni anayasa girişimi tam da bu soruya cevap üretmeye yönelmektedir. Bu nedenle metni sadece hukuk tekniği üzerinden okumak yetersiz kalacaktır. Daha doğru yaklaşım, onu devlet tasarımına ilişkin stratejik bir düzenleme olarak ele almaktır.

Referandumun dikkat çeken yönlerinden biri de meşruiyetin üretim biçimidir. Gün içinde açıklanan katılım verileri, sabah saatlerinden itibaren sürecin canlı bir seyir izlediğini göstermiştir. Saat 10.00 itibarıyla katılım yüzde 19,21’e, 16.00 itibarıyla yüzde 64,43’e ulaşmış, gün sonunda ise yüzde 73,24 seviyesine çıkmıştır.[iv] Bölgesel dağılım, ülkenin farklı toplumsal ritimlerini de yansıtmaktadır. Karagandı, Kızılorda, Aktöbe, Şımkent ve Türkistan gibi bölgelerde daha yüksek oranlar görülürken Akmola ve Almatı’da daha düşük katılım kaydedilmiştir.

Bu tablo, referandumun ülke genelinde ortak bir siyasal ilgi ürettiğini, fakat bu ilginin her şehir ve bölgeye aynı biçimde yansımadığını düşündürmektedir. Böyle bir fark, Kazakistan’ın toplumsal çeşitliliği açısından doğal karşılanmalıdır. Önemli olan husus, tüm bu farklılıklara rağmen süreç boyunca referandumun ülke çapında canlı, örgütlü ve yüksek görünürlüklü bir katılım üretmesidir.

Uluslararası gözlem boyutu da referandumun anlamını güçlendiren başlıklardan biridir. Merkezî seçim komisyonu tarafından 11 uluslararası kuruluştan ve 38 ülkeden toplam 359 gözlemci akredite edilmiştir.[v] AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi’nin değerlendirme misyonu sahada bulunurken, Türk Devletleri Teşkilatı ile TÜRKPA da gözlem süreçlerine katılmıştır.

TDT misyonunun 15 Mart’ta referandumu doğrudan izlemesi Kazakistan’ın bu süreci tek başına iç hukuk meselesi olarak sunmadığını, bölgesel meşruiyet ve kurumsal görünürlük boyutunu da önemsediğini göstermektedir. Uluslararası gözlemcilerin ilk açıklamalarında örgütlenme kapasitesi, seçmen ilgisi, ilk kez oy kullananların görünürlüğü ve sivil katılımın genişliği vurgulanmıştır. Bu durum, Astana’nın anayasal yenilenmeyi kontrollü ve düzenli bir siyasal süreç içinde yürütme çabasını destekleyen bir çerçeve sunmaktadır.

Referandumun ekonomik ve jeoekonomik yönü de ayrıca dikkat çekmektedir. Kazakistan, hidrokarbon gelirlerinin sağladığı avantajı lojistik merkez olma hedefiyle tamamlamaya çalışan bir ülkedir. Orta Koridor üzerindeki konumu, Hazar bağlantıları, Çin ile Avrupa arasında uzanan ulaştırma hatları ve kritik madenler alanındaki kapasitesi, kurumsal öngörülebilirliği ekonomik bir gereklilik haline getirmektedir. Bu bakımdan anayasal reform, yalnızca siyasal temsil meselesi olarak görülmemelidir.

Uzun vadeli yatırım kararları, enerji projeleri, lojistik koridorlar ve finansal ortaklıklar açısından da işleyen ve hesaplanabilir bir devlet mimarisi büyük önem taşımaktadır. Referandumun yüksek katılım üretmesi ve kısa sürede net bir siyasal sonuç ortaya koyması, Kazakistan’ın bölgesel ortaklarına istikrar ile reformun birlikte yürütülebileceği yönünde güçlü bir sinyal vermektedir. Özellikle küresel kırılganlığın arttığı bir dönemde bu tür sinyallerin ekonomik değeri, çoğu zaman hukuki metinlerin ötesine geçmektedir.

Kazakistan’ın çok vektörlü dış politika anlayışı açısından bakıldığında da söz konusu referandumun önemli sonuçlar ürettiği görülebilir. Rusya ile tarihsel bağlar, Çin ile altyapı ve transit işbirliği, Avrupa ile enerji ve ulaştırma ilişkileri, Türkiye ve Türk dünyasıyla kurumsal yakınlaşma aynı anda yönetilen çok katmanlı bir dış politika tablosu üretmektedir. Böyle bir dış politika çizgisi, içeride kurumsal açıklık ve öngörülebilirlik olduğunda daha etkili çalışmaktadır.

Dolayısıyla referandum, sadece anayasal düzenin geleceğine ilişkin bir oylama değil, bununla beraber dış politika kapasitesini besleyen kurumsal zeminin güncellenmesi olarak da okunabilir. Bu açıdan Astana’nın attığı adım, iç reform ile dış ortaklıklar arasında uyum kurma arayışının parçasıdır. Orta Asya genelinde anayasal ve kurumsal tartışmaların hız kazandığı bir dönemde Kazakistan’ın bu süreci aşamalı, düzenli ve çok boyutlu biçimde yürütmesi, ülkenin bölgesel merkez niteliğini daha da görünür hale getirmektedir.

Sonuç olarak bu referandum, Kazakistan’ın siyasal hafızasını kurumsal yenilenmeyle buluşturan önemli bir dönüm noktasıdır. Burada öne çıkan unsur, reform ile istikrar arasında tercih yapma zorunluluğunun bulunmamasıdır. Astana, son yıllarda verdiği mesajlarda bu iki alanı birbirini tamamlayan iki unsur şeklinde işlemektedir. Referandum sonrası ortaya çıkan veriler de bu yaklaşımın toplumsal karşılık ürettiğini göstermektedir.

Önümüzdeki dönemde asıl belirleyici olan, anayasal metnin içerdiği ilkelerin hangi ölçüde işleyen kurumlara, yatırım güvenliğine, temsilde canlılığa ve karar alma kapasitesine dönüşeceğidir. Bugün için görülen manzara şudur ki Kazakistan, devlet aklını daha rafine bir çerçevede yeniden düzenlemekte ve bunu bölgesel güç dengeleriyle uyumlu bir kurumsal dille yapmaktadır. Bu nedenle 15 Mart referandumu, bugünün oylamasını aşan ve ülkenin önümüzdeki yıllardaki yönünü tayin eden stratejik bir siyasal metin olarak okunabilir.

[i] Ayana Birbayeva, “Kazakhstan Opens Over 10,000 Polling Stations for Constitutional Referendum”, The Astana Times, https://astanatimes.com/2026/03/kazakhstan-opens-over-10000-polling-stations-for-constitutional-referendum/, (Erişim Tarihi: 16.03.2026)

[ii] Aynı yer.

[iii] “Kazakhstan Approves New Constitution in Referendum, Exit Polls Say”, Reutershttps://www.reuters.com/world/asia-pacific/kazakhstan-approves-new-constitution-referendum-exit-poll-says-2026-03-15/, (Erişim Tarihi: 16.03.2026).

[iv] “Tokayev Addresses Constitutional Reform, Vice Presidency and Foreign Policy at Referendum Briefing”, The Astana Timeshttps://astanatimes.com/2026/03/tokayev-addresses-constitutional-reform-vice-presidency-and-foreign-policy-at-referendum-briefing/, (Erişim Tarihi: 16.03.2026).

[v] Aiman Nakispekova, “Foreign Observers Cite High Turnout, Smooth Voting in Kazakhstan Referendum”, The Astana Timeshttps://astanatimes.com/2026/03/foreign-observers-cite-high-turnout-smooth-voting-in-kazakhstan-referendum/, (Erişim Tarihi: 16.03.2026).

***
Yazar hakkında

Göktuğ ÇALIŞKAN

Göktuğ ÇALIŞKAN

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde lisans eğitimi alan Göktuğ ÇALIŞKAN, aynı süreçte çift anadal programı kapsamında üniversitenin Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yer alan Uluslararası İlişkiler bölümünde de eğitim görmüştür. 2017 yılında lisans mezuniyetini tamamladıktan sonra Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde yüksek lisans programına başlayan Çalışkan, bu programı 2020 yılında “Hindistan Şiiliği ve İran’ın Hindistan Politikasının Yumuşak Güç Çerçevesinde Değerlendirmesi: Kontrüktivist Bir Bakış” adlı teziyle başarı ile tamamlamıştır. 2018 yılında ise çift ana dal programı kapsamında eğitim gördüğü Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olmuştur. Millî Eğitim Bakanlığı Yurtdışı Seçme ve Yerleştirme (YLSY) programı kapsamında Fransa’da dil eğitimi alan Göktuğ Çalışkan, ardından Fas’ta bulunan Uluslararası Rabat Üniversitesinde 2. yüksek lisansını “La Présence Chinoise En Afrique Et L’évaluation De La Politique Africaine De La Chine Dans Le Contexte Du Projet « La Ceinture Et La Route » : Les Cas du Kenya et de l’Ouganda” (Çin’in Afrika’daki Varlığı ve Çin’in Afrika Politikasının Kuşak ve Yol Projesi Bağlamında Değerlendirilmesi: Kenya ve Uganda Örnekleri) teziyle 2022 yılında tamamlamıştır. Aynı zamanda Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi olan Çalışkan, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde de doktorasına devam etmektedir. Çalışkan, ayrıca YLSY kapsamında Fas’ta yine Uluslararası Rabat Üniversitesi’nde doktoraya başlamıştır. Ankasam Uluslararası İlişkiler uzmanı olarak çeşitli konularda röportajları ve analizleri bulunan Çalışkan, kitap bölümleri, makaleler ve kitap incelemelerine de devam etmektedir. Çalışkan, iyi derecede İngilizce ve Fransızca bilmekte olup, Çin-Afrika İlişkileri, Sahel, Sahel’de Din ve Güvenlik, İran, Şiilik, Hindistan, Gıda Güvenliği, Afrika’da İklim, İsyanlar ve Terörizm, Afrika Jeopolitiği, Kuşak ve Yol Projesi, Orta Asya üzerine akademik çalışmalarını sürdürmektedir.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.