enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
21:43 ABD’de Halkbank aleyhinde 9 yıldır süren ceza davası mahkeme onayıyla son buldu.
21:39 Yurdun iç batı kesimlerinde yarın beklenen yerel kuvvetli yağış nedeniyle 19 il için “sarı” kodlu uyarıda bulunuldu.
11:06 Gram altın, güne düşüşle başlamasının ardından 6 bin 441 liradan işlem görüyor
10:50 Yapay zeka dolandırıcılığı geçen yıl dünyaya 442 milyar dolar kaybettirdi
00:25 Yükselen sıcaklıklar sanayi tesislerinde yangın riskini artırıyor
00:14 İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi, İzmit Körfezi’ni adeta yeniden canlandırdı…
00:06 Silivri Belediye Başkanı görevden uzaklaştırıldı
00:05 Etki Odaklı Sohbetler’in konuğu Armaş Vakfı Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Asna Özesmi oldu
11:22 KİAMP’tan Azerbaycan Milli Kurtuluş Günü Mesajı
11:05 Su Politikaları Derneği İklim – Su – Gıda – Güvenlik Erciyes Birinci Uluslararası Zirvesine Katılıyor
10:45 Antalya Büyükşehir Belediyesine yolsuzluk soruşturması: 10 gözaltı
10:39 ABD ile İran arasında anlaşmanın sağlanmasıyla; Altında yükseliş sürüyor…
10:26 Vergi dairelerine borcu olanlara 72 aya kadar taksitle ödeme imkanı getiren düzenleme; Resmi Gazete’de
09:44 Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nden Güncel Kocaeli’ye Anlamlı Ziyaret
00:46 18. Sekapark Altın Kemer Yağlı Güreşleri’nde Nefes Kesen Final
00:45 Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ), Almanya’da yükseköğretim tanıtım faaliyetlerine katıldı
00:36 Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) ve KOSAD, Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi’ne Katıldı
00:29 Kriz Dönemlerinde Parti Tabanı Ne Düşünür?
00:25 Çığır açan tedavilere hasta erişimi EAACI 2026 Yıllık Kongresi’nde ele alındı
00:20 Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü
TÜMÜNÜ GÖSTER →

İstikrarın Stratejik Değeri

İstikrarın Stratejik Değeri
18 Mayıs 2026
12
A+
A-

* Türkiye gibi, çevresi savaşlar, iç çatışmalar, devlet çöküşleri, terör tehditleri, göç dalgaları, ekonomik kırılganlıklar ve büyük güç rekabetinin çatışmaları ile kuşatılmış bir ülke için istikrarlı yönetim milli gücün en önemli unsurudur.

UHA / İnternational News Agency

Nebi MİŞ (@nebimis) / X

Prof. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

ANKARA, 18 MAYIS 2026

Bir önceki gün Kabine toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan“Türkiye belirsizliğin arttığı, insanlığın yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak adından söz ettirmektedir” açıklamasını yaptı.
Bu konuşmanın içinde Türkiye’nin dünyadan pozitif anlamda ayrıştığı, “istikrar adası olma” durumuna da dikkat çekti.

Türkiye’de 23 yıldır istikrarlı bir yönetim olduğu için, güçlü ve tecrübeli bir liderlikle istikrarlı bir yönetimin stratejik değeri tam anlaşılmayabilir.

“İstikrar adası” ifadesi, yalnızca siyasi bir söylem ya da günlük siyasi polemik içinde kullanılan bir kavram olarak görülmemelidir. Ya da sadece bir siyasi pozisyon üzerinden de değerlendirilmemelidir.

Türkiye gibi, çevresi savaşlar, iç çatışmalar, devlet çöküşleri, terör tehditleri, göç dalgaları, ekonomik kırılganlıklar ve büyük güç rekabetinin çatışmaları ile kuşatılmış bir ülke için istikrarlı yönetim milli gücün en önemli unsurudur.

Son yıllarda birçok gelişmiş ülke, siyasi parçalanma, liderlik boşluğu, ekonomik durgunluk, savunma ve güvenlik açığı ve toplumsal kutuplaşma ile boğuşmaktadır.
Bugün sürekli savaş halinin yaşandığı dünyada, savunma ihtiyacı, enerji güvenliği, gıda tedariki, göç, dezenformasyon, ekonomik sorunlar, toplumsal ayrışmalar birçok ülkenin yönetim kapasitesini zorlamaktadır. Karar alma ve uygulama patrikleri kolay olmadığı için birçok ülke mevcut potansiyelini bile kullanamamaktadır.

İçinde bulunduğumuz dönemde devletlerin asıl gücü, askeri imkânlar ya da ekonomik büyüklüğün yanında, karar alma sürekliliğindekurumsal koordinasyonda, siyasi liderliğinde ve krizleri yönetebilme becerisinde ortaya çıkmaktadır.

Türkiye geçmişte siyasi ve yönetsel istikrarsızlığın bedelini ödemiş bir ülkedir. İnsan hafızası, geçmişi çoğu zaman nostaljik duygularla hatırladığı için istikrasızlığın kötü sonuçlarını belleğinin gerisine itme eğilimindedir. Hatta, son yıllarda geçmiş nostaljisi iktidar karşıtlığında araçsallaştırıldığı için geçmiş pozitif anlatılarla yeniden üretilebilmektedir.

Halbuki, kısa ömürlü hükümetler, parçalı karar alma mekanizmaları, bürokratik vesayet, ekonomik krizler, güvenlik açıkları ve toplumsal kırılganlık Türkiye’nin potansiyelini sınırlamıştır. Böyle olduğu için de benzer gelişmişlik düzeyine sahip ülkelerden geri kalınmıştır.

İki binli yılların öncesinin yönetim pratiği, karar alamayan, aldığı kararı uygulamayan, ekonomik krizlere açık, terörle mücadelede etkili ve bütüncül strateji geliştiremeyen ve dış politikada reaktif kalan bir Türkiye görüntüsü üretmişti.

İstikrarlı yönetimin psikolojik ve toplumsal yönü önemlidir. Kriz dönemlerinde toplumların en fazla ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, devletin yönünü bildiğine dair güvendir. Belirsizlik ve krizler arttıkça, liderlik, istikralı yönetim ve karar alma becerisi daha fazla önemsenir. Son dönemde yapılan anket sonuçlarında iktidara ve Cumhurbaşkanı’na duyulan güvenin giderek yükselmesinde bu bakış açısının etkisi kolaylıkla görülebilmektedir. İktidarın uzun dönemde, farklı alanlarda geliştirdiği yönetim tecrübesi ve çoklu kriz yönetme kapasitesi topluma süreklilik duygusu ile birlikte güven vermektedir.

Bu bağlamda, “istikrar” vurgusu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sadece siyasi bir başarı anlatısı olarak okunamaz. Türkiye’nin yakın tarihindeki istikrarsızlık tecrübeleri, çevresindeki kriz kuşağı ve bugünkü küresel belirsizlik ortamı dikkate alındığında, istikrar, stratejik bir anlam taşımaktadır.

Yine bu açıdan bakıldığında, Türkiye açısından istikrar, yalnızca iç siyasetin konusu olarak değerlendirilemez. Milli güvenliğin, dış politikanın, ekonomik dayanıklılığın ve bölgesel ve küresel etkinlik ve caydırıcılığın stratejik unsuru olarak görülmelidir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.