ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

İstiklal Marşı’nın 103. Yılı: Bir Ulusun Bağımsızlık Sembolünden Gelecek Nesillere Miras

İstiklal Marşı’nın 103. Yılı: Bir Ulusun Bağımsızlık Sembolünden Gelecek Nesillere Miras
18 Mart 2024
6
A+
A-

* İstiklal Marşı, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini en derin duygularla anlatan, ulusal marşımızın kabulünün üzerinden tam 103 yıl geçmiş bulunuyor.

* Bu marş,  Mehmet Akif Ersoy’un kalemiyle, milletin var olma savaşının, direnişinin ve umudunun sembolü haline gelmiştir.

UHA / İnternational News Agency

Kur artışı ve enflasyonda Türkiye: Tarihin en kötü performansı - Son Dakika Ekran Haber21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nden Doktora Öğrencisi Duhan Alptürk İNCE, kaleme aldığı “İstiklal Marşı’nın 103. Yılı: Bir Ulusun Bağımsızlık Sembolünden Gelecek Nesillere Miras” başlıklı yazısında, 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmesiyle, İstiklal Marşı sadece bir şiir olmaktan çıkıp, Türk milletinin ortak sesi ve bağımsızlığının ilanı olduğunu dile getirdi.

Duhan Alptürk İNCE, 103. yıl dönümünde, İstiklal Marşı’nın kabulünün, milli birlik ve beraberliğimizin, özgürlük ve bağımsızlık tutkumuzun tekrar hatırlanması için önemli bir fırsat olduğunu, bu marşın, geçmişten günümüze kadar her Türk vatandaşının yüreğinde aynı heyecanı, aynı gururu ve aynı kararlılığı uyandırmaya devam ettiğini söyledi.

İstiklal Marşı’nın her mısrasının, vatanın her karış toprağında verilen mücadelenin, fedakarlığın ve zaferin bir özeti gibi olduğuna dikkat çeken İNCE, “103. yıl dönümü, bu eşsiz eserin yazılma amacını ve toplum üzerindeki kalıcı etkisini yeniden değerlendirmemiz için mükemmel bir zamanı temsil eder. İstiklal Marşı, Türkiye’nin geçmişiyle barışık, geleceğine umutla bakan bir milletin simgesi olarak kalmaya devam edecektir. Bu marşın kabulünün 103. yılı, sadece bir tarihî olayı anma değil, aynı zamanda geleceğe dair bir umut mesajı” olduğunun altını çizdi.

İstiklal Marşı’nın Yazılış Süreci, Türk Halkı İçin Anlamı ve Sembolizmi

Duhan Alptürk İNCE, Mehmet Akif Ersoy’un, Türk milletinin en karanlık günlerinde, ulusal direnişin ve bağımsızlık mücadelesinin bir sembolü olarak İstiklal Marşı’nı yazdığını ifade ederek, şunları söyledi:

“Ankara’da bir kış akşamında, yarışma için değil, vatanın içinde bulunduğu durumu tüm çıplaklığıyla ve derin bir hissiyatla anlatmak amacıyla kaleme almıştır. Mehmet Akif, marşı yazarken, milletin zorluklar karşısındaki azmini ve umudunu, kendi inancı ve milli duyguları ile harmanlamıştır. Marş, yalnızca bir şiir olmanın ötesinde, milletin bağımsızlık ateşini alevlendiren bir manifesto niteliğindedir. İstiklal Marşı, Mehmet Akif’in vatan sevgisi ve inanç dolu sözleriyle, Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin kalıcı bir simgesi haline gelmiştir”.

İstiklal Marşı’nın, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 12 Mart 1921’de, Türkiye’nin milli marşı olarak kabul edildiğini hatırlatan İNCE, “Marşın kabul süreci, ulusal birliğin ve bağımsızlığın pekiştirilmesinde kritik bir rol oynamış, milletin bağımsızlık mücadelesine moral ve motivasyon sağlamıştır. Mehmet Akif Ersoy, marşı bir yarışma için yazsa da hiçbir maddi ödül almayı kabul etmemiş, bu davranışıyla marşın manevi değerini vurgulamıştır. İstiklal Marşı’nın Meclis’te kabulü, Türk milletinin yeniden doğuşunun ve kurtuluşunun simgesel bir anı olarak tarihe geçmiştir” dedi.

Duhan Alptürk İNCE, İstiklal Marşı’nın Türk halkı için anlamı ve sembolizmi, bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en çetin zamanlarında dahi umudun ve direnişin kaybedilmediğini gösterdiğine dikkat çekerek, şöyle devam etti:

“Her bir kelimesi, milletin vatanını nasıl savunduğunu, şehitlerin kanıyla sulanmış topraklara olan bağlılığını anlatır. Marş, Türk milletinin zorluklar karşısında birlik olma gücünü ve azmini simgeler, özgürlüğe olan sarsılmaz inancını yansıtır. Okunduğu her yerde, dinleyenlerin yüreklerinde vatan sevgisi ve milli gururu alevlendirir. İstiklal Marşı, geçmişten günümüze, Türk milletinin bağımsızlık ruhunu ve milli kimliğini kuşaktan kuşağa aktaran yaşayan bir tarih parçasıdır”.

Mehmet Akif Ersoy’un Mirası, Hayatı ve Eserleri

Mehmet Akif Ersoy!un, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında yaşamış önemli bir şair ve yazar olduğunu dile getiren İNCE, “Hayatı boyunca, vatan sevgisi, milli mücadele ve dini değerler üzerine eserler vermiş, bu eserleriyle Türk edebiyatında derin izler bırakmıştır. “Safahat” eseri en bilinen çalışmalarından biri olup, içerisinde toplumsal sorunlara dikkat çeken şiirler ve manzum hikayeler bulunur” dedi.

İstiklal Marşının, Mehmet Akif Ersoy’un eserleri arasında özel bir yere sahip olduğuna vurgu yapan Duhan Alptürk İNCE, bu eserin, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini en güçlü şekilde ifade eden metinlerden biri olarak kabul edildiğini ve Akif’in milli duygularla yoğrulmuş şiir anlayışının zirvesini temsil ettiğini hatırlattı.

İNCE, İstiklal Marşı’nın, Mehmet Akif Ersoy’un diğer çalışmalarıyla kıyaslandığında, onun vatanseverliğini ve inançlarını en yoğun hissettiren eseri olarak da öne çıktığını belirtti.

Günümüzde Mehmet Akif Ersoy’un hatırasının, Türkiye’de çeşitli şekillerde yaşatıldığını söyleyen Duhan Alptürk İNCE, “Her yıl 27 Aralık’ta anılan Mehmet Akif Ersoy, anma programları, edebiyat yarışmaları ve okullarda düzenlenen etkinliklerle genç nesillere tanıtılır. Ayrıca, adı üniversitelere, parklara ve kültür merkezlerine verilerek, onun mirası ve İstiklal Marşı’nın önemi vurgulanır. Bu çabalar, Mehmet Akif Ersoy’un Türk milleti için yalnızca bir şair değil, aynı zamanda milli bir kahraman olarak kabul edildiğinin bir göstergesi” olduğunu kaydetti. (devam edecek-İstiklal Marşı’nın Günümüz Türkiye’sindeki Yeri ve Genç Nesiller Üzerindeki Etkisi)

Ataner YÜCE - (TÜHA) Türkuaz Uluslararası Haber Ajansı

Gazeteci* Ataner YÜCE, TRT

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.