enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:39 Bakanı Kacır, “KOSGEB Acil Destek Kredi Programı kapsamında 2 bin 120 KOBİ’ye 1,9 milyar lira kredi sağlandı”
06:35 UHA / İnternational News Agency’n kısa kısa ‘Yurttan ve Dünyadan’ Kahvaltı Haberleri
06:27 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:05 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
04:34 DEVA Partisi’nden Suriye Açıklaması: “Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocuklar ödemekte”
00:39 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
00:29 RTÜK Başkanı Daniş: TRT, ülkemizin sesi, hafızası ve ortak değeri olmaya devam ediyor
00:22 Meteoroloji’den kritik uyarı: Sel, su baskını ve fırtınaya dikkat
00:09 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Kahramanmaraş’ta, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu
14:18 Kocaeli’n Başarılı Bürokratı Ahmet Akyol, ASELSAN’a Değer Katıyor
00:27 İletişim Başkanı Duran: “Ülkemizi geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz”
00:27 “Ankara 28 yıldır plansız, ranta dayalı büyüyor”
00:26 Bakan Vedat Işıkhan, AK Parti Ordu İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu…
00:24 Suriye devlet televizyonu: Şam yönetimi ile terör örgütü YPG arasında, yeni bir mutabakata varıldığını duyurdu
00:21 379 FETÖ iltisaklı sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi
00:18 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ülke hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştılar
00:16 Bakan Fidan: ABD ve İran’ı müzakere masasına çağırıyoruz
00:14 Belçika’daki dev Audi fabrikası kapandı…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

İşgalcilerle Filistin direnişi arasındaki “savaş ahlakı” farkı: İşgalcilerin esirlerine ve Filistinlilerin esirlerine muameledeki büyük fark

İşgalcilerle Filistin direnişi arasındaki “savaş ahlakı” farkı: İşgalcilerin esirlerine ve Filistinlilerin esirlerine muameledeki büyük fark
18 Ağustos 2024
8
A+
A-

Siyonist işgalciler tarafından serbest bırakılan Filistinli esirlerin trajik durumu gözler önüne serildiğinde, izleyiciler İsrail esirlerinin direnişin elindeki durumlarıyla kıyaslama yapmak zorunda kalıyor. Bu durum, özellikle serbest bırakılan esirlerin sağlık durumlarına bakıldığında görülen fark, iki taraf arasındaki büyük “savaş ahlakı” farkını anlamamıza yardımcı oluyor. 

UHA Haber’in Filistin Enformasyon Merkezi’ne dayandırdığı haberine göre, geçtiğimiz günlerde serbest bırakılan Filistinli esirler, Gazze’ye döndüklerinde adeta birer iskelet gibiydiler ve üzerlerinde hastalık ve zayıflık izleri vardı. Ayrıca işkence ve tıbbi ihmallerden kaynaklanan yaralar ve ağrılarla boğuşmaktaydılar.

Öte yandan, İsrail’in, Nuseyrat Mülteci Kampı’nda gerçekleştirdiği vahşi katliamdan sonra kurtarılan dört “İsrailli” esir ise gayet sağlıklı görünüyorlardı ve esaretleri süresince kendilerine iyi bakıldığı açıktı.

Geçtiğimiz Kasım ayında, Gazze Savaşı sırasında geçici ateşkes sürecinde, aktivistler, gazeteciler, siyasetçiler ve sosyal medya kullanıcıları, Kassam Tugayları’nın elinde bulunan esirlerin Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne teslim edildiği videoyu izleyerek olumlu tepkiler vermişti.

Videoda, Kassam Tugayları mücahitlerinin kadın ve çocuklardan oluşan bazı “İsrailli” esirleri Kızılhaç araçlarına götürdükleri ve esirlerin, direnişçilere selam verdikleri, direnişçilerin de onlara İngilizce karşılık verdikleri görülüyordu. Bu, canlı yayınlanan etik bir gösteriydi ve serbest bırakılan esirlerin korku veya hastalık içinde olmadıklarını, aksine direnişçilerin ellerinde iyi muamele gördüklerini ortaya koyuyordu.

Yazar Muhammed Ebu’l-Fadl, askeri savaşın yanı sıra vizyon savaşının da doruğa ulaştığını belirtiyor. İsrail, rakiplerine karşı güç ve aşağılama görüntüsü çizerken, Hamas ise hoşgörü ve nezaket görüntüsü sunmayı tercih etti.

O dönemde İsrail medyası, Gazze’deki direniş tarafından serbest bırakılan esirlerin iyi muamele gördüğünü ve hiçbir şiddet veya hakarete maruz kalmadıklarını teyit eden ifadeler yayınladı. Bu durum, Ekim ayında serbest bırakılan yaşlı İsrailli esir “Levşitz” in ifadelerini destekliyordu.

Levşitz, Tel Aviv’deki bir basın toplantısında, “Bize dostane ve özenli davrandılar, bize yemek ve ilaç sağladılar, bizi muayene etmek için bir doktor ve yaralarımızı tedavi etmek için bir hemşire getirdiler” demişti.

Bu ifadeleri, İsrail’in 13. Kanalı’nda askeri muhabir olan Alon Ben David de doğruladı. Bazı esirlerin, Hamas savaşçılarının onları yer altındaki zor koşullarda bile mümkün olduğunca iyi beslemeye çalıştıklarını ve kendilerini rahat ettirmeye çalıştıklarını belirttiğini aktardı. Bu ifadeler, İsrail hükümetinin, Hamas’ın esirlerine kötü muamele ettiği iddialarını yalanladı.

Buna karşın, İsrail’in Filistinli esirlere yönelik muamelesi, işgalin gerçek yüzünü gösteriyor. İsrail askerleri, Filistinli esirlere geniş çaplı işkencelerde bulundu ve kendilerini şiddetli bir şekilde darp ettiler. Esirler, zor yaşam koşulları, baskı ve provokasyonlarla karşı karşıya kaldı. En son uygulamalardan biri de esirleri aç bırakma politikasıdır ki bir esir için verilen yemek, 7 ila 10 esire paylaştırılıyor ve yemeklerin kalitesi çok kötü.

Filistinli Esirler Komitesi Başkanı Kadura Faris, İsrail’in, Gazze’ye yönelik saldırılardan bu yana esirlere yönelik “kötü muamele ve intikam” politikaları uygulayan bir “çete” gibi davrandığını belirtti. Gazze’den kadın esirlerin de kötü ve vahşi muameleye maruz kaldığını, çoğunluğu başörtülü olan bu kadınların tutuklandıkları sırada başlarının zorla açıldığını söyledi.

Faris, kadın esirlerin güneyden kuzeye kadar her durakta saldırıya uğradığını, hakaret ve aşağılama yaşadıklarını ve düzenli yemek yiyemediklerini vurguladı.

Serbest bırakılan esir Semir Abdullah Mercan, Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi’ne verdiği ifadesinde, şiddetle dövüldüğünü, elektrik şoklarına maruz kaldığını ve üzerine bilinmeyen maddeler enjekte edilmeye çalışıldığını belirtti. Mercan, esirlerin her gün vahşice işkence gördüğünü ve elektrik şoklarıyla itiraflara zorlandıklarını söyledi.

Askalan Hapishanesi’nde durum daha da kötüydü. Mercan, 12 gün boyunca tek kişilik hücrede yiyeceksiz kaldığını ve işgalcilerin işkence ile direnişçiler hakkında bilgi almaya çalıştıklarını dile getirdi.

Serbest bırakılan diğer esir Amr El-Akluk, hapishanede Filistinli esir Muhammed El-Kehlut’un, işkence gördükten sonra şehit olduğunu ve cesedinin plastik bir torbaya konularak bilinmeyen bir yere götürüldüğünü söyledi.

İsrailli bir doktor, İsrail’in Nakab’da kurduğu gizli “Sidi Tyman” hapishanesinde, esirlerin kelepçelerden dolayı bacaklarının kesildiğini açıkladı. Gazze’den esir alınan Süfyan Ebu Salah, 50 günlük esaret sürecinde bacağını ve ağırlığından 30 kilo  kaybetti.

Filistinli esir kadın Vefa Zehdi Cerrar da, tutuklanması sırasında aldığı yaralar nedeniyle bacaklarının kesildiği bir ameliyata tabi tutuldu. İsrail, Cerrar’ı hayatının tehlike altında olduğunun anlaşılması üzerine serbest bıraktı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.