enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,7832
EURO
17,4971
ALTIN
976,05
BIST
2.443,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
28°C
İstanbul
28°C
Açık
Pazartesi Açık
29°C
Salı Açık
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
29°C
Perşembe Az Bulutlu
28°C

Hollanda ve Türkiye’de Ticari ve Hukuki sorunlarınızın çözümü

Hollanda ve Türkiye’de Ticari ve Hukuki sorunlarınızın çözümü
18 Haziran 2022
0
A+
A-

AMSTERDAM – UHA HABER / Hollanda ve Türkiye’de Ticari ve Hukuki sorunlarınızın çözümünü sağlayacak  bu bilgileri dosyalayıp arşivleyiniz!

Ethem Emre yönetimindeki Türk Hukuku Bürosu, Hollanda-Türkiye Ticaret Odası, İnter Talent Gençlik Vakfı, İnter Focus ve Elfi Sigorta ile sorunları çözüyor.

*Karayolu ile anavatana gidecek olanlara en son sağlıklı
bilgileri bu yazıda bulacaksınız.

*Nişanlılığın sona ermesi halinde yapılacak olanlar…

*Sağ kalan eşin mirasçılığı…

*Hollanda-Türkiye arasındaki ticaret…

*Hollanda’daki kaza tazminatları için yapılacak olan işlemlerin bedelini, müşteri değil, sigorta ödüyor.

İlhan KARAÇAY derledi:

metin, açık hava, bina, gök içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Hollanda’da, yurttaşlarımızın hukuki sorunları için faaliyette bulunan Türk avukat sayısı yüze yaklaşmaktadır. Eğitimlerini Hollanda’da tamamlayıp diplomalarını alan genç avukatlarımız, özellikle dil sorunu çeken yurttaşlarımız için biçilmiş kaftandır. Bu genç avukatlarımızın varlığı, Hollanda’daki yurttaşlarımız için çok önemlidir.

Hollanda’da öyle bir ‘Sosyal yapılı ve tüccar kafalı’ kişi var ki, bu kişinin yarattığı hizmetlere bakanlar, gerçekten küçük dillerini yutacak gibi şaşırıyorlar.
Kim mi bu herkesi şaşkınlatıran adam?

Kendisinden daha önce, ‘Bir koltukta üç karpuz taşıyan Türk: Ethem Emre’ diye söz etmiştim.

Neler yazmıştım neler?

*Kaza kurbanlarına tazminatlarını kazandırıyor…
*Miras sorunlarına çare buluyor…
*Nişanlılık sonrası doğan sorunları çözüyor…
*Hollanda-Türk Ticaret Odası’nı başarıyla yönetiyor…
*Türk gençlerini eğitim sonrası iş hayatına hazırlıyor…
*Türk Hukuk Enstitüsü ile genç avukatları bir araya getiriyor…
*Türk Ticaret Merkezi’ni planlıyor…

Dördüncü karpuzun yolda olduğunu yazmıştım ama, şimdi beşinci karpuz da koltuk altına girdi. Aslında bu gelişmeyi daha önce, ‘Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, dördüncü ve hatta sonraki karpuzları da diğer koltuğunun altına sığdıracak gibi Ethem Emre…’ diyerek kehânette bulunmuştum.

1962 yılında doğan Ethem Emre, 1974 yılında Lahey’de yaşayan babasının yanına aile birleşimi kapsamında gelmiş. İlkokulu burada tamamladıktan sonra eğitimini teknik alanda sürdürdü.

Hollandacayı, Türkçeden daha iyi yazıp okuduğu söylenince, yeminli tercümanlık belgesini aldı ve 1981 yılında yurttaşlarına ilk hizmeti tercüman olarak vermeye başladı.

Yurttaşlardan gelen, kaza şikâyetlerinin artması üzerine, bu konuda hazırlıklar yaptı ve anlaştığı hukukçulardan yararlanarak ‘Kaza Uzmanı’ oldu.

Gerek trafik kazaları ve gerekse işyeri kazaları sonunda iş göremez hale gelen kazazedelerin tazminat haklarını elde etmek için harekete geçen Ethem Emre, bu konuda kendisine başvuran müşterilerinden tek cent para almadı. Hollanda yasalarına göre, bu konuda açılan dosyanın masrafını sigorta şirketleri ödüyor.

Ethem Emre’yi, Rotterdam’daki Holding binasında ziyaret ettiğiniz zaman tam beş bölüm içinde şaşırıyorsunuz.

Hizmetleri en iyi şekilde verebilmek için, en yetenekli elemanları da bulmayı beceriyor Ethem Emre.

Türkiye ve Hollanda hukukunu çok iyi bilen dört Türk avukat ile çalışıyor Ethem Emre.
Bu iş için, merkez binalarının dışında bir adreste ‘Türk Danışma Merkezi’ olarak hizmet veriyor.

Bu merkezde hukukun çeşitli dallarında uzmanlaşmış olan Av. Ahmet Burak Sarı, Av. Emre Dinç, Av. Mete Noyan Yorulmaz ve Av. Deniz Cem Toptaş hizmet veriyorlar.

kişi, iç mekan içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Avukat Ahmet Burak Sarı Türk Danışma Merkezi hakkında şunları söylüyor:
“Van Galenstraat 103 Rotterdam adresinde yeni bir hizmet birimi, Türk danışma merkezi olarak hizmete açmış bulunmaktayız. Türk danışma merkezi olarak bünyemizde bulunan ve alanında uzman kadromuzla Hollanda ve Türkiye’de kaza hukuku, miras hukuku, aile ve boşanma hukuku, yabancılar ve vatandaşlık hukuku, vergi hukuku, şirket kurma ve şirketler hukuku, alacak takibi gibi hukuk alanına giren konuların yanında lobicilik anlamında kamu ve kültür diplomasisi alanında da ücretsiz danışmanlık hizmetleri sunmaktayız.

Özellikle son yıllarda gelişim gösteren danışmanlık merkezleri alanında uzman kadrolarıyla muhasebeden markalaşmaya, eğitimden sağlık ve hukuk alanına kadar pek çok alanda müşterilerine profesyonel destek sağlamaktalar.

Danışmanlık merkezimiz birbirinden farklı faaliyet alanlarında yatırımcıların iş alım süreçlerinde, sürecin kendileri için daha verimli olmasını sağlamakta yardımcı olur. Danışman kişi ya da kişiler talep ettiğiniz bir alanda profesyonel destek sunarak süreci çok daha kolay atlatmanıza yardımcı olurlar.
Strateji belirleme danışmanlığı kapsamında, insan kaynaklarını doğru kullanarak, kurum kültürünün gelişmesini sağlayacak yöntemlerle kurumsal sürdürülebilirliği sağlamak.
Kurumsal stratejilerin hayata geçirilmesinde kurum kültürü geliştirilmesine katkı sağlamak.
Danışmanlık hizmetlerimiz pek çok konu özelinde çeşitlenebilir. Danışmanlık hizmetlerimizden yararlanmak isteyen kişi veya kuruluşlar, hangi alanda destek almak istediklerini belirleyerek profesyonel kadrolarımızdan yardım alırlar.
İnsan Kaynakları Danışmanlığı Hizmeti, Proje Yönetimi Danışmanlığı Hizmeti, Pazarlama Danışmanlığı Hizmeti
Marka ve Patent Danışmanlığı Hizmeti, Ar-Ge Danışmanlığı Hizmeti, Uluslararası İşlemler Danışmanlığı Hizmeti,
Finans ve Muhasebe Danışmanlığı Hizmeti, Eğitim Danışmanlığı Hizmeti.”

TÜRK HUKUKU BÜROSU

kişi, yelkenli gemi içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Avukat Emre Dinç, Türk hukuku hakkındaki görüşlerini şöyle açıklıyor:

Türk Hukuku Bürosu olarak, Hollanda ve Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının, Türkiye’deki dava ve diğer hukuki ihtiyaçlarına yerinden ve tek merkezden avukatlık hizmeti veriyoruz. Rotterdam, Amsterdam, Den Haag ve Arnhem’de bulunan ofislerimizden, kişilere avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti verilmektedir.

Büromuz ile iletişime geçen danışanlarımıza öncelikle konu hakkında bilgilendirme yapıyoruz. Gerektiği takdirde ofislerimizde kendileriyle görüşüyor, sorunu titizlikle inceledikten sonra müvekkilimizin Türkiye’ye gitmesine gerek kalmadan, Türkiye’deki dava ve hukuki işlerini yürütüyoruz. Böylece tek merkezden kolaylıkla ulaşılabilir bir hukuk hizmeti sunuyoruz.

Müvekkillerimizi birçok alanda temsil ediyoruz. Kurumumuzda Miras Hukuku, Gayrımenkul ve Kira Hukuku, Borçlar, Alacak ve Tazminat Hukuku, Aile ve Boşanma Hukuku, Nüfus ve Vatandaşlık İşlemleri, Ticaret Hukuku, Tüketici Hukuku, Uluslararası Hukuk, Sigorta Hukuku dahil birçok alanda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti veriyoruz.

Hollanda’da yaşayan vatandaşlarımızın hayat düzeni her ne kadar bu ülkede kurulu olsa da Türkiye ile olan sosyal, ekonomik ve kültürel bağları sıkı bir şekilde devam etmektedir. Sosyal ve ekonomik ilişkilerin bulunduğu her yerde, hukuka ve dolayısıyla hukukçuya da ihtiyaç vardır. Ancak gözlemlerimize göre, buradaki vatandaşlarımızın rahatlıkla ulaşabileceği Türk Hukuku hizmetleri son derece yetersiz idi. Bu yüzden, hak arama özgürlüğü ve hukuki bilgiye erişim imkanının kısıtlı kaldığını; bu durumun ise ne yazık ki hak kayıplarına ve mağduriyetlere yol açtığını gözlemlemekteydik. Konunun Avrupa’daki Türk toplumunun toplumsal bir ihtiyacı haline geldiğini düşünüyor ve bu ihtiyacın karşılanması için sıkı bir şekilde çalışıyoruz. Türk Hukuku Bürosu’nun kuruluş temelinde bu anlayış vardır.

Hollanda’da Türk toplumunun çok önemli bir yere sahip olduğunun bilincindeyiz. Hollanda’da yaşayan vatandaşlarımız, Türkiye’deki dava ve hukuki işlemleri için bugüne dek Türkiye’ye gitmek durumunda kalıyorlardı. Bu durum ise, hukuki sürecin yönetimi ve takibinde sorunlara yol açmakta; sıklıkla mağduriyet ve hak kayıplarına sebep olmaktaydı. Dolayısıyla sağladığımız hizmeti, bir toplumsal ihtiyaç olarak görüyor ve sahip çıkıyoruz. Amacımız, Hollanda’da yaşayan Türk toplumunun, burada sürdürdüğü hayat düzenini bozmasına gerek kalmadan, yerinden avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti alabilmesidir.”

BİR DE HUKUK ENSTİTÜSÜ VAR

kişi, adam, takım, kıyafet içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Ethem Emre’nin bir avantajı var tabii…

Zira oğlu Onur Emre de avukat. Elfi (Letselschade Advocaat) Kaza Sigortası’nı yönetiyor. Onur Emre ayrıca ‘Türk Hukuk Enstitüsü’nü kurmuş. Hollanda’da yetişen hukukçuları bir araya toplamak ve geliştirmek amacıyla kurulan enstitüyü şöyle anlatıyor Onur Emre:

“Hollanda-Türk Hukuk Enstitüsü, Türk ve Hollanda Hukuku arasında uyum ve işbirliğinin gelişmesi ve iki ülke hukukçuları arasında işbirliği hukukçular birliği gibi, mesleki dayanışmanın sağlanmasına katkıda bulunur.

Hollanda ile Türkiye iki ülke arasında anlaşmazlığa sebep olan hukuki meselelerde talep olması durumunda, iki ülkenin hukukuna uygun çözümler üretir ve gerekli görür ise kamuoyunu bilgilendirir.

Ülkelerin iç hukuk mevzuatlarını bahane ederek ihmal ettikleri, uluslararası hukuk ilkeleri ve evrensel değerlerin iç hukuk mevzuatlarına uyarlanması ve uygulanması hususunda teşvik edici çalışmalar yapar. Ayrıca Hollanda, Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerinin iç hukuklarında vuku bulan mevzuat değişikliklerini takip eder ve ilgilileri haberdar eder.

Hollanda’nın yerel mahkemelerinin Türkler ile ilgili verdiği kararları ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uyarınca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Uluslararası Adalet Divanı tarafından verilen kararları inceler, yerel hukuk nezdinde icra edilebilirliğini gözlemler. Yasama ve idari alanlardaki düzenlemelerin iyileştirilmesine katkı vermek için hukuki referans olabilecek kürsü veya araştırma merkezleri kurar ve yönetir.

Hollanda ve Türkiye iki ülke arasında hukuki ilişkilerin uluslararası normlara ulaşması için, resmi ve özel kuruluşlarla işbirliği yapar, konferanslar ve toplantılar tertipler.
Türkiye ve Hollanda hukukunun temel meseleleri ve çözümlerini araştırmak ve bu alandaki resmi ve özel faaliyetlere yardımcı olmak için seminer, konferans, serbest ders, kurs ve benzeri programlı faaliyetler düzenler.

Hukuk ve Adalet alanında araştırma inceleme ve her türlü çalışma sonuçlarını gerekirse Türkçe, Hollandaca ve diğer yabancı dillerde basılacak veya başka türlü çoğaltılacak şekilde kitap, dergi ve benzeri yayınlarla açıklar.

Türkiye ve Hollanda hukukuna hizmet eden hukukçular, ilim adamları vs. akademisyenler, hukuk öğrencileri, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve barolar gibi kişi ve kuruluşlar arasından uygun göreceği kimse kişi veya kurumları ödüllendirir.
Genç hukukçuların iyi yetişmesini temin için Hollanda ve Türkiye hukuk fakültelerinde yetişen öğrenci ve ya stajyerlere burslar verir, misafirhaneler ve ya lokaller kurar.
Hollanda-Türk Hukuk Enstitüsü amacına ulaşmak için, Enstitü genel kurulunun ve ya yönetim kurulunun uygun göreceği ve mevzuatın yasaklamadığı başka yöntemlerle Hukuk ve Adalet alanında yürüttüğü faaliyetler dışında sosyal ve kültürel alanlarda faaliyetlerde bulunan diğer başka kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak ortak çalışma alanları yaratır.

Misyonumuz, Hollanda ve Türkiye’de, kişi ve kurumlardan bağımsız olarak, adalet ve hukuk alanını ilgilendiren akademik seviyede ARGE çalışmalarını teşvik ve takip ederek değerlendirme sonuçlarını her iki toplumla paylaşmak.

Her iki ülke arasında hukuki ilişkilerin uluslararası hukukun tarif ettiği normlara uygun düşecek hale gelecek seviyede gelişmesine katkı sağlayacak eğitim ve ARGE çalışmaları yapmak.

Vizyonumuz, Adalet ve Hukuk alanında uluslararası projeler geliştirerek model ve muhatap alınan Enstitü olmak.”

KARAYOLU YOLCULARINA

Sila yolu Türkiye - Home | Facebook

Ethem Emre, kaza sigortası uzmanlığı olarak, anavatana kara yolu ile gidecek olanlara şu tavsiyelerde bulunuyor:

Sigortalarınızı kontrol ettiniz mi? Çünkü Kaza Geliyorum Demez!

Tatile karayolu ile gidecek yolcuların, tatile çıkmadan önce trafikle ilgili sigortalarını kontrol etmeleri gerekir. İzinde veya izin yolunda başınıza bir trafik kazası gelmesi halinde, nasıl hareket etmeniz gerektiği ile ilgili aşağıda ki önerilerimizi dikkatle okumanızı tavsiye ederiz. Öncelikle sigorta hizmeti aldığınız kuruluştan mevcut sigortanızı kontrol ettirip, eksiklerinizi tamamlamanızı ve sigorta poliçelerinizi iyi okumanızı öneriyoruz.

Trafik sigortaları ile ilgili kısa bilgileri şu şekildedir:

Hukuk Sigortası (Rechtsbijstandverzekering)

Sadece taşıt sigortanız içinde ek bir sigorta olabileceği gibi, ailenin başına gelebilecek bir çok sorun için aile hukuk sigortası paketi de yaptırmak mümkündür. Bu durumda sigorta paketinin içerisinde mutlaka araç hukuku sigortası olmalıdır. Yurtiçi ve yurtdışında yasal haklarınızın takibi için bu sigorta önemlidir. Avukat tutmak gerektiğinde bu sigortanız devreye girecektir.

Adalet Divanı’nın, Avrupa ülkelerini kapsayan kararına göre, 2013 Aralık ayından itibaren insanların avukat seçme hakkı serbest bırakılmıştır. İnsanlar genelde istedikleri avukatları tutabilir ve verilen hukuk hizmeti masraflarını bu hukuk sigortası karşılar.

Kasko Sigortası (All Risk Verzekering)

Tatil yollarında kaza yapma riski daha yüksek olduğu için, araba ile izine gidecek olanlara kasko sigorta yapmalarını öneriyoruz. Elbette arabayı dikkatli kullanmak gerekir ama “Kaza geliyorum demez!“. Kasko sigorta ile araba hasarını sigortalamış olursunuz.

Kazalarda Yolcu Sigortası

-1 (Ongevallen Verzekering Inzittenden Verzekering (OVI))

Arabanıza ek olarak yapacağınız sigortadır. Kaza anında arabada bulunanlarda kalıcı hasar (blijvende letsel) oluşması ya da ölüm halinde, önceden anlaşılmış miktar tazminat olarak ödenir. Bu sigorta genelde otomatikman yaptırılmakta olup kısmi masrafları karşılamaktadır.

Kazalarda Yolcu Sigortası

-2 (Schade Verzekering Inzittenden (SVI))

Kaza sonrasında arabadaki yolcuların ‘Letselschade’ bedensel yaralanma veya psikolojik incinme (manevi hasar) olarak kaza tazminatını öder. Ayrıca şoför haksız olsa bile, ‘Letselschade’ masraflarını karşılar. Yurtdışına çıkacak yolcuların bu sigortayı mutlaka yaptırmalarını öneriyoruz.

Seyahat Sigortası (Reisverzekering)

Hollanda’da sağlık sigortanız Hollanda sınırları içinde sizin sağlık masraflarınızı karşılar. Yurtdışında olduğunuzda ise sigortanın kapsama alanı azalır. İstediğiniz hastane ya da doktora gidemeyebilirsiniz, yada bazı ülkelerde sağlık sigortanız geçerli olmayabilir. İzinde yanınıza aldığınız bagaj, karşılaştığınız bir hasar seyahat sigortası kapsamına girer. Hırsızlık durumunda ‘inboedelverzekering’ kapsamından çıkar ve seyahat sigortası kapsamına girer. Seyahat sigortasını gideceğiniz yerlere göre, Türkiye’nin tümünü kapsayacak şekilde bir sigorta yaptırmanızı öneririz.

Sıla Yolu'nda ölüme gitti - Avrupa Haberleri

Yurtdışında Kaza Sonrası Ne Yapmalı?

Trafik kazası her ne kadar arzu edilmeyen bir durum olsa da kaza geliyorum demez. Trafik kazalarında, kaza formunu (Europees Schadeformulier SAF) iki tarafın da doldurması ve imzalaması hukuken zorunludur; Türkiye için de geçerlidir. Bazı ülkelerde farklı kurallar söz konusu olabilmektedir. Yurtdışında geçerli olacak ‘groenekaart’ sigortanız mutlaka yanınızda bulunmak zorundadır.

Kaza Yapıldığında Önerilerimiz:

– Alarm merkezini (ANWB ya da SOS’u) arayın

– Anlaşamama durumunda ANWB ya da SOS yurtdışı hizmetleri size yardımcı olacaktır. Genelde sigortaların kaza yaptığınız ülkelerde temsilcilikleri vardır.

– Polis ya da güvenliğe haber verin; yaralanmalarda mutlaka polis raporu isteyin;

– Okuyamadığınız, anlayamadığınız durumlarda formları imzalamayın;

– Kaza yeri ve her iki aracın resimlerini çekin, hatta yaralanmaları da;

– Tanıkların bilgilerini alın;

– Hastaneden sağlık raporu isteyin;

– Sigortanıza kaza haberini iletin ve kayıt altına alınmasını sağlayın;

– Yaptığınız maddi harcamaların belgelerini saklayın;

– Yaralanmalarda kaza haklarınızın aranması için zamanında başvuruda bulunun;

– Sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin.

Kaza sonrası haklarınızın savunulması için başvuruda gecikmeyin

Yurtdışı kazalarında, yukarıdaki noktalara dikkat ederek gerekli belgeleri toplayın. Hollanda’ya döndüğünüzde beklemeden; araba, yol seyahati sigortanız dışında, ayrıca kaza tazminatı (Letselschade) konusunda bizimle bir an önce iletişim kurun.

Randstad Kaza Hukuku Kurumu (Randstad Personenschade BV) olarak şimdiden bütün yolcularımıza kazasız ve belasız yolculuklar diliyoruz.

NİŞANLILIĞIN SONA ERMESİ HALİNDE YAPILACAK OLANLAR

AVUKAT Deniz Cem Toptaş: “Sigortalarınızı kontrol ettiniz mi? Çünkü Kaza Geliyorum Demez!” – Dogus.nl

Avukat Deniz Cem Toptaş, nişanlılığın sona ermesi halinde yapılması gerekenleri anlatıyor:

Türk Hukukunda nişanlılığın sona ermesinin hukuki sonuçlarını ele alacağız. Hukukumuzda nasıl ki evlenme ve evliliğin sona ermesinin hukuki neticeleri düzenlenmişse; benzer şekilde nişanlanmanın ve nişanlılığın sona ermesinin de hukuki sonuçları düzenlenmiştir. Nişanlanma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 118. ve 123. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanuna göre, nişanlanma, evlenme vaadiyle olur. Diğer bir anlatımla, birbiriyle evlenmek isteyen kadın ve erkeğin resmi evlilik öncesinde, birbiriyle evlenme niyetlerini birbirlerine açıklamaları sonucunda, hukuken nişanlanma gerçekleşir. Tarafların evlenme vaadi, yazılı veya sözlü; açık veya zımni olabilmektedir. Kültürümüzde bir erkeğin bir kadına yüzük vermesi ve kadının da yüzüğü takması, zımni evlenme vaadine örnek olarak gösterilebilir. Peki, hukuken geçerli olarak kurulan bir nişanlılığın evlenme dışındaki bir sebeple sona ermesi yani nişanın bozulması halinde, tarafların hak ve yükümlülükleri ne olacaktır? Gelin birlikte inceleyelim.

Nişanlılığın sona ermesi halinde öncelikle taraflar, hukuken “nişanlı” konumundan çıkmakta ve nişanlanmadan önceki kişisel hallerine geri dönmektedir. Nişanın bozulmasının hukuki sonuçları, Türk Medeni Kanunu’nun 120, 121 ve 122. Maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, kanunda gösterilen şartların oluşması halinde tarafların “Maddi Tazminat”, “Manevi Tazminat” ve “Hediyelerin geri verilmesi” hakları doğabilmektedir. Maddi Tazminat hakkındaki kanuni düzenleme şu şekildedir:

Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddî fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür. Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır.

Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilirler.

Kanun maddesinden görüldüğü üzere, nişanı tek taraflı irade beyanı ile haklı bir sebep olmaksızın sonlandıran veya nişanlılık ilişkisinin bozulmasına kendi kusuru ile sebep olan taraf, diğer tarafın evlenme amacıyla yaptığı harcamalar karşılığında, uygun bir tazminat vermekle yükümlü kılınmıştır. Evlenme amacıyla yapılan harcamalara, evlenmenin gerçekleşeceği düşüncesi ile yapılan düğün salonu kiralanması, mobilya ve çeyiz eşyalarının satın alınması, balayı erken rezervasyonları gibi pek çok örnek gösterilebilir. Maddi tazminatın koşullarının oluşması halinde nişanlı taraf, diğer nişanlıya karşı maddi tazminat istemiyle dava açabilecektir. Ayrıca, tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için tazminat isteyebilecektir. Davalı nişanlının vefatı halinde, dava nişanlının mirasçılarına da yöneltilebilmektedir.

Son dakika haberi: Herkesi ilgilendiriyor! Yargıtay'dan emsal olacak 'nişan bozma' kararı - Son Dakika Haberler

Manevi tazminat ise Kanunumuzda şu şekilde düzenlenmiştir:

Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

Görüldüğü üzere Kanun, nişanın bozulması sebebiyle nişanlılardan birinin kişilik haklarının saldırıya uğraması halinde kusurlu olan diğer nişanlıdan uygun bir miktarda manevi tazminat ödenmesini talep edebileceğini düzenlemiştir. Burada maddi tazminattan ayrılan önemli bir ayrıntı vardır: Maddi tazminat taleplerinde nişanlının ana ve babası ya da onlar gibi davranan kimselerin de hak talep edebileceğini yukarıda açıklamıştık. Oysa ki manevi tazminat isteme hakkı, yalnızca nişanlılara tanınmıştır.

Son olarak, “Hediyelerin Geri Verilmesi” ise Kanunumuzda şu şekilde düzenlenmiştir:

Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir.

Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.”

Görüleceği üzere nişanlılık ilişkisinin sona ermesi halinde, her iki nişanlının da kusurluluk durumlarına bakılmaksızın, diğer nişanlıya verilen alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesi talep edilebilecektir. Hediyelerin verildiği ve iade edilmediği tanık dahil her türlü delille ispat edilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus ise, “alışılmışın dışındaki hediye” kavramından ne anlamak gerektiğidir. Kanun bu şartı getirmesine rağmen, kavramın sınırları hakkında bir açıklık getirmemiştir. Hangi hediyelerin alışılmışın dışındaki hediye sayılacağı, yerel örf ve adet kuralları, tarafların sosyoekonomik durumları ve Yargıtay içtihatları ile tespit edilmektedir. Yargıtay içtihatlarına göre, nişan yüzüğü dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyaları alışılmışın dışındaki hediye olarak kabul görmektedir. Öte yandan, takıların bizzat nişanlı tarafından takılması zorunluluğu da yoktur. Örneğin aile arasında yapılan bir nişan töreninde, ana-babanın veya onlar gibi davrananların diğer nişanlıya taktığı takılar da Yargıtay içtihatlarına göre nişanlı tarafından takılmış sayılır ve nişanın bozulması durumunda bizzat talep edilebilir.

Kanunumuza göre, nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğramaktadır.

SAĞ KALAN EŞİN MİRASÇILIĞI

metin, kişi, iç mekan içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Avukat Mete Noyan Yorulmaz, sağ kalan eşin miras konusunu şöyle anlatıyor:

“Hukukumuzda, mirasa ilişkin genel kurallar Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiştir. Kanuna göre, sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur:

1. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri,

2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı,

3. Miras bırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır.

Miras hakkı bakımından sağ kalan eşin karı veya koca olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Geride kalan eş (karı veya koca) aynı koşullarla terekede hak sahibi olur. Sağ kalan eşin mirasçı olabilmesi için miras bırakanla arasında ölüm anında resmî bir evlilik ilişkisinin bulunması gerekir. Evlilik ilişkisinin, resmî olarak kurulmamış olması veya miras bırakanın ölümünden önce sona ermesi, eşin mirasçılığını engelleyecektir. Evlilik dışı birliktelikler, hayat arkadaşlığı veya resmi evlilik olmaksızın imam nikâhıyla birliktelik hallerinde taraflardan birinin vefatı, sağ kalana mirasçılık hakkı vermeyecektir. Bu sebeple, eşler arasında resmi bir evliliğin mevcudiyeti, sağ kalan eşin mirasçılığı için gerekli bir koşuldur. Örneğin, aralarında resmi evlilik birliği bulunmayan ancak nişanlı olan bir çiftin taraflarından birinin ölümü halinde, sağ kalan nişanlının yasal mirasçılık hakkı olmayacaktır. Ancak miras bırakanın sağlığında, resmi olarak evli olmasalar dahi nişanlısı, hayat arkadaşı veya imam nikahlı eşine ölüme bağlı tasarrufla kazandırmada bulunmasına hiçbir engel bulunmamaktadır. Örneğin miras bırakan yasal koşulları sağlayan bir vasiyetname ile ve yasal mirasçıların saklı paylarını ihlal etmemek kaydıyla, nişanlısına belirli mal bırakabileceği gibi mirasçı da atayabilir.

metin, alet, çekiç içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Miras bırakanın ölümünden sonra sağ kalan eşin bir başkasıyla evlenmesi, ölen eski eşine olan mirasçılığını etkilemez. Diğer bir anlatımla, eşi ölen kişinin sonradan başkası ile evlenmiş olması ölen eşinden miras almasına engel değildir. Öte yandan, eşler hakkında boşanma kararının kesinleşmesinden sonra, eski eşlerden biri ölürse, sağ kalan eski eşin mirasçılığı söz konusu olmayacaktır. Peki, eşler arasında bir boşanma davası açılmış ve dava devam ederken eşlerden biri ölürse, sağ kalan eşin mirasçılığı ne olacaktır? Boşanma davası devam ederken eşlerden birinin ölmesi, sağ kalan eşin mirasçılığını kural olarak etkilemez. Bu durumda, evlilik birliği boşanmayla değil; ölümle sona ermiş olur ve eldeki boşanma davası konusuz kalır. Ancak bu kuralın da istisnası vardır: Mirasçılardan birinin boşanma davasına devam etmesi ve sağ kalan eşin kusurunu ispatlaması halinde; sağ kalan eş, tıpkı miras bırakan ile onun ölümünden önce boşanmışçasına, mirasçılık haklarını kaybedebilir ve hatta miras bırakan tarafından lehine düzenlenen bir vasiyet varsa hükümsüz hale gelebilir.

Eşler arasındaki mal rejiminin ise eşin mirasçılığına herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Özellikle yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi bakımından değerlendirme yaparsak, mal rejimi eşin miras payını etkilemez. Ancak, miras payından farklı olarak mal rejiminin sona ermesine bağlı olarak sağ kalan eşin terekeden alacağı olabileceği gibi terekeye borcu da söz konusu olabilir. Örneğin bir kimse öldüğünde 600.000 TL’lik edinilmiş malı varsa, ölüme bağlı olarak mal rejimi de sona erer. Bu halde net tereke hesaplanırken öncelikle borçların terekeden çıkarılması gerekir. Eşler arasında aksine bir anlaşma yoksa, her eş diğerine ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olduğundan dolayı sağ kalan eşin diğer eşten 300.000 TL alacağı olur. Bu halde katılma alacağı çıktıktan sonra kalan net tereke (300.000 TL) üzerinden sağ kalan eş yasal miras payını alacaktır.

Hayatın her alanında ihtiyacımız olan hukuka, elbette ki hayatın doğal bir parçası olan ölüm halinde de ihtiyaç duymaktayız. “

HOLLANDA’DAKİ TALİHSİZ KAZALARINIZ 

Ethem Emre, iş hayatına Kaza Sigortası Uzmanlığı ile başlamıştı. Bakınız Ethem Emre bu konudaki gelişmeyi nasıl anlatıyor:

Hollanda Rotterdam Merkezli, Utrecht, Amsterdam, Den Haag ve Arnhem şehirlerinde şubeleri bulunan kaza hukuku bürolarımızda kendi dil ve kültürünü bilen tecrübeli personellerimiz vasıtasıyla hizmet ağımızı genişleterek, tüm Avrupa ülkelerine ve Türkiye’de de hizmet vermekteyiz.

Randstad Letselschade, Türkçe adıyla “Kaza Uzmanı’’ kuruluşlarımız, 15 yıldır Hollanda genelinde Kaza Hukuku hizmeti vermektedir. Trafik ya da işyeri kazası gibi kazalarda mağdur (kazazede) insanlara tazminat ve hukuk hizmetleri sunulur; İnsanlara kendi dil ve kültüründe hizmet verilir; Hızlı işlem ve müşteri memnuniyetine önem verilir; Danışma hatlarımızda ücretsiz bilgi verilir; Mağdurlar adına açılan dosyalarda  müşteriden ücret alınmaz; bu masrafları yasal olarak sorumlu sigorta karşılar; Tazminat direkt olarak müşterinin hesabına yatırılır; Bünyemizde avukat ve sağlık danışmalarımız bulunur. Unutulmamalıdır ki her trafik kazasında az ya da çok, mutlaka bedensel zedelenmelerde tazminat hakkınız vardır!

“Kaza sonrası hukuksal yardım ve tazminat” hizmetlerimizi Randstad Letselschade & Advies www.letseladvies.nl ve Türkçe adıyla Kaza Uzmanı www.kazauzmani.nl olarak Rotterdam merkezli olmak üzere Hollanda geneline hizmet vermekteyiz.

Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızı sevindirecek bir haber olarak iletebiliriz ki, Hollanda genelinde verdiğimiz hukuk hizmeti yelpazemizi Avrupa geneli ve Türkiye’ye yaymak için altyapımızı oluşturmuş durumdayız.

Rotterdam, Amsterdam, Arnhem, Utrecht, Den Haag şubelerimizde Avrupa ülkelerinden iş ya da aile ziyareti vesilesiyle Hollanda’ya gelen vatandaşlarımızın Hollanda da karıştıkları trafik ve ya iş kazalarında, bedensel hasarlı kaza zedelerin mağduriyet ve kaza tazminatı haklarını takip ediyoruz. Aynı hizmetler, www.kazauzmani.com adresimiz de göreceğiniz gibi, Türkiye de vuku bulan bedensel hasarlı trafik kazalarınızda da hizmet sunuyoruz.

Danışma hattımız ücretsiz olup, bünyemizde ki kadrolarımızda uzman exper, hukukçu, avukat, danışman, sağlık uzmanı temsilci, teknik mühendis, hukuk ve hizmet sektörü temsilcileri, öğrenciler ve çok sayıda stajyer ile insanlara kendi dil ve kültüründe hizmet sunuyoruz.

Kurum olarak mağdura verdiğimiz hukuk hizmetleri masrafları, sorumlu sigortadan talep edilir. Müşterilerimize verdiğimiz tüm hukuki hizmetler karşılığında herhangi bir ücret talep etmiyoruz ve hakedilen tazminatı, sorumlu sigorta tarafından direkt olarak mağdur müşterinin hesabına çıkartılmasını sağlıyoruz.

Yine bünyemizde bulunan Türk Hukuku Ofisimizle Hollanda ve Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın Türkiyeye gitmeden Türkiye Barolarına kayıtlı avukatlarımız vasıtasıyla, vatandaşlarımızın Miras, Gayrimenkul ve Kira Hukuku, Borç, Alacak ve Ticaret Hukuku, Aile ve Boşanma Hukuku, Nüfus ve Vatandaşlık hizmetleri gibi birçok alanda Türkiye mahkemelerinde ki davalarında avukatlık ve hukuk danışmanlığı hizmeti vermekteyiz. Böylece Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın Türkiye’ye gitmesine gerek kalmadan bulunduğu ülkeden tek merkezden avukatlık ve hukuk danışmanlığı hizmeti almasını sağlıyoruz.

HOLLANDA-TÜRKİYE TİCARET ODASI

Ethem Emre, Türkiye ile Hollanda arasında ticaret yapan Türk ve Hollandalıların yararlanabilceği, Hollanda-Türkiye Ticaret Odası Derneği’ni kurdu ve bu kuruluşun başkanlığını yapmaya başladı.

Hollanda, Avrupa ekonomisi arasında en ileri ülkeler arasında yer alıyor. Hollanda ekonomisinin temel dinamiklerini tarım, sanayi ürünleri, gemicilik ve bankacılık sektörleri oluştururken, nüfusun ise % 40’lık kısmı sanayide çalışıyor. Dünyanın en büyük çiçek ihracatını gerçekleştiren Hollanda, turizm sektöründe ise geçtiğimiz yıl 13 milyar avroluk gelirle 17.5 milyon turisti ağırladı. Girişimcilerinin Türkiye’de kayda değer yatırımları olan Hollanda, dünyanın en büyük 16. ekonomisine sahip.

Hollanda Türkiye Ticaret Odası, Türk ekonomisine katkıyı hedefleyen misyonuyla, Avrupa’da yetişen üçüncü nesil uzman gençleri, Türkiye’deki meslektaşlarıyla bir araya getirerek, özellikle “Hukuk, Finans ve Denetim” konularında Türk markası yaratmayı amaçlıyor.

Ethem Emre, Hollanda’ya yatırım yapmayı düşünenlere ne gibi yardımlar yapabileceklerini şöyle anlatıyor: ‘Hollanda ve Türkiye Ticaret Odası olarak, her iki ülkede de networkümüzde bulunan uzman “işbirliği kuruluşları” ve “çözüm ortakları” kanalıyla, Türk ve Hollandalı işadamlarının , kurumsal hedefleri doğrultusunda işlerini geliştirmeleri ve dış pazarlara açılabilmeleri hususunda, tavsiye ve önerilerde bulunmaktan, detay sektörel pazar araştırması yapmaya; sektörel B2B matchmaking toplantıları organize etmekten, risk analizi ve fizibilite analizleri hazırlamaya; kurumların oluşturabilecekleri her türlü işbirliği imkanlarını (distribütörlükten kontratlı üretime, lisanslı imalattan joint venture’a kadar her tipte) yaratmakta ve ilgili her tür konularda onlara rehberlik ederek hizmet vermekteyiz. Her kuruma ve kuruluşa basmakalıp tekdüze çözümler önermekten ziyade, başvuruda bulunan kuruluşlarla mümkünse yüzyüze görüşerek herbirinin kurumsal hedeflerini ve kısıtlarını da gözönüne alarak özgün gereksinimlerini belirlemekte ve adım adım modüler bir şekilde bunlara uygun çözümler üreterek, uygulamaları gerçekleştirmekte ve kurumların uluslararası alanda büyümelerine ve hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmaktayız.’

Ethem Emre, Hollanda’nın Türk girişimciler için verdiği teşvikleri şöyle anlatıyor:

‘Hollanda hükümeti 9 üst ana sektör olmak üzere çeşitli iş kollarında teşvik programları sunmakta. Hollanda’da iş kuran yabancı şirketlerde doğal olarak bu teşvik programlarına başvurabilmekte. Ancak bu konuda spesifik bir uzmanlık alanı olup, HTTO olarak yine ilgili “çözüm ortaklarımız” kanalıyla , gerektiğinde uzman danışmanlık hizmetleri sunabilmekteyiz.

Ülke yönetiminin politik olarak desteklediği ve önem verdiği dokuz üst ana sektör söz konusudur. Bu sektörler; ziraat ve gıda, bahçe bitkileri, yüksek teknoloji endüstrileri, yaratıcı endüstriler, lojistik, enerji (bilhassa yenilenebilir), yaşam bilimleri ve sağlık, kimya, denizcilik ve su yönetimi olarak sıralanıyor.’

Türk girişimcilere neler önerebileceğini sorduğumuz Emre şu yanıtı verdi: ‘Hollanda hemen hemen her tür girişimciye açık, tamamen serbest rekabete uyumlu bir ülkedir. Her tür sektörün ve kurumun güçlü ve zayıf yanları, kendine özgün amaçları ve kısıtları olabilir. Yani biz hazır reçeteler sunmak yerine önce ihtiyaç ve gereksinimleri belirleyip, sonra öneride bulunuyoruz. Teşhis koymadan tedavi önermeyi doğru bulmuyoruz. Bu bağlamda bu sorunuza peşinen bir yanıt vermem sağlıklı olmaz.

Ancak zaman zaman bünyemizde bulunan “Green & Black Consulting – International Business Intelligence & Cooperation Services”, “ESJ Financial Engineering” vb., kurumlar kanalıyla ülkemizde mevcut odalara, sanayi birliklerine, sektör kümelenmelerine Hollanda ekonomisi, teknolojisi, teknoloji transfer imkanları, işbirliği olanakları, uluslararası işbirliğinde dikkat edilmesi gereken hususlar, Hollanda ticari ve hukuki altyapısı vb.” konularda bilgilendirme toplantıları düzenliyoruz. Böylece en azından katılanların kafasında bazı sorgulamaların oluşmasına, kendi gereksinimlerini gözden geçirme ihtiyacı hissetmelerine vesile oluyoruz.’

Ethem Emre, Hollandalıların da Türkiye’de yatırım yapmak için nelere dikkat edilmesi gerektiğini şöyle anlatıyor: ‘Öncelikle Hollandalı yatırımcını hedefini belirlemek lâzım. Sadece Türk pazarına mı açılmak istiyor? Yoksa bir Türk firmayla iş ortaklığı oluşturup, Türkiye çevresindeki (malum bizim ülkemizde iki kıtayı birleştiren bir köprü olması sebebiyle son derece stratejik ve sıçrama yapmaya müsait bir coğrafi lokasyona sahip) pazarlara da kaymayı düşünür mü? Bunun için yeterli bütçesi ve insan kaynağı var mı? Finansman ve teknoloji imkanları kısıtlı mı? Özetle teşhis koymadan tedavi önerilmesi doğru değil. Mevcut durumu ve imkanları görmeden, bilmeden ve analiz etmeden bir şey önermek ne kadar doğru? Bu nedenle önerilerimiz sektörden sektöre, firmadan firmaya değişiklikler göstermekte.

Bir önceki sorunuza verdiğim yanıtta olduğu gibi Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz bilgilendirme sunum ve toplantılarının bir benzerini Hollanda da, çeşitli Hollanda meslek kuruluşlarına ve kümelenmelerine yönelik olarak gerçekleştiriyor ve programlarımıza alıyoruz.

Özetle, kurum olarak, her iki ülke arasındaki ticaret ve işbirliği imkanlarının geliştirilmesi konusunda, her iki ülkede de aktif çalışmalar yürütmeye çaba sarf etmekteyiz.

Geçmişte İstanbul’da da farklı alanlarda hizmetlerimiz olduğu için ticaret trafiğini de takip etme durumum oldu. Hollanda ve Türkiye arasında iyi bir ticari ilişki var. Hollanda, son 20 yılda Türkiye’de en çok yatırım yapan ülke konumunda. Bu ikili ilişkilerde sıkıntılar yaşandığına şahit oldum. Girişimcilerin bazen hizmet almada zorlandıklarını, yanlışlıklar yüzünden mağdur olduklarını gördüm. Bundan dolayı da 10 yıl önce bu sıkıntıların giderilmesine dönük ve ikili ilişkileri daha verimli, sağlıklı bir hale getirmek, ticaret ağının daha kolay işlemesi için böyle bir adım attık ve Hollanda Türk Ticaret Odası Derneğini kurduk. Sadece Hollandalı girişimcilerin değil Türk girişimcilerin de haklarını korumak, onların taleplerini takip etmek ve onların da mağduriyetlerini gidermek için yola çıktık.

Her iki grubun da gerektiğinde hem Türkiye’ye hem de Hollanda’ya yatırımlarını artırmak, yerleşim işlerini halletmek ve kendi dilinde ve kültüründe hizmet etmek istedik. Çünkü her insan gittiği yabancı bir ülkede kendi diliyle hizmet alacak kaynaklar arar.
Şu ana kadar çok güzel tepkiler ve talepler alıyoruz. İstanbul’da da ofisimizi kurduk. Oradaki elemanlarımız da Hollanda dili ve kültürünü bilen arkadaşlarımızdan oluştu. Hollanda’dan Türkiye’ye giden firmaların gelişimi için çaba harcıyor ve işlerini oradan takip ediyoruz. Desteğimiz kesilmiyor. Alacakları hizmetleri koordine ediyoruz. İlişki içerisinde olduğu firmaların güvenilir olmasına kadar ön araştırma yapılıyor. İş yapacak olan firmaları önceden hazırlıyoruz, eksikleri varsa tamamlıyoruz, tavsiyelerle yola çıkarıyoruz. Bu hizmetlerin benzerini de, Türk firmaları için Hollanda’da yapmaktayız. Bir nevi bir köprü oluşturduk.

Türkiye’de iş yapmak için bize başvuran sayısız gencimiz var, onlara da rehberlik hizmeti veriyoruz. İstanbul Ticaret Üniversitesi ile yeni bir protokol imzaladık. Amaç, buradaki üniversiteler ile işbirliği yapmak ve geliştirmek. Türkiye’deki pek çok Ticaret Odalarıyla ilişkimiz ve işbirliği anlaşmalarımız var. Türkiye’nin her yeriyle olan ciddi bir ilişkimiz var. Oradan gelen Hollanda’ya dönük talepleri nasıl değerlendiririz diye çalışma ve proje üretiyoruz. Hedefimiz, Hollanda’da bir Türk Ticaret Merkezi’nin kurulması. Bu uzun vadeli bir hedef olsa da, bu tür çalışmalar çok kısa zamanda bizleri bu hedefe ulaştıracaktır.

Kâr amacı olmayan bir kuruluşuz. Ülkemize katkı sağlayalım, ihracatçımıza yol gösterelim düşüncesiyle başladık. Her geçen gün gelişiyor. İhtiyaç olduğunu daha iyi görüyoruz. Hollanda’da buna benzer 60 kadar kuruluş var hepsiyle de işbirliği içinde temas hâlindeyiz. Profesyonel anlamda hizmet yürütülüyor. Yönetim kurulumuzda kendi alanlarında uzman üç Hollandalı arkadaşımız var. Ülkemize katkı sağlıyoruz, bundan da mutluluk duyuyoruz.’

metin, kişi, adam, gazete içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

GENÇLİĞİ İŞ DÜNYASINA HAZIRLAMA VE TÜRKİYE’DEN SERMAYE VE BEYİN GÖÇÜNÜ TERSİNE ÇEVİRME…

Ethem Emre’nin koltuğuna sığdırdığı üçüncü karpuzun konusu, gençlerimizin eğitim sonrasında iş dünyasına hazırlanması. Bu konuyu da az sonraki söyleşimizde genişçe okuyacaksınız ama, Emre’nin önemli bir çift sözüne yer vermek istiyorum: ‘Türkiye’deki gençlerimiz, atalarından kalma mirasları satarak yurt dışına yerleşiyorlar. Hem paraların yurt dışına çıkmaması ve hem de gençlerimizi kaybetmemek için çaba göztermemiz lâzım. Ben bu konuda girişimlerde bulundum. Umarım semeresini görürüz.’

Ülkemizde iyi eğitim görmüş, alanlarında uzmanlaşmış gençlerimiz ve sermayelerini en uygun yatırımlarla değerlendirmek isteyen girişimciler, genellikle daha iyi standartlarda iş imkânlarına sahip olmak amacıyla yönlerini farklı ülkelere çevirmekteler.
Türkiye’de özellikle son yıllarda beyin ve sermaye göçü hareketleri büyük bir hız kazandı.

Özellikle eğitimli ve yetenekli gençlerimizin ülkemiz için önemini vurgulayan Ethem Emre şunları söyledi: ‘Ülkemizde ve yurt dışında bulunan gençlerimizi ekonomik ve sosyal yönden destek vererek kazanmalıyız. Beyin göçünün önlenmesinin yanında, gençlerimizin yurt dışında asimile olmalarını önlemek için gecikmemeliyiz. Bu konuda sivil toplum kuruluşlarımız ile el el vererek adım atmada gecikmemeliyiz.’

Afbeelding met tekst, plafond, binnen, mensen Automatisch gegenereerde beschrijving

Gençlerimize sahip çıkma toplantılarına çok önem veren Ethem Emre, yakında Türkiye’de de toplantılar düzenleyeceğini belirtiyor.

Ethem Emre, Gençlerimize fırsatlar sunulması gerektiğini vurgularken, Türkiye’deki gençlerimizin varlıklarını ve miraslarını yurt dışına taşımalarının önüne geçilmesi gerektiğini belirtti.

‘Düşünen ve üreten değerlerimizi kaybetmeyelim’ diyen Emre şöyle devam etti:

‘Ülkemizde düşünce ve sermaye göçü yaşanmaması adına hepimiz üzerimize düşeni yerine getirmekten kaçınmamalıyız. Bunun aksi olması halinde, vatanından kopan gençlerimizin asimile olmalarının önü kesilmelidir. Düşünen ve üreten, sahip oldukları alanlarda başarılı olan pırıl pırıl gençlerimiz var. Bu gençlerimizin ülkemizi terketmelerine fırsat vermemeliyiz.’

Hollanda’daki gençlerimiz için de önemli projeleri olduğunu söyleyen Emre şöyle devam etti:

‘Gençlerimize sahip çıkarsak, onlar da kendilerinden sonraki kuşağa sahip çıkarlar. Bizler şimdi bunu yapmazsak gelecekte neslimizi kaybederiz. Zira aksi takdirde asimile olmaları kaçınılmazdır. Bizim geleceğimiz olan gençlerimizi, dernek olarak iş ve staj konularında desteklemeye devam edeceğiz.’

Ethem Emre, Devletimizin, kurumlarımızın, işadamlarımızın, STK’ların ve medyanın gençlerimize yardım için gayret sarfetmelerini, aksi takdirde gençlerimizi kaybedeceğimizi belirtirken, Hollanda’da 300’ü aşkın iş kadınımızın olduğunu, bu kesimin de desteğe ihtiyacı olduğunu belirtiyor.

TÜRK TİCARET MERKEZİ

Ethem Emre’nin öteden beri arzuladığı bir Türk Ticaret Merkezi’nin oluşmasıdır. Bu konuda çok yoğun çalıştığı halde bir sonuç elde edemeyen Emre, desteklendiği takdirde yakın bir gelecekte bu emeline nail olacağını umut ediyor.

Afbeelding met plafond, binnen, persoon, staand Automatisch gegenereerde beschrijving
Ethem Emre, çeşitli konularda hizmet yarışını sürdürken, gerek yetenekli personelinden ve gerekse uzmanlardan destek görüyor.

YÜKSEK OKUL MEZUNLARI İÇİN İNTER TALENTEN VAKFI

Afbeelding met poseren, sport Automatisch gegenereerde beschrijving

Ethem Emre yüksek okul mezunu gençler için kurduğu bir de Inter Talenten Vakfı var. Emre, bu konuda şunları söylüyor:

“Üniversite ve Yüksek Okul mezunu gençlerimizin okul bittikten sonra onları bir araya getirecek, onlara destek olacak bir oluşumun olmadığını gördüm. Bunlar bizim gençliğimiz, geleceğimiz. Onların pek çok alanda eksiklikleri var. Özellikle Türkçe dili, tarih ve kültürel alanda bilgi eksikliği yaşıyorlar. Gençlerimiz çok sosyal değiller, birbirleri ve toplum ile olan ilişkileri çok zayıf. Onları haftada bir de olsa bir araya getirerek hem birbirilerini tanıma hem dertlerini, sıkıntılarını paylaşma hem de bilgi ve birikimlerini birbirlerine aktarma zemini oluşturuyoruz. Camilerimizin Gençlik Kolları da bu manada büyük hizmetler veriyor ama onların herkese el uzatması mümkün değil. İnşallah ileriki zamanlarda bu gençleri bir araya getirerek, birlikte geniş bir çalışma ortamı hazırlamak istiyoruz. Şimdilik 20 kişilik bir genç grubu oluştu. Pandemi nedeniyle toplantılar online olarak gerçekleştiriliyor. Herkes çok mutlu, geleceğe olan güven ve umutları her geçen gün daha da artıyor.

Eğer biz gençlerimize sahip çıkmaz isek, onların yolunu açmaz, desteklemez isek onları kaybederiz. Daha doğrusu bizler kaybederiz. Biz onlara kendi bilgi, birikim tecrübelerimizi aktaracağız ki, onlar da kendilerinden sonra gelecek olan nesle bizden aldıklarını ve kendi edindiklerini, birikimlerini aktarsınlar.

İşte bu eksiklikleri nasıl giderebiliriz, meslek sahibi olmuş gençlerimizi mesleğine uygun olarak iş hayatına nasıl hazırlarız gibi düşüncelerle Inter Talenten Vakfı’nı kurduk.
Bizler ikinci nesil olarak çok zenginiz. Hem anne ve babalarımızın yaşlanmasına ve onların bizlere bıraktığı bilgi mirasına sahip olduk hem de çocuklarımızın büyümesine tanıklık ettik ve bu bilgi akışının onlara ulaşmasına vesile olduk. Bagajımız dolu dolu. Bu birikimi mezara götürmek bize yakışmaz. Elimizden geldiğince topluma hizmet etmek için gayret sarf edeceğiz. Zira her şey para değil. Her şey para karşılığı yapılmaz, yapılmamalı.
O gençlerin bir araya gelmesi, tanış olması, birbirleriyle ülfet kurması her şeye değer. Biz ebeveynlere de büyük görevler düşüyor. Toplum için, gençlerimiz ve çocuklarımız için daha başka neler yapılabilir, bunları konuşmamız ve gereğini yerine getirmemiz lazım.”

SONUÇ

Ethem Emre ile yaptığım uzun görüşme sonunda, koltuğundaki karpuz sayısını hesap edemeyecek duruma geldiğimi belirttikten sonra, son sorularım şöyle yanıt buluyor:

-Sizin gözünüzle bakarsak, Hollanda nereye gidiyor?

-‘Hollanda zengin bir ülke. Kendi insanına bakacak, esnaf ve çiftçisini destekleyecek kadar varlıklı bir devlet. 70’li, 80’li yılların ülkesi değil elbette. O zamanlar “özgürlükler ve refah ülkesi” olarak anılırdı. Şimdi bu tanımlamadan hayli uzaklaştı. Rotterdam gibi büyük kentlerin bazı semtlerinde Hollandalı görmek mümkün değil. Gittikçe gettolaşan ve Güney Afrika’da var olan “apartheid” denilen bir yere doğru sürükleniyor. Belli bir yerde yaşamak zorunda kalan yabancıların yaşam koşulları ve kültürleri farklılaşıyor.

Gençler belli gerekçelerle nefret ve kinlerini ortaya koyuyor, bunun da siyasi bir kaynaktan beslendiği aşikâr.

Bu nedenle gençlere sürekli söylüyorum: Her ne kadar Hollanda’da doğmuş, büyümüş ve meslek sahibi olsanız da bir gün gelir bu ülkeyi terk etmek zorunda kalırsınız. Zira çok yakın bir zamanda bu ilkenin kendilerine çok yakın olmasına rağmen Yahudilere yaşattıklarına da şahitlik ettik.

Gün gelir, olağan bazı durumlar yaşanır ve riskler de artar. Bugün her şey yolunda olabilir ama gün gelir burası da yaşanmaz hâle gelebilir. Bu nedenle her şeye hazırlıklı olmak lazım. İyi ki gidebileceğimiz bir ülkemiz var. Bazılarının böyle bir seçeneği de yoktur.
Hollanda bu manada değerlendirildiğinde güçlü bir ülke. Bizim gençlerimiz de burada nasıl bir yer edinir, toplumla olan münasebetlerini sağlıklı bir zemine nasıl oturtur, bunlar üzerinde fikir üretmek, geliştirmek ve gençliği desteklemek lazım. Toplum olarak yerimizi iyi belirlemeliyiz. Eksikliklerimizi görerek, nasıl daha iyi seviyeye geliriz, iş ve sosyal hayatta nasıl daha güçlü ilişkiler kurarız, bunlar üzerinde kafa yormamız lazım. Her ne kadar bir tecrit hâli yaşansa da bizler onlarla olan münasebetlerimizi diri tutmalıyız, hâkim toplumla azınlıklar arasındaki diyalog ve ilişkinin olması gerektiği gibi davranmalıyız. İçimize kapanarak sorunlarımızı çözemeyiz. Türk toplumunun girişimci ruhunu her alana yayarak, geleceğimizi sağlam bir zemine oturtmamız gerek.

Avrupa siyasi olarak sağa doğru evriliyor.

Wilders bu kıvılcımın ateşini fitilliyor. İslam korkusunu toplum üzerinde inşa ederek bir politik gelecek umuyor. Bu popülist çıkışlara diğer partiler de katılıyorlar ve her geçen gün tırmanan bir ırkçılığın fitilini ateşliyorlar. Bu duruma ancak toplumumuzun birlik ve beraberlik içerisinde hareket ederek karşı duracağını ve bu sorunun üstesinden geleceğine inanıyorum. Gelecek neslimize, ayrılıklarımızı değil, birlik ve beraberlik ruhumuzu miras olarak bırakmalıyız.

Güçlerini birleştirsinler, yardımlaşma ve dayanışma ruhuyla hareket etsinler. Bu da gelecek nesle bırakılacak en büyük değerdir, diye düşünüyorum. Dertlerimiz, sıkıntı ve sorunlarımız çok ve büyük. Bu nedenle sık sık bir araya gelmeli, birbirimizi dinlemeli, istişare edip bir yol haritası çizmeliyiz.

Bizlerden sonra bu işleri düzgün bir şekilde götürecek olan gençlerimize yatırım yapmalıyız. Kurumlarımızı kurumsallaştırma, kalitesini artırma, Hollandalı rakipleriyle yarışma ve kalıcı olması yoluna gitmeliyiz.’

-Hayatınızın merkezinde neler var?

-‘Çoluk çocuğumuz. Yaptığımız işlerin kaliteli olması ve yarınlara güzel şeyler bırakabilmek için verilen mücadelemiz…’

-Hayatta en çok neyi önemsersiniz?

-‘Dürüst yaşamak, insanlara katkı sağlamak, toplumsal olaylara karşı duyarlı olmak, ihtiyaç sahibi olanlara yardımı esirgememek ve bunların toplumda yaygınlaşmasını sağlamak gibi insanı insan yapan değerleri önemserim. “Dünyayı ben mi kurtaracağım” mantığı ile değil de “Bir insanı kurtaran bütün insanlığı kurtarmış gibi olur” inancıyla hareket etmek lazım. Her şeyi başkalarından bekleme lüksümüz yoktur. Görev ve sorumluluklarımız bellidir. Herkes bu manada bir iki kişiye el uzatsa, ne sorunlu ne de ihtiyaç sahibi insan kalır.’

-Bir insanda neyi ararsınız?

-‘Dürüstlük, şeffaflık, samimiyet aranır. İnsan bu duygularla güzelleşir. Dünya geçici, iyi miraslar ve hoş bir seda bırakmak lazım.’

-En çok ne mutlu eder sizi?

-‘Toplumumuzun her alanda gelişmesi, ülkemizle olan bağlarımızın güçlenmesi beni mutlu eder.’

-Son olarak neler söylemek istersiniz?

-‘Neslimizin ülkemizle olan bağları gittikçe kopuyor eğer bunu sosyal ve ekonomi anlamında yatırım yaparak güçlendirmezsek bu bağ tamamen bitecek. Gençlerimizin ülkemizi bir tatil ülkesi olarak değil, orayla hem sosyal hem de ekonomik bir bağ kurmaları için projeler üretmek lazım. Babalarının mirasını değerlendirmeleri için çocuklara bu alanda yol açmak gerek. Ülkesiyle ticari bağı olmayan biri, Türkiye yerine tatil için başka bir ülkeyi de rahatlıkla seçebilir. Bu nedenle bağlar zayıflar. Şimdilerde cenazelerin buraya defnedilmesi konuşuluyor. Bir-iki nesil sonra neslimizin ülkemizle bir bağı kalmaması muhtemel. Gelecek nesil bizim kadar bu meseleyi umursamayacak. Kendi hâllerine bırakırsak, yok olmakla karşı karşıya kalacaklar. Bu alana biraz kafa yormak lazım. Emek verirsek, uğraşırsak bir şeyleri kurtarabiliriz. Devletimize de burada görev düşüyor. Bu bağın hep güçlü kalması için devletimizin Avrupa’daki insanımızın sadece gerektiğinde değil hep yanında olmasını istiyoruz.’

[UHA Haber Ajansı, 18 Haziran 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.