enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:56 Dışişleri Bakanı Fidan, “Ateşkesi memnuniyetle karşılıyoruz”
00:53 Alman Dış Politikasında Güncel Zorluklar ve İnandırıcılık Sorunu
00:43 Bakan Fidan: Dünya İsrail’in muhtemel sabotaj hamlelerine karşı hazır olmalı
00:42 Türk SİHA’ları ‘KARAT’ ile yeni bir sayfa açacak
00:14 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, “Kumar ve müstehcenlikle mücadele liste başında”
00:14 TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ‘ara seçim’ açıklaması
00:03 Savaşa ‘ateşkes’ arası: İstihbarat örgütleri sınıfta mı kaldı?
21:52 Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile görüştü
12:51 “Karavan Araç Deposu”ndan Modern Otoparka: Şikayetler Bitti, Huzur Geldi
12:33 Bekçilerin işe alım şartları değiştirildi
00:56 AB Su Direktijleri / Avrupa Birliği su politikasını değiştiriyor: Peki Türkiye ne durumda?
00:55 İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları derhal durdurmaması halinde, “pişman edici bir karşılık” vereceklerini bildirdi.
00:40 UHA / İnternational News Agency’n ‘Dünya Gündemi’nden kısa kısa
00:12 Tahran’dan Ateşkes’le ilgili son gelişmeler…
00:09 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, “Tatilciler Afyonu’u rahat geçecek”
11:22 Dışişleri’nden “geçici ateşkes” açıklaması: Memnuniyetle karşılıyoruz
10:01 Amsterdam’da 10 Nisan’da Tarih Sahneye Çıkıyor: “Papa’cı olmaktansa Türklüğü terci ederim”
00:51 Gazeteci İlhan KARAÇAY: “Terörizmi” Kim Belirliyor? Medyadan Çifte Standard
00:46 Bakan Bayraktar: TürkAkım boru hattının güvenliği önemli
00:44 Dışişleri Bakanlığı, İsrailli bir bakanın işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskını kınadı.
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Gazze İçin Yeniden Yapılanma Vizyonu

Gazze İçin Yeniden Yapılanma Vizyonu
28 Aralık 2025
19
A+
A-

* Gazze barış planında ikinci aşamaya geçme sıkıntıları yaşanırken yeniden yapılandırma çabalarına hız veren Trump yönetimi Gazze’yi modern bir metropol ve tatil merkezine dönüştürmeyi amaçlayan kapsamlı bir planı Türkiye, Mısır ve Körfez ülkelerine sundu.

* İşte detayı!…

UHA / İnternational News Agency

 

 

 

 

 

 

 

 

Jacqui-Heinrich-BEYAZ-SARAY

ANKARA,  28 ARALIK 2025 –   ABD Beyaz Saray Muhabiri Jacqui HEİNRİCH, SETA Washington Bülteninde yer alan “Gazze İçin Yeniden Yapılanma Vizyonu” başlıklı analizinde, Gazze barış planında ikinci aşamaya geçme sıkıntıları yaşanırken yeniden yapılandırma çabalarına hız veren Trump yönetiminin Gazze’yi modern bir metropol ve tatil merkezine dönüştürmeyi amaçlayan kapsamlı bir planı Türkiye, Mısır ve Körfez ülkelerine sunduğuna dikkat çekiyor.

Project Sunrise” adı verilen 112 milyar dolarlık planın, Gazze’yi köklü biçimde dönüştürülecek yeni bir ekonomik ve kentsel merkez olarak kurguladığını, ancak, Gazze’de yaşayan yaklaşık 2 milyon Filistinlinin yeniden inşa sürecinde nerede yaşayacağına dair herhangi bir bilginin verilmediğinin altını çiziyor.

Jacqui HEİNRİCH, SETA Washington Bülteninde sözkonusu projenin temel olarak Gazze’nin mevcut sosyal ve fiziksel yapısının tasfiye edilerek, yerine yüksek teknoloji altyapısına sahip, turizm ve hizmet odaklı bir sahil metropolü inşa edilmesinin öngördüğünü aktarıyor.

On yıla yayılan projede, lüks konut alanları, hızlı ulaşım hatları, yapay zekâ destekli enerji sistemleri ve geniş turizm yatırımları ön plana çıktığına vurgu yapan HEİNRİCH, “Toplam maliyeti 112 milyar dolar olarak hesaplanan plan, ABD’nin yaklaşık 60 milyar dolarlık hibe ve borç garantisiyle “ana finansör” rolü üstlenmesini, geri kalan kısmın ise uluslararası kurumlar ve bölge ülkeleri tarafından karşılanmasını hedefliyor” diyor.

Ancak planın en dikkat çekici ve tartışmalı yönlerinden birinin, altyapı ve yatırım başlıklarında görece ayrıntılı bir çerçeve sunmasına karşın, Gazze’de yaşayan yaklaşık iki milyon Filistinlinin yeniden inşa süreci boyunca nerede, hangi koşullarda ve hangi hukuki statüyle yaşayacağına dair bağlayıcı bir yol haritası içermemesi olduğunun altını çizen Gazeteci Jacqui HEİNRİCH SETA Washington Bülteninde;

“Sunumlarda geçici barınma alanları, sahra yerleşimleri ve insani destek mekanizmalarına sınırlı biçimde değinilse de bu düzenlemelerin süresi, kapsamı ve denetim mekanizmaları netleşmiş değil. Özellikle nüfusun önemli bir bölümünün Gazze dışına çıkarılmasının mı, yoksa bölge içinde farklı alanlara yönlendirilmesinin mi öngörüldüğü açık biçimde ortaya konmuyor. Bu belirsizlik, yeniden inşa sürecinin insani boyutunun planın merkezinde yer almadığı yönündeki eleştirileri güçlendiriyor” ifadesinin aktarıldığını anlatıyor.

HEİNRİCH, Trump yönetiminin daha önce yaptığı açıklamalarda, “Filistinlilerin Gazze’ye geri dönüşünün planlanmadığını açıkça dile getirmişti. Bu yaklaşım, geçici yerinden edilme ihtimalini fiilen kalıcı bir nüfus mühendisliği riskine dönüştürüyor” hatırlatmasında bulunduğunu ifade ediyor.

SETA Washington Bülteninde; “Yeniden inşa söylemi, bu haliyle yalnızca fiziksel yıkımın giderilmesini değil, Gazze’nin demografik ve sosyal yapısının köklü biçimde değiştirilme ihtimalini barındırıyor. Planın ekonomik ve kentsel vizyonu önceliklendirmesi, Gazze halkının siyasal hakları, geri dönüş beklentileri ve kolektif geleceği gibi temel başlıkları ikincil plana itiyor” ifadelerinin yer aldığını söyleyen Jacqui HEİNRİCH, şöyle devam ediyor:

“Bu durum, Planın bir kalkınma projesinden ziyade, insani maliyeti yüksek ve siyasi sonuçları belirsiz bir yeniden düzenleme girişimi olarak algılanmasına yol açıyor.

Projenin temel şartı ise güvenlik başlığında ortaya çıkıyor. Planın daha ilk aşamasında, Gazze’de silahlı yapıların tamamen tasfiye edilmesi kırmızı çizgi olarak vurgulanıyor. Özellikle Hamas’ın silahsızlanması, tünel altyapısının ortadan kaldırılması ve askeri kapasitesinin sona erdirilmesi, yeniden inşanın ön koşulu olarak sunuluyor.

Trump yönetimine göre, bu şart sağlanmadan ne uluslararası yatırımcıların ne de bölge ülkelerinin Gazze’ye uzun vadeli kaynak aktarması mümkün. Bu yaklaşım, yeniden inşa sürecini doğrudan siyasi ve askeri dengelere bağlayarak, planın uygulanabilirliğini sahadaki güç ilişkilerine bağımlı hale getiriyor”.

SETA Washington Bülteninde; Planın bölge ülkelerine sunulmasının, Washington’ın Gazze’nin yeniden inşasının tek başına finanse etmeyi ve siyasi sorumluluğunu üstlenmeyi hedeflemediğini açık biçimde ortaya koyduğunu, ABD’li yetkililerin, projenin Türkiye, Körfez ülkeleri ve Mısır gibi bölgesel aktörlerle paylaşıldığını ve bu ülkelerden yalnızca mali katkı değil, aynı zamanda siyasi ve güvenlik sürecine aktif destek beklendiğini ifade ettiğini, ancak ilk temasların, bölge başkentlerinde temkinli ve mesafeli bir yaklaşımın hâkim olduğunu gösterdiğini vurgulayan Gazeteci HEİNRİCH, bültende Güvenlik risklerinin tamamen ortadan kalkmadığı, Gazze’nin siyasi geleceğinin belirsizliğini koruduğu bir ortamda, yüz milyarlarca dolarlık yatırımların uzun vadede korunup korunamayacağı ciddi bir soru işareti olarak değerlendirildiğinin yer aldığını dile getiriyor.

Jacqui HEİNRİCH SETA Washington Bülteninde; “ayrıca Körfez ülkeleri açısından, Gazze’ye yapılacak büyük ölçekli yatırımların yeni bir çatışma durumunda kısa sürede yok olma riski temel bir kaygı olarak öne çıkıyor. Güvenliğin kalıcı biçimde sağlanmadığı bir ortamda, milyarlarca dolarlık altyapı ve şehirleşme projelerine kaynak ayırmanın hem siyasi hem de ekonomik açıdan yüksek risk taşıdığı düşünülüyor.

Türkiye ve Mısır ise sürece daha çok insani ihtiyaçlar ve bölgesel istikrar açısından yaklaşıyor; her iki ülke de yeniden inşa çalışmalarının Filistinlilerin kalıcı olarak yerinden edilmesine yol açmaması gerektiğini vurguluyor. Mısır, Gazze’nin güneyinde ve Refah sınırında üstleneceği rol nedeniyle planın doğrudan taraflarından biri konumundayken, Türkiye diplomatik etkisi ve sahadaki insani yardım kapasitesiyle sürece aktif biçimde dahil olmayı önemsiyor.

Proje genel çerçevede, Trump yönetiminin çatışmaları sona erdirmenin yolunu ekonomik kalkınma ve refah üretmekte gören yaklaşımının Gazze’ye uyarlanmış bir örneği olarak değerlendirilebilir. Plan, yalnızca savaşın yol açtığı fiziksel yıkımı onarmayı değil, Gazze’nin ekonomik yapısını ve toplumsal düzenini baştan aşağı dönüştürmeyi hedefliyor.

Bu yönüyle Project Sunrise, klasik bir yeniden inşa programının ötesine geçerek kapsamlı bir sosyoekonomik yeniden yapılanma girişimi niteliği taşıyor. Bazı uzmanlar bu yaklaşımı fiili bir “ulus inşası” süreci olarak tanımlarken, Beyaz Saray bu yorumu reddediyor. Buna rağmen planın ölçeği ve iddiası, ABD’nin Gazze’nin siyasi ve ekonomik geleceğinde belirleyici bir rol üstlenmeyi amaçladığını açık biçimde ortaya koyuyor.

Project Sunrise, Gazze için kapsamlı ve iddialı bir yeniden inşa vizyonu ortaya koysa da plan insani, siyasi ve güvenlik alanlarında önemli belirsizlikler barındırıyor. Başarının yalnızca gerekli mali kaynakların sağlanmasına bağlı olmadığı, Filistinlilerin geleceğine dair açık ve kapsayıcı bir çerçevenin oluşturulmasının belirleyici olduğu görülüyor. Aynı şekilde kalıcı güvenliğin tesis edilmesi ve bölge ülkeleri arasında gerçek bir siyasi uzlaşının sağlanması da sürecin temel şartları arasında yer alıyor. Bu unsurlar netleşmediği sürece, ekonomik kalkınma ve modernleşme söyleminin sahadaki gerçeklerle örtüşmesi zor görünüyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.