enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
12:56 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan haberler!
08:12 GAP 2026 Sulama ve Bölgesel Kalkınma – Projede Sulamanın Sonuçları
04:57 İttihat ve Terakki cemiyetinin, Şam Valisi olarak atadığı Cemal Paşa: Köpekler ve Araplar Giremez!
04:29 Adalar Vakfı’ndan İstanbul’un hafızasına yolculuk: Adalarda Hayat Var belgeseli yayında
03:57 Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) Başkanı Bulut, Mısır’da İş Birliği Protokolüne imza attı
00:56 Rusya-Ukrayna Savaşı’nın arabulucu ülkesi: Türkiye
00:52 İmalat sanayisi işletmeleri için uygun koşullu finansman paketi
00:48 “Narin Güran cinayetine aylar sonra müdahil olundu” haberlerine yalanlama
00:46 Gazeteci Nevzat ÇİÇEK: Güvenlik kaynakları ne diyor: 25 maddede Suriye’de yaşananlar-görüşmeler-beklentiler
00:38 Deprem şehitleri “Türkiye’min Gücüne Bak” temalı törenle anılacak
00:28 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörden medet umanlar sonuç alamaz
00:23 Türk tipi Kamikaze İHA’dan tam isabet: SKYDAGGER sahnede
00:22 Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı: Bakıma Muhtaçlık
00:18 Sivil Havacılıkta pilot sayısı geçen yıla göre yüzde 10 artışla 17 bin 910’a ulaştı
00:14 Kahramanmaraş’ta, 6 Şubat 2023’te meydana gelen deprem felaketinin 3. yılında eğitim öğretime bir gün ara verilecek.
00:09 Gergerlioğlu’ndan destek; “İşçilere yönelik hukuksuzluk devam ederse, halk boykot başlatacaktır!”
11:53 ABD SDG’den Neden Vazgeçti
11:08 Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nde (KOGACE) Başkanlık Görev Değişimi
07:04 ABD-Ukrayna-Rusya Üçlü Müzakereleri Devam Edecek
00:16 Uluslararası Deneyimler Çerçevesinde Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Gazeteci Fügen Ünal Şen’den alıntı ‘Burka’

Gazeteci Fügen Ünal Şen’den alıntı ‘Burka’
18 Ağustos 2021
416
A+
A-

UHA HABER / Amerika Afganistan’ı vurdu ya, gazeteci olan eşim günlerini, hatta aylarını orada geçirdi ve Türkiye’ye dönerken, bana armağan olarak mavi, ipekli bir “burka” getirdi.
Evet evet, Afganlı kadınların Taliban döneminde giymeye zorlandıkları burkadan söz ediyorum. Burkayı bavulundan çıkarıp bana uzatırken de “Bunu giydiğin an, armağanın benden değil, Atatürk’ten olduğunu anlayacaksın,” dedi.
BURKAYI GİYİYORUM
Burkayı ambalajından çıkarıp, bu acayip örtünün neresine kafamı sokacağımı araştırdım bir müddet. İşlemelerle yapışmış yarım santimlik pencerelerden oluşan kafesi gözlerimin önüne denk düşürmeye çalıştım.
Dünyayı görebilmek için!!!
Daha ilk saniyelerde kendi nefesimden tiksinmeye başlamıştım.
Soluk alıp vermek tam bir işkenceydi.
Ağzıma yapışan kumaş nefesimle ısınıyor, içerde gitgide ağırlaşan bir koku oluşuyordu.
Ellerim de felaket durumdaydı doğrusu. Hareket kabiliyetimi tümüyle kaybetmiştim.
Eşime, “Bunun omuz kısmı neresi?” diye sormuştum burkayı giymeye çabalarken.
O da, “Omuz olursa, burka olmaz. Önemli olan kadının, hiçbir hattının belli olmaması,” demişti.
Burkayı giydim.
Aynanın karşısına geçtim ve kendimi aradım!
Yok olmuştum.
Gözlerim, yüzüm, mimiklerim, bakışım, hatta sesim yok olmuştu.
Ezilmiştim.
Küçülmüştüm.
Görüş alanım daralmıştı.
Görebildiğim dünya minik karelere bölünmüştü.
Kafamı çevirmek yetmiyor, vücudumu komple oynatırsam daha fazla bir şeyler görürüm zannediyordum.
Ama olmuyordu. Gözler 180 derece görür ya, benimkiler o an ancak 30 dereceye hakimdi.
Zannedersem bir dakika kalabildim burkanın içinde.
Bir ömür böyle yaşayanları anlayabilmek için, bir dakika zor dayandım, itiraf ediyorum.
Bir çırpıda çıkardım.
Ama, o günlerde evime gelen tüm kadınlara burkayı giydirmeye karar verdim. Benim öğrendiğimin, yani “Atatürk’ün kadınlara en büyük armağanı”nın farkına daha iyi varabilsinler diye.
Çünkü ben, bir kadın için çarşafa bürünmenin ne demek olduğunu, ancak burkanın içinde bir dakika kaldığımda algılayabilmiştim.
SONRA ATATÜRK’Ü DUYARIM
Ne vakit karamsarlık dolsa içime, ATATÜRK’ü duyarım:
“Seyahatim esnasında köylerde değil, bilhassa kasabalarda ve şehirlerde kadın arkadaşlarımızın yüzlerini ve gözlerini çok kesif olarak kapattıklarını gördüm. Erkek arkadaşlar, bu bizim bencilliğimizin eseridir!
Onlar da yüzlerini cihana gösterebilsinler ve gözleriyle cihanı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak bir şay yoktur!” sözlerini.
Ansiklopedi karıştırıp hatırlarım Atatürk’ün bu sözlerinden sonra, Türk kadınının önce peçeyi, 25 Kasım 1925 Şapka Devrimi’nden sonra da çarşafı bıraktığını…
Gülümserim, sessiz şükranlarımla…

Fotoğraf

Yazar : Fügen Ünal ŞEN

(UHA Haber Ajansı, 19 Ağustos 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.