enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:40 Uluslararası Esnaf Birliği (UEB), Türk dili konuşan ülkeler başta olmak üzere, ülkemizde ve dünya’da hızla büyüyor
11:04 Narkotikte “Avcı” dönemi: Yapay zeka destekli ilk operasyonda 305 gözaltı
10:45 Ticaret Bakanlığı’ndan , gümrük idarelerinde işlem gören teminatlara ilişkin bilgiler ve işlem süreçleri
00:47 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, parlamentoya görüşmeler hakkında bilgi verdi..
00:47 Trump, uluslararası liderleri Barış Konseyi’nin ilk toplantısına davet etti
00:43 MKE ürünlerine Suudi Arabistan yolu görünüyor
00:43 Ankara Keçiören Belediye Başkanı’ndan Özgür Özel hakkında suç duyurusu
00:31 Türkiye, Mısır, Katar ve Suudi Arabistan’ın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden, katil İsrail’e sert kınama
00:31 BTP Lideri Hüseyin Baş, “Milli Ekonomi Modeli insanlık için en büyük şanstır”
00:26 Bakan Yumaklı: 11 ilde tarımsal altyapıya 67 milyar liralık yatırım yaptık
00:15 Türk zırhlıları Almanya’da
00:14 Epstein Mossad ajanı mıydı? Yeni belgeler soru işaretleri oluşturuyor
00:02 Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye hedefi milli dayanışmayla hayat bulacaktır
00:02 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Mihalgazi Belediye Başkanı Akgün’e destek
17:10 Bir Terk Etme Hikayesi
13:13 Bir Geri Gidiş: Savunma Bakanlığı’ndan Savaş Bakanlığı’na
11:22 DEM Partili Gergerlioğlu’nun oğlundan Sabiha Gökçen için küstahça bir paylaşım
11:00 Kayseri Valisi Gökmen Çiçek,Kocaeli’den Gelen Spor Basınını Ağırladı
00:57 Analiz: Türkiye-Mısır Yakınlaşmasının Stratejik Anlamı
00:53 Avrupa Haberleri: AB’den Rusya’ya yeni yaptırım hamlesi: Petrol taşımacılığı hedefte
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Fransa’da Polis Şiddetine Yönelik Protestolar Neyin Habercisi?

Fransa’da Polis Şiddetine Yönelik Protestolar Neyin Habercisi?
23 Temmuz 2023
25
A+
A-

Fransa’daki protestoların birkaç net sonucu olacaktır.

Prof. Dr. Talha KÖSE, İbn Haldun Üniversitesi, SETA

Öncelikle hükümetin güvenlik konusundaki hassasiyeti artacak ve almış oldukları önleyici tedbirler ve kısıtlayıcı önlemler çoğalacaktır. Bu gelişmeler ister istemez protestocular nezdindeki gerilimi de artıracaktır. Çok fazla kaybedecek şeyi olmayan ve sorumlulukları sınırlı olan gençler arasında kutuplaşma, protesto ve şiddet motivasyonu yükselebilir. Hükümet açısından ise yatıştırıcı politikaları devreye sokmak zorlaşacaktır. Zira Fransız toplumunun tabanında güvenlikçi yaklaşımlara ve politikalara yönelik destek büyüyecektir. Aşırı sağcı siyasetçiler mevcut durumu kullanarak toplumsal tabanlarını genişletecektir. Aşırı milliyetçi ve göçmen karşıtı tarafta da uzlaşmaz yaklaşıma sahip ve kutuplaştırıcı figürler ön plana çıkacaktır. Cumhurbaşkanı Macron ise daha sert tedbirler alma konusunda kendini baskı altında hissedecektir.

Tüm bu gelişmeler sonucunda ve kutuplaşma ortamında kazanan ise göçmen karşıtı ve aşırı sağcı siyasi aktörler olacaktır. Bu aktörler siyasi ve toplumsal zeminlerini genişleteceklerdir. Fransız siyasetinde ılımlı aktörlerin ve siyasal alanın daralması, göçmen topluluklarında ötekileşme ve dışlanmayı artıracaktır. Bunun neticesinde protestoları haklı bulan kesimlerin toplumsal tabanı genişleyebilir. Fransa’da son yıllarda artan gelir adaletsizliği ve şehirli yoksulluk olgusu bir araya geldiğinde siyasi ve toplumsal yapıdaki bozulma daha da derinleşecektir. Protestolar nedeniyle gelir kaybına uğrayan kesimler ile protestocuların toplumsal tabanı arasındaki gerilim daha da artacaktır. Bu gerilim ise asıl sorun olan artan gelir adaletsizliği olgusunun üzerini kısmen örtse de protestoya eğilimli toplumsal kesimleri mobilize edecektir. Zengin kesimler daha korumacı bir yaklaşıma sahip olacaktır. Korunma kaygısından dolayı toplumun geri kalanı ile bağları daha da zayıflayacaktır. Bütün bu gelişmeler Fransa’daki toplumsal yapıya ve barışa kalıcı hasarlar bırakacaktır. Bu dönüşümün siyasetteki karşılığı ise aşırıcı aktörlerin tabanını genişletmesi şeklinde olacaktır.

Avrupa protestolardan nasıl etkilenir?

Protestoların Avrupa’nın geneline yayılma ihtimali bu aşamada acil bir mesele gibi görünmemektedir. Avrupa’nın birçok ülkesinde göçmen toplulukları ya şehir merkezlerindeki güvensiz bölgelerde ya da çeperlerinde yoğunlaşmış durumdalar. Polis şiddeti birçok Avrupa ülkesinde bir sorun olmamakla birlikte polis veya diğer güvenlik birimleri şiddete başvurma konusunda daha dikkatli davranmaktalar. Bunun yanı sıra daha kuşatıcı ve kucaklayıcı göçmen politikasına sahip ülkeler de var. Bu ülkelerdeki göçmen gençler dışlanmışlıklarını farklı şekillerde dışa vurmaktalar. Bu ülkelerden de radikal örgütlere yoğun katılımların olduğu daha önce tecrübe edildi. Fransızca konuşan eski sömürge ülkelerinden gelen göçmenlerin yoğun olduğu Avrupa ülkelerinde risk daha yüksek.

Fransa’daki protestolar karşısında Avrupa ülkeleri iki türlü tedbir alabilirler. İlki ve en muhtemeli güvenlik önlemlerini artırmaktır. Bu durum göçmen toplulukları ve gençler arasındaki memnuniyetsizliği artıracaktır. Diğer seçenek ise bu toplulukların önde gelenleri ve kanaat önderleri ile temasa geçilerek daha kuşatıcı ve bütüncül tedbirler almaktır. Özellikle aşırı sağ ve göçmen karşıtı partilerin iktidarda olduğu ülkelerde bu tarz adımların atılması daha zor. Aksine bu yaklaşıma sahip ülkelerdeki genç göçmenler Fransa’daki duruma benzer bir yaklaşım içine girebilirler. Bu açıdan Fransa’da yaşananların bulaşıcılık yönü olmakla birlikte kapsayıcı ve kuşatıcı önlemlerle bu tarz eylemlerin önüne geçilebilir. Özellikle göçmen topluluklarında toplumsal adalet hissinin sarsılması bu tarz eylemlerin temel ateşleyicisidir. Avrupa’nın birçok ülkesinde toplumsal kutuplaşmanın arttığı ve kırılganlıkların daha belirgin hale geldiği –özellikle de ekonominin olumsuz seyrettiği– dönemlerde riskler artmaktadır. Koronavirüs (Covid-19) salgını ve Rusya-Ukrayna savaşı ile birlikte bu kırılganlıklar Avrupa’da daha da artmış durumdadır. Bu da Avrupa’da tehlike çanlarının çaldığına işarettir.

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.