Dosta Güven, Düşmana Korku: Gök Vatan’ın Zırhı Çelik Kubbe

* Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla ASELSAN’ın geliştirdiği ‘Çelik Kubbe’ hava savunma sisteminin 47 unsuru Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim edildi. Savunma Sanayii Araştırmacısı Anıl Şahin, Fokus+’a özel açıklamalarında bu sistemin Türkiye’yi küresel savunma liginde nasıl bir konuma taşıyacağını değerlendirdi. Peki, Çelik Kubbe Türkiye için ne anlama geliyor? İşte ayrıntılar…
* İşte detayları!…
UHA/ İnternational News Agency
Gazeteci* Merve GÜRBÜZ
İSTANBUL, 30 AĞUSTOS 2025 – Fokus+ medya sektörünün uzman muhabirlerinden Gazeteci Merve GÜRBÜZ’ün özel haberi:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla gerçekleştirilen törende Türkiye’nin “Çelik Kubbe” hava savunma sistemine ait 47 unsurun teslimatı yapıldı, yeni tesisler açıldı ve Oğulbey Teknoloji Üssü’nün temeli atıldı.
Türk savunma sanayisinin liderlerinden ASELSAN’ın geliştirdiği Çelik Kubbe ile yerli radar ve füze sistemleri ilk kez silahlı kuvvetlere teslim edilirken, projeye duyulan güvenin altı çizildi.
Erdoğan, törende “Bugün gerçekleşen teslimatlar, verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğinin en somut delilidir. Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağız” diyerek Türkiye’nin dışa bağımlılığı azaltan adımlarını övdü.
Öte yandan, Savunma Sanayii Araştırmacısı ve SavunmaSanayiST Genel Yayın Yönetmeni Anıl Şahin de Fokus+’a özel açıklamalarda bulundu. Peki ya Çelik Kubbe, Türkiye’yi küresel savunma liginde nasıl bir konuma taşıyacak? İşte ayrıntılar…
Teslim edilen sistemler neler?
Çelik Kubbe sistemi kapsamında 47 araçtan oluşan hava savunma, radar ve elektronik harp sistemleri teslim edildi.
Ayrıca, ASELSAN tarafından paylaşılan videoya göre teslimatı yapılan sistemler arasında ise HİSAR-O, SİPER Hava Savunma Sistemleri, KORKUT Yakın Saha Hava Savunma, ALP 300-G ve 100-G Radar sistemleri araçları yer alıyor.
Türkiye, bu sistemleri yerli imkanlarla üretiyor ve üretim aynı zamanda yeni projeler için satış ve gelir elde etmek demek. Çelik Kubbe’nin ihracat potansiyeli nedir, hangileri yalnızca ulusal kullanım kapsamında? Ortak üretim ve ortak yatırım taleplerinde teknoloji transferi kırmızı çizgileri sizce neler?
“Son dönemde yaşanan özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı, 12 Günlük İran-İsrail Savaşı, Kızıldeniz’deki Çatışmalar hava ve füze savunma sistemlerine olan ilgiyi ve ihtiyacı arttırdı. Bu kapsamda özellikle Avrupa bölgesi başta olmak üzere dünyanın hemen hemen her noktasından hava savunma sistemlerine yöneliş mevcut. Türkiye’nin bu alanda yaptığı Arge ve tesis yatırımları da hem Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarının karşılanması hem de ihracat pazarı açısından kritik öneme sahip.

Tabii ki hava ve füze savunma sistemlerinin hem teknolojisi hem de kendileri oldukça maliyetli. Bu alanda tedarik gerçekleştirmek isteyen ülkeler, beraberinde teknoloji transferi de talep ediyor. Türkiye de bu noktada belirli sınırlamalar dahinde teknoloji transferi gerçekleştirmek özgürlüğüne gelinen noktada artık sahip.
Endonezya, Azerbaycan, Suriye, Mısır, İspanya vb. birçok ülke potansiyel ihracat müşterileri arasında yer alıyor.”
Türkiye’nin hem taarruz hem de savunma teknolojilerinde en ucu hedefleyerek rekabete ayak uydurmayı hedeflediğine dikkat çeken Şahin, “Bu kapsamda TAYFUN BLOCK 4, GEZGİN, ATMACA, SOM, İHA-300, AKATA, GÖKBÖRÜ, EREN ve GÖKHAN gibi çok değişik füze sistemleri üzerinde çalışıyor. Aynı zamanda füze savunma alanı da yeni konsantrasyon alanı olacak. Özellikle hipersonik tehditler giderek artıyor. Şu anda bunları engelleyecek kanıtlanmış bir savunma sistemi yok. Bu sistemi ilk geliştiren ülkeler, yarışta da bir öteye geçmiş olacak” değerlendirmesinde bulundu.
Bölgesel güvenliğin önemine de dikkat çeken Şahin, devamında şu ifadelere yer verdi:
“Taarruzi sistemler ile savunma sistemleri bir rekabet halinde. Caydırıcı olmak için her iki kulvarda da güçlü olmanız gerekiyor. Yeni dünya düzeni bunu mecbur kılıyor. Türkiye uzun süredir bunun farkında. Bu sebepten ötürü bir taraftan TAYFUN BLOCK 4 ve CENK gibi gelişmiş taarruz sistemleri ortaya koyarken, diğer bir taraftan ise SİPER gibi savunma sistemleri üzerine yoğunlaşıyor. Aynı zamanda bunları sadece geliştirmekle kalmıyor, yüksek adetlerde üretebilmenin anahtarı olan tesisleri de hayata geçiriyor.”
“Dosta güven, düşmana korku”
27 Ağustos’ta açılışı yapılan 14 yeni tesisin toplam 280 milyon dolarlık yatırımla Aselsan’ın üretim kapasitesini %40 artıracağı ve yaklaşık 4 bin kişiye ek istihdam sağlayacağı belirtildi.
Erdoğan, teslimatların stratejik önemine dikkat çekerek, “Bugün, 460 milyon dolar değerinde, dosta güven, düşmana korku verecek toplam 47 araçtan oluşan Gök Kubbe sistemlerini kahraman ordumuza kazandırıyoruz” şeklinde konuştu.

Hava savunmasının günümüz çatışmalarında belirleyici rol üstlendiğine dikkat çeken Erdoğan konuşmanın devamında, “Kendi radarını, kendi hava savunma sistemini, elektronik harp yeteneklerini geliştiremeyen hiçbir ülke mevcut güvenlik sınamaları karşısında, bilhassa bölgemizde geleceğine güvenle bakamaz” ifadelerine yer verdi.
Erdoğan, ASELSAN’ın ve diğer savunma şirketlerinin son dönemde bu konuya verdiği önemi memnuniyetle takip ettiğini dile getirerek, şunları kaydetti:
“Bugün açılışını yaptığımız 280 milyon dolar değerindeki 14 tesisle üretim kapasitemizi ciddi şekilde artırıyoruz. Hizmete aldığımız tesisler arasında hava savunma sistemleri tasarım ofisi, radar üretim ve entegrasyon ilave tesisi, ileri mühendislik malzemeler araştırma geliştirme tesisi, elektro optik sistemler tasarım ofisi, güdümlü mühimmat sistemleri tesisi, Teknopark İstanbul Araştırma Geliştirme Merkezi ve daha birçok kritik altyapı bulunuyor. Bu tesisler, yaklaşık 4 bin kişiye nitelikli istihdam sağlama yanında genç mühendislerimize yeni çalışma alanları açacaktır. Bunların da hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bugün ayrıca geleceğimizi inşa edecek dev bir yatırımın da temelini atıyoruz. ASELSAN’ın ikinci 50 yılına yakışacak dev bir yerleşkede ilk betonu bugün döküyoruz. Oğulbey Teknoloji Üssü 1,5 milyar dolarlık yatırım büyüklüğüyle son yılların en büyük sanayi yatırımlarından biri olacaktır.“
“Buralar geleceğin Türkiye’sinin inşa edildiği yerler”
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Oğulbey Teknoloji Üssü ile ASELSAN’ın gelecek 50 yılını inşa edecek temeli de attıklarını belirterek, 900 futbol sahasından büyük alanda 1,5 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin en büyük savunma sanayisi yatırımını gerçekleştirdiklerini bildirdi.
ASELSAN’ın 50’nci yılında ve Zafer Haftası’nda Oğulbey gibi vizyoner bir projeyi başlatarak millete armağan etmekten mutluluk duyduklarını vurgulayan Akyol, burasının “Türkiye Yüzyılı“na yakışır bir tesis olduğunu söyledi.
1975 yılında, o dönem şehir dışı sayılan semt niteliğindeki Ankara’nın Yenimahalle ilçesindeki 180 dönüm arazide ASELSAN’ın ilk temellerinin atıldığını anımsatan Akyol, şöyle devam etti:
“ASELSAN’ın gelecek 50 yılını inşa etmek üzere, Oğulbey Teknoloji Üssü’nde 6 bin 500 dönüm alanda 1,5 milyar dolar değerinde, Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma yatırımının temelini attık. Türkiye, Avrupa’nın en büyük hava savunma tesisine de kavuşmuş oldu. Tesisin etrafı 20 kilometre, uçtan uca 900 futbol sahasından büyük bir alan. Burası, teknoloji üssü olarak donatılacak. Ufukta gördüğünüz her yer önümüzdeki günlerde, aylarda, yıllarda teknoloji üslerine dönüşecekler.”
Çelik Kubbe dünya basınında!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tanıttığı yerli “Çelik Kubbe” entegre hava savunma sistemi uluslararası medyada yankı uyandırdı.
Çelik Kubbe’nin yalnızca Türkiye için değil, bölgesel ve küresel güvenlik dengeleri açısından da büyük bir etki yarattığına dikkat çeken Şahin, uluslararası tepkileri şu ifadelerle değerlendirdi:
“2010’lara 2015’lere kadar Türkiye Cumhuriyeti, yaklaşık 90 yıl boyunca dünya genelinde sadık bir silah ithalatçısı rolü üstlendi. Bu ülkenin gelirleri, yurt dışına aktı. Buna rağmen elde edilen kabiliyetler ise tartışma konusu oldu. Çünkü parası ile bir sistemi tedarik edebilirsiniz ancak kendiniz geliştirmediyseniz onu asla tam etkin bir şekilde kullanamazsınız. Bu acı tecrübelerin ardından ise Türkiye bu alandaki yoğun faaliyetlerini daha da arttırdı. 2004 yılında alınan Savunma Sanayii İcra Komitesi kararlarının meyveleri birer birer çıkmaya başladı. Bu alanda özellikle SİHA teknolojilerinde Türkiye’nin geldiği konum Türk savunma sanayiine küresel bir prestij kazandırdı. Bu küresel prestij artık Seyir füzeleri, zırhlı araçlar, insanlı hava platformları, mühimmat, elektronik sistemler vb. birçok alanda yaygınlaştı. Hava savunma da bu alanlar içerisine giriyor.”
ABD basınında Türkiye’nin Çelik Kubbe hamlesi
Associated Press (AP), “Erdoğan, ‘Çelik Kubbe‘ hava savunma sistemini tanıttı” başlığıyla verdiği haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın savunma sanayi şirketi ASELSAN’ın Ankara’daki tesislerinde düzenlenen etkinlikteki konuşmasına yer verildi.
Amerikan Bloomberg kanalının, konuya ilişkin “Türkiye, savunma alanında güçlenmek için 1,5 milyar dolarlık araştırma tesisini tanıttı” başlıklı haberinde, şunlar kaydedildi:
“Erdoğan yönetiminde NATO üyesi Türkiye, Orta Doğu’daki varlığını genişleten ordusunu güçlendirmek için savaş uçağı, fırkateyn, insansız hava aracı ve balistik füze üretmeye yönelik çalışmalar yürütüyor. ASELSAN, insansız hava araçlarından savunma sistemlerine kadar Türkiye’nin çoğu iddialı projesinde yer alıyor.”

Washington merkezli Al-Monitor haber sitesi, “Türkiye, Çelik Kubbe hava savunma sisteminin 460 milyon dolarlık ilk partisini teslim etti” başlığını kullandı.
ABD merkezli United Press International (UPI) ajansının, “Türkiye, ‘Çelik Kubbe‘ hava savunma sistemini hayata geçiriyor” başlığıyla verdiği haberde, Erdoğan’ın konuşmalarından kesitlerle tanıtılan sistemin, Türkiye’nin gelişmiş savunma sistemleri tasarlama ve üretme kabiliyetini gösterdiği belirtildi.
İngiliz haber ajansı Reuters’ın haberinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ASELSAN’ın yeni bir teknoloji üssüne yapacağı 1,5 milyar dolarlık yatırımla, üretim kapasitesini iki katından fazla artıracağını duyurduğu belirtildi.
“The Independent” gazetesi de haberinde, “Erdoğan, Çelik Kubbe hava savunma sistemini tanıttı” başlığını kullandı.
Haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, yeni “Çelik Kubbe” entegre hava savunma sisteminin ülkenin savunma ihtiyaçları için “dönüm noktası” olduğunu söylediği aktarıldı.
Orta Doğu medyasında Çelik Kubbe: Tarihi bir adım

Katar’ın Al Jazeera kanalı, Türkiye’nin milli imkanlarla geliştirdiği “Çelik Kubbe” sisteminin, Türk savunma sanayisinin özgürlüğü açısından tarihi bir adım olduğunu ve ülkeyi “hava savunmasında yeni bir seviyeye” taşıdığını vurguladı.
Londra merkezli Katar haber sitesi Al Araby al-Jadeed, sistemin ilk aşamasının 460 milyon dolara mal olduğunu, 47 askeri araçtan oluştuğunu ve gelecekteki savaş hazırlıklarının bir parçası olduğunu aktarırken, ASELSAN’ın yeni tesisleri, istihdam ve üretim kapasitesindeki artış ile projenin stratejik boyutuna işaret etti.
İsrail basınında dikkat çeken vurgular
Yediot Ahranot gazetesi, haberinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’deki Demir Kubbe hava savunma sistemine benzer Çelik Kubbe’yi ilan ettiğini duyurdu.
Gazete, Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayinde dışa bağımlılığını azalttığını, insansız hava araçlarının üretiminde lider üreticiler arasına yükseldiğini ve askeri ihtiyaçlarını kendisi üretme hamlesi yaptığına dikkati çekti.
İsrail merkezli i24 News ise “Erdoğan, Türkiye’nin yeni ‘Çelik Kubbe‘ hava savunma sistemini tanıttı” başlığıyla verdiği haberinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tanıtımını yaptığı Çelik Kubbe sisteminin Türkiye’yi savunma alanında küresel bir aktör konumuna taşıyacağı yönündeki açıklamaları öne çıkarıldı.
Balkan medyasında Erdoğan’ın mesajı
Yunan Devlet Televizyonu ERT, konuya ilişkin haberinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın törende yaptığı konuşmaya yer verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ASELSAN’ın sadece basit bir firma değil, aynı zamanda bir halkın hafızasında derin izler bırakan, zorlu ama destansı bir yolculuğun simgesi olduğuna ilişkin sözlerinin öne çıktığı haberde, Erdoğan’ın kendi savunma sistemlerini geliştiremeyen hiçbir devletin özellikle bölgede mevcut güvenlik zorluklarıyla mücadele edemeyeceğine ilişkin değerlendirmesine de yer verildi.
Asya basını, Türkiye’de “savunma devlerinin büyük yatırımlar yaptığına” dikkati çekti
Çin’in Xinhua ajansı, Erdoğan’ın konuşmasına yer verdiği habere “Türkiye, yerli Çelik Kubbe hava savunma sisteminin bileşenlerini teslim etti.” başlığını attı.
Tokyo merkezli Nikkei gazetesinin “Erdoğan: Yerli hava savunma sistemi inşa ediyoruz” başlıklı haberinde ise Türkiye’de “savunma devlerinin büyük yatırımlar yaptığına” dikkati çekildi.

ASELSAN’ın Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim ettiği ürünlerin genel özellikleri:
HİSAR O 100
- Dağıtık ve Esnek Mimari ile Etkin Hava Savunma İcrası
- Gelişmiş Atış Kontrol / Komuta Kontrol
- Entegre Hava Resmi Üretimi
- IIR ve RF Füzeler ile Hedef Önleme
- Dikey Atış Özelliği ile 360° Tehdit İmha Kabiliyeti
SİPER Hava Savunma Sistemi
- Hava Savunma Planlama ve Koordinasyon
- Dost Düşman Tanıma (IFF)
- Birleştirilmiş Hava Resmi Üretimi
- Manuel/Yarı Otomatik/Otomatik Angajman Kabiliyeti
- Çoklu-Hedef Çoklu-Radar Füzyonu
KORKUT Hava Savunma Sistemi
- Hareket Halinde Atış Yeteneğine Sahip Stabilize Silah Kulesi
- Atış Kontrol Radarı ve E/O Algılayıcıları Barındıran Entegre Takip Platformu ile Hassas Hedef Takibi
- 35 Mm KDC-02 Tipi Çift Namlulu Silah Sistemi ile Yüksek Ateş Gücü (1100 Atım / Dakika)
- İki Farklı Tipte Mühimmatın Aynı Anda Yüklenmesine ve Tercih Edilen Mühimmatın İstenen Anda Seçilerek Atılmasına Olanak Tanıyan Otomatik Şeritsiz Mühimmat Besleme Mekanizması (OŞMBM)
- Parçacıklı Mühimmat Kullanımı ile Hava Savunma Görevinin Sabit/ Döner Kanat Uçaklara, Havadan Yere Füzelere, Seyir Füzelerine ve İnsansız Hava Araçlarına Karşı Etkili Şekilde İcrası
ALP 300-G
- Uzun Menzilde Geniş Tehdit Setine Karşı Etkinlik
- Çok Düşük RKA’lı Hedeflerin Uzun Menzilden Tespit ve Takibi
- Balistik Füzelerin Tespit ve Takibi
- Yatay ve Düşey Eksende Elektronik Tarama
- Katı Hal Güç Yükselteç Teknolojisi
ALP 100-G
- Savaş Uçağı, Helikopter, İHA ve Seyir Füzelerinin 3 Boyutlu Tespit ve Takibi
- Çoklu Hedef Takibi
- Hedef Sınıflandırma
***
Yazar hakkında
Merve Gürbüz, İstanbul Aydın Üniversitesi Televizyon Haberciliği ve Programcılığı bölümünden lisans derecesiyle mezun oldu. Kariyerine Kanal 7 Medya Grubu’nda muhabir olarak başlayan Gürbüz, saha haberciliği, haber yazımı ve montaj süreçlerinde önemli deneyimler edindi.
Sonraki yıllarda Aylak Dergi ve Kıyı’Da Dergi’de yazar ve editör olarak görev aldı. Ardından Türkiye Gazetesi’nde haber editörü ve video haber sorumlusu olarak çalıştı. Şu anda Ufuklar Medya çatısı altında, Fokus+ platformunda Web Yayın Editörü olarak görevine devam etmektedir.
Araştırmacı habercilik, dosya haber, medya okuryazarlığı, fotoğrafçılık ve edebiyat gibi alanlara ilgi duyan Gürbüz, medya dünyasında üretmeye ve içerik geliştirmeye devam etmektedir.