enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:12 Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı: ‘Ruslar gerçekten barış istiyor mu?’
00:11 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Akın Gürlek’i “doğramakla” tehdit etmişti! Küfürbaz Özgür’e yakışan ziyaret
00:10 Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov Erakçi’yi tebrik etti
00:09 ABD’nin Orta Doğu’daki Askerî Gücü
00:08 Ayşegül Aldinç, D&R’da hayranlarıyla buluşacak
00:07 TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan ve uygulanacak Trafik cezaları…
00:04 Nar tanelerini ayırırken ezilmesin ve mutfak kırmızıya boyanmasın!
00:03 Avrupa Haberleri: ‘NATO 3.0’: ABD ve Avrupa’dan gücün yeniden dengelenmesi mesajı
00:03 AP Başkanı Metsola: ‘İki vitesli Avrupa’, birlik için bir yol olabilir
00:02 Avrupa enerjisinde yeni oyuncular: Yunanistan’ın Dedeağaç stratejisi
15:22 Münih Güvenlik Konferansı başlıyor: Batı ittifakı sınavda
11:59 CASCFEN’in Teşkilatlanmasında Yeni Aşama…
00:27 Norveç’te Epstein soruşturması: Eski Başbakan Jagland’ın mülklerinde arama
00:25 Avrupa Haberleri: Von der Leyen, kritik Draghi zirvesi öncesinde iki vitesli Avrupa fikrini savundu
00:20 Gazeteci Özlem BAY’ın ‘Haber Ajandası’: İş yerine taşınan hayat, yüzde 30 verim kaybı yaratıyor
00:18 Dr. Ender Saraç: Dünyayı proteinle beslenen toplumlar yönetiyor
00:15 ABD Başkanı Donald Trump, “İran’la bir anlaşma yapmak istiyoruz ve müzakereler sürüyor”
00:13 KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “Guterres Kıbrıslı Türklerin hayal kırıklıklarının farkında”
00:11 Gezani Kasırgası Madagaskar’ı vurdu: En az 36 kişi hayatını kaybetti
00:07 Karayolları Trafik Kanunu’nda düzenlemeler içeren kanun teklifi, Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Dini anlamada aklı kullanma yasak mı?

Dini anlamada aklı kullanma yasak mı?
8 Eylül 2022
3.335
A+
A-

İnsanoğlu üç yıldır Covid-19 pandemisiyle/evrensel salgınıyla karşı karşıya. Başlangıçta bu salgının altı ayda geçeceği öngörülüyordu. Fakat salgın konusundaki bütün öngörüler şaştı.
Salgın öyle etkiliydi ki tüm insanlık, tüm toplumlar birçok güzel alışkanlığından, birçok konforundan vazgeçmek zorunda kaldı. Bütün ülkelerde sokağa çıkma ve seyahat yasakları ve birçok alanda kısıtlamalar uygulandı. Bu salgının şerrinden devletler toplumlarını evlere hapsetmek zorunda kaldı. Hastaneler doldu taştı. Birçok ülke salgınla baş etmekte zorlandı. Kimileri salgınla mücadelede havlu attı. Her ülkenin kendi içinde ve ülkeler arasındaki iletişimde, ulaşımda, alışverişte, mal ve hizmet tedarikinde, ithalatta ihracatta büyük aksamalar yaşandı. Yaşananlar mevcut insanlığın daha önce benzerini görmediği bir kâbustu.
Aralıksız çalışmalar sonunda üretilen aşılarla ve başlatılan aşı kampanyalarıyla ve yavaş da olsa ortaya çıkan toplumsal bağışıklıkla başlamasından tam iki sene sonra salgın yavaş yavaş kontrol altına alınmaya başlandı. Bugün bu aşamadayız. Evlere kapanma, seyahat yasakları, maske kullanma zorunluluğu kalktı. Fakat salgın henüz bitmedi, ne zaman biteceği de bilinmiyor. Kapalı mekânlarda, ortamlarda maske kullanılması uzmanlarca hâlâ önemseniyor. Daha da önemlisi salgının her an yeni bir patlama yapmasından korkuluyor. Hiç kimse “salgın şu zaman bitecek” diye bir güvence veremiyor. Kısaca tehlike geçmedi, devam ediyor.
İşte bu noktada Müslüman dünyada geleneklere sıkı sıkıya ve biraz da körü körüne bağlılık yüzünden salgının artmasına veya yok olmasının gecikmesine yol açacak uygulamalar sürüyor.
Bilindiği gibi toplumsal teması en aza indirmek amacıyla uygulanan yasaklar ve kısıtlamalar sırasında cemaatle namazlar da yasaklandı. Bu yasağa bile dindarlık adına itiraz edenler olmuştu. Ama her şeye rağmen bir dönem camiler haklı bir tedbir olarak kapalı tutuldu.
Başka alanlardaki yasak ve kısıtlamalar gibi cemaatle namazlar da artık serbest. Olması gereken de bu. Ancak salgın tehlikesi devam etmesine rağmen cemaatle namazlarda imamlar hâlâ cemaati “Cemaat, safları sıklaştırın!” diye ikaz ediyor. Cami, kapalı bir mekân. Kapalı mekânlar hâlâ riskli. Ama imam, camide boş yer çok olmasına rağmen cemaati safları sıklaştırmaya davet ediyor. “Ey cemaat! Camimizde boş yerler bulunuyor. Mekân ferah. Salgın dolayısıyla mesafe koruyarak saf olabilirsiniz!” diyen yok!
Aklın, mantığın ve şartların göz önüne alınmasının; fiilî bir durum dolayısıyla uygulama değişikliği yapılmasının gerekliliğini engelleyen nedir? “İslam akıl dinidir” deyip de aklın devreye sokulmasının çok gerekli olduğu bir yerde bunu savsaklamak; hiçbir zorunluluk olmadığı halde gelenekte ısrarcı olmak nasıl bir din ve dindarlık anlayışıdır acaba?
Ben şuna inanıyorum: Bu din, yani Müslümanlık bir gün kendisini zamana-zemine göre doğru dürüst anlayamadığımız ve yorumlayamadığımız için Müslümanlık iddiasındaki bizlerden şikâyetçi olacaktır!

İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar

[UHA Haber Ajansı, 08 Eylül 2022]

ETİKETLER: , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.