enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:30 Uykusuzluk depresyona yol açıyor
00:12 Aile Birliğimiz Tehlike Altında
00:01 Dr. Elvin Abdurahmanlı: “Türk Dünyası Artık Küresel Bir Aktör” 
10:35 Yüzyılın Konut Projesi’nde yeni haftanın kura takvimi
09:28 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency ve UHA / İnternational News Agency ’16 Ocak Basın Onur Günü’nde onurlandırıldı
09:15 16 Ocak Basın Onur Günü’nden notlar..
08:04 Kuşadası Güvercinada Açık Hava Müzesi’ni 2025 yılında181 bin 419 kişi ziyaret etti
07:52 Petrol savaşları yerini ‘kritik mineral’ savaşlarına bırakabilir
06:36 CHP Genel Başkanı Özel’in ‘ben 30 yıl yatarım, siz de yatarsınız’ sözlerine tepkiler sürüyor
06:32 Aydın’ın Kuşadası’nda, Kurumlar Arası Gerginlik Hizmeti Aksatıyor
04:30 Kırmızı Bültenle aranan suçlular yakalanarak Türkiye’ye getirildi
04:29 Kırmızı Bültenle aranan suçlular yakalanarak Türkiye’ye getirildi
00:53
00:23 İklim değişikliklerin dünyamıza Faturası: Susuzluk
18:27 Ömer Çelik’ten CHP’ye tepki: Saldırganlık bir siyaset biçimi değildir
17:55 Sosyal medyada suç örgütlerini öven 325 şüpheli yakalandı
13:55 Türkiye, Sudan konulu beşinci istişare toplantısına katıldı
10:48 100’ün Üzerinde Ülkeden Alıcılar, Bebek ve Çocuk Ürünleri İçin Geliyor
00:50 Bakan Göktaş, “Biz aynı aileye, farklı kapılardan ulaşan kurumlarız”
00:41 Ticaret Bakanlığı tüm gümrük işlemlerinde dijitalleşme ve şeffaflık konularında yeni adım attı…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Cumhuriyet Halk Partisi ve türban

Cumhuriyet Halk Partisi ve türban
16 Nisan 2024
26
A+
A-

Kız öğrencilerin üniversitelerde türbanla okuyabilme, kadınların kamusal alanda türbanla memur olabilme talepleri ve buna karşı çıkma çabaları/tartışmaları/polemikleri ve eylemleri 1980’lerden 2010’lu yılların ortalarına kadar yaklaşık 35 yıl ülkenin ana gündemiydi.

Toplum bu konuyla ilgili olarak ne kadar çok kavgalara ne kadar çok eylemlere şahit oldu. 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra alevlenen laiklik tartışmalarıyla 1980 darbesinden sonra buna eklenen türban tartışmaları Türkiye’de politikacıların mesailerinin büyük bölümünü kapsamış; yazarların ve aydınların entelektüel enerjisinin de çok gereksiz yere harcanmasına sebep olmuştur.

Bugün laiklikle ilgili tartışmalar sözünü ettiğimiz yıllardaki kadar olmasa da daha ılımlı daha aklı başında dozda devam ediyor. Ama türban tartışmaları/çekişmeleri yaklaşık son on yıldan bu yana sona erdi. Günümüzde ne üniversitelerde ne kamusal alanda ne de toplum genelinde bir anlaşmazlık, bir sürtüşme görülmektedir. Türban tartışmalarının, türban mücadelesinin yoğunluk kazandığı, zirve yaptığı, post-modern bir darbeye sebep olduğu 28 Şubat sürecinde laik/Atatürkçü çevrelerde; türban yandaşlığı, türbana özgürlük isteği Türkiye’de laikliğin, hatta Cumhuriyet rejiminin sonu, başka bir ifadeyle kıyameti olarak görülüyor ve algılanıyordu.

Bu süreçte türbanı bizzat takmak/kullanmak için türban özgürlüğü mücadelesi verenler çok acılar çekti, çok mağduriyetler yaşadı. Sonrasında da bu mağduriyetler yıllarca devam etti. 9 Şubat 2008’de TBMM’nin 411 oyla üniversitelerdeki türban yasağını kaldırdığı yasa için dönemin Hürriyet gazetesi 10 Şubat 2008’de “411 EL KAOSA KALKTI” diye manşet atmıştı. Bu manşet Türk basın tarihinin unutulmaz manşetlerinden biri haline geldi. Geçen zamanda çok eleştirildi ve kendisine birçok atıflar yapıldı. Mecliste büyük çoğunlukla kabul edilen bu yasa birkaç ay sonra CHP milletvekillerinin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.

Parlamentoda muhafazakâr parti ve iktidarların türbanın özgür bırakılması için gösterdiği çabalar, başını CHP’lilerin çektiği muhalefet tarafından her seferinde boşa çıkarılmıştır. Nihayet Ekim 2013’te AK Parti iktidarı tarafından hazırlanıp Meclise sunulan Demokratikleşme Paketinin yasalaşmasıyla Türkiye’de türban sorunu çözülmüştür. Bu son düzenlemenin yürürlüğünün durdurulması ve iptali yönünde güçlü bir karşı çaba gösterilmemesinin sebebi ise toplumun artık çok büyük ağırlıkla türban serbestliğinden yana olması, türbana karşı çıkmanın toplumda prim yapma gücünün kalmamasıdır.

Türban özgürlüğü o günden bu yana toplum genelinde çok büyük bir huzura ve rahatlamaya sebep olmuştur. On yıldan bu yana üniversitelerde ve kamusal hayatın bütününde başı açık hanımlar ile türbanlılar büyük bir uyum içinde görev yapmaktadır. Bugüne kadar türban karşıtları tarafından öne sürülen hiçbir sorun yaşanmamıştır. Türk toplumu geçmişte büyük zaman ve enerji kaybına sebep olmuş olan bir ihtilaftan, tehlikeli bir kamplaşmadan kurtulmuştur. Üstelik ne Cumhuriyet ne laiklik bundan bir zarar görmüştür.

Bugün geldiğimiz yerde ilginç bir tespit yapmak gerekliliği kendini hissettiriyor. Bu tespit, ana muhalefet partisi CHP’nin yaptığı mitinglerde, açık-kapalı alan toplantılarında, küçük-büyük etkinliklerinde, reklamlarında türbanlı hanımların önlerde, görünür, göze batar pozisyonlarda, yani CHP’nin vitrininde bulunmalarıdır. Sokak röportajlarında bile iktidar aleyhine, CHP lehine görüş ve düşünce açıklayan türbanlı hanımlara ağırlık veriliyor. İnsan sormadan edemiyor: Türban bu kadar işe yarayan, bu kadar kullanışlı, bu kadar keramete sahip bir araç idiyse CHP niçin uzun zaman ona karşı mücadelenin ön saflarında, başrollerinde yer almıştır!

İki şey bağdaşmaz: Para sevgisi ve dindarlık - DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ

İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.