enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:39 ABD, İsrail, İran savaşından son gelişmeler…UHA / İnternational News Agency’nda
13:44 Bakan Uraloğlu: “Türkiye’nin ilk hızlı tren fabrikası bu yıl içerisinde hizmete alınacak”
13:06 Haluk Özsevim: AKRA Gran Fondo, sadece bir yarış değil, bir yaşam tarzı
10:31 Rusya’dan İran füzeleri iddiası
00:31 İran Krizi ve Türkiye’nin Diplomatik Rasyonalitesi: Normsuzluk Çağında İtidal
00:04 Mısırlı Yazar-Araştırmacı Prof. Ahmed El-Cendi yazdı: İsrail-ABD, İran savaşı sürecinde İsrail Türkiye’den Ne İstiyor?
11:38 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
07:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
07:43 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:26 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
05:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:59 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu,”Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:28 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
00:08 Made in EU Nedir?
00:02 Turizme savaş darbesi
11:00 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası hukuk tamamen rafa kaldırılmış durumda”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası hukuk tamamen rafa kaldırılmış durumda”
27 Ekim 2024
32
A+
A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası hukukun tamamen rafa kaldırılmış durumda olduğuna dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Azerbaycan'dan ayrıldı - Son Dakika Haberler

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“İsrail, Hamas bahanesiyle önce Gazze’yi işgal etti; şimdi de Hizbullah bahanesiyle Lübnan’da kan döküyor. Filistin’in seçilmiş son başbakanı İsmail Haniye’yi Tahran’da şehit ettikten sonra, geçtiğimiz günlerde de Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ı katlettiler. İsrail saldırılarında can veren Filistinli ve Lübnanlı kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.

Bölgede ateşkese, barışa, huzura her yaklaşıldığında, İsrail hükümeti bu süreci dinamitleyecek bir provokasyona imza atıyor. Ateşi tüm bölgeye yaymak, coğrafyamızı kana ve gözyaşına boğmak için her yola başvuruyorlar. Uluslararası hukuk tamamen rafa kaldırılmış durumda.

BM Genel Sekreteri Guterres Ukrayna'nın egemenliğine saygı duyulmasını istedi

“Sen kim oluyorsun da BM Genel Sekreteri’ne ferman gönderiyorsun”

Utanmadan, sıkılmadan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’e özellikle kalkıyor BM’ye gelemez diye meydan okuyor. Şu hale bak. Şimdi 196 tane dünyadaki ülke herhalde BM Genel Sekreteri’ne sahip çıkacaktır. Sen kim oluyorsun da BM Genel Sekreteri’ne yönelik BM’ye gelemeyeceğine dair ferman gönderiyorsun.

Gazze'de ölü sayısı bin 537'ye yükseldi

“Dökülen her damla kana bombaları temin edenler de ortaktır”

Kundaktaki bebekleri dahi öldürmekten zevk alan bir cinnet haliyle karşı karşıyayız.

Tüm bu gerçeklere rağmen ne yazık ki Batılı güçler, bu katliam şebekesine silah, mühimmat, istihbarat ve diplomatik destek vermeyi sürdürüyor. Gazze’ye ve Lübnan’a yağan binlerce tonluk bombaların nereden geldiği, nerede üretildiği, kimler tarafından tedarik edildiği bellidir. Kimse kusura bakmasın, ama dökülen her damla kana, bombaları atanlar kadar o bombaları temin edenler de aynı derecede ortaktır.

Burada şunu çok açık ifade etmek durumundayım. Bölgemizde, sadece Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’la sınırlı kalmayacak, sinsi bir plan uygulamaya konulmuştur. Bu planın nihai hedefinin neresi olduğunu görmek ve anlamak için kâhin olmaya gerek yoktur.

“Zalimler karşısında ‘insanlık cephesini’ güçlendirmenin gayretindeyiz”

Tarih bilen, dinler tarihi bilen, siyaset ve diplomasi bilen herkes, meselenin Kudüs’le, Mescidi Aksa ile, vaat edilmiş topraklar hezeyanıyla bağlantısını zaten kolayca idrak edecektir.

Vadedilmiş toprakların ne olduğunu gayet iyi biliriz. 30 kilometre mesafede adeta Türkiye’ye meydan okuma yarışına giriyorlar. Biz bunları gayet iyi biliriz. Mevcut İsrail yönetimi yaptığı her açıklamayla, paylaştığı her haritayla asıl niyetlerini ortaya koyuyor. Biz de sahadaki gelişmeleri bu zaviyeden anbean takip ediyoruz.

Komşularımızla ve bölgedeki tüm kardeş ülkelerle iş birliğimizi, yine bu anlayışla ileriye taşıyoruz. Zalimler karşısında “insanlık cephesini” güçlendirmenin gayretindeyiz. Savunma sanayii alanında dışa bağımlılığımızı en aza indirmeye çalışıyor, yerli ve milli üretimi çok güçlü biçimde destekliyoruz. Devlet destekli siber saldırılara ve dijital terör eylemlerine karşı mukavemetimizi sürekli güçlendiriyoruz.

“Elektronik harp gündemimizin üst sırasında yer alıyor”

Elektronik harp ve milli yazılım konusu zaten gündemimizin üst sırasında yer alıyor. Teknolojiyi sadece kullanan değil; tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden ülke hedefimiz doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz. Tanktan zırhlı araçlara, savaş gemisinden denizaltıya, uçaktan helikoptere, silahlı ve silahsız insansız hava araçlarından hava savunma sistemlerine kadar çok geniş bir alanda hamdolsun son derece güçlüyüz.

Savunma sanayi

“Bize takılan çelmeleri unutmadık”

İnşallah çok daha iyi yerlerde olacağız. TB2’lerle yakaladığımız, AKINCI ile sürdürdüğümüz ivmeyi, insanız savaş uçağımız KIZILELMA ile çok farklı bir seviyeye taşıyacağız. Şu hakikati lütfen aklınızdan çıkarmayınız… Adanalı kardeşlerimiz “Elle gelen öğün olmaz, o da arasan bulunmaz” atasözünü çok iyi bilir. Biz de savunma sanayii alanı başta olmak üzere dışa bağımlılığın acısını çok iyi bilen bir ülkeyiz.

Bize takılan çelmeleri, müttefiklerimizin uyguladığı gizli-açık ambargoları biz unutmadık.

Teknolojinin sadece kalkınma ve refah değil bağımsızlık, güvenlik ve egemenlik manasına da geldiğini defalarca tecrübe ettik. Bayraktar’la, ANKA’yla, AKINCI’yla, AKSUNGUR’la, KIZILELMA’yla, ATAK’la, HÜRKUŞ’la, HÜRJET’le, GÖKBEY’le, KAAN’la, ANADOLU’yla, Altay’la ve ülkemizin caydırıcılığını artıran daha nice savunma kabiliyetimizle iftihar etmemizin sebebi, işte budur.

“Biz, her zaman sulhu sükûnun tarafındayız”

Burada şunu da söylemek isterim. Biz, her zaman sulhu sükûnun tarafındayız. Tüm bunları da savaş heveslisi olduğumuz için değil; vatanımızı ve vatandaşlarımızı kem gözlerden layıkıyla korumak için yapıyoruz. Bölgemizin içinde bulunduğu cinnet hali karşısında bugüne kadar olduğu gibi yine mazlumların yanında, adaletin safında yer alacağız. Coğrafyamızın yeni bir Sykes-Picot taksimiyle tekrar lime lime edilmesine göz yummayacağız. ”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.