ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Sıcak çatışmaların hemen hepsi ülkemizin yakın çevresinde yaşanmaktadır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Sıcak çatışmaların hemen hepsi ülkemizin yakın çevresinde yaşanmaktadır”
2 Ocak 2024
9
A+
A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,”Yeni yıla gerek Gazze başta olmak üzere bölgemizdeki savaşlar gerekse depremlerle, terörle mücadelede kaybettiğimiz şehitlerimizin acısı nedeniyle buruk girdik” dedi.

UHA / İnternational News Agency

Türk bayrağı ve Atatürk siluetiCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2023 yılı ihracat rakamlarının açıklanması programında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti;

Bugün 2023 yılının dış ticaret verilerini değerlendirmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Öncelikle sizlerin şahsında tüm iş dünyamızın milletimizin her bir ferdinin yeni miladi yılını tebrik ediyorum. Bununla birlikte 2024’ün ülkemize, milletimize ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Yeni yılın bu ilk iş gününde Türk ürünlerini dünyanın dört bir yanına ulaştıran ticaretimizin artması için canla başla çalışan ihracatçılarımızla iş dünyamızın akıncıları ile birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. İnşallah birazdan dış ticaret alanında ülkemizin 2023 karnesini tüm yönleriyle ayrıntılı şekilde ele alacağız. Buna geçmeden önce bir hususu belirtmek istiyorum. Türkiye olarak gerçekten stratejik olduğu kadar meşakkatli bir coğrafyada yaşıyoruz. Tarih boyunca olduğu gibi bugün de küresel güç mücadelesinin odağında ülkemizin merkezinde yer aldığı bir bölge vardır. Petrol ve doğal gaz başta olmak üzere dünya ekonomisini ayakta tutan yer altı kaynaklarının kahir ekseriyeti bu coğrafyada yer alıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nefret söylemi sinsi bir operasyon

“Sıcak çatışmaların hemen hepsi ülkemizin yakın çevresinde yaşanmaktadır”

Doğal zenginliklerin yanı sıra bölgemiz dünya ticaret yollarının da geneli itibarıyla kalbinde bulunuyor. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan İstanbul ve Çanakkale boğazları, Akdeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan Süveyş Kanalı, Basra Körfezi’ni Hint Okyanusu’na bağlayan Hürmüz Boğazı, Akdeniz’in Atlas Okyanusu’na açılan kapısı olan Cebelitarık Boğazı, dünya ticareti için hayati öneme sahip bağlantı noktalarından sadece bir kaçıdır. Küresel ticaret arttıkça bu boğazların ehemmiyeti de özellikle artmakta ve Türkiye’nin durumunu da öne çıkarmaktadır. Dikkat ederseniz son dönemde patlak veren krizlerin, gerilimlerin ve sıcak çatışmaların hemen hepsi ülkemizin yakın çevresinde yaşanmaktadır.

“Ülkemize uzanan hiçbir dostluk elini geri çevirmedik”

Bu muhataralı tablo karşısında amacımız ülkemizin ekonomik, diplomatik ve ticari kazanımlarını korumak ve daha da geliştirmektir. Şimdiye kadar hamdolsun bunda muvaffak da olduk. Ülkemizi kuzeyimizdeki ve güneyimizdeki kanlı çatışmaların tarafı haline getirmek isteyen savaş baronlarına müsaade etmedik. Üçüncü tarafların aksi yöndeki müdahalelerine rağmen komşularımızla ilişkilerimizi kazan-kazan anlayışı temelinde güçlendirmeye gayret ettik. Kimi bölge ülkeleri ile aramızda ortaya çıkan görüş ayrılıklarını gidererek iş birliğimizi yeniden olması gereken seviyelere taşıdık. Türk dünyası ile münasebetlerimizi tarihi zirvelere ulaştırırken Avrupa ve ABD ile de karşılıklı saygıya dayalı iş birlikleri geliştirmeye çalıştık. Afrika ve Latin Amerika ülkeleri ile ilişkilerimiz zaten olumlu bir mücadele ve mecrada yeni boyutlar kazanarak ilerledi. Ülkemize uzanan hiçbir dostluk elini geri çevirmedik. Bize bir adım gelene biz gerektiğinde koşarak gittik. Türkiye merkezli ama küresel perspektifli bir anlayışla dış siyasetimizi şekillendirdik. Bundan geriye gidiş kesinlikle olmayacak. Türkiye dostlarının sayısını artırmaya devam edecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nefret söylemi sinsi bir operasyon

“İhracatçımızın daha fazla insiyatif almalarını bekliyoruz”

Türkiye ve Türk düşmanı çevreler tarafından körüklenen nefret siyaseti ile mücadelede siz ihracatçılarımıza da çok önemli görevler düşüyor. Kamuoyunu özellikle gençlerimizi doğru bilgilendirme konusunda sizlerin de elini taşın altına koyması gerekiyor. İhracatçılarımızdan ve iş dünyamızdan bu noktada daha fazla çaba harcamalarını, daha fazla görünür olmalarını, daha fazla inisiyatif almalarını beklediğimizi burada özellikle vurgulamak istiyorum. Ülkemiz yatırım, istihdam, üretim ve ihracat yoluyla büyüme ilkeleri doğrultusunda gelişmeye yeni başarı hikayeleri yazmaya devam ediyor. Rahatsız olanlar var. Ama bu rahatsız olanlara bakmayacağız, biz işimize bakacağız.

“G20 ülkeleri içinde en hızlı büyüyen ikinci ülke olduk”

Terörden darbe girişimine, sokak olaylarından kur ataklarına kadar yakın geçmişimizde maruz kaldığımız sıkıntıları dikkate aldığımızda ekonomide elde ettiğimiz başarıların ne denli önemli olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Tüm bu olayların yaşandığı 2012-2022 döneminde dünya ekonomisi yıllık ortalama yüzde 3,4 oranında büyürken Türkiye ekonomisi yıllık ortalama yüzde 6 oranında büyüme kaydetti. Son bir kaç yıla baktığımızda ise tüm dünyayı derinden etkileyen Covid-19 salgını, küresel tedarik zinciri aksaklıkları, Rusya-Ukrayna savaşı, ham madde ve enerji krizi bile ekonomimizin hızını kesemedi. Önceki yıl yani 2022’de yüzde 5,5 oranında büyüdük. Bu büyüme oranına en büyük katkı ise 2,4 puan ile ihracatçımızdan geldi. 2023 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 5,9 oranında büyüyerek son 13 çeyrektir süren kesintisiz büyüme trendimizi devam ettirdik. Böylece G20 ülkeleri içinde en hızlı büyüyen ikinci ülke olduk.

İhracat tarafında da benzer bir tablo karşımıza çıkıyor. İlk defa 2021 yılında yüzde 1 seviyesini aşan küresel ihracattan aldığımız pay 2022 yılında yüzde 1,02’ye yükseldi. Geçtiğimiz yılın ilk iki çeyreğinde ise bu oran yüzde 1,03’e çıktı. Güçlü büyüme performansının yanında büyüme kompozisyonumuz olumlu yönde gelişti. Nitekim 2023 yılının üçüncü çeyreğinde yatırımlarda yaşanan yüzde 14,7 oranındaki artış son 2 yılın en yüksek seviyesini ifade ediyor. Mal ve hizmet ihracatının gayri safi yurt içi hasıla büyümesine katkısı 2023 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 0,3 puan oldu.

“Son 3 yılda 4 milyonun üzerinde ilave istihdam oluşturduk”

Üretimin güçlü etkilerinin son açıklanan istihdam verilerine de yansıdığını memnuniyetle görüyoruz. Salgın öncesi döneme göre son 3 yılda 4 milyonun üzerinde ilave istihdam oluşturduk. Yalnızca 2022 yılı ocak ayına kıyasla dahi bakıldığında sağlanan ilave istihdam 1 milyon 848 bin kişinin üzerindedir. Ekim ayında işsizlik oranımız yüzde 8,5 olarak gerçekleşerek son 11 yılın en düşük seviyesine geriledi.”

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.