ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Cumhurbaşkanı Erdoğan: IDEF sektöre damgasını vurmayı yine başardı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: IDEF sektöre damgasını vurmayı yine başardı
29 Temmuz 2023
11
A+
A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yüzde 15’i yabancı olmak üzere 100 binden ziyaretçiyi ağırlayan IDEF’23 sektöre damgasını vurmayı yine başardı” dedi.

UHA / İnternational News Agency

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜYAP Fuar Merkezi’nde, İDEF’23 16’ncı Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı Kapanış Töreninde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti;

16. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı IDEF’in kapanışında sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Fuarımızın açılış törenine video mesaj marifeti ile iştirak etmiştim. Kapanış programında sizlerle bir araya gelmeyi özellikle arzu ettim. Fuara katılmak üzere Türkiye’yi ve güzel İstanbul’umuzu teşrif eden tüm misafirlerimize tekrar hoşgeldiniz diyorum.

Fuarın ülkemiz, firmalarımız ve dostlarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Milli Savunma Bakanlığı’mızı Türk Silahlı Kuvvetleri’ni Güçlendirme Vakfı’nı ve Savunma Sanayii Başkanlığı’mızı yoğun bir hazırlık sürecinden sonra fuarımızı başarıyla düzenledikleri için ayrıca tebrik ediyorum. Fuara katılan firmalara ve fuarda gerçekleştirilen etkinliklere destek veren tüm kurum ve kuruluşlarımıza ise özellikle teşekkür ediyorum.

“100 binden ziyaretçiyi ağırlayan IDEF’23 sektöre damgasını vurmayı yine başardı”

Kamu-özel sektör arasındaki yakın işbirliğinin önemini burada bir kez daha gördük. Salı günü başlayan ve dört gün süren fuarımıza bu sene ilgi oldukça yüksek. Dünyanın 81 farklı ülkesi ile birlikte NATO, Afrika Birliği ve Türk Amerikan İş Konseyi’nden katılım oldu. Aynı şekilde fuara 189 heyeti temsilen 741 heyet üyesi iştirak etti. Fuarımızda 689’u yerli, 772’si yabancı olmak üzere bin 461 firma yer aldı. Yüzde 15’i yabancı olmak üzere 100 binden ziyaretçiyi ağırlayan IDEF’23 sektöre damgasını vurmayı yine başardı.

Fuar tarihi açısından çok da uzun olmayan 30 yıllık zaman zarfında IDEF sektörün kalbinin attığı küresel bir markaya dönüşmüştür. Türkiye için önemli bir kazanım olan bu gerçeği, katılımcı ve firma sayısının yanı sıra ürünlerimizin genişleyen yelpazesi de teyit ediyor. Türk Savunma Sanayii’nin adeta görücüye çıktığı fuar süresince farklı kategorilerde 200’e yakın sistem ve alt sistemin tanıtımı yapıldı. IDEF’23 iş bağlantıları açısından da hamdolsun oldukça verimli geçti. Şimdiye kadar katılımcı şirketler, yabancı heyetler ve Türk tedarik makamları arasında 5 bin iş görüşmesi gerçekleştirildi. Ayrıca 4 gün boyunca 120 tanıtım programı, iş birliği protokolü ve sözleşme imza töreni düzenlendi. Bunların haricinde daha pek çok temasa, görüşmeye, iş bağlantısına, irtibat tesisine fuarımız vesile oldu.

“Başlayıp belli bir aşamaya getirdiğimiz projelere hız vereceğiz”

IDEF’in başarı çıtasını daha da yükseltmesinden memnuniyet duyuyoruz. Fuarın ülkemize ve sektörümüze yakışır şekilde icrasına destek veren hiçbir kardeşimi gözardı edemeyiz. Ama buraya destek veren kardeşlerime, firmamıza ve kurumumuza şükranlarımı sunuyorum. Elbette IDEF’23 deki başarımızı aldık, Türkiye’nin gurur hanesine yazdık. Ama aynı zamanda bugünden itibaren daha büyük hedeflere yelken açtık. Önümüzde çok iyi değerlendirmemiz gereken 2 senemiz bulunuyor. İnşallah bu süreyi kamusu ve özel sektörü ile en etkin, en verimli şekilde kullanacağız. Başlayıp belli bir aşamaya getirdiğimiz projelere hız vereceğiz. Sektörün ihtiyaçlarını tespit edip, özgün çözümler geliştireceğiz. Ürün yelpazemizle birlikte rekabet gücümüzü de artıracağız. mockup olarak sergilenen ürünlerimizi kullanıma ve satışa hazır hale getireceğiz. Sadece bunlarla kalmayacak, kendi alanında çığır açan, sektöre yön veren ileri teknolojiye sahip yeni ürünlerle tüm dünyanın huzuruna çıkacağız. 17. IDEF’in işte bu hedeflerimizi gerçeğe dönüştüreceğimiz bir platform olabilmesi için çalışmalarımıza şimdiden başlayacağız.

“IDEF’i yeni bir sıçrama tahtası haline getireceğiz”

Buradaki tüm firmalarımızın adeta bir akıncı ruhu ile işine ve projesine dört elle sarılmasını bekliyorum. Yalan tüccarlarına ve şeamet tellallarına asla kulak asmayacağız. Hedeflerimize odaklanarak bir sonraki IDEF’i her bakımdan sektörümüz açısından yeni bir sıçrama tahtası haline getireceğiz. Bunları söylerken kesinlikle hamaset yapmıyoruz. Son 21 yılda başardıklarımıza bakarak böyle iddialı konuşuyoruz. Savunma sanayii alanında katettiğimiz mesafe bizim hem referansımız hem ilham kaynağımız hem de neleri yapabileceğimizin müjdecisidir. Ülkemizi takip edenler son 21 yılda Türkiye’nin özellikle savunma sanayii alanında yazdığı başarı hikayesinin en yakın şahididir. Kurumlarımız, firmalarımız ve vatandaşlarımız ise bu hikayenin aktörleri olarak sürece tanıklık ettiler.

“Kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda olduğumuzu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadık”

Gerçekten son 21 yılda dünyada belki de hiçbir ülkenin karşılaşmadığı engellerle karşılaştık. Gizli açık ambargolara maruz bırakıldık. Haksız ve hukuksuz kısıtlamaların muhatabı olduk. Çifte standardın, adaletsizliğin, ahde vefasızlığın daniskasını yaşadık. Ama bunlar karşısında yılmadık, pes etmedik, yolumuzdan asla dönmedik. Kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda olduğumuzu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadık. Her zaman şu inançta olduk, korkaklar zafer anıtı dikemez. İnanmış yüreklere kimse set çekemez. Azmin ve gayretin önünde hiçbir güç duramaz, iman varsa, irade varsa Allah’ın izniyle imkan da vardır. İşte bu anlayışla hareket ederek hamdolsun 21 sene önce hayali dahi kurulamayan nice başarıya nice zafere fuarda bugün gururla tanıtılan nice savunma ürününe imza attık.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: IDEF sektöre damgasını vurmayı yine başardı

Göreve başlarken savunma sanayiinde yüzde 80 dışa bağımlı bir ülke devraldık. Askerin, polisin kullandığı temel silahları bile o dönemde yurt dışından ithal eden, ithal etmek mecburiyetinde olan bir Türkiye bulunuyordu. Bu bağımlılık ilişkisinden dolayı terörle mücadele operasyonları yürütürken dahi ciddi sıkıntılarla karşılaştık.

Gün oldu terörle mücadele için istediğimiz bir İHA bile bize verilmedi. Gün oldu ‘Bizim silahlarımızı teröristlere karşı kullanamazsınız.’ dediler. Tabanca ya tabanca… Tabancayı bize vermediler. Ama şimdi bize tabanca vermeyenlere biz şimdi kendi Canik tabancalarımızı veriyoruz. Canik’e reklamını yap demiyorum. Biliyorum Sarsılmaz rahatsız oldu. Gün oldu parasını ödediğimiz malzemelerin bile tedarikini yapmadılar. Daha burada sayamayacağımız sayısız bahanelerle bize sürekli zorluk çıkardılar, yolumuza sürekli takoz koydular. Savunma sanayisinde attığımız kararlı ve cesur adımlarla bize ve ülkemize yakışmayan bu tabloyu tamamen tersine çevirdik. Dışa bağımlılığımızı yüzde 20’lere kadar düşürdük.

“Silahlı insansız deniz, hava ve kara araçlarında kapasitemizi sürekli güçlendiriyoruz”

Bugün kara, hava ve deniz araçlarında Türkiye’nin ihtiyaçlarının yerli ve milli imkanlarla karşılanabiliyor. İHA ve SİHA teknolojisinde geldiğimiz konum zaten biliniyor. TB-2 ve ANKA ile başladığımız yolculuğumuzu AKINCI ve AKSUNGUR ile bir üst lige taşıdık. İnsansız savaş uçağımız Kızılelma ile inşallah bu alanda çığır açacağız. Kendi savaş gemisini yapan dünyadaki 10 ülkeden birisiyiz. Gemilerimizi sadece kendimiz tasarlamak ve üretmekle kalmıyoruz. Gemilerde kullanılan silah sistemlerinden radarlara, bilgi sistemlerinden elektronik harbe kadar birçok teknoloji de yine biz geliştiriyoruz. Silahlı insansız deniz, hava ve kara araçlarında yeni ürünlerle kapasitemizi sürekli güçlendiriyoruz. Tasarımdan geliştirmeye, inovasyondan seri üretime kadar her konuda farklı bir ivme yakalamış durumdayız.

“Bu yılın ilk yarısında savunma ihracatı 2 milyar 400 milyon dolar oldu”

Sağladığımız destek ve teşviklerle savunma sektörünün önünü her boyutuyla sonuna kadar açtık. Milli teknoloji hamlesiyle savunma sanayiine yatırım yapmayı, ürün geliştirmeyi yenilikçi fikirleri hayata geçirmeyi cazip hale getirdik. Bu teşvik sisteminin müspet neticelerini her alanda gördük.

2002 yılında savunma sektöründe sadece 57 firmamız faaliyet gösteriyorken, bugün bu sayı ne oldu biliyor musunuz? 2 bin 500. Nereden nereye… Savunma sanayimiz 80 binden fazla çalışanıyla ülkemiz ekonomisinin lokomotifini üstlendi. 1 milyar dolar olan ciro rakamımız 12 milyar doları aştı. Araştırma geliştirme harcamamız 49 milyon dolardan 2 milyar dolara yükseldi. 248 milyon dolar civarında olan ihracatımız geçen sene 4,5 milyar dolar ile rekor kırdı. Yetmez, daha da artacak. Bundan hiç şüphemiz yok.

Bu yılın ilk yarısında savunma ihracatı 2 milyar 400 milyon dolar oldu. Sene sonunda inşallah 6 milyar dolarlık ihracat hedefliyoruz. Üstelik bu başarıları, küresel ekonomideki krizlerin yanında 6 Şubat’ta 11 ilimizi ve 14 milyon insanımızı etkileyen, 50 bini aşkın vatandaşımızın hayatını kaybettiği deprem felaketine rağmen elde ettik. Yine bu dönemde 14 Mayıs ve 28 Mayıs tarihlerinde 2 kritik seçim yaşadığımız halde hedeflerimizden bir an olsun kopmadık. Bir taraftan devlet millet el ele vererek yaralarımızı sardık. Diğer taraftan seçimlerimizi demokrasimize yakışır bir olgunlukla yüzde 90’ları bulan rekor katılım oranlarıyla gerçekleştirdik. Eş zamanlı olarak da üretmeye, ihracat yapmaya, ürünlerimize yeni pazarlar ve müşteriler bulmaya devam ettik. Sadece sene başından bu yana yeni Altay tankımızı, donanmamızın amiral gemisi TCG Anadolu’yu, 5. nesil milli muharip uçağımız KAAN, HÜRJET ve ATAK’ı, Yeni Nesil Fırtına Obüslerimizi, hasılı hava, kara ve denizde tarihi nitelikte birçok projemizi ya devreye aldık ya da teslimatını, testlerini veya uçuşunu başarıyla gerçekleştirdik. 3 ay önce hangardan çıkardığımız KAAN’ı inşallah yıl sonunda havada da göreceğiz.

“HÜRJET’in de 2025 yılında envantere girmesini planlıyoruz”

TCG Anadolu’nun artık bir üst segmentini yapacağız. Daha bir üst segmenti yapmadan siparişler almaya başladık. Milli Muharip Uçak KAAN ile ilgili kardeş Azerbaycan’la imzalanan proje ortaklığı anlaşmasına, iki ülke arasındaki dayanışmanın yeni bir nişanesi olarak bakıyoruz. Geçen aylarda ilk uçuşunu yapan HÜRJET’in de 2025 yılında envantere girmesini planlıyoruz. Savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, dinlenmeden çalışmayı sürdüreceğiz.

“Dünyanın dört bir yanında karşılıklı saygı temelinde ilişkiler kurduk”

Türkiye’nin savunma gibi stratejik ve zor bir alanda yazdığı başarı hikayesi dünyanın diğer devletlerine de ilham kaynağı oldu. Bu durum aynı zamanda sektörde uzun yıllardır devam eden tahakkümün kırılmasını beraberinde getiriyor. Silah teknolojilerini ellerinde tutan kimi güçlerin ülkemize yönelik bazı hazımsızlıklarının arka planında işte bu hakikat var. Aynı şekilde bu güçlerin kendi güdümünde hareket eden muhalefet partilerinin savunma sanayi hamlelerimize çamur atmasının sebebi de budur.

Türkiye’nin tıpkı insani yardımlar gibi savunma sanayi işbirliklerinde de “Türkiye Modelini” geliştirdi. Bizim amacımız sadece muhataplarımıza ürün satmak değildir. Biz orta ve uzun vadeli ortaklıklar kurmanın derdindeyiz. Sadece bir tarafın ürettiği diğer tarafın ise hep müşteri konumunda olduğu bir ticareti doğru bulmuyoruz. Kazan kazan anlayışıyla ortak çıkarlar ve anlayış temelinde işbirliğimizi güçlendirelim istiyoruz. Bu dış ticaret ve yatırımlarda başarıldı. Afrika’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Latin Amerika’ya kadar dünyanın dört bir yanında karşılıklı saygı temelinde ilişkiler kurduk.

“Kendi ihtiyaçlarımızı karşılarken inşallah tüm dostlarımızın yanında olacağız”

Aynı başarıyı savunma sanayi alanında da yakalayacağız. Güvenlik gibi hayati bir meselenin ülkeler arasında bir tehdit veya baskı unsuru olarak kullanılması doğru değildir. Meşru ve hukuk zemininde kalındığı sürece herkes güvenliğe dair ihtiyacı kolaylıkla giderebilmelidir. Bu anlayışla savunma sanayi alanındaki yetenek ve kabiliyetlerimizi dost ve kardeş ülkelerle paylaşmayı sürdüreceğiz. Türkiye olarak uçağı, helikopteri, SİHA’sı, gemisi, zırhlı aracı, radarı, tankı, hava savunma sistemi, füze ve mühimmatıyla kendi ihtiyaçlarımızı karşılarken inşallah tüm dostlarımızın yanında olacağız. Önümüzdeki dönem hedefimizi ihracatın artırılmasıyla birlikte savunma sanayi ekosistemimizin güçlendirilmesi olarak belirledik. Bu amaç doğrultusunda, yerli imkanlardan ve milli teknolojilerden azami ölçüde faydalanılmasını sağlayacağız.

Sistem bazında belli bir olgunluğa ulaşan sektörün teknolojik derinliğinin de artmasına ağırlık vereceğiz. Ülkenin farklı yerlerindeki birbirini tamamlayan teknolojileri ve kabiliyetleri bütünleştirerek sanayi altyapısını daha ileri taşıyacağız. Hedeflenen sistem ve alt sistemlerde tabana yayılmış bir tedarik zinciri yönetimi tesis edeceğiz. Özellikle yurt dışında ortak üretim, ortak geliştirme, teknoloji ve tecrübe transferini içeren birlikte geliştirme, birlikte büyüme ve birlikte başarma yaklaşımını hayata geçireceğiz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.