enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
07:42 Papa İznik’e geldi ama bizimkiler daha baskın çıktı: Siyonizmi yeren Yahudi Haham’a ödül verildi
07:46 Karayolları Otoyol Jandarma Timlerine emanet..!
07:24 Yeni dünya düzeninde Güney Kafkasya’nın artan etkisi…
07:03 Kamuda EKPSS üzerinden 1573 engelli vatandaş istihdam edilecek
07:00 Araştırmacı Gazeteci | Yazar | Editör Merve Gürbüz: 2025’te Neler Oldu?
06:57 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Sarıyer-Kilyos Tüneli Projesi 2026 yılı içerisinde tamamlanacak
06:16 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Sarıyer-Kilyos Tüneli’nin toplam uzunluğu 8,2 Kilometre
18:30 Vatandaşını en çok konut sahibi yapan lider!
15:36 Bu sadece saç kesimi değil, vatandaşın cebini “kırpma’ tarifesidir!
14:55 İstanbul Galata Köprüsü’ndeki Filistin’deki katliama “dur” eylemi
14:49 İstanbul Galata Köprüsü’ndeki Filistin’deki katliama “dur” eylemi
00:22 Saadet partisi Lideri Mahmut Arıkan; İran, Türkiye için önemli bir ülkedir
00:22 Filistinli Gazeteci Duha HMİDAN, gündemin öne çıkan haberlerini aktardı
00:20 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca, 2026 yılı Çevre cezaları belli oldu…
00:12 Turizm ,Corendon Airlines ,Yıldıray Karaer ,Corendon Airlines ,2025 verileri ,Corendon uçuş verileri, Corendon Avrupa pazarı
00:02 Gazeteci Feyza Gümüşlüoğlu, Körfez ülkeleri açısından 2025’in bilançosunu değerlendirdi…
00:02 İran: ABD’nin tehditleri BM Şartı’nı açıkça ihlal ediyor
11:17 Uyuşturucuya Karşı Sadece Operasyon Yetmez!
11:10 2026 Yılında Otoyol ve köprü geçiş ücretlerinde yeni bir düzenleme
10:02 Türkiye’de bir ilk: Derince’den yükselen “Noterli” devrim!
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Bir gelişmişlik ifadesi: “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?”

Bir gelişmişlik ifadesi: “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?”
22 Ekim 2021
1.990
A+
A-

Gelişmemiş, olgunlaşmamış, bu yüzden feodal alışkanlıklarından ve takıntılarından kurtulamamış bütün toplumlarda mevki ve statü sahibi etkili ve yetkili şahısların ve arkasını onlara dayayanların sıradan insanlara ve düşük rütbeli kamu görevlilerine karşı kullandığı en etkili silah bu sözdür: “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?”
Söz konusu ettiğimiz etkili ve yetkili bu insanlar, yüzyıllar boyu kullanıla kullanıla iyice klişeleşmiş bu sözü büyük bir kibir ve kasılmayla telaffuz ettiklerinde karşılarındaki herkesin süklüm püklüm olacağına inanırlar. İşte bu inanç sebebiyle bu mahut söz, bizim gibi ülkelerde oldum olası yasalara, kurallara ve onları uygulamaya çalışan alt tabaka memurlara meydan okumanın aracı haline gelmiştir.
Ülkemiz siyasal tarihinde bu meydan okumaya her devirde rastlanır. Bu ülkede devirler boyu birçok etkili ve yetkili şahıs, çok partili demokratik hayata geçildikten sonra da iktidarda olan partinin milletvekilleri ve bürokratları, “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” höykürmesiyle, herhangi bir nedenle karşı karşıya geldikleri vatandaşlara, görevini yapan sıradan memurlara hadlerini bildirmeye kalkışmışlardır.
Ülkemizin geçmişinde ve bu gününde bu sözü kullanarak muhatabına çıkışanların, gürleyenlerin sayısı tahminlerin ötesindedir. Aktüel bir olaydan yola çıkarak örnek vermeye bile gerek yoktur. Çünkü herhangi bir konuda hak arayan veya itiraz eden birçok vatandaş, görevini yaparken kuralları hatırlatmak veya ceza kesmek durumunda olan birçok memur sık sık “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” gürlemesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu da günümüzde derhal basın yayın organlarına yansımakta ve her vatandaş kolayca olaydan haberdar olmaktadır.
Bu ülkede bugüne kadar görev bilinciyle davranan; yasaları, yönetmelikleri, kuralları namusuyla uygulamaya çalışan nice arkasız memur bu yüzden mağdur olmuş; ya görevden alınmış, ya açığa alınmış, ya da sürgünlere mahkûm edilmiştir.
Günümüzün bir güzelliği ve avantajı ise, iletişimin hızı sayesinde kamuoyunun söz konusu olaylardan çabuk haberdar olup tepkisini hemen ortaya koymasıdır. Kamuoyunun bu haklı ve bilinçli tepkisi sayesinde son senelerde etkili ve yetkili kişilerin hışmına uğrayan çok sayıda dürüst memurun açığa alınması veya sürgüne gönderilmesi önlenmiştir.
Geçek şu ki, uygarlaşmayı, çağdaşlaşmayı başaramamış bizim gibi ülkelerde birçok bürokrat için işgal ettikleri mevkiler sadece bir zırh, bir dokunulmazlık işlevi görüyor. Uygar ülkelerle, bu yolda henüz emekleyen ülkeler arasında önemli bir fark olarak şu tespit yapılmış: “Geri kalmış ülkelerde mevkiler/makamlar oraya getirilen insanları onurlandırır, gelişmiş ülkelerde ise insanlar geldikleri mevkileri/makamları onurlandırırlar.”
Uygar ülkelerle uygar olma yolunda emekleyen ülkeler arasında önemli bir kriter olan bu fark ortadan kalkana kadar bizim durumumuzdaki ülkeler hiçbir iddialarında inandırıcı olamazlar.
Bu yüzden en başta inandırıcı olmayan iddiamız hukuk devleti olduğumuzdur. Çünkü gerçekten hukuk devleti olabilmiş hiçbir ülkede anlatmaya çalıştığımız şekilde bir meydan okumaya rastlanmaz. Hukuk devleti, adından da anlaşılacağı üzere öncelikle devletin kendisinin yaslara uyması, kendisini hukukla sınırlaması, sonra da vatandaşlarının yasalara uymasını istemesidir. Yasaları sadece vatandaşlara karşı uygulayan, kendini yasalar üstü gören devletler ancak otoriter-totaliter devletlerdir.
Bir ülkede hukuk devletini tesis etmenin baş koşulu yasama, yürütme ve yargı denen erklerin birbirlerini denetleyecek ve dengeleyecek şekilde mutlak bağımsız olmaları ve yargının her kayıt ve şart altında tarafsızlığıdır. Bunlar bir hukuk devletinde hayatîdir ve olmazsa olmazdır. Çağdaşlığın en önemli kriteri de bunlardır.

İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar

[UHA Haber Ajansı,21 Ekim 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.