enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:31 Rusya’dan İran füzeleri iddiası
00:31 İran Krizi ve Türkiye’nin Diplomatik Rasyonalitesi: Normsuzluk Çağında İtidal
00:04 Mısırlı Yazar-Araştırmacı Prof. Ahmed El-Cendi yazdı: İsrail-ABD, İran savaşı sürecinde İsrail Türkiye’den Ne İstiyor?
11:38 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
07:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
07:43 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:26 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
05:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:59 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu,”Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:28 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
00:08 Made in EU Nedir?
00:02 Turizme savaş darbesi
11:00 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
10:32 Yarın Hollanda’da yapılacak Belediye Meclisi Seçimlerinde Kime oy Vermeliyiz?
09:50 Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Çanakkale Zaferi eşsiz bir destandır”
23:08 Uluslararası Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Gazeteci Veysel Kavrayan’dan Vali Aktaş’a Ziyaret
TÜMÜNÜ GÖSTER →

‘Bazı ülkeler yürürlüğe koydukları düzenlemelerle İslamofobinin kurumsallaşmasına hizmet ediyor’

‘Bazı ülkeler yürürlüğe koydukları düzenlemelerle İslamofobinin kurumsallaşmasına hizmet ediyor’
24 Ekim 2022
235
A+
A-

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, her yıl yayınlanan Avrupa İslamofobi Raporu’na bakıldığında İslam karşıtı ırkçılığın, sosyal ve siyasal yaşamın birçok alanında hissedildiğinin görüldüğünü, verilere bu İslam karşıtı söylemlerin ve nefret suçlarının yansıdığını söyledi.

İslamofobinin aynı zamanda dünya toplumunu parçalayan, küresel huzur ve istikrarı tehdit eden bir özelliğe sahip olduğunu belirten Altun, “Dolayısıyla tüm dünyanın İslamofobi ve İslam düşmanlığını açık bir nefret suçu, bir insanlık suçu olarak görmesi ve bu suçla etkili şekilde mücadele etmesi gerekiyor. Bu suçla mücadele etmek sadece Müslümanların değil, uluslararası toplumun asli görevlerinden biri olmak durumundadır. Bazı ülkeler bu insanlık suçuyla mücadele etmek bir yana yürürlüğe koydukları düzenlemelerle İslamofobinin kurumsallaşmasına hizmet ediyorlar” diye konuştu.
Altun, Müslümanlara yönelik şiddetin yalnızca İslam karşıtlığının hızlı bir yükselişte olduğu Batı ülkelerinde değil, dünyanın farklı coğrafyalarında da görüldüğünü belirterek, başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere tüm küresel kurumların reforma tabi tutulması gerektiğini, İslamofobiyle mücadele noktasında bu gerekliliğin kendisini çok açık ve net şekilde gösterdiğini söyledi.
Bu nedenle küresel örgütlerde, İslam ülkelerini de kapsayan karar alma mekanizmalarının genişletilmesi ihtiyacının kendisini bir kere daha gösterdiğini dile getiren Altun, İslam ülkelerinin bu küresel örgütlerde etkinliğinin artması gerektiğini vurguladı.
Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyerek BM reformuna işaret ettiğinde esas itibarıyla orada aynı zamanda İslam dünyasının temsiliyetinin zayıflığına da işaret ettiğini, İslam dünyasının bütün gücüyle gerçek kimliğiyle BM’de karar alma mekanizmalarında temsiliyetinin adil bir dünya düzeni için bir mecburiyet olduğunun altını çizdiğini aktardı.
Müslümanların yaşadığı sistematik sorunların, uluslararası gündemin bir parçası olması gerektiğini belirten Altun, “İslam ülkelerinin ilgili kurum ve kuruluşları iş birliklerini arttırmalı, yeni mekanizmalar ve çalışmaları ortaya koymalıdır. Bu kapsamda İslam İşbirliği Teşkilatının gerçekleştireceği faaliyetlerin hayati öneminin farkındayız” dedi.

‘Küresel ana akım medya Müslümanların sorunlarına, görüşlerine yeterince yer vermiyor’

İslamofobinin bu denli yayılmasında uluslararası medyanın hatta küresel stratejik düşünce kuruluşlarının da etkisinin yadsınamayacağını kaydeden Altun, şunları söyledi:
“Basın yayın ve enformasyonda bu nedenle iş birliğini derinleştirmek durumundayız. Maalesef uluslararası yayın organları Müslümanlara yönelik son derece olumsuz imajlar çiziyorlar. Bu noktada baktığımızda, bu imajların oryantalizm geleneğinden beslendiğini de görüyoruz. Küresel ana akım medya Müslümanların sorunlarına, görüşlerine yeterince yer vermiyor. Bu durum, uluslararası medyayı adeta bir yankı odasına çeviriyor. İslam’ın ve Müslümanların hedef gösterilmesiyle birlikte de nefret suçu ve şiddet ortamı bu yankı odasında büyütüldükçe büyütülüyor.”
Altun, İslamofobinin yayılmasına neden olan diğer bir unsurun da sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen dezenformasyon faaliyetleri olduğunu vurgulayarak, “Sosyal medyada ölçüsüz, kontrolsüz şekilde büyütülen dezenformasyon küresel alanda İslam düşmanlığını körükleyen bir unsurdur” ifadelerini kullandı.
Bir yandan da aşırı sağ ve popülist siyasetin, sosyal medya üzerinden Müslümanlara yönelik dezenformasyonun artmasında da etkili bir unsur olduğunu aktaran Altun, “Dezenformasyon üreten yapılar, aktörler, aşırı sağcı unsurlar, bütün bunlar mültecilere, Müslümanlara ve yabancılara karşı mesnetsiz ve teyid edilmemiş yalan bilgilerle bir düşmanlık körüklemektedir. Dezenformasyon ve mezenformasyon kampanyaları bu grupların kendilerine göre etkili iletişim stratejilerindendir” değerlendirmesinde bulundu.
Bu süreci besleyen bir diğer unsurun komplo teorileriyle büyütülen bir korku iklimi oluşturmak olduğunu dile getiren Altun, şöyle konuştu:
“Korku iklimi bir endüstriyi beraberinde getirmekte ve bu endüstri de dezenformasyondan beslenmektedir. Dünyadaki mülteci ve İslam düşmanı hareketlerin oluşturduğu tehlikenin Türkiye farkındadır. Sayın Cumhurbaşkanımız bu tehditlerin en başta farkında olan bir lider olarak her platformda uluslararası topluma, bu tehdide karşı mücadele etme zorunluluğunu ve dayanışma içinde olunması gerektiğini hatırlatmıştır. Bu noktada çağrılarını defaatle bütün uluslararası platformlarda yinelemiştir. İslam’ı ve Müslümanları karalayan dille mücadele her daim bizim temel düsturlarımızdandır. Nitekim bu doğrultuda bu mücadelenin ön saflarında yer alan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Müslümanlara yönelik nefret söylemiyle mücadele etmenin her medeni toplumun asli vazifesi olduğunu ortaya koymuştur.” (SputnikNews)

[UHA Haber Ajansı, 24 Ekim 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.