enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
13,6809
EURO
15,5820
ALTIN
785,76
BIST
2.005
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Çok Bulutlu
Cuma Sağanak Yağışlı
18°C
Cumartesi Çok Bulutlu
17°C
Pazar Sağanak Yağışlı
16°C
Pazartesi Sağanak Yağışlı
14°C

BAE Veliaht Prensinin Türkiye’ye yaptığı ziyaretin ‘Anlamı ve Muhtemel’ Sonuçları

BAE Veliaht Prensinin Türkiye’ye yaptığı ziyaretin ‘Anlamı ve Muhtemel’ Sonuçları
26 Kasım 2021
0
A+
A-

ANKARA-UHA HABER / BAE Veliaht Prensinin Türkiye’ye yaptığı ziyaretin Ortadoğu’da normalleşme dalgasının şekillendiği bir zamanda gerçekleşiyor olmasının ‘Anlamı ve Muhtemel’ sonuçlarını, ORSAM Başkan Yardımcısı Doç. Dr. İsmail Numan Telçi ve Ibn Khaldun Center, Qatar University’inden Ali Bakir (UHA) Uluslararası Haber Ajansı’na açıkladı.

ORSAM-Ortadoğu Araştırmaları MerkeziORSAM Başkan Yardımcısı Doç. Dr. İsmail Numan Telçi, her şeyden önce muhtemel görüşmenin Türkiye ve BAE arasında yeni bir dönemin başlangıcını temsil ettiğini dikkat çekerek, “Trump döneminde manevra alanları genişleyen Körfez ülkeleri müdahaleci dış politikalarını Ortadoğu genelinde uygulamış fakat ABD Başkanı Biden döneminin etkisi, koronavirüsün (Covid-19) olumsuz etkileri ve maliyetli dış politikalar sebebiyle müdahaleci tutum sürdürülemez hale gelmiştir” dedi.

Doç. Dr. İsmail Numan Telçi, bununla birlikte Ortadoğu’da farklı ülkeler arasında siyasi normalleşme hamlelerinin gerçekleştirilmesinin yanı sıra Ocak 2021’de Körfez krizinin çözülmesinin Körfez’in dış ilişkilerinin yeniden belirlenmesine sebep olduğunu hatırlatarak, nitekim Suudi Arabistan-Türkiye ilişkilerinde olduğu gibi BAE-Türkiye arasında da siyasi yumuşama dönemlerine girildiğinin görüldüğünü ve Muhammed bin Zayid’in muhtemel ziyaretinin bu siyasi iklimi dikkate alarak değerlendirmek gerektiğini açıkladı.

“İki ülke arasında yakın zamanda üst düzey siyasi temaslar artmıştır” diyen Doç. Dr. İsmail Numan Telçi, Dışişleri bakanları düzeyinde gerçekleştirilen telefon görüşmelerinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve BAE Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid’in de yüz yüze görüşme gerçekleştirdiğinin ve aynı zamanda Türkiye’nin BAE’deki diplomatik misyonlarında da hareketli günler yaşandığına dikkat çekti.

Doç. Dr. İsmail Numan Telçi, geçtiğimiz günlerde Muhammed bin Zayid’in, Türkiye’nin Abu Dabi büyükelçisi ile bir görüşme gerçekleştirirken Dubai Emiri Muhammed bin Raşid Maktum da Türkiye’nin Expo 2020 pavilyonunu ziyaret ettiğini, Ticari ve ekonomik ilişkilerin artması bağlamında ise son yıllarda Türkiye’nin Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) içerisindeki en büyük ticari ortağı olarak BAE’nin karşımıza çıktığını dile getirdi.

“Her ne kadar iki lider arasındaki görüşme taraflar arasında bir yakınlaşma anlamına gelse de dış politikada bazı konularda farklılıkların devam ettiği görülmektedir” şeklinde konuşan Doç. Dr. İsmail Numan Telçi, BAE’nin Suriye rejiminin tekrardan Arap Birliği’ne kabul edilmesi konusunda girişimleri bulunurken Türkiye’nin de Suriye’de terörle mücadelesi ve can kayıplarının önlenmesine yönelik politikalarının devam ettiğini belirtti.

Lübnan’da her iki ülkenin de çeşitli angajmanları bulunduğuna vurgu yapan Doç. Dr. İsmail Numan Telçi, “BAE’nin Lübnan’daki krize müdahil olduğu görülmekte ve iki ülke arasında siyasi kriz devam etmektedir. Buna karşın Türkiye, Lübnan’daki yönetime destek olmakta ve ülkenin ekonomik ve siyasi krizden çıkması konusunda desteğini sunmaktadır. BAE, Libya’da Türkiye ve Katar’ın bölgede etkisini artırması ile birlikte angajmanını azaltmak durumunda kalmıştır” dedi.

Doç. Dr. İsmail Numan Telçi, Türkiye’nin BM odaklı siyasi çözümü desteklediği Yemen’de de BAE’nin vites küçülttüğünü belirterek, bu minvalde iki liderin görüşmesinde çeşitli çatışma bölgelerinin konuşulmasının da muhtemel olduğunu açıkladı.

Görüşmede yatırımlar konusuna ayrı bir önem verildiğini de açık olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. İsmail Numan Telçi, “son dönemlerde ise Abu Dabi’nin Mübadele Yatırım Fonu’nun 555 milyon dolarlık, yine Abu Dabi’nin Fenix şirketinin 5 milyon dolarlık ve Kitopi firmasının ise 415 milyon dolarlık yatırımlarını Türkiye’ye gerçekleştirdikleri görülmektedir” dedi.

Doç. Dr. İsmail Numan Telçi, yine Tahnun bin Zayid’in başkanı olduğu ADQ’nun, First Abu Dhabi Bank’in, G42’nin, Royal Group’un ve International Holding Company’nin Türkiye’ye 10 milyar dolar dolaylarında yatırımlar gerçekleştirmesi beklendiğini, dolayısıyla Muhammed bin Zayid’in söz konusu muhtemel ziyareti kapsamında Türkiye’ye gerçekleştirilecek yatırımların yanında Suriye, Libya, Lübnan ve Yemen gibi bölgesel gelişmelerin görüşüldüğünü de kaydetti.

Ali Bakir adlı kullanıcının profil fotoğrafıÖte yandan Ibn Khaldun Center, Qatar University’inden Prof. Dr. Ali Bakir de Abu Dabi veliaht prensi ve BAE’nin fiili lideri Muhammed bin Zayid Nahyan’ın Ankara’yı ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkileri yeniden düzeltmek için eşsiz bir fırsat olduğuna inandığını söyledi.

“Yaklaşık son sekiz yıl veya daha uzun süredir iki ülke arasındaki ilişkiler –Arap ayaklanmaları ve 2017 Körfez krizi ile öncelikli olarak– bölgesel meseleler nedeniyle önemli ölçüde kötüleşti” diyen Prof. Dr. Ali Bakir, Türkiye’nin, BAE’nin yıkıcı politikalarına fazla ilgi göstermezken Abu Dabi yönetiminin Ankara’yı hedef almayı ve bölgesel çıkarlarını baltalamayı birinci öncelik haline getirdiğine dikkat çekti.

Prof. Dr. Ali Bakir, halihazırda Ortadoğu’da gerçekleşmekte olan “gerilimi azaltma süreci”nin iki başkent arasında yeni bir sayfa açmak için bir şans sunduğunu, şu anda ekonomik ilişkiler, yatırımlar ve karşılıklı çıkarlara odaklanmak, güven inşa ederek sağlıklı bir ilişki geliştirilip geliştirilemeyeceğini test etmenin iyi bir yolu olduğunu dile getirdi.

“Bununla birlikte mevcut durumda iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği söz konusu olduğunda beklentilerimizi her zaman makul tutmamız gerektiğini düşünüyorum” diyen Prof. Dr. Ali Bakir, “Ankara ve Abu Dabi arasındaki siyasi anlaşmazlıkların öylece ortadan kalkacağını düşünmüyorum. Buradaki zorluk, bu anlaşmazlıkları alevlendirmekten ziyade kontrol altına almaya yardımcı olacak bir şekilde ele almak için bir mekanizma geliştirmektir. Bu da büyük ölçüde BAE’deki yeni yaklaşımın gerçek ve sürdürülebilir olup olmadığına bağlı olacaktır” şeklinde kaydetti.

HABER : Ataner YÜCE

[UHA Haber Ajansı, 26 Kasım 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.