enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
15,9126
EURO
16,8686
ALTIN
942,99
BIST
2.393,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
22°C
İstanbul
22°C
Açık
Cuma Açık
23°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
23°C
Pazar Az Bulutlu
21°C
Pazartesi Az Bulutlu
22°C

Anneler sadece bir gün değil, her gün anılmalı ve şükran duyulmalı…

Anneler sadece bir gün değil, her gün anılmalı ve şükran duyulmalı…
9 Mayıs 2022
0
A+
A-

AMSTERDAM – UHA HABER / Bugün anılmakta olan anneler, çocukların anarahmine düştükleri günden itibaren, ömürleri boyunca meşekkat çektiler, sağlıklı ve mutlu olmaları için göz nuru döktüler.

Herkesin, anneleri için anlatacakları vardır.

C:\Users\ILHAN\Desktop\Haziran'a girecek haberler\Vahide Karacay-Annelerin annesi (1).jpg

Ben de bugün kendi annemi anlatacağım:

Annemiz Vahide, 16 yaşındayken, 3 çocuklu bir bir adam (Numan Karaçay) ile evlendirildi.

O 3 çocuğa öz evlatları gibi baktığı, tüm mahallelirce konuşuluyordu.

O adamdan 6 çocuk doğurdu.

O 6 çocuktan biri bendim.

O adam da, mahalleli tarafından ‘Çok iyi bir insan’ olarak anlatılıyordu.

O adamın, biri çarşıda, biri de mahallede iki manav dükkânı vardı.

Annemiz, mahalledeki manav dükkânına, sonradan olma 9 çocuğu ile bakmak mecburiyetinde idi.

Babamız. 5 Aralık 1946’da vefat ettiği zaman ben 4 yaşındaydım.

Babamızın ölümünden sonra mahalledeki manav dükkânını işletmeye devam eden annemiz, sabahları 05.00’te sebze haline gidiyor, satışa sunacağı malları at arabası ile dükkâna getiriyordu.

Avlumuzda 20 baraka vardı. Bunların tamamı Roman vatandaşlarımıza kiralanmıştı.

Annemiz bu işlere de bakıyordu. Tabii ki çoğu zaman ödenmeyen kiralara, manavdan borç defterine yazdırılarak alınanlar da ekleniyordu. Tabii ki sonunda da, defterdeki borç sayfalarına bir çizgi çekiliyordu. Mahallelinin tam bir yardım ocağıydı annemiz.

metin, kişi, poz, eski içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Gelişen ve delikanlı olan ağabeylerim evimizin altındaki manav dükkânının yanına bir kahvehane açmışlardı. İyi ama, kahvehanenin de sabah erken açılması gerekiyordu. Fedakâr ve cefakâr annemiz bu görevi de üstlenmişti. Sabah erken çarşı dönüşünden sonra kahvehaneyi de açıyor, kömürlü ocağı yakıyor ve çayı demliyordu. Ben erken kalktığım zamanlarda geçtiğim kahvehanede annem ve müdavimler ile birlikte radyoda önce Kur’an-ı Kerim, sonra da arapça şarkı dinlerdim.

İşte biz böylesi fedakâr, cefakâr bir anne tarafından yetiştirilmiştik.

Delikanlılıktan adamlığa terfi eden ağabeylerim, Özel İdare’den kiraladıkları turistik tesisleri işletmeye başlamıştı.

Ben de tüm bu işler ile haşır neşir olmuştum. Ama bir tesadüf eseri dünya turuna çıkma mecburiyetinde kaldım.

Dünya turu yaparken 10 Kasım 1967’de, Kanada’dan geldiğim Hollanda’da, 11 kasımda annemizin ölüm haberini aldım.

Rahat uyu anne.

Geride bıraktıklarının tamamı, sayende refah bir hayat yaşadılar.

TÜM ANNELERE SEVGİ, SAYGI, SAĞLIKLI VE UZUN BİR ÖMÜR, VEFAT EDENLERE DE RAHMET DİLİYORUM.

İlhan Karaçay, Amsterdam

[UHA Haber Ajansı, 09 Mayıs 2022]

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.