enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
01:23 ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İranlı yetkililerle bu haftanın sonuna doğru bir araya gelecek
00:16 NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ukrayna Parlamentosu’nda yaptığı konuştu
00:14 ‘Bakım Sigortasının Önemi ve Gerekliliği!’
00:13 Gümrük Muhafaza’dan sınır ötesi kaçakçılığa darbe
00:12 Numan Kurtulmuş: Suriye’de gelinen noktayı takdirle karşılıyoruz
00:11 İran Cumhurbaşkanı, ABD ile müzakereye şartlı olarak hazır olduğunu açıkladı
00:10 Yunan Profesör Grivas: Türkiye Avrasya’nın En Hırslı Gücü Oldu, Yunanistan’ı Sakat Bırakabilir
00:09 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Dezenflasyon sürecini destekleyen yapısal reformlarımızı hızlandırıyoruz
00:08 Clintonlar, Epstein soruşturmasında Kongre’ye ifade vermeyi kabul etti
00:07 Trump ve Zelenskiy Büyük Oranda Anlaştı
00:06 Şarku’l Avsat’a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip
00:06 AVRUPA HABERLERİ: AB’nin Avrupalı şirketler için sınırları kaldırma planı: EU-INC nedir?
00:05 Ocak ayı enflasyon rakamları açıklandı
00:04 İspanya, 16 yaş altına sosyal medya yasağı getiriyor
00:03 Sapanca Gölü’ne 3 milyon 240 bin metreküplük alternatif kaynak
00:03 Yeni Cuma Camii, Kocaeli’nin “Eyüp Sultan’ı” Olmalı
00:02 İsrail’in İstihbarat İçin Kullandığı Epstein Tuzağına Kimler Düşmemiş ki!
00:01 Akciğer kanseri, dünyada en çok can alan kanser türü olmayı sürdürüyor.
00:01 Eski Libya lideri Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam evinde uğradığı saldırıda öldürüldü
12:56 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan haberler!
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Afet yönetiminde teknolojinin yeri!

Afet yönetiminde teknolojinin yeri!
26 Şubat 2023
284
A+
A-

Kahramanmaraş Depremleri için üzülmeye devam ediyoruz. Kayıplarımıza rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Bu afet hepimize yeni dersler verdi. Çok acı bir dersti ve bazı şeyleri yeniden ve etraflıca düşünmemiz gerektiğini bize öğretiyor. Depremler sonrasında afetler ve afetlerle mücadele bu nedenle temel konularımız arasına tekrar girdi. Çünkü afet yönetiminde yenilikçi yapılara ve yöntemlere yönelik farkındalığımız bizleri güçlendirecek ya da teknik tabirle söylersek dirençliliğimizi arttıracak.

DOÇ. DR. CENAY BABAOĞLU

Doç. Dr. Cenay BABAOĞLU

Evet, doğal afetleri mutlak şekilde öngörmek ve kontrol etmek mümkün değil, ancak risklerin yönetilebilmesi adına olası zararları azaltacak yöntemlere ağırlık verilebilir. Önemli olan afet olduğunda mücadele değil, bütünleşik bir afet yönetimi yaklaşımı sunabilmektir.

Hayatın her alanında olduğu gibi afet yönetimi açısından da teknolojik yenilikler, çözüm sunan araçlar olarak öne çıkmaktadır. Örneğin yıllardır kullanılan coğrafi bilgi sistemleri, gelişmiş uydu görüntülemeleriyle afet öncesi olası senaryoları çalışmada ya da afet sırası ve sonrasındaki gelişmeleri izlemede imkânlar sunmaktadır. Tabi her bir yeni teknoloji yeni imkânları ya da kapasite artışını bazen de riskleri beraberinde getirmektedir. Örneğin insansız hava araçlarının, yeryüzünü tarayarak havadan veri topladığı senaryolarda afet sırası ve sonrası için çok daha fazla, kontrol edilebilir ve işlenebilir veri sunulmaktadır. Malum olduğu üzere Kahramanmaraş Depremleri sonrasında da ulusal insansız hava araçlarımız ve sistemlerimiz eliyle toplanan veriler eliyle müdahale ve iyileştirme planları yapılmaktadır.

Nesnelerin interneti teknolojisi bu alanda kullanılan bir diğer araçtır. Kablosuz sensör ağlarıyla (WSN) elde edilen veriler hızlı bir şekilde merkezlere iletilmekte ve analizler yoluyla afet öncesi ve sırası durumlar izlenebilmektedir. Örneğin volkan patlamaları, seller, orman yangınları, heyelanlar, depremler gibi doğal afetlere karşı farklı bölgelere yerleştirilmiş nesnelerin sunduğu veriler; durumu anlayabilmek, duruma yönelik tepkileri planlayabilmek ve durum sonrası olası iyileştirme senaryolarını çalışabilmek adına imkânlar sunabilmektedir. Aynı şekilde, bu sistemlerle bütünleştirilen uçangözler (drone) aracılığıyla çapraz veri akışı sağlanmakta veri kaynakları çeşitlendirilerek daha doğru bilgiye ulaşılmaktadır. Orman Genel Müdürlüğü’nün orman yangınlarına karşı bu teknolojiden faydalanması ve yapay zekâ entegrasyonlarıyla hızlı takip sistemleri oluşturması bu tarz bir kullanıma örnek verilebilir.

Günümüz teknolojisinin en etkileşimli ve en kitlesel boyutu olan sosyal medya da afet yönetimi açısından önemli bir yeniliktir. Yeni etkileşim kanalları olan sosyal medya platformları yukarıdan aşağı veya aşağıdan yukarı iletişimi, tek düzleme çekerek hızlı bir iletişim kanalı yaratmaktadır. Van, Elazığ ve İzmir depremlerinde olduğu gibi Kahramanmaraş depremlerinde de depremzedelerin yetkililere ya da kurtarma ekiplerine ulaşmak için sosyal medyayı kullanması buna örnektir. Aynı şekilde sivil oluşumların bir araya gelmesi, iletişim kurması ve organize olarak afet anında müdahalelere dâhil olmasına da olanak sağlamaktadır. Bu işin bir diğer boyutu kamu kurumlarının, Türkiye açısından afetlerden sorumlu kurumumuz olan AFAD’ın, hızlı bilgi akışını sosyal medya aracılığıyla sağlayabilmesidir. Burada da yine iki yönlü bir bilgi akışından bahsedilebilir. Bunlardan birincisi aynı anda ve hızlı bir biçimde milyonlarca kullanıcısı olan alanlara bilgi verilmesi ve bu bilginin dolaşıma sokulması, krizlerle mücadelenin ilk kuralı olan hızlı ve etkili iletişimi sağlamak adına önemlidir. Bu boyutun iyi işletilmesi dezenformasyonların ve manipülasyonların önlenmesi açısından da gereklidir.

Diğer bir boyut ise televizyon ya da radyo gibi geleneksel haber kaynaklarına erişemeyen afetzedelerin, ceplerinde yer alan sosyal medya uygulamaları aracılığıyla bildirimler almasının sağlanmasıdır. Böylece afetzedelere de bilgi akışının sağlanması, mevcut duruma dair bilgi verilmesi, müdahale planları hakkında bilgilendirmeler yapılması mümkündür.

Farklı cep telefonu uygulamaları da, ayrıca katkı sunabilmektedir. Örneğin AFAD’ın deprem mobil uygulaması kişinin kendisi hakkında kuruma bilgi vermesi ve kurumun kişiye bilgi vermesi adına bir aracı rolü üstlenmektedir. 112 Acil Durum uygulaması, BİP’in acil durum butonu, acil durumlarda belirli kişilere otomatik mesajlar ya da çağrılar gitmesini sağlayan uygulamalar, yerinizi bildiren yer tespit sağlayıcı uygulamalar, sahada yürütülen faaliyetlere (örneğin toplanma yerleri, aş evleri, sahra hastaneleri, konaklama alanları gibi) dair bilgileri içeren uygulamalar, sahada faaliyet yürüten gönüllülerin koordinasyonunu sağlayan uygulamalar, sesinizi duyurabilmek için yüksek tonlarda ses üreten uygulamalar, internet olmadan bluetooth aracılığıyla haberleşmeyi sağlayan uygulamalar bunlardan bazıları olarak sıralanabilir.

Genel olarak ele alındığında afet yönetiminin tüm süreçleri içinde güvenilir, doğru ve zamanında bilgi, en önemli unsur olarak öne çıkmakta ve Şekil 1’de yer verildiği üzere bir döngü gerçekleşmektedir.[i]

Bu döngü de göstermektedir ki kesintisiz ve doğru bilgi akışı afet yönetiminde önemli bir önceliktir. Sosyal medya bu açıdan önemli bir katkı sunarken diğer taraftan bilgiyi kirleten, bilgiyi manipüle eden, bilgiyi suistimal eden bir yapıya da bürünebilmektedir. Bu nedenle özellikle doğruluğu şüpheli olan ya da kurumsal teyit mekanizmalarından geçmeyen mesajların paylaşımı büyük riskler doğurmaktadır. Kahramanmaraş Depremleri sonrasında Twitter üzerinden atılan mesajlara yönelik araştırmalarda[ii] göçük altında kaldığı iddiasıyla pek çok yanıltıcı paylaşımın yapıldığı ve bu paylaşımların kimi zaman bot hesaplarca etkileşimlerinin arttırıldığı görülmüş. Yine bu süreçte farklı konumlara dair paylaşımlar, yanıltıcı içerik üretimleri ya da farklı kurumsal yapılara yönelik linç hareketleri de sosyal medyanın ucu keskin kullanım kapasitesine örneklerden.

Buna karşın örneğin Hindistan’ın Kerala Eyaleti’nde gerçekleşen sel afeti üzerinden yapılan bir araştırmada; sosyal medya araçlarından izleme, erken uyarı, afet sürecinde ve sonrasında gönüllülerin yönlendirilmesi, mağdurları ve kurtarılanları tespit etme, risk ve kriz iletişimi, yardım toplama, güven oluşturma ve stresi yönetme süreçlerinde faydalanıldığı belirtilmiş.[iii]

O zaman teknolojinin iki uçlu dünyasında yine tekrarlamakta fayda var. Önemli olan teknolojinin ne için, nasıl ve kim tarafından kullanıldığı, ayrıca oluşan verilerin kim tarafından toplandığı ve işlendiği. Sosyal medya araçları faydaları kadar riskler de üretiyorsa burada yapılması gereken sosyal medya araçlarının afet yönetiminde nasıl fayda sağlayacağı üzerinde durulmasıdır.

Bununla birlikte uydu görüntüleri, insansız hava araçları, nesnelerin interneti, sensörler, lazerler, mekânsal veriler, sosyal medya platformları, kitle kaynak uygulamaları, mobil uygulamalar, GPS ve CDR gibi teknolojiler aracılığıyla verilerin toplu bir şekilde ele alınarak işlenmesi ve verinin afet yönetiminin iyileştirilmesinde kullanıma yönelik çabalar geliştirilmesidir. Çünkü bu çabalar; erken teşhis, gerçek zamanlı izleme, hızlı değerlendirme ve iyileştirme aşamalarının her birinde fayda sağlayacaktır. Unutmayalım ki teknoloji bir araçtır ve hangi aşamada nasıl kullanacağımız, bu araçların katma değerini ortaya koyacaktır.

Tekraren ve defaten rahmet ve şifa dileklerimle…


Bu konuya dair ayrıntılı bir inceleme için bknz: Levent Memiş ve Cenay Babaoğlu (2020). “Afet Yönetimi ve Teknoloji”, iç. Farklı Boyutlarıyla Afet Yönetimi, (Edt. M. Yaman ve E. Çakır), Ankara: Nobel, s. 163-174.

[i]APCICT (2011) ICT for Disaster Risk Management, https://www.preventionweb.net/files/47520_ictfordisasterriskmanagement.pdf, 23. 02. 2023.

[ii] Ersin Çahmutoğlu, Twitter, 22.02.2023, https://twitter.com/ersincmt/status/1628490678895353864?t=hJzBMT-4zAl0ZhPxYhzFGg&s=08

***

Cenay Babaoğlu

Proje Araştırmacısı

Cenay Babaoğlu, Hacettepe Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden mezun olmuştur. Lisansüstü çalışmalarını aynı üniversitede kamu yönetimi alanında tamamlamıştır. Bu dönemde Bremen, Berlin ve Üsküp’te toplam iki sene süreyle akademik çalışmalar ve araştırmalarda bulunmuştur. 2015 yılında doktora derecesini aldıktan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisinde göreve başlamış, 2017 yılında Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’ne yardımcı doçent olarak atanmıştır. 2018 yılında kamu yönetimi bilim dalında doçent unvanı almıştır. 2019-2021 yılları arasında Selçuk Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, Kamu Politikaları Anabilim Dalında görev yapmıştır. 2020-2021 yıllarında e-öğretim sistemleri üzerine danışmanlıklar yapmıştır. 2021 yılında İtalya’da kamu yönetiminin dijitalleşme süreçleri konulu doktora sonrası araştırması için Catania Üniversitesi tarafından tam burslu olarak kabul almıştır. 2021 yılı itibariyle Orta Doğu Kamu Politikaları ve Yönetimi Birliği (AMEPPA) yönetim kurulu üyeliği devam etmektedir.

Akademik hayatı boyunca Almanya Akademik Değişim Enstitüsü (DAAD), United Nations University, Goethe Institute, Avrupa Birliği Başkanlığı, Kalkınma Bakanlığı, TÜBA, TÜBİTAK gibi farklı ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlardan araştırma ödülleri ve burslar kazanmıştır. Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, Slovenya Kamu Yönetimi Bakanlığı, Rutgers Üniversitesi, Suffolk Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, TÜBİTAK gibi farklı kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen farklı projelerde görev almıştır.

Çalışma alanları olan kamu politikası uygulamaları, kamu yönetimi ve teknoloji ilişkisi, yerel yönetimler, yükseköğretim politikaları, sivil toplum ve Türk idare tarihi alanlarına odaklanan editörlü ve müstakil yazarlı olmak üzere 12 kitabı ve çok sayıda uluslararası ve ulusal kitap bölümleri ile makaleleri bulunmaktadır. 2016 ve 2017 yıllarında TBMM Yasama Uzmanları Derneği tarafından yayınlanan Yasama Dergisi’nin editörlüğünü yapmıştır. Halihazırda Kamu Bilişim Derneği tarafından yayınlanan Kamu Yönetimi ve Teknoloji Dergisi’nin yardımcı editörü ve Kamu Yönetimi ve Politikaları Dergisi’nin editörü olarak görevlidir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.