enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,6386
EURO
19,6118
ALTIN
1.076,74
BIST
4.962,97
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Çok Bulutlu
Cumartesi Çok Bulutlu
13°C
Pazar Çok Bulutlu
13°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
13°C
Salı Çok Bulutlu
11°C

AB’nin Rusya-Ukrayna Savaşıyla İmtihanı

AB’nin Rusya-Ukrayna Savaşıyla İmtihanı
12 Kasım 2022
0
A+
A-

AB’nin ve üye ülkelerin Ukraynalı sığınmacılara yönelik böylesi bir yaklaşım sergilemesinin arka planındaki en önemli sebep, bu kişilerin savaşın ardından ülkelerine geri dönecekleri inancıyla ilgili. Ancak Rusya’nın Ukrayna’da yarattığı ağır tahribat dikkate alındığında savaşın hemen ardından Ukraynalı sığınmacıların evlerine geri döneceğini düşünmek aşırı iyimser bir yaklaşım gibi duruyor.

Yazarlar Sayfası – | SETA

Hacı Mehmet POYRAZ, SETA Araştırmacı

24 Şubat’ta başlayan Rusya-Ukrayna savaşının üzerinden 100 gün geçti. Savaş, yarattığı etkiler bakımından sadece iki ülkeyi değil çatışmaların hemen dibinde cereyan ettiği Avrupa’yı ve Avrupa Birliği’ni (AB) de etkisi altına aldı. Bu bağlamda AB üyesi ülkeler arasında ilk günden beri yaşanan siyasi ayrışmaların kurumsal olarak Birlik açısından önemli bir imtihan olduğunu belirtmek gerekiyor. 27 üye ülkenin tamamının söylemde Ukrayna’yla birlikte olduğu fakat icrada kendi çıkarlarını korumaya çalıştığı bir dönemde özellikle Rusya’ya uygulanması planlanan yaptırımlar konusunda hala mutabık kalınamaması, AB açısından ciddi bir prestij ve etki kaybı yarattı. Bu noktada doğalgaz açısından Rusya’ya yüksek bağımlılığı bulunan Almanya ve Macaristan gibi ülkelerin Atlantik’in diğer tarafından (ABD) gelen baskıya rağmen Moskova’ya doğalgaz yaptırımı uygulanması fikrine karşı olması, konuyla ilgili somut bir gösterge olarak duruyor.

AB’nin Ukrayna savaşıyla birlikte karşı karşıya olduğu ikinci önemli imtihan Ukrayna’nın AB üyelik süreciyle ilgili. Ukrayna’nın AB üyeliği mevzusu yeni bir konu olmasa da savaşın başlamasını müteakiben üyelikle ilgili geniş kapsamlı bir gündem oluştu. Kiev açısından bakıldığında Ukrayna’nın ivedilikle AB üyesi olması gerektiğine dair bir inancın var olduğu görülüyor. Bir zamanlar Sovyet baskısına maruz kalan eski Doğu Avrupa ülkeleri de Ukrayna’nın uzun süren üyelik müzakerelerine tabi olmadan acilen üye olması gerektiği fikrine destek veriyor. Birliğin kurucu ülkeleri arasında yer alan Almanya, Belçika, Fransa ve Hollanda ise Ukrayna’nın hızlı üyeliği fikrine tamamen karşı çıkıyor. Nitekim bu ülkelerdeki siyasi elitlerinin açıklamalarına bakıldığında Ukrayna’nın yakın zamanda üyelik beklememesi gerektiğine dair mesajların hakim olduğu görülüyor. Daha önemlisi Birliğin lokomotif ülkesi Almanya’daki sol koalisyon hükümet, Ukrayna’dan ziyade Batı Balkan ülkelerinin üyelik süreçlerine öncelik verilmesini istiyor. Dolayısıyla üye ülkeler arasında konuyla ilgili mutabakat olmadığı için Ukrayna’nın AB üyeliği süreci sürüncemede kalacak gibi duruyor. Bu da savaş sonrası dönemde AB-Ukrayna ilişkilerini problemli bir sürece itip Brüksel’i Ukrayna’yla üyelik ve ortaklık ekseninde bir tercihe zorlayabilir.

Son olarak Rusya-Ukrayna savaşının üzerinden geçen 100 günün ardından AB’nin ve üye ülkelerin karşı karşıya oldukları bir diğer önemli imtihan sayıları her gün artan Ukraynalı sığınmacılarla ilgili. AB’nin sınır güvenliğinden sorumlu Frontex’in en son 2 Haziran’da açıkladığı verilere göre aradan geçen süre zarfında savaş nedeniyle 5,3 milyon Ukraynalı AB üyesi ülkelere sığındı. Yine Frontex’in verilerine göre Ukraynalı olmayan fakat savaştan kaçan kişilerle birlikte bu sayı toplamda 7,1 milyonu aşmış durumda. Bu kişilerin yarıdan fazlası Ukrayna ile sınırdaş olan Polonya, Macaristan ve Romanya gibi üye ülkelerde geçici olarak hayatlarına devam ederken, kalanlarsa AB’nin devreye soktuğu geçici koruma mekanizması kapsamında diğer üye ülkelerde bulunuyor.

AB üyesi ülkelerin 2015’te tecrübe ettikleri sığınmacı krizinden çok daha geniş kapsamlı bir insani hareketliliğe maruz kalmasına yol açan Ukraynalı sığınmacı akınının, Avrupa kamuoyunda en azından şu anda ciddi bir mesele olarak görüldüğünü söylemek mümkün değil. Tam tersine Avrupalı siyasetçilerin söylemlerine bakıldığında Ukraynalı sığınmacılara yönelik ucu açık bir misafirperverliğe hazır olduklarına dair bir atmosferin hakim olduğu görülüyor. Bununla birlikte AB’nin Ukraynalı sığınmacıların ihtiyaçlarının karşılanması için çeşitli projeler ve fonlar kapsamında üye ülkelere şimdiye kadar 20 milyar avrodan fazla kaynak tahsis ettiğini belirtmek gerekiyor.

2015’teki sığınmacı krizinin aksine AB’nin ve üye ülkelerin Ukraynalı sığınmacılara yönelik böylesi bir yaklaşım sergilemesinin arka planındaki en önemli sebep, bu kişilerin savaşın ardından ülkelerine geri dönecekleri inancıyla ilgili. Ancak Rusya’nın Ukrayna’da yarattığı ağır tahribat dikkate alındığında savaşın hemen ardından Ukraynalı sığınmacıların evlerine geri döneceğini düşünmek aşırı iyimser bir yaklaşım gibi duruyor. Dolayısıyla Ukraynalı sığınmacılar mevzusu AB ve üye ülkeler açısından şu an için ciddi bir mesele olarak görülmese de savaşın gölgesinde sayıları artması beklenen Ukrayna menşeli sığınmacılar konusu, savaş sonrası dönemde AB ve üye ülkeler için ciddi bir imtihana dönüşebilir.

***

Hacı Mehmet Boyraz

Araştırmacı
Hacı Mehmet Boyraz 1993 yılında İzmir’de doğdu. 2016 yılında Uluslararası İlişkiler (ana dal) ile Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi (çift ana dal) bölümlerinden birincilikle mezun oldu. Aynı yıl SETA İstanbul’da çalışmaya başladı. İki yıl sonra Türk Alman Üniversitesi Avrupa ve Uluslararası İlişkiler programında İngiltere’de aşırı sağ oluşumlar üzerine hazırladığı tezle yüksek lisansını tamamladı. 2020 yılında başladığı Anadolu Üniversitesi Medya ve İletişim önlisans programını 2021 yılında başarıyla tamamladı. Şu anda Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde, Avrupa ülkelerinde göçün güvenlikleştirilmesi ve aşırı sağ partilerin rolü üzerine hazırladığı tezine devam ediyor. Araştırma konuları arasında Avrupa Birliği, Avrupa’da aşırı sağ oluşumlar, düzensiz göç ve göçmenler, İngiltere’nin güncel iç ve dış politikası, Kıbrıs meselesi ve Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri yer alıyor.

[UHA Haber Ajansı, 12 Kasım 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.