enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:53 ABD’nin SDG’den Neden Vazgeçti
11:08 Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nde (KOGACE) Başkanlık Görev Değişimi
07:04 ABD-Ukrayna-Rusya Üçlü Müzakereleri Devam Edecek
00:16 Uluslararası Deneyimler Çerçevesinde Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı
00:11 ICE’a Tepki Büyüyor
00:10 TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, “Türk hukukuna göre Türkiye’de otel ve tur pazarlamak seyahat acentalarının işi”
00:09 ‘Kürtlere Karşısınız’ Söylemi Neye Hizmet Ediyor?
00:08 “Habib-i Neccar”ın böyle dimdik ayakta olduğunu görenler Antakya’nın yeniden hayata döndüğüne kalben inanıyor”
00:05 Katil, soykırımcı, terör örgütü ve lanetli İsrail’e, Türkiye ve 7 ülkeden kınama
00:04 Kocaeli’n ‘Körfezray Metro Projesi’nde saha çalışmaları planlanan takvime göre hızla devam ediyor…
00:04 ABD’de Politik Çekişmeler ve Ermeni Diasporasının Etkisi: Dr. Mehmet Öz örneği
14:42 Gazze Şeridi’nin dünyaya açılan ve Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı’nın “deneme” amaçlı açıldığı duyuruldu…
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:39 Bakanı Kacır, “KOSGEB Acil Destek Kredi Programı kapsamında 2 bin 120 KOBİ’ye 1,9 milyar lira kredi sağlandı”
06:35 UHA / İnternational News Agency’n kısa kısa ‘Yurttan ve Dünyadan’ Kahvaltı Haberleri
06:27 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:05 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
04:34 DEVA Partisi’nden Suriye Açıklaması: “Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocuklar ödemekte”
00:39 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
TÜMÜNÜ GÖSTER →

ABD’nin SDG’den Neden Vazgeçti

ABD’nin SDG’den Neden Vazgeçti
2 Şubat 2026
8
A+
A-

* Suriye’nin kuzeyinde son on yılda yaşananlar, büyük güçlerin bölgeye nasıl baktığını anlamak açısından öğretici bir örnek sunuyor.

Prof. Dr. Ata ATUN, KKTC

Suriye’nin kuzeyinde son on yılda yaşananlar, büyük güçlerin bölgeye nasıl baktığını anlamak açısından öğretici bir örnek sunuyor. 2026 Ocak ayında ABD’nin Suriye De-mokratik Güçleri’nden (SDG) desteğini fiilen çekmesi, birçok kesim için “ani” bir karar gibi algılansa da, aslında bu adım uzun süredir biriken stratejik tercihler zincirinin son halkasıydı. Bugün tartışılması gereken soru, ABD’nin neden vazgeçtiğinden çok, ne-den bu noktaya gelindiğidir.

ABD–SDG ilişkisi, hiçbir zaman eşit ortaklığa dayanan bir ittifak olmadı. Bu ilişki, IŞİD’le mücadele gibi somut ve sınırlı bir hedef üzerine kuruldu. Washington açısından SDG, sahada Amerikan askerlerinin yerini alabilecek işlevsel bir güçtü. Ne daha fazlası ne de daha azı. Sorun, bu askeri işbirliğinin zamanla siyasi bir projeye dönüşmesi bek-lentisiydi. SDG, ABD’nin askeri varlığını kalıcı bir güvence olarak okudu; oysa ABD için bu varlık her zaman geçici ve koşulluydu.

Zaman içinde sahadaki koşullar değişti. IŞİD’in askeri kapasitesi büyük ölçüde kırıldı, Suriye’de merkezi yönetim yeniden güç kazandı ve Şam, uluslararası sistemle yeniden temas kurmaya başladı. Bu tablo, ABD’nin “vekil güç” ihtiyacını azalttı. Bir devletle mu-hatap olmak, bir silahlı örgütle muhatap olmaktan daha az riskli ve daha öngörülebilir hale geldi. Dolayısıyla Washington, maliyeti artan bir ortaklığı sürdürmek yerine, stra-tejik önceliklerini güncellemeyi tercih etti.

Bu tercihte Türkiye faktörünü görmezden gelmek mümkün değil. SDG’ye verilen des-tek, yıllardır Ankara–Washington hattında ciddi bir gerilim başlığıydı. NATO müttefiki bir ülkenin güvenlik kaygılarının sürekli ertelenmesi, ABD açısından sürdürülebilir de-ğildi. Yeni dönemde ABD, Ortadoğu’da askeri yükünü azaltmayı ve bölgesel aktörlerle çalışmayı öne çıkaran bir çizgiye yöneliyor. Bu çerçevede Türkiye gibi devletler öne çıkarken, SDG gibi yapılar geri planda kalıyor.

SDG açısından bakıldığında ise yaşananlar kaçınılmaz bir hayal kırıklığı yarattı. ABD desteği çekildiğinde, örgütün sahadaki hareket alanı daraldı; Arap aşiretlerinin mesa-fesi ve Şam’ın askeri baskısı, özerklik iddialarını fiilen boşa çıkardı. Bugün gelinen noktada “entegrasyon” söylemi, birçok SDG mensubu için bir tercih değil, zorunluluk olarak görülüyor.

Bu tablo, büyük güçlerin duygusal değil, çıkar temelli hareket ettiğini bir kez daha gös-teriyor. ABD’nin SDG’den vazgeçmesi, ahlaki bir tartışmadan ziyade stratejik bir he-saplamanın sonucu. Suriye sahasında artık yeni bir denge kuruluyor ve bu dengede silahlı vekil yapıların alanı daralıyor.

Sonuç olarak, ABD’nin SDG’den çekilmesi bir son olduğu kadar bir uyarıdır da. Bölge-deki tüm aktörler için mesaj nettir: Büyük güçlerin desteği kalıcı değil, koşulludur. Ger-çek güvence, dış aktörlerin vaatlerinde değil, bölgesel uzlaşı ve gerçekçi siyaset zemi-ninde aranmalıdır.

***

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN

Akademisyen,

KKTC Cumhuriyet Meclisi 1. Dönem Milletvekili

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.