enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:45 İstikrarın Stratejik Değeri
00:38 Web Panel | ABD/İsrail-İran Savaşının Gölgesinde Ortadoğu’da Yeni Jeopolitik Düzen
00:28 İran’a Saldırılar ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi
00:02 Savaşa Dönüş İhtimali Neden Güçleniyor?
16:38 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti Gençlik Kollarınca Turka Kocaeli Stadyumu’nda düzenlenen “Bir Gençlik Şöleni Programı”nden notlar…
15:37 Kurban Bayramı ikramiyeleri hesaplara yatmaya başladı
09:35 Cumhurbaşkanı Erdoğan Kocaeli’de Gençlere Seslendi: “Gençler Güçlüyse Devlet de Güçlüdür”
09:08 Kocaelispor USA’dan New York’ta Unutulmaz Türk Günü Yürüyüşü
08:50 Kocaeli Sümerspor Kürek Kulübü’nden Ayvalık’ta Büyük Başarı
08:09 Kazakistan Ziyaretinde Yön ve Rol Tarifi
08:04 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kazakistan ziyaretimizi başarıyla tamamladık
00:52 Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atıyor
00:52 3. Sivas Uluslararası Film Festivali’nde “Kırım” vurgusu
00:49 Midtjylland’da forma giyen 23 yaşındaki Türk sol kanat oyuncusu Aral Şimşir’e Danimarka’da büyük onur
00:36 Kandil hala neden silah bırakmıyor?
00:31 Maksatlı Tartışmalar ve Terörsüz Türkiye Süreci
00:24 Stockholm merkezli (SIPRI)’nın yayınladığı son araştırmaya göre, küresel askeri harcamalar 2025 yılında yüzde 2,9 artarak, 2 bin 887 milyar dolara ulaştı
00:18 SAHA EXPO 2026 kapsamında, koruyucu kıyafetler ve kritik savunma ekipmanları Kırşehir’de üretilecek
00:01 Kriter’in Mayıs Sayısı Çıktı: Gerilim Hatları ve Büyüyen Krizler
10:57 Kurban Bayramı tatili süresince kara yollarındaki trafik yoğunluğu, Akıllı Ulaşım Sistemleri’ce (AUS) takip edilecek
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Şara’nın Washington Ziyareti ve Türkiye’nin Rolü

Şara’nın Washington Ziyareti ve Türkiye’nin Rolü
18 Kasım 2025
26
A+
A-

Suriye’nin lideri Şara’nın son derece pragmatik ve realist bir aktör olduğunu göstermesi Washington’la ilişkilerini hızlıca güçlendirmesini sağladı. Trump’ın da buna pozitif karşılık vermesi, Suriye’nin yeniden inşasını hızlandırarak istikrara katkı sağlayabilir.

Kadir ÜSTÜN, SETA Washington D.C. Koordinatörü

Suriye Cumhurbaşkanı Şara’nın Beyaz Saray ziyareti, sadece ülkesinin ABD’yle ilişkileri açısından değil Ortadoğu’daki güç dengeleri açısından da büyük öneme sahip. Suriye liderinin Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılarak Trump’la görüşmesi hem kendisinin hem de Suriye’nin uluslararası alandaki diplomatik ve siyasi meşruiyetini iyice perçinlemişti. Beyaz Saray ziyareti sırasında varılan anlaşmalara ilişkin açıklamalar, Washington’ın kendisiyle çalışmaya hazır olduğunu ilan minvalindeydi. Görüşmelere Türkiye’nin de katılması, yeni dönemde Suriye’nin kuzey komşusunun çıkarlarının gözetileceği mesajı da taşıyordu. Suriye’ye yaptırımların kaldırılması, Şam’ın IŞİD’le mücadele koalisyonuyla koordinasyonunun resmileştirilmesi, SDG’nin entegrasyonuyla ilgili Mart anlaşmasıyla ilgili mutabakatın tekrar edilmesi ve İsrail’le potansiyel güvenlik anlaşmasıyla ilgili açıklamalar, Suriye’nin yeniden inşası sürecinin önünün hızla açılacağını gösteriyor.

YAPTIRIMLAR VE YENİDEN İNŞA SÜRECİ

Suriye’ye ve lideri Şara’ya karşı uluslararası yaptırımların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kaldırılması ve en son ABD yaptırımlarının da Trump yönetimi tarafından askıya alınması ülkenin yeniden inşası açısından önemli bir dönüm noktası anlamına geliyor. Amerika’nın yaptırımlarının Kongre tarafından tamamen kaldırılması da bir sonraki kritik aşamayı teşkil ediyor. Washington’ın yaptırımları kaldırması, gerek Körfez ülkelerinin Suriye’ye finansman sağlamasını gerek Türk firmalarıyla birlikte Avrupalı ve Amerikan şirketlerinin de yaptırım korkusu yaşamadan iş yapabileceği bir ortam sağlayacak.

Trump yönetimi kendi yaptırımlarını ya iptal etmiş ya da askıya almış durumda. Kongre’nin Sezar yaptırımları gibi yaptırımlarının tamamen kaldırılmasını sağlamak için lobi yapmak durumunda kalacak ve burada da önüne İsrail’in ‘güvenlik kaygıları’ tekrar çıkacaktır. Şara, Fox News’a verdiği mülakatta Golan Tepeleri’ni halen işgal altında tutan İsrail’le doğrudan müzakere etmeyeceğini ancak Trump yönetiminin bu konuda ilerleme sağlayabileceğini söyleyerek bu konuda kapıyı aralık bıraktı. Daha birkaç ay öncesine kadar Şam’ı bombalayan ve Dürzileri hem kışkırtıp hem de sahip çıkmaya çalışan İsrail’le yapılacak bir güvenlik anlaşmasının şartları Şara yönetiminin ülkenin sınırlarına sahip çıktığını göstermesi gerekecek. Böyle bir anlaşma yapılması durumunda Trump’ın Kongre yaptırımlarının kalıcı olarak kaldırılması konusunda eli güçlenecek.

Suriye’nin Şam gibi iç savaştan doğrudan etkilenmeyen bölgelerinde dahi büyük altyapı yatırımlarına ihtiyacı var ve savaşın tam yıkım yaşattığı bölgelerinin imarı uzun yıllar alacak. Bu inşa sürecine başlanması, Şara yönetiminin ekonomik istikrar ve hizmet sağlayabildiğini göstererek siyasi meşruiyetini artıracaktır. Türkiye’nin istediği gibi Suriye’nin bölünmeden bütün kalabilmesi için Şam’ın desteklenmesi önem taşıyor. Trump yönetiminin yapıcı tavrı hem yatırımları artırıp hem de İsrail ve SDG gibi istikrara ket vurabilecek aktörlerin kontrol edilmesi açısından önemli. Suriye’nin lideri Şara’nın son derece pragmatik ve realist bir aktör olduğunu göstermesi Washington’la ilişkilerini hızlıca güçlendirmesini sağladı. Trump’ın da buna pozitif karşılık vermesi, Suriye’nin yeniden inşasını hızlandırarak istikrara katkı sağlayabilir.

TÜRKİYE’NİN ROLÜ

Başkan Trump Eylül ayındaki Beyaz Saray ziyareti sırasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hem Suriye hem de bölge politikalarıyla ilgili iltifatlar yağdırırken Suriye’nin istikrarına en fazla katkıyı sağlayabilecek ülkenin Türkiye olduğunun farkında olduğunu göstermişti. Türkiye’nin Dışişleri Bakanı düzeyinde Şara’nın Beyaz Saray toplantılarına dahil olması da Trump yönetiminin NATO müttefiki Türkiye’nin hem Suriye’de hem de bölgede ana aktör olduğunu anladığını gösteriyor. Türkiye, Suriye’nin siyasi istikrarı ve yeniden imarı konularında vazgeçilmez rol oynayacak ülke ve Trump da bunun farkında. Şam yönetiminin SDG’nin entegrasyonu ve İsrail’le ilişkiler gibi konularda da Ankara’nın desteğine ihtiyacı var. Trump yönetimi Suriye’yle ikili ilişkileri güçlendirmeye açık olduğu sinyalini verirken bunun ancak Türkiye’nin de denklemde olmasıyla mümkün olacağı sinyalini veriyor.

Trump’ın Erdoğan’ın özellikle Suriye ve diğer bölgesel meselelerdeki tavsiyelerine son derece açık olduğunu BM’deki Filistin toplantılarında ve sonrasındaki ateşkes sürecinde gördük. Suriye’de en büyük kazanan olarak Türkiye’yi gördüğünü açıkça ifade eden Trump’ın İsrail’in istikrara zarar veren hareketlerini eleştirmekten de geri durmaması, Washington-Ankara hattının da daha verimli çalışmasına olanak sağlıyor. Trump ilk döneminde birkaç kez Suriye’den çıkmak istedi ancak CENTCOM’un DEAŞ’la mücadele misyonu ve İsrail’in ‘güvenlik kaygılarını’ önceleyen Kongre baskısıyla bunu tam olarak başaramadı. İkinci dönemine başladığında ise Suriye’de Türkiye tarafından desteklenen Şara yönetimini bulan Trump, Amerika’nın bu ülkeyle müttefik ilişkisi geliştirmesinin temelini atıyor. Suriye’yle DEAŞ’le mücadele, İran’ın etkisinin azaltılması ve İsrail’le normalleşme konularında çalışmak isteyen Trump, Türkiye’nin en güvenilir aktör olduğunu anlıyor.

Daha bir yıl öncesine kadar ABD’nin terör listesindeki Şara’nın Washington ziyareti, Suriye’nin uzun yıllardır dışında kaldığı uluslararası sisteme yeniden dahil edilmesinin sembolü olarak tarihe geçecek nitelikte. Trump yönetiminin yaptırımları askıya laması ve Suriye’yi bölgesel dengelerin yeniden şekillenmesinde kritik ülkelerden biri olarak tanımlaması, önümüzdeki savaş sonrası inşa sürecinde belirleyici olacak. Amerika’nın bunları yaparken Türkiye’nin bölgede ana aktör olarak etkisinin istikrara katkı sağlayacağı ilkesini kabul etmiş olması da önemli bir dönüm noktası teşkil ediyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.