enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:53 ABD’nin SDG’den Neden Vazgeçti
11:08 Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nde (KOGACE) Başkanlık Görev Değişimi
07:04 ABD-Ukrayna-Rusya Üçlü Müzakereleri Devam Edecek
00:16 Uluslararası Deneyimler Çerçevesinde Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı
00:11 ICE’a Tepki Büyüyor
00:10 TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, “Türk hukukuna göre Türkiye’de otel ve tur pazarlamak seyahat acentalarının işi”
00:09 ‘Kürtlere Karşısınız’ Söylemi Neye Hizmet Ediyor?
00:08 “Habib-i Neccar”ın böyle dimdik ayakta olduğunu görenler Antakya’nın yeniden hayata döndüğüne kalben inanıyor”
00:05 Katil, soykırımcı, terör örgütü ve lanetli İsrail’e, Türkiye ve 7 ülkeden kınama
00:04 Kocaeli’n ‘Körfezray Metro Projesi’nde saha çalışmaları planlanan takvime göre hızla devam ediyor…
00:04 ABD’de Politik Çekişmeler ve Ermeni Diasporasının Etkisi: Dr. Mehmet Öz örneği
14:42 Gazze Şeridi’nin dünyaya açılan ve Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı’nın “deneme” amaçlı açıldığı duyuruldu…
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:39 Bakanı Kacır, “KOSGEB Acil Destek Kredi Programı kapsamında 2 bin 120 KOBİ’ye 1,9 milyar lira kredi sağlandı”
06:35 UHA / İnternational News Agency’n kısa kısa ‘Yurttan ve Dünyadan’ Kahvaltı Haberleri
06:27 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:05 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
04:34 DEVA Partisi’nden Suriye Açıklaması: “Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocuklar ödemekte”
00:39 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Libya Krizinin Son Safhası: Trablus Çatışmaları

Libya Krizinin Son Safhası: Trablus Çatışmaları
8 Eylül 2022
2.286
A+
A-

Libya’nın kurumsal bütünleşme çabaları bir tarafa, bölünmeyi kalıcılaştıran ve derinleştiren unsurlara bir yenisi eklenmiş olacak. Önümüzdeki süreçte Yargı ve Yüksek Mahkeme ana mücadele ve istikrarsızlık alanlarından birini teşkil edecek.

Bilgehan Öztürk | Yazar | Kriter Dergi

Bilgehan ÖZTÜRK, SETA Araştırmacı

Libya’nın başkenti Trablus, 27 Ağustos günü bir önceki geceden başlamak üzere dozu giderek artan ve nihayet son derece kanlı biten çatışmalara sahne oldu. 2019 ve 2020’de Hafter’in pek çok yabancı savaşçı ve paralı askerin de yardımıyla Trablus’u ele geçirme teşebbüsünden bu yana başkentin gördüğü en şiddetli ve yıkıcı çatışma olduğunu söylemek yanlış olmaz. Trablus’un en merkezi semtlerinde gerçekleşen çatışmalar sebebiyle 32 sivil hayatını kaybederken 160’a yakın sivil de yaralandı.

Çatışmalar zahiren Trablus’taki yerleşik ve birbirine rakip büyük milis gruplar arasında yaşanmış olsa da bu çatışmaları milisler arası bir ‘mıntıka kavgası’na indirgemek mümkün değil. Zira çatışmanın tarafı olan milisler, ülkenin bir süredir en büyük meselesi olan ‘iki başbakan’ ve ‘iki hükümet’ bölünmesinde net bir şekilde taraflarını seçmiş durumdaydı. Çatışmaların fitilini ateşleyen gelişme ise paralel hükümetin ‘başbakanı’ Fethi Başağa’nın yakın zamanda uyarısını yaptığı üzere Trablus’a silah zoruyla girme teşebbüsüydü. Dolayısıyla, milisler arası çatışmalar kendi aralarındaki anlaşmazlık ve rekabetten ziyade mevcut Başbakan Abdülhamid Dibeybe’yi tasfiye edip, Başağa’yı göreve getirmek gibi son derece belirli ve net bir amaca matuf olarak gerçekleşti. Milislerin birbirleriyle olan çatışması ve güç mücadelesinin anlamı, yalnızca Libya’nın iç siyasi arenasıyla da sınırlı değil. Başağa’yı başbakanlığa getirmek ve müttefiki olan milisler aracılığıyla da Trablus’un mevcut askeri güç dengelerini değiştirmek başta Mısır, Fransa ve Rusya olmak üzere bir dizi bölgesel ve uluslararası aktörün ortak hedefiydi. Bu yönüyle Trablus’taki çatışmalar rakip milisler veya Dibeybe ile Başağa arasındaki meşruiyet ve iktidar mücadelesinin de ötesinde bölgesel ve uluslararası bir güç mücadelesinin de yansımasıydı. Sonuç olarak Trablus merkez dâhil olmak üzere toplamda dört farklı yönden eşzamanlı ve koordineli bir şekilde gerçekleşen Başağa yanlısı saldırılar, Dibeybe’nin yanında duran askeri gruplar tarafından püskürtülerek saldırıda bulunan grupların Trablus’taki varlığına son verildi. En azından kısa vadede hem Başağa’nın hem de onu destekleyen milislerin Trablus’ta askeri veya siyasi bir ağırlık sahibi olamayacağı netleşmiş oldu. Buna karşılık Dibeybe’nin siyasi konumu, yakın geçmişe kıyasla çok daha güçlü bir noktaya taşındı.

Ancak Dibeybe’nin Başağa karşısındaki askeri zaferi, ne yazık ki Libya’nın uzun süreli sorunlarını aşmaya yetmeyecek. Ülkede seçimlerin yapılamamasının getirdiği meşruiyet sorunu ile siyasi, kurumsal ve fiziki bölünmüşlük hali uzun bir süre daha devam etmeye mahkûm. Dibeybe’nin henüz yeni ‘zafer’ kazanmış bir lider olarak seçimlerin yapılması için gayretli bir çalışma içine girmemesi son derece beklenilebilir bir davranış. Ancak Dibeybe, seçimlerin yapılmasını çok istese dahi seçimlerin yapılması kendisinin yetki ve kapasitesinin dışında olan bir konu. Seçimlerin yapılabilmesi için gerekli olan anayasal zemin ve seçim kanununun çıkarılması, Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi (TM) ile Trablus merkezli Yüksek Devlet Konseyi (YDK)’nin uhdesinde. TM Başkanı Agile Salih’in bütün siyasi sermayesinin seçimleri yaptırmamak üzerine kurulu olduğu göz önünde bulundurulduğunda, seçimler için gerekli olan hukuki altyapının onun katkısıyla oluşması da imkânsız. Başağa’nın başbakanlık iddiasını en başından beri mümkün kılan, onun TM oturumunda başbakan olarak belirlenmesini sağlayan Salih’ti. Salih’in buradaki temel amaçlarından biri ise kendi kontrolündeki ve en az kendisi kadar seçim kazanma şansı düşük olan bir siyasi figürü Trablus’ta göreve getirerek “seçimleri yaptırmama” ortak hedefi için birlikte çalışmaktı.

Kasaba Doktoru_680*100 banner

Bugün için Başağa, Salih’in siyasi emellerine hizmet etme işlevini ve imkanını yitirmiş olsa da Salih TM Başkanı sıfatıyla siyasi süreçleri yönlendirme ve manipüle etme anlamında çok geniş bir manevra alanına sahip. BM Libya Destek Misyonu (BMLDM)’nun etkili bir liderden yoksun olduğu bir dönemde Salih seçimler özelinde bu geniş manevra alanını sonuna kadar kullandı. Ukrayna savaşının uluslararası toplumun dikkatini ve enerjisini celbettiği bir ortamda Salih’in Libya’da siyasi ve hukuki düzlemdeki tekelini kırıp seçimlere gidilmesi yönünde baskı uygulayacak bir irade ve güç de bulunmuyor. Dolayısıyla Libya’da siyasi arenayı şekillendiren aktör ve yapılarda radikal bir dönüşüm gerçekleşmediği sürece belli aralıklarla istikrarsızlık dalgası ve güç mücadeleleri form değiştirerek devam edecek.

Yakın zamanda Libya Yüksek Mahkemesinin Anayasa Biriminin yeniden açılmasıyla Salih, bu aşamadaki manevralarının hangi düzlemde gerçekleşeceğinin de sinyallerini vermeye başladı. Bugün itibarıyla kendi atadığı Yüksek Mahkeme mensuplarını Trablus’u terk edip doğu bölgesindeki Beyda şehrinde faaliyet göstermeye davet eden Salih, Yüksek Mahkemenin fiziki bölünmesini de gerçekleştirmeye yaklaşmış durumda. Bu şekilde Libya’nın kurumsal bütünleşme çabaları bir tarafa, bölünmeyi kalıcılaştıran ve derinleştiren unsurlara bir yenisi eklenmiş olacak. Önümüzdeki süreçte Yargı ve Yüksek Mahkeme ana mücadele ve istikrarsızlık alanlarından birini teşkil edecek.

[UHA Haber Ajansı, 08 Eylül 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.