enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:30 Uykusuzluk depresyona yol açıyor
00:12 Aile Birliğimiz Tehlike Altında
00:01 Dr. Elvin Abdurahmanlı: “Türk Dünyası Artık Küresel Bir Aktör” 
10:35 Yüzyılın Konut Projesi’nde yeni haftanın kura takvimi
09:28 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency ve UHA / İnternational News Agency ’16 Ocak Basın Onur Günü’nde onurlandırıldı
09:15 16 Ocak Basın Onur Günü’nden notlar..
08:04 Kuşadası Güvercinada Açık Hava Müzesi’ni 2025 yılında181 bin 419 kişi ziyaret etti
07:52 Petrol savaşları yerini ‘kritik mineral’ savaşlarına bırakabilir
06:36 CHP Genel Başkanı Özel’in ‘ben 30 yıl yatarım, siz de yatarsınız’ sözlerine tepkiler sürüyor
06:32 Aydın’ın Kuşadası’nda, Kurumlar Arası Gerginlik Hizmeti Aksatıyor
04:30 Kırmızı Bültenle aranan suçlular yakalanarak Türkiye’ye getirildi
04:29 Kırmızı Bültenle aranan suçlular yakalanarak Türkiye’ye getirildi
00:53
00:23 İklim değişikliklerin dünyamıza Faturası: Susuzluk
18:27 Ömer Çelik’ten CHP’ye tepki: Saldırganlık bir siyaset biçimi değildir
17:55 Sosyal medyada suç örgütlerini öven 325 şüpheli yakalandı
13:55 Türkiye, Sudan konulu beşinci istişare toplantısına katıldı
10:48 100’ün Üzerinde Ülkeden Alıcılar, Bebek ve Çocuk Ürünleri İçin Geliyor
00:50 Bakan Göktaş, “Biz aynı aileye, farklı kapılardan ulaşan kurumlarız”
00:41 Ticaret Bakanlığı tüm gümrük işlemlerinde dijitalleşme ve şeffaflık konularında yeni adım attı…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Mustafa Şentop’tan AB Adalet Divanı’na başörtüsü tepkisi

Mustafa Şentop’tan AB Adalet Divanı’na başörtüsü tepkisi
20 Temmuz 2021
557
A+
A-

UHA HABER / TBMM Başkanı Mustafa Şentop, “Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın başörtülü kadınların din ve inanç özgürlüğü aleyhinde verdiği karar pek çok bakımdan vahimdir. Bu kararlar Müslümanların temel hak ve özgürlüklerini açıkça ihlal etmektedir” dedi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın Müslümanların temel hak ve özgürlüklerini hedef alan başörtüsü kararı hakkında açıklama yaptı.

Şentop’un açıklamalarından satırbaşları:

Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın başörtülü kadınların din ve inanç özgürlüğü aleyhinde verdiği karar pekçok bakımdan vahimdir. Daha önce yine Adalet Divanı ve bazı Avrupa kurumları benzer kararlar vermişlerdi.

“Müslümanların temel hak ve özgürlüklerini ihlal etmektedir”

Bu kararlar Avrupa’da yaşayan Müslümanların temel hak ve özgürlüklerini açıkça ihlal etmektedir. Toplumsal barış, farklı inanç sahiplerinin bir arada yaşaması ve inanç temelli ayrımcılık boyutuyla bu kararların olumsuz sonuçları olacaktır.

Gerek BM Medeni ve Siyasi Hakları Sözleşmesi gerekse, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ile güvence altına alınan din ve inanç özgürlüğü, kişilerin sadece kendi iç dünyalarında bir dine ya da inanç sistemine bağlanmalarını kapsamaz. Bu sözleşmeler, aynı zamanda, kişisel olarak veya başkalarıyla, özel veya kamusal alanda ibadet, uygulama, inançlarının gereği olan yükümlülükleri yerine getirme ve bunları öğretme yoluyla dinini veya inancını açığa vurma özgürlüğünü de kapsamına almaktadır.

Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın, din ve inanç özgürlüğünün asgari gerekleriyle açıkça çelişen kararının hukuki, kültürel ve toplumsal bakımdan içerdiği yanlışlıklardan daha vahimi, verilen kararın ortaya koyduğu “normal” ve “normal dışı” tanımıdır. Divan verdiği kararda işverenin tarafsızlığı argümanına dayanırken, kendisinin tespit ettiği bir durumun yani “başı açık olma hali”nin “normal”, başı örtülü olma halinin ise “normal dışı” olduğu kabulünden hareket etmektedir.

“Müslümanlar bakımından normal olan farklıdır”

Adalet Divanı’nın “normal”i, sadece belli bir inancın ve kültürel kabulün, seküler bir hayat tarzının normalidir. Her din ve kültür bakımından geçerli, “evrensel normal” değildir. Müslümanlar bakımından normal olan farklıdır. Adalet Divanı, insanlar için normal olanı belirleme yetkisini kendisinde görmekte; tarafsızlık kavramını kendi normaline özgü saymakta; seküler dünya görüşünün benimsemediği dini sembol ve kıyafetleri “taraflılıkla” itham etmektedir.

Din ve inanç özgürlüğü, belli bir dinin ya da herhangi bir dünya görüşünün ilkeleri dikkate alınarak tanımlanamaz. Zira din ve inanç özgürlüğünde korunan belli bir inancın ilkeleri değil, insanların o dine veya inanca olan bağlılığıdır.

Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın kararı, ne yazık ki, başta Avrupa olmak üzere tüm dünyada çeşitli bahanelerle Müslümanların kamusal alanda özgür şekilde var olmalarını engellemek isteyen uygulamaların neden olduğu derin endişeleri haklı kılar niteliktedir. Başta Avrupa Birliği Adalet Divanı ve uluslararası insan hakları mahkemeleri olmak üzere, tüm dünyada karar mercilerine düşen temel sorumluluk; soyut kavramlara istinaden temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahaleleri haklı çıkarmak yerine, tüm din ve inanç mensuplarının ayrımcılığa maruz kalmaksızın din ve inanç özgürlüğünden yararlanmalarını sağlamaya çalışmaktır.

[UHA Haber Ajansı, 20 Temmuz 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.