enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
13:09 Karadeniz’de 2 ticari gemide patlama oldu
10:55 İstanbul hidrolojik kuraklık kıskacında: Her yıl daha çok su fakiri oluyor
06:58 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Türkiye’nin şu anda bir SAFE* ile iş birliği arayışı yok”
06:13 Bakan Fidan, Federal Anayasa Koruma Teşkilatı’nın raporuna göre, 14 bin civarında PKK mensubu Almanya’da bulunuyor…
04:55 Dışişleri Bakanı Fidan, “Almanya’daki Türk toplumunun hem Türkiye hem de Almanya için gurur kaynağı”…
00:59 SYS Grup Genel Müdürü Cahit Utku Aral, “SYS Grup bugün 30x113mm silahı üretebilen 3 firmadan biri”…
00:40 Türkiye’nin yerli Ramjet motoru: Dünyada sayılı ülkede var
00:33 Amerikan-Rus uzay mürettebatı Uluslararası Uzay İstasyonu’nda sekiz aylık göreve başladı
00:27 Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Kocaeli’n Körfez ilçesinde Kapalı Spor Salonun temelini attı…
00:21 Yüzyılın Konut Projesi’ne 5 milyon 314 bin kişi başvurdu
00:20 Gece müzeciliğinde ziyaretçi rekoru
00:05 Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti…
00:01 TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Türkiye, dünya sisteminin güçlü ülkeleri bakımından göz ardı edilebilecek bir ülke değildir”
00:53 Burhanettin Duran: Türkiye barış ve adalet adına aktif sorumluluk alma iradesini gösteriyor
00:49 Türkiye-ABD ilişkilerinde Pinpon Diplomasisi: F-35’ten vize krizine gidip gelen 
00:42 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Almanya’yı ziyaret edecek. Fidan, Berlin’de Türk toplumu temsilcileri ve iş insanlarıyla buluşacak
00:31 CHP İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir İntibak Yasasını Meclis Gündemine Taşıdı
00:28 Bakan Tunç: Casusluk soruşturmasında BAE vatandaşı şüpheli yok
00:18 Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş’u ziyaret etti
01:03 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kadına şiddet, insanlığa ihanettir!
TÜMÜNÜ GÖSTER →

5 Soru: KGAÖ Erivan Zirvesi | Mevcut Durum ve Muhtemel Senaryolar

5 Soru: KGAÖ Erivan Zirvesi | Mevcut Durum ve Muhtemel Senaryolar
2 Aralık 2022
2.163
A+
A-

KGAÖ nedir? KGAÖ zirvesinde neler yaşandı? KGAÖ zirvesindeki gerginliğin arka planı nasıl yorumlanmalı? KGAÖ’nün geleceğine yönelik senaryolar neler? Türkiye nasıl bir tutum sergilemeli?

Dr. Öğr. Üyesi Murat Aslan, Hasan Kalyoncu Üniversitesi

  1. KGAÖ nedir?

Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) Soğuk Savaş sonrası dönemde Sovyetler Birliği’nden ayrılan ve savunma kapasitesinde zafiyeti olan Bağımsız Devletler Topluluğu’nun dokuz üyesi tarafından kurulmuştur. Ancak üç üyenin (Azerbaycan, Gürcistan ve Özbekistan) örgütten ayrılmasıyla üye sayısı altıya (Rusya Federasyonu, Belarus, Kazakistan, Ermenistan, Kırgızistan ve Tacikistan) düşmüştür. Amacı üye devletlerin toprak bütünlüğünü, sınır ve iç güvenliklerini takviye etmek olan örgüt NATO benzeri bir kolektif savunma örgütü niteliğine sahiptir. Nitekim herhangi bir üyeye gerçekleşen saldırı tüm üyelere yapılmış sayılmaktadır.

KGAÖ’nün Rus nüfuzunu devam ettirmek üzere tesis edildiğine yönelik iddialar mevcut olup örgüt marifetiyle Rus askeri gücünün üye devletlerde konuşlanması ve askeri nitelikte faaliyetler icra etmesinin önü açılmıştır. KGAÖ’ye yönelik bir eleştiri de üye devletlerdeki liderlerin kendi rejim güvenliklerini sağlamakla yükümlü olduğu yönündedir. Diğer bir ifadeyle Rusya’nın kendine müzahir liderlere güvenlik sağladığı argümanları bulunmaktadır. Ancak üye ülkelerin yeni liderlerinin Rusya’dan ziyade milli tutumları dikkat çekmektedir.

  1. KGAÖ zirvesinde neler yaşandı?

KGAÖ’nün 24 Kasım 2022’de Erivan’da yapılan ve Vladimir Putin’in de katıldığı zirve an itibarıyla bir sarsıntı geçirmiştir. Sonuç bildirgesine imza atmak istemeyen Nikol Paşinyan’a, Putin elindeki kalemi masaya atarak ve Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko da sert bir konuşma yaparak mukabelede bulunmuştur. Söz konusu gerginliğin nedenleri incelendiğinde şu maddelerin öne çıktığı görülmektedir:

  • İkinci Karabağ Savaşı’nda Erivan yönetiminin Karabağ’a değil Ermenistan topraklarına saldırı olduğu iddiasıyla KGAÖ’den yardım talebinin Rusya cenahında rağbet görmemesi
  • KGAÖ üyesi olan Tacikistan ve Kırgızistan arasında önceki aylarda yaşanan sınır çatışmaları sonucu yüz kırkın üzerinde asker ve sivil can kaybının yaşanması ancak örgütün sınır güvenliğine yönelik garantilerinin dikkate alınmaması
  • Astana yönetiminin Moskova ile yaşamakta olduğu gerginlik nedeniyle Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında sıranın Kazakistan’a geleceğine dair Rus televizyonlarında devlet görevlilerince yapılan yorumların artış göstermesi
  1. KGAÖ zirvesindeki gerginliğin arka planı nasıl yorumlanmalı?

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı “özel operasyon” diğer bir ifadeyle savaş öncesinde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Devlet Başkanı Putin iki önemli noktayı vurgulamıştır. Bunlardan ilki Rusya’nın Sovyet nüfuz alanının Batılı devletlere “coğrafi etki bölgesi” şeklinde ilan edilmesidir. Böyle bir söylem doğal olarak Kazakistan başta olmak üzere eski Sovyet bloku ülkelerinde rahatsızlık meydana getirmiş ve Rusya’dan psikolojik kopuşlar başlamıştır. İkinci husus ise aynı söylemde “Rus emperyalizmi”ne vurgu yapılmasıdır. Sovyetler Birliği döneminde örtülü bir gayret olarak geri planda tutulan Rus dominasyonu, Birliğin dağılmasından sonra açıkça dillendirilmiştir.

Bahse konu iki söyleme ve eğilime rağmen Rusya’nın Ukrayna’da askeri bağlamda istenen başarıyı yakalayamayışı KGAÖ ve Kafkas/Orta Asya ülkelerinde psikolojik dönüm noktasının yaşanmasına yol açmıştır. Yaptırımlar sonrası ekonomik ve siyasi izolasyona tabi tutulan Rusya ve Belarus diğer KGAÖ ülkeleri nezdinde prestij kaybı yaşamıştır. Öte yandan Ermenistan’da Rus askeri varlığı olmasına rağmen Moskova’nın desteğini alamayan Erivan yönetiminin durumu örgütün varlığının sorgulanmasına neden olmuştur. Rusya’nın KGAÖ devletlerini kontrol altında tutma ve askeri varlığını meşrulaştırma niyetinin farkında olan diğer devletler ise örgütün faaliyetlerine isteksiz bir şekilde katılım sağlamaya başlamıştır.

Uluslararası arenada siyaset veya güvenlik alanlarında tesis edilen örgütlerin ön koşul olarak iki farklı hususu başarması gerekmektedir. Bunlardan ilki örgütün uyum içinde hareket edebilmesi (consensus), ikincisi de örgüt kimliğinin üye ülkelerin güvenlik anlayışlarıyla bütünleşmesini sağlayacak ortak kimliğin inşasıdır. Örnek vermek gerekirse NATO ve AB örneklerinde bahse konu örgütlerin bayraklarının ülke bayrakları ile bir arada bulundurulduğu, güvenlik söylemlerinde NATO söylemine bağlı kalındığı ve istişarelere dikkat çekildiği görülmektedir. Ancak KGAÖ’de uyum ve kimlik algısı bağlamında bir kurumsallaşma sağlanamamıştır.

  1. KGAÖ’nün geleceğine yönelik senaryolar neler?

Erivan’da yaşanan gerginlik bir anda Batı dünyasının dikkatini çekerken KGAÖ’nün geleceği de sorgulanmaya başlanmıştır. Bu çerçevede KGAÖ’nün miadını doldurduğuna yönelik değerlendirmeler ön plana çıkarken üye devletlerin örgütten çekilmesi olasılıkları gündeme gelmiştir. Bu kapsamda gündeme gelen olasılıklar şu şekilde sıralanabilir:

  • Ermenistan’ın Azerbaycan ve Türkiye ile barış antlaşması imzalayarak yüzünü Batı’ya dönmesi
  • Kazakistan’ın Rusya ile gergin olan ilişkilerini gözden geçirerek Rus nüfuzunu kırmak istemesi
  • Ekonomik sorunları olduğu bilinen Tacikistan ve Kırgızistan’ın Rus ara buluculuğuna ihtiyaç duyarken Batı veya Çin’i Rusya’nın yerine oturtması
  1. Türkiye nasıl bir tutum sergilemeli?

KGAÖ’nün zayıflaması ve itibarını kaybetmesi Türkiye’nin Kafkaslar ve Orta Asya’da durumunu güçlendirebilecektir. Batı dünyası ile bahse konu bölge arasında bir köprü olan Türkiye’nin sergilemesi beklenen tutumlar şu şekildedir:

  • Ermenistan ile siyasi sorunların çözümlenmesi halinde Gürcistan’dan sonra Kafkasya’da ikinci bir siyasi mihvere sahip olabilecektir. Ancak böyle bir durumun uzun yıllara sari bir psikolojik kırılmayı gerektirdiği, İran ve Rusya’nın da böyle bir açılımı engellemeye çalışabileceği görülmektedir.
  • Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) askeri ve güvenlik alanlarında henüz kendi doygunluğuna ulaşmamıştır. Nitekim tedrici bir kurumsallaşma yönteminin tercih edildiği bilinmektedir. Ancak TDT’nin Türk devletlerinin dünya ile entegrasyonunda misyon üstlenmesi gerekmektedir. Bu meyanda Türkiye’ye önemli bir kolaylaştırıcılık rolü düşmektedir.
  • Batı toplumunun “eksen kayması” gibi eleştirilerine maruz kalan Türkiye, Batı açısından Orta Asya coğrafyasında ya bir ortak ya da bir rakip olarak değerlendirilebilir. Orta Asya’da ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi sonrasında oluşan stratejik boşluğun Çin veya Rusya tarafından doldurulmaması bağlamında TDT uhdesinde ve ortak kimlik ekseninde “paylaşılabilir” entegrasyona öncelik verilmesi gerekmektedir.
  • KGAÖ’nün lağvedilmesi halinde Türkiye’nin bu ülkelere NATO çatısı ve desteği altında ülke ve güvenlik yardımı planlaması ise bölge güvenliği bağlamında faydalı olabilecektir.

[UHA Haber Ajansı, 02 Aralık 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.