ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

31 Mart dönüm noktası!

31 Mart dönüm noktası!
2 Nisan 2024
4
A+
A-

Star Gazetesinin fikir eki Açık Görüş’ün editörlüğünü yürütmekte ve Star gazetesinde köşe yazarlığı ve özellikle de TRT 1’de TV yorumculuğu yapan Halime KÖKÇE, “31 Mart dönüm noktası!”  başlıklı bir yazı kaleme aldı.

UHA / İnternational News Agency

Halime Kökçe - BiyografyaSeçim gecesi de TRT 1’de canlı başarılı seçim yorumlarıyla katkıda bulunan Gazeteci-Yazar ve Yorumcu Halime KÖKÇE, köşe yazısında Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ankara’da Genel Merkezde gece gerçekleştirdiği konuşmasına yer verdi.

Halime KÖKÇE yazısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 31 Mart seçimlerini “Bir bitiş değil dönüm noktası” olarak tanımladığını hatırlattı.

Seçimin rengi belli olduktan sonra Ankara’ya, AK Parti Genel merkezine geçtiğini ve her zaman olduğu gibi kalabalıklarca karşılandığını ifade eden KÖKÇE, Bu sefer bir zafer konuşması yapmadığını, son derece soğuk kanlı ve yerli yerinde tespitlerle 31 Mart seçimlerinin en iyi ilk analizini milletiyle paylaştığını yazdı.

Erdoğan’ın “Millet uyarısını da takdirini de sandıkta gösterir” dediğini belirten Halime KÖKÇE, Recep Tayyip Erdoğan’ın 2002’den bu yana girdiği her seçimi galibiyetle geçmiş bir partinin yenilmemiş genel başkanı olarak milletin mesajını aldığını başının üstüne koyduğunu açıkladı.

KÖKÇE, Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Umduğumuz neticeyi alamadık, seçimin galimi milli iradedir, demokrasidir, herkes kazanmıştır, milletle inatlaşılmaz, hatamız neyse düzeltiriz, eksiğimiz neyse tamamlanır, doğrumuz neyse artırırız” dediğini dile getirdi.

Ve farkını ortaya koyan o yüklü cümleyle milletin bağrındaki yerini sağlamlaştırdı; “Olanda hayır vardır”.

31 Mart akşamı insanların birbirine en çok söylediği cümle bu olabilir. “Olanda hayır vardır!”

Sol geleneğin anlayamadığı, anlayamadığı gibi aşağıladığı bir cümle. Her fırsatta milleti sokağa çağıranların, kurtarılmış bölgeler hayali kuranların, ülkeyi kantonlara bölmeye yeltenenlerin anlamayacağı bir cümle.

Milletin iradesine saygı duyamayanların, provokasyon ve manipülasyonla siyaseti karıştıranların ve milletin derin irfanındaki tefekkür, tevekkül ayarını kavrayamayanların bilemeyeceği şeyler…

Kuşkusuz olanda hayır vardır. Bu, olanda kendi namına bir ders çıkarmak gerektiğini düşünenlerin erişebileceği bir olgunluk seviyesidir. Bu, daha iyiye, güzele meyletmiş insanların hüsnü niyetinin ifadesidir.

Seçim sonuçlarını daha çok konuşacağız. İttifak siyasetinin aldığı biçimi, “kent uzlaşısı” denilen DEM-CHP birlikteliğinin İstanbul’a etkisini, İYİ Parti’ye oy verenlerin neden bu seçimde neredeyse komple CHP’ye gittiğini, Yeniden Refah Partisi’nin aldığı oyun AK Parti’ye etkisini, Kemal Kılıçdaroğlu’nun vekillik dağıttığı küçük partilerin mikroskopla bile görülemez hale gelmelerinin sebebini, hayat pahalılığının, kira fiyatlarının ve emeklilerin hoşnutsuzluğunun seçim sonucuna etkisini…

Sonuca tesir eden çok fazla etken madde olduğuna şüphe yok ve bunları yerli yerinde tespit edebilmek siyasetin görevi; eğer ki uzun vadeli bir başarı hedefleniyorsa…

AK Parti’nin başarısının sırrı tam da burada. Kendini kandırmaması, rasyonel verileri ve tabii ki en rasyonel olan sandık sonuçlarını mutlaka çok iyi analiz etmesi.

31 Mart seçimlerinin en iyi tarafı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da söylemiş olduğu gibi yapılmış ve bitmiş olması. Türkiye’nin önünde seçimsiz bir 4,5 yıl var. Cumhurbaşkanı ve hükümeti, seçim dönemlerinin popülist baskısı olmaksızın, tüm dikkatini hayat pahalılığının azalması ve ekonomik verilerin iyileşmesi konusuna teksif edecektir.

Düşmanları azaltmak, dostları artırmak noktasındaki dış politikada açılımlarının olumlu etkisinin artacağını bunun da hükümetin öncelikleri arasında olduğunu söyleyebiliriz.

31 Mart mahalli seçimlerinde seçmen ne demek istedi? Bu sorunun cevabını her parti kendi namına cevaplayacaktır.

Bir de büyük resim var, asıl o resmi okuyabilmek lazım.

O da “şu ilde oyumuzu artırdık, şu ilçede düştü, seçmenimiz a partisine gitti, b partisi c partisiyle ittifak yaptı” gibi tahlillerin ötesine geçebilmeyi gerektiriyor.

Bunların sebeplerine de bakabilmeyi, seçmendeki bezginliğin, tepkiselliğin, sandığa gitmeme eğiliminin nedenlerini soruşturabilmeyi ve gerçek cevapları bulabilmeyi gerektiriyor.

Böylece sosyolojik dönüşümü, değişen seçmen davranışlarını, partilerin kendini değiştirebilme kapasitelerindeki artışı görebiliriz.

31 Mart’ı bu yünüyle bir yerel seçimden fazlasını ifade ediyor.

***

Yazar hakkında

Star Gazetesi yazarı Halime Kökçe 1974 yılında Rize’nin Karaağaç (Raşot) köyünde doğdu. İlkokulu İzmit’te, ortaokul ve lise öğrenimini İstanbul’da Fatih Kız Lisesi”nde tamamladı. 1997 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden “Bir Sivil İtaatsizlik Örneği Olarak Başörtüsü Eylemleri” teziyle mezun oldu. Tezi Doğu Batı dergisinde yayınlandı. 1998’de Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde başladığı yüksek lisans eğitimini başörtüsü yasağı dolayısıyla ancak 11 yıl sonra tamamlayabildi ve 2009’da “Two Transformative Actors of Turkish Politics: Justice and Development Party and Kurds” başlıklı teziyle mezun oldu. 1999’da bir yıl süre ile bir kolejde felsefe grubu dersleri öğretmenliği yaptı. 2000’de Gerçek Hayat Dergisinde gazeteciliğe başladı. 2007’ye kadar Gerçek Hayat Dergisi’nde önce editör olarak sonra da yazı işleri müdürü olarak çalıştı. 2007’den bu yana Star Gazetesinin fikir eki Açık Görüş’ün editörlüğünü yürütmekte ve Star gazetesinde köşe yazarlığı ve özellikle de TRT 1’de TV yorumculuğu yapmaktadır. Aynı zamanda Marmara Üniversite Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Ortadoğu Sosyolojisi ve Antropolojisi bölümünde doktora yapmaktadır. Ak Parti ve Kürtler adında bir kitabı mevcuttur. “Filistin-Kadınlar Yazdı” ve “Kadın Oradaydı” kitaplarına katkı vermiştir. Halime Kökce evli ve iki çocuk annesidir. Bu arada CNN Türk’e konuk olan Halime Kökçe 7 Eylül Çarşamba gecesi FETÖ İLE mücadele konusunda Bülent Tezcan’la birbirine girdi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.