Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı: Bakıma Muhtaçlık
* Bu analiz bakıma muhtaçlık riskine karşı toplumsal dayanışma esasına dayalı, hak temelli ve zorunlu bir “ulusal bakım sigortası” sisteminin kurulmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır.
* İşte detayı!…
TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency
Doç. Dr. Zeki KARATAŞ, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü
BAKIMA MUHTAÇLIK
Bakıma muhtaçlık, kişinin bedensel hareket edebilirliğinin engellenmesi veya kısıtlanması sonucunda günlük hayatta her zaman yapılması gereken bazı basit hareketlerin (günlük yaşam aktivitelerinin, ADL) yerine getirilmesinde sürekli olarak başkalarının fiziksel veya zihinsel yardım ve desteğine ihtiyaç duyma halidir.
Bu durum kişinin günlük yaşam aktivitelerini bağımsız bir şekilde yerine getirememesi nedeniyle en az altı ay süreyle başkalarının sürekli bakım ve desteğine ihtiyaç duymasıyla ortaya çıkar. Özellikle ortalama yaşam süresinin uzamasıyla birlikte yaşlı nüfusun artması modern toplumlar için bakıma muhtaçlık riskini öncelikli bir sorun haline getirmiştir.
Bu da sosyal devletlerin bu riski sosyal sigorta sistemi içinde bireylerin ekonomik durumundan bağımsız olarak bir hak temelinde güvence altına almasını zorunlu kılmıştır.
Bireyin günlük yaşamda zorunlu kişisel bakımını sağlamadbaşkasının bakım ve desteğine bağımlı olması hem psikolojik hem de sosyal yönden olumsuz etkiler oluşturarak bakım hizmetlerinin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bakım güvencesi uygulamalarında hizmet sunumunun önceliklendirildiği ve riskin yoğunlaştığı temel birey grupları ise yaşlılar, engelliler ve kronik hastalardır.
Yaşlılık insan yaşamında geri dönülmez ve kaçınılmaz bir süreçtir. Beklenen ortalama ömür süresinin uzaması ise yaşlanma olgusunu ve beraberinde getirdiği sorunları öne çıkarmıştır. Yaşlanmayla birlikte insan vücudunda meydana gelen deformasyon ve gerilemeyle hastalıkların artması, günlük işlevlerin yerine getirilmesinde destek ihtiyacını da artırmaktadır.
Bu bireysel ihtiyaç artışı yaşlı nüfusun genel nüfus içindeki payının artmasıyla birleştiğinde maliyeti giderek artan bakım ve sağlık hizmetlerinin nasıl yerine getirileceği konusunu temel bir toplumsal mesele haline getirmektedir. Bu çerçevede yaşlılık döneminde sunulan
sosyal ve sağlık hizmetlerinin temel amacı, yeti yitimini önlemek ve yaşlıların kendi evlerinde olabildiğince uzun bir süre bağımsız, huzurlu ve güvenli bir şekilde yaşamalarını sağlamaktır.
Bakıma muhtaç engelli tanımı ise sadece engel oranına değil günlük yaşam aktivitelerini sürdürme yeteneğine odaklanır. “Engelli” doğuştan veya sonradan bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan ve bakım hizmetlerine ihtiyaç duyan kişidir.
“Bakıma muhtaç engelli” ise engellilik sınıflandırmasına göre başkasına bağımlı olduğu belgelendirilen, günlük hayatın alışılmış gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişidir.
Kronik hastalıklar uzun süreli tedavi gerektiren ve bireyin yaşam aktivitelerini ciddi şekilde kısıtlayan rahatsızlıklardır. Kronik hastalıklar (non-enfeksiyöz türde) kişinin çalışma kapasitesi ve fonksiyonlarının engellenmesine neden olan, sosyoekonomik, kişisel ve genetik etkenlerin rol oynadığı durumlardır. Bu bireyler tüm engel grupları içinde oran olarak çoğunluğu oluşturmaktadır (yüzde 9,7).
Tıbbi tedavi sonrasında (hastane ortamından taburcu olduktan sonra) hastalığın seyrine göre evde bakım hizmetine gereksinim duyulur. Kronik hastalığı olan birey altı aydan uzun süre bakım hizmetine ihtiyaç duyması halinde uzun süreli evde bakım hizmeti kapsamında değerlendirilmektedir.
Bu üç grup için günlük yerine getirilemeyen şu temel gereksinimler söz konusudur:
• Beden temizliği ve hijyen: yıkanma, tıraş olma, diş fırçalama, kişisel hijyen ve tuvalet ihtiyacını giderme
• Beslenme: yemek hazırlama, yeme ve içme
• Hareketlilik: yürüme, yataktan kalkma/yatırma, giyinme ve soyunma, kıyafet değiştirme
• Ev işleri ve idaresi: alışveriş yapma, evin temizlenmesi, çamaşır ve bulaşık yıkama, ev idaresiyle ilgili işler
• Tıbbi ve sosyal bakım: tıbbi yardım (ilaç alımı, enjeksiyon), sosyal bakım
(günlük yaşamı düzenleme, sosyal temas), rehberlik ve gözetim
BAKIM SİGORTASININ TEMEL HEDEFLERİ, ÖNEMİ VE GEREKLİLİĞİ
Bakım sigortası modern sosyal güvenlik sisteminin klasik risk kollarına (hastalık, emeklilik, kaza, işsizlik) eklenen, bireyin uzun dönemli bakıma muhtaçlık riskine karşı sosyal refahını ve güvencesini sağlamayı amaçlayan hayati bir araçtır.
Bu sigorta kolu sadece bireyin fiziksel ihtiyaçlarını karşılamakla kalmaz aynı zamanda toplumsal dayanışmayı güçlendirir, ailelerin yükünü hafifletir ve ekonomik istikrarı korur.
BAKIM SIGORTASININ TEMEL HEDEFLERI
Bakım sigortası hak temelli bir yaklaşımla tüm vatandaşların yaşamlarının ileri dönemlerinde insan onuruna yakışır, bağımsız ve güvenli bir yaşam sürdürmelerini temel hedef olarak benimser. Bakım sigortasının temel amaçları şunlardır:
• Sosyal Güvence ve Dayanışma: Bakıma muhtaçlık riskine karşı gelir durumuna bakılmaksızın sosyal güvence sağlanmasını öngörür. Yüksek gelirli kişilerin (bir tavan üst sınıra kadar) daha fazla katkıda bulunduğu dayanışma prensibine dayanır.
• Ekonomik Koruma: Bakıma muhtaçlık riskinden doğan maddi zararları (gelir kaybı veya gider artışı) karşılayarak bireyi sosyal yardıma muhtaç olmaktan korur. Bu yönüyle tüm maliyetleri kapsamadığı için kısmi maliyet sigortası niteliği taşır.
• Evde Bakımın Önceliği: Bakım gereksinimlerinin öncelikli olarak evde karşılanmasını ve kişinin kendi sosyal çevresinden koparılmamasını hedefler.
• Aile Desteği ve Güvence: Bakım ihtiyacının karşılanmasını sağlayarak bakıcı konumundaki aile fertlerinin yükünü hafifletir. Aynı zamanda bakım hizmeti sunan informal aile bireyi bakıcıların sosyal güvencesini (emeklilik, kaza sigortası) ve hizmet sunumuna ilişkin standartları belirleyerek güvence altına alır.
• İnsan Onuruna Yakışır Yaşam: Sunulan yardım ve hizmetlerde bakıma muhtaç bireylerin insan onuruna yaraşır ve olabildiğince bağımsız bir hayat sürmelerinin sağlanması esas alınır. (devam edecek-BAKIM SIGORTASININ ÖNEMI VE GEREKLILIĞI)
***
Yazar hakkında
ZEKİ KARATAŞ
1993’te Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü’nden mezun oldu. Bir yıl özel bir huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezinde idareci olarak çalıştıktan sonra on yıl Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı kuruluşlarda sosyal hizmet uzmanı ve idareci olarak görev yaptı. 2011’de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Din Psikolojisi Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamladı. 2012’de Recep
Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü’ne öğretim görevlisi olarak atandı. 2016’da Selçuk Üniversitesi Sosyal Hizmet Ana Bilim Dalı’nda doktorasını tamamladı. 2021’de sosyal hizmet alanında doçent oldu. Halen Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olup üniversitenin Engelli Öğrenci Birimi koordinatörlüğünü de yürütmektedir. Çocuk koruma sistemi, evde bakım hizmetleri, aile danışmanlığı, manevi sosyal hizmet, madde kullanım bozukluğu ve adli sosyal hizmet alanlarında yayınlanmış kitap, kitap
bölümü, makale ve bildirileri bulunmaktadır.